Halk TV’yi pek değil, hiç izlemem... Türkiye’nin en çok izleneni olduğu söylenen A TV’yi de izlemem. Zaten herkes de beni okumuyor! Vakit buldukça Haber Türk’ün tartışma programlarını, NTV’nin çevre dosyalarını ve Now TV’nin Çalar Saat programını izlerim...

Halk TV de 31 Mayıs Cuma günü Marmaris’te hukuka ve vatandaşların tepkilerine rağmen denizin içine edilmekte olan turizm tesisi Simpaş konu edilmiş. Bir dost videoya kaydedip göndermiş. Kaydedilen programın adı “Emin Çapa ile Dünyanın 1001 Hali”... Hafta içi her gün saat 20:00'de yayınlanıyormuş. 

Bana gönderilen, Youtube.Com da “Bu Nasıl  Bir Ahlaksızlık, vicdansızlık!” spotu ve “Marmaris'e ihanet görüntülendi! Emin Çapa çıldırdı!” başlığı ile yer alan bölümde, Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü’nün tepkilere hukuka aldırmadan “bindiği dalı kesmeye devam eden” Simpaş’ın inşaatını zabıta ile gidip mühürlemesine yer verilmiş. “Emin Çapa ile Dünyanın 1001 Hali” programının sunucusu Emin Çapa şaşkınlık ve öfke içinde anlatıyor. 

Sanki yeni haberi olmuş! Ben de şaşkınlık ve öfke içinde izledim...

xx xx xx

Yarın 5 Haziran Dünya Çevre Günü...

Günün anlam ve önemine uygun olarak bu videoyu paylaşmak istedim. İsteyen linki tıklasın;

https://www.youtube.com/watch?v=QnvtzD3snZo

Emin Çapa Marmaris’te aylardır devam eden Simpaş katliamının görüntüsü üzerine özetle şöyle anlatıyor:

Burası Türkiye'nin en güzel coğrafyalarından biri Marmaris'te çok özel küçücük bir koya bütün Marmaris'in ayaklanmasına, Türkiye'nin kalp krizi geçirecek duruma gelmesine rağmen dikilen korkunç binalar. Şunlara bakar mısınız? Bu binalarda oturacaksınız, hem doğayı seviyoruz, yeşili çok seviyoruz... Yeşille mavinin buluştuğu yer, güzel Marmaris'in kalbine betondan bir hançer saplayalım ve orada bu beton iğrençliklerinin içinde oturalım, tatil yapalım, keyfini çıkaralım diyeceksiniz...

Bu nasıl bir izansızlık, bu betondan hançer Marmaris'e nasıl saplandı?

Marmaris'in içi zaten korkunç bir yıkımla mahvoldu bitti gitti. Çok korkunç kentleşti. Ekrana verin lütfen, şimdi denizin önüne nasıl bir set çekildiğini, Çin setti gibi bakar mısınız? Burada insanların affedersiniz çişi kakası nasıl temizlenecek de denize mi verilecek de ne yapılacak atık suları çöpleri nasıl olacak?

Bu nasıl bir mantıktır, bu nasıl bir şeydir bilinmez, ama belediye başkanı mahkeme kararını dinlemeyen, biz kralız diyen şirkete gitti... Belediye başkanına ayrıca bir tebrik edelim. Gitti ve inşaatı bir kez daha mühürledi. Bütün belediye başkanlarından bu performansı bekliyoruz. Rantla işbirliği yapmayan belediye başkanları istiyoruz. Rantla işbirliği yapan belediye başkanları hangi partidense onları istemiyoruz, onları rezil edeceğiz ve teşhir edeceğiz haberiniz olsun. Ülkemizin, doğamızın yağmalanmasına dur diyen siyasetçiler istiyoruz. Dur diyen belediye başkanları, milletvekilleri, siyasetçiler istiyoruz. Ona göre ayağını herkes denk alsın diyorum.

xx xx xx

Emin Çapa güzel anlatmış da, bu rezalet yeni değil ki... Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü yeni...

Üstelik Marmaris Belediyesi yeni CHP’li de değil... “Marmaris’e o beton hançer sokulurken, Marmaris’in içi mahfedilirken siz neredeydiniz?” demeyeceğim. Belki uyarılar, karşı çıkışlar yapılmıştır, ben Halk TV izleyicisi olmadığımdan görmemiş olabilirim.

Ancak Emin Çapa’nın “katliamın son halini” ve “mühürlemeyi” konu ettiği “Emin Çapa ile Dünyanın 1001 Hali” programında Başkan Acar’ı görmek isterdim. Yoktu... Yayın akışında canlı yayına alınabilirdi...

Bana tuhaf geldi... Şaşkınlık ve öfke içinde bir “Emin Çapa şov” izledim.

Tabii Allah var, hakkını yemeyelim, programın sonunda Acar Ünlü için adını vermeden “Gitti ve inşaatı bir kez daha mühürledi.” dedikten sonra söylediği şu sözleri önemliydi:

Bütün belediye başkanlarından bu performansı bekliyoruz. Rantla işbirliği yapmayan belediye başkanları istiyoruz. Rantla işbirliği yapan belediye başkanları hangi partidense onları istemiyoruz, onları rezil edeceğiz ve teşhir edeceğiz haberiniz olsun. Ülkemizin, doğamızın yağmalanmasına dur diyen siyasetçiler istiyoruz. Dur diyen belediye başkanları, milletvekilleri, siyasetçiler istiyoruz. Ona göre ayağını herkes denk alsın diyorum.

Tabii “Herkes ayağını denk almaz” ise Emin Çapa ne yapabilir bilmiyorum da keşke Marmaris’i o hale getiren, Simpaş katliamını seyreden önceki ve CHP’li Başkan Mehmet Oktay’dan da söz etseydi... “Bu beyefendi hala CHP’li mi? CHP kendisiyle ilgili bir şey yaptı mı, yapacak mı?” diye bir sorsaydı...

xx xx xx

Muğla’da beton hançer ilk il merkezi, şimdi “ Menteşe” denilen ilçede zamanın Başkanı Osman Gürün tarafından Kentsel SİT Alanı’nın kıyısına “katlı otopark” olarak sokuldu... Ardından yeni beton yığınları geldi!

Yanlış olmasın, aslında önce Gökova Körfezi hançerlendi. Zamanın Başbakanı rahmetli Turgut Özal’ın “Olmazsa yeşile boyarız” dediği Kemerköy/Gökova Termik Santralı’nın taa Datça’dan görülen mostralık dev bacası Muğla’nın neler yaşadığını, ırzına nasıl geçildiğini çok iyi anlatıyor, özetliyor...

O santral ve Yeniköy, Yatağan Termik Santralleri Ankara’nın; genel idarenin marifeti...

Marmaris’te Simpaş rezaleti de CHP’li yerel idarenin marifetidir..

Osmanlı'nın son dönem hariciye nazırlarından Keçeçizade Fuat Paşa'ya izafe edilen sözü duymuşsunuzdur:

Günümüzün en kuvvetli devleti tabii ki Osmanlı. Baksanıza siz dışarıdan biz içeriden uğraştığımız halde yıkılmıyor” deyivermiş Keçecizade Fuat Paşa...

O hesap, genel idare dışarıdan yerel idare içeriden yiye yiye bitiremedik Muğla’yı...

Bitse de kurtulsak!

xx xx xx

Marmaris’te Mehmet Oktay, Menteşe’de Bahattin Gümüş ve Milas’ta Muhammet Tokat...

Tarih ileride bunları nasıl anlatır bilemiyorum. Hele hele bunlarla ilgili şikayetleri, tepkileri kulak arkası eden CHP’nin Bay Kemal’i ve şürekasını nasıl anlatır acaba tarih? Hayır dua ile anılmayacakları belli...

Ben de son zamanlarda kendi kendime “Özgür Özel geçen dönemde CHP Genel Başkanı olsaydı Marmaris'te, Milas’ta, Menteşe’de ve hatta Fethiye’de yaşananlar yaşanır mıydı?” diye soruyorum.

Bu soruyu Vatandaş Ahmet; Ahmet Tan Karaosmanoğlu’na sormaya kalktım, soruma “Özgür Özel o üç isim ile ilgili aday göstermemenin dışında ne yaptı?” sorusuyla karşılık verdi. Öylece baka kaldım...

Aslında ne genel idarenin ne de yerel idarenin kabahati yok.

Her ikisi de bizlere; Cumhura, Millete hizmet vaadiyle iktidara geliyorlar, ama sonra sermayenin hizmetinde oluyorlar... Buna karşılık AK Partililer ve CHP’liler; yani cumhur birlikte termik santrallere, yer altı sularının satışına, şehirlerin park ve meydanlarına kadar betonlaşmasına, çimentoya, Simpaşa karşı çıkamıyorlar.

CHP’liler CHP’li belediye önünde eylem yapmıyorlar!

Emin Çapa da kalkmış “Rantla işbirliği yapan belediye başkanları hangi partidense onları istemiyoruz, onları rezil edeceğiz ve teşhir edeceğiz haberiniz olsun.” diyor... Ama Simpaş cinayetini konu ederken, ortada “suç” varsa eğer, o suçun ortağı Mehmet Oktay’dan söz etmiyor. Onun sormadığını Özgür Özel’e ben sorayım;

Bunların yaptıkları yanlarına kar mı kalacak?

xx xx xx

Bilindiği gibi Sinpaş “Peyzaj çalışması yapıyoruz, belediyeden izin aldık, başka bir şey yapmıyoruz” benzeri ifadeleri kullanırken, Marmaris Kent Konseyi tarafından her gün şantiyeye 600 ile 1000 kişi taşındığını belirleyerek Zabıta’ya ihbar etmişti. Bunun üzerine 30 Mayıs’ta Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü adeta şantiyeyi bastı... İnşaatın mahkeme kararlarına rağmen devam ettiği görüldü ve Başkan Acar yetkilileri “Bu yaptığınız suç, bir daha bizi buraya getirttirmeyin. İnşaatı derhal durdurun ve boşaltın” diye uyardı. Simpaş inşaatı yıllar sonra ilk kez Belediye marifetiyle durdurulurken, Marmaris Kent Konseyi de Başkan Acar’a teşekkür eden mesaj yayınladı.

Dün de Muğla’da İdare Mahkemesi’nde GSM Ruhsatları olmadan “kaçak” çalıştırıldıkları iddia edilen Kemerköy (Gökova), Yeniköy ve Yatağan Termik Santralleri ile ilgili iki ayrı davanın duruşmaları vardı.

Duruşmadan önce Muğla Yeşil Yaşam Derneği Başkanı Kazım Erol Yatağan Termik Santralı’nın kapatılmasını isterken, aralarında siyasi partiler ve meslek odalarının da bulunduğu 104 demokratik kitle örgütünün ortak açıklamasında şöyle denildi:

Hukuk, termik santrallerin kapatılması gerektiğini söylüyor. Gezegen, fosil yakıtların kullanımına son vermemiz gerektiğini gösteriyor. Sermayenin kâr hırsı tüm yaşam alanlarını yok ettikçe, bu kapitalist büyümenin sürdürülemez olduğu açığa çıkıyor. Doğa haklarını korumamızı bekliyor, iklim adalet istiyor! Kemerköy, Yeniköy ve Yatağan termik santrallerinin çevreye verdikleri zarardan ötürü kapatılması gerektiğine dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’in 20 yıl önce verdiği karar ortadayken bu santrallerin çalıştırılmasını bir an önce durdurun!

xx xx xx

Bu yazı baskıya hazır olduğunda duruşma devam ediyordu...

Çevrecilerin ve köylülerin Yatağan/Deştin’de kurulmak istenen çimento fabrikasının ruhsatının dayanağı ÇED Raporunun iptali için açtıkları davaya son anda Büyükşehir ve Menteşe Belediyeleri müdahil olmuştu. Acaba diyorum, Kemerköy, Yeniköy ve Yatağan Termik Santrallerinin kapatılması için açılmış davalara Büyükşehir ile Menteşe, Yatağan, Milas, Bodrum, Datça, Marmaris ve Ula Belediyelerimiz neden müdahil olmuyorlar?

Bu da benim 5 Haziran sorum olsun... Gelişmeleri yarın paylaşırız.

----------------

GÜNÜN SÖZÜ; Pek az insan başkalarının deneylerinden yararlanmayı bilecek kadar akıllıdır. --Voltaire