MUĞLA’DA ALİM KARACA GÜVENLİYMİŞ! HEM DE EGE DE…

Başkan Ahmet Aras’ın Özel Danışmanı Levent Arkan’a takıldık gidiyoruz… Levent Arkan kaçmıyor, biraz ara verelim. Muğla’nın başka dertleri var. Mesela Fethiyeliler ilçelerine “Doğal gaz geliyor mu gelmiyor mu?” onu soruyorlar. Fethiye Turizm Derneği Başkanı Işıl Sungur, doğal gazın sadece çevre değil, turizm için önemine dikkat çekerek “Bu fırsatın siyasi malzeme yapılmamasını” istiyor… Fethiye’nin çevrecileri de “Mapa mı tonoz mu?” sorusuna yanıt arıyor.

Bu arada 2007 yılında Fethiye Belediye Meclisi tarafından “Doğa Parkı” olarak tescil edilen ve ÖÇK tarafından da onaylanmış olan ve göçmen kuşların göç yolları üzerinde önemli bir durak olarak 222 kuş, 290 hayvan, 197 bitki türüne ev sahipliği yapan Kuş Cenneti’ne yat limanı yapılıyormuş, sadece çevreciler değil Fethiyeliler ayakta… AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör de Fethiye Körfezi’nin temizleneceği müjdesini vermiş bulunuyor. Bütün bunlar yaşanırken Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca da “ünlü” araştırma şirketi ORC tarafından Ege Bölgesi’nde yapılan “Güven Oranı En Yüksek İlçe Belediye Başkanları” araştırmasında %60,2 ile üçüncü sırada gösterildi…

*

Fethiye Alternatif Bakış’ın yorumlarına bakılırsa, son anketlerinde “başarısız” bulan ve hatta Muğlalılarınyolsuzluk yaptığına inandığı” sonucunu çıkaran ORC Araştırma şirketine Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras dava açarken, Alim Karaca’nın ORC ve kendisiyle ilgili sonucunu göklere çıkarması şaşkınlık yaratmış. Ben de şaşkınım…

İlginç olan şu ki;” diyen Fethiye Alternatif Bakış’ın yorumunda şu ifadelere yer verildi:

Bir dönem CHP’li başkan tarafından dava konusu olan anket şirketi, bugün aynı partinin başka bir belediye başkanı tarafından övgüyle paylaşılabiliyor. Ahmet Aras’ın dava açtığı anket şirketini Alim Karaca’nın göklere çıkarması, umarız parti içinde yeni bir ‘anket hassasiyeti’ tartışmasına neden olmaz. Görünen o ki CHP’de anketlerin kaderi, sonuçların iyi ya da kötü olmasına göre değişiyor.

İyi gelirse ‘halkın sesi’, kötü gelirse ‘metodolojisi tartışmalı’...

Siyasette anketler değişmiyor; değişen, anket sonucuna bakanların ruh hâli oluyor.

*

AYDIN AYAYDIN’IN VAATLERİ HAYAT BULUYOR, AMA…

Oluşumunda etkili olduğu AK Parti Muğla İl Yönetimi’nde “parti içi krize” yol açan isimlerin istifa etmesini beklerken yönetimin tamamının istifasının alınması ile birlikte feyk hesaplardan devlet büyükleri ve siyasette, bürokraside bazı önemli isimlerle birlikte “itibar suikastına” maruz bırakılması karşısında “istenmediğini” düşünüp, “Muğla AK Parti”den elini eteğini çeken, kesinlikle hiçbir teşkilata uğramayan ve karışmayan Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın partisinin Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adayı gösterildiği yerel seçimde öne çıkan vaatlerinden kendisi tarafından seçimde projelendirilip başlatılan Kötekli Kavşağı ile diğer ikisi yeniden gündeme geldi:

Fethiye Körfezi’nin temizliği ve turizm merkezlerine doğal gaz arzı…

Anımsanacağı üzere Aydın Ayaydın, Menteşe’nin önemli bölümü ile Fethiye, Marmaris ve Bodrum gibi turizm merkezlerinde doğal gaz bulunmamasını büyük eksiklik olarak değerlendirirken, Marmaris ve Fethiye Körfezlerinin temizliğini gündeme getirmişti. Hatta seçimi CHP Adayı Ahmet Aras’ın kazanmasına rağmen Fethiye ve Marmaris’te temizliğe başlanmasını sağlamıştı… Ancak devamını “seçilmişler” getirememişti…

*

“KÖRFEZ TEMİZLİĞİ MÜJDESİ: BÜYÜK BİR ADIM MI, YOKSA YENİ SORULARIN BAŞLANGICI MI?”

Başlık “Fethiye Alternatif Bakış” da Orhan Okutan arkadaşımıza ait… “Yine Seçim Vaadine Dönmesin!” uyarısının yapıldığı yazıda, AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör’ün partisinin Fethiye Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar yemeğinde “Körfez temizliği mayısta başlıyor” açıklamasının heyecan yarattığı belirtilirken “Ancak projenin detaylarının bilinmemesi kamuoyunda ‘Bu körfez temizliği mi, yoksa Kruvaziyer Limanı hazırlığı mı?’ sorusunu da beraberinde getirdi. Mayıs ayında başlayacak sözü ise turizmciler arasında kaygıyla karşılandı.” denilmiş.

Fethiye Körfezi’nin temizliği konusunun adeta bir “yılan hikayesine” dönmüş durumda olduğuna dikkat çekilen yazıda şöyle devam edilmiş:

Daha önceki verilen sözlerin yerine getirilmemesi, geçen yıllarda körfeze getirilen ancak kısa süre sonra bölgeden sessizce ayrılan temizlik gemileri hafızalardaki tazeliğini koruyor. Bu durum, halkta ‘Yine mi seçim yatırımı?’ algısını güçlendiriyor. Bu algının kırılması için projenin siyasi bir söylemden öteye geçip; bilimsel veriler, teknik raporlar ve somut bir takvimle halka sunulması gerekiyor. Haberin en çok tartışılan noktası ise zamanlama. Ekonomisi turizmle dönen Fethiye’de, temizliğin mayıs ayında başlaması halkta haklı bir kaygı yaratıyor: Dipteki balçığın karıştırılmasıyla açığa çıkacak ağır koku, tam da turistlerin kenti ziyaret etmeye başladığı dönemde kordon boyundaki restoranlardan otellere, Yarımada koylarından Çalış plajlarına kadar geniş bir alanı yaşanmaz hale getirebilir. Körfezde biriktiği tahmin edilen 4-5 milyon metreküp balçık, devasa bir lojistik operasyon gerektiriyor. Tek bir geminin bu büyüklükteki bir kirliliği turizm sezonu içinde nasıl bir planla temizleyeceği ise teknik bir soru işareti olarak duruyor. Fethiye halkı, bu çalışmanın bir "göz boyama" değil, kalıcı ve şeffaf bir rehabilitasyon projesi olmasını bekliyor.

Fethiyeliler haklı… AK Parti İl Başkanı Cengizhan Güngör’ün sadece kendisinin değil, Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ile aydınlatma yapıp “siyasetçi” değil, “Devlet sözü” vermesinde yarar görünüyor…

*

TURİZM 12 AYA DOĞAL GAZLA YAYILIR MI?

Fethiye Turizm Derneği Başkanı Işıl SungurYayılır” diyor. Bence de yayılır. Bodrum’da, Marmaris’te ve Fethiye’de tesislerin önemli bölümü “sezon” sonunda kapanıyor.

Tesisleri 12 ay açık olmayan bir yerde 12 ay turizm yapılır mı?

Tesislerin kışın kapalı olmasının nedeni “turist gelmiyor” diye açıklamaya kalkanlar olacaktır, doğru da sayılabilir, ama en azından kışın bizden daha soğuk olan İskandinav ülkelerinin yaşlılarını ağırlamaya talip olabiliriz. Ki bu beraberinde “sağlık turizmini” de getirebilir.

O nedenle turizm merkezlerimizin doğal gaza kavuşması çok önemli. Çünkü tesislerin kış aylarında kapalı olmasının en önemli nedeni ısınma problemidir… Hal böyle iken, Antalya’dan Ortaca’ya çekilen doğal gaz hattı üzerinde Dalaman ve Seydikemer de 2027’de doğal gaz kullanılırken Fethiye de kullanılamayacak olması oldukça düşündürücüdür. Turizm sektörünün temsilcilerinden Işıl Sungur, bu duruma “Bu mesele siyasi malzeme yapılamayacak kadar büyüktür!” diyor…

*

ALİM KARACA İPE UN MU SERİYOR?

Fethiye Turizm Derneği Başkanı Işıl Sungur’un sözleri durupdururken söylenmiş sözler değil…

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’nın, “41 mahallede birden çalışma kaos yaratır”, “Anket yapılacak” gibi sözleri ile Fethiye’de doğal gaz geliyor mu gelmiyor mu tartışması yaşanıyor.

Fethiye Alternatif Bakış”a göre, CHP’li Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş imzaladığı protokolü ve halkın mutfağına yansıyacak tasarrufu takvime bağlarken; CHP’li Fethiye Belediye Başkanı Alim KaracaGörüştük, etap etap yapılacak” söyleminin ötesine geçilemiyor. Alim Karaca’nın sürece dair “yaptık, ettik, görüşüyoruz” açıklamaları, somut bir veri bekleyen vatandaşı tatmin etmekten uzak kalıyor. Belediye yönetiminden gelen “Anket yapacağız, halka soracağız” çıkışı ise kamuoyunda şaşkınlıkla karşılanıyor.

Yani Fethiyelilerpolemik” değil, “protokol” bekliyor. Işıl Sungur da “Yüksek ısınma maliyetleri kışın işletmeleri kapatmaya zorluyor. Doğal gaz gelirse kongre, sağlık ve kültür turizmi gelişir; şehir ekonomisi sadece birkaç aya mahkûm kalmaktan kurtulur. 2027 yılında Seydikemer ve Dalaman doğal gaz kullanmaya başladığında, bizler maddi ve manevi bir kaybın eşiğinde olacağız. Halkımızın sokak dedikodularından değil, resmi kurumlardan ve yetkili ağızlardan titizlikle bilgilendirilmesini rica ediyoruz.” diyor…

Bakalım Alim KaracaFethiyelinin güvenini” sarsacak mı güçlendirecek mi?

*

MAPA MI, TONOZ MU?

Fethiye’de mesele tüm Muğla’da olduğu gibi çok ta bugünlerde can alıcı şekilde gündemde olan bir de “Mapa, Tonoz” meselesi var. Ünlü Göcek Koylarında 15 Mart itibarıyla başlayan uygulamada, manzara korkutucu bir boyuta ulaşmış… Projenin adında geçen ve doğal kayaya sabitlenen halka anlamına gelen “Mapa” kağıt üzerinde kalmış. Uygulamada, vinçlerle taşınan devasa beton bloklar aralıklarla hem deniz tabanına hem de kıyı şeridinde suyun içine yerleştirilmesine dönüşmüş.

Doğal olarak herkes tepkili… Uzmanlar ve hukukçular şöyle uyarıyor: Eğer bu proje basit bir “halka çakma” işi olsaydı ÇED muafiyeti alabilirdi. Ancak denizin dibine ve kıyı çizgisine tonlarca ağırlığında yabancı madde (beton blok) yerleştirmek, ciddi bir kıyı müdahalesidir. Bu beton blok operasyonu için ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) raporu alındı mı? Şimdi herkes bu soruya yanıt bekliyor…

Deniz çayırlarını koruma iddiasıyla yola çıkanların, deniz tabanını beton bloklarla doldurması tam bir kara mizah örneği…

*

MUĞLA’DAN SAĞLIK BAKANI GEÇTİ

Dün Muğla’dan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu geçti. Muğla için “Şehir Hastanesi kararı alındığını” belirten Bakan Memişoğlu, MHP Muğla İl Başkanı Burak Demirel’in sorularına yanıt verirken Menteşe Devlet Hastanesi ile ilgili son noktayı koydu; Kesinlikle yenisi yapılacak…

Detayları bayramdan sonra ele alırız…

--------------- ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Hayatta hiçbir şey, insanın kalbinde taşıdığı iyilik kadar güçlü değildir. --Selma Lagerlöf