ÜMİT ÖZDAĞ İLGİYLE KARŞILANDI
Marmaris ve Fethiye İlçe Başkanlıklarının açılışı için Muğla’ya gelen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ bekliyor muydu bilmiyorum, ilgiyle karşılandı.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ı makamında ziyaret ederek görüş alışverişinde bulunurken, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde vatandaşlarla, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MUTSO) iş insanları ile bir araya geldi. ADD ve Muğla Barosu’nu da ziyaret eden Özdağ, MUTSO’nun restoranında Muğla Basınına açıklamalarda bulundu.
Özdağ burada önüne konulan mikrofonların içinde Anadolu Ajansı’nın bulunmamasına dikkat çekerken “Basın özgürlüğüyle” ilgili bir soruya yanıt verirken “Rahatlıkla teminat veriyorum. Basının iktidardan korkmadığı ama iktidarın basından korktuğu bir Türkiye olacak” demiş.
Kulağa hoş geliyor… Muhalefette kolay telaffuz edilen sözler!
Bana sorarsanız ne iktidar ne de muhalefet basından korkmamalı. Aynı şekilde basın da “iktidarlardan” korkmamalı…
Ümit Özdağ bugün de Milas/İkizköy’de Akbelen direnişçilerini ziyaret ederek, Muğla’dan ayrılacak…
*
CHP’NİN TEPESİNDE SALLANAN MUTLAK BUTLAN KILICI VE BÖLÜNME OLASILIĞI
Açıklamalarında AK Parti iktidarına hemen her alanda yüklenen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ Cumhuriyet Halk Partisi’nde göndermelerde bulundu. Bu anlamda “CHP’nin Abdullah Öcalan ve O’nun temsilcileriyle masaya oturmaması gerektiğini düşünüyoruz” diyen Özdağ’ın “Seçimlere giderken kaç CHP olacağını bilmiyoruz” ifadesi de dikkatleri çekerken “Erdoğan’ın yaptığı bazı açıklamalar var, yeni bir muhalefet olacağı yönünde sözler söylüyor. Türk siyaseti her türlü sürprize hazırlıklı olmalı” diye devam etmiş.
CHP’nin başında “mutlak butlan” kılıcı sallanmaya devam ediyor. CHP’nin 38. Kurultayı ile ilgili dava da sonuçlanma aşamasına geldi. Kamuoyunda o kurultayın iptal edileceğine ve Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin dümenine geçeceğine dair beklentiler yükselmeye başladı. Özdağ’ın “Türk siyaseti her türlü sürprize hazırlıklı olmalı” yabana atılacak söz değil…
Ki CHP'nin istinaf süreci devam ederken, mutlak butlan ihtimaline karşı yeni parti için yer baktığına dair haberler çıkmaya başladı. Ayrıca Kılıçdaroğlu'nun Cindoruk’un cenazesinde Özel'le selamlaşmaması da “Ben buradayım” mesajı olarak yorumlanıyor…
*
Görünen o ki erken ya da zamanında genel seçime gidilirken CHP mutlak butlan ile bölünebilir. Bu bölünme bir yıl önce erken seçim olsa iktidarın işine yaramayabilirdi, ama partinin CHP’li belediyelerin olduğu yerlerde seçilmiş il, ilçe yönetimlerinin belediye başkanları tarafından yönetilir hale gelmelerinin yarattığı olumsuzluklar mutlak butlan bölünmesine karşı direncini kırmış bulunuyor.
CHP’de “İktidara giderken sırası mı?” sözünün geçerliliği de giderek azalıyor.
İktidar “Buyurun seçime” dediği gün işlem tamamlanmış olabilir!
Çünkü çok ciddi güç zehirlenmesi yaşanan CHP’li belediyeleri yönetenler ellerinden geleni yapmaktan geri durmuyorlar!
Ümit Özdağ ne kadar farkında bilmiyorum, ama bu durum sağda da yaşanıyor.
Böyle dediğime de bakmayın, MHP’de Muğla’nın da aralarında olduğu 7 ilde yaşanan fesihler nedeniyle kimse MHP’den yeni bir “kopuş dalgası” beklemesin. Böyle bir şeyin olmayacağı halef selef Başkanlar Burak Demirel ve Emrah Oltulu’nun devir teslim töreninde de görüldü. Hiçbir kırgınlık küskünlük yok…
Tersine AK Parti’den kopuşlar İYİ Parti’ye yaramadığı için Cumhur İttifakı’na da zararı yok... Artık İYİ Parti “Ülkücüler” ve hatta “Ulusalcılar” için çekim merkezi olmaktan çıktığı gibi, Mehmet Tosun ve Behçet Saatcı’da somutlandığı şekilde İYİ Parti’de erozyon devam ediyor.
AK Parti ve İYİ Parti’den kopanlar da eskisi gibi Zafer Partisi’nde toplanmıyorlar. Onlar için Anahtar Parti diye bir kapı daha var artık…
*
ÜMİT ÖZDAĞ MUHALEFETİN CUMHURBAŞKANI ADAYI MI OLMAK İSTİYOR?
Tekrar Ümit Özdağ’a dönelim. Gittiği ilçelerde ve ziyaretlerde ilgiyle karşılanan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ açıklamalarında Türkiye’nin çok ağır bir krizin yaşandığı dönemde olduğuna dikkati çekerken, Türkiye’de siyasi partilerin “hukuk devletinden ve demokrasiden geriye kalan kırıntılar” içerisinde halka programlarını anlatma mücadelesi içinde olduklarını söylemiş. “Sığınmacı ve kaçak meselesi çok önemli bir ekonomik, demografik ve milli güvenlik sorunudur.” görüşünü anlatırken, uyuşturucu bağımlılığına ilişkin de çarpıcı değerlendirmelerde bulunarak “Türkiye’de üç milyondan fazla bağımlı insan var. Aileleriyle birlikte düşündüğünüzde dokuz milyon kişi doğrudan etkileniyor. Bu sadece bireysel bir sorun değil, toplumsal bir yıkım. Aileler parçalanıyor.” demiş.
Bir soru üzerine CHP’nin politikalarıyla ilgili “Bizim bu konudaki tavrımız çok açıktır, nettir. Atatürk, Şeyh Said’le aynı masaya oturmadı. Onların temsilcileriyle de oturmadı, taraftarlarıyla da oturmadı. Gereken dersi verdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin de bugün bu tür yapılarla masaya oturmaması gerektiğini düşünüyoruz.” ifadesinde bulunan Özdağ, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayını erken açıklamasını doğru bulmadıklarını, “Henüz bir seçim ortamının oluşmadığını” belirten Özdağ “Bırakın erken seçimi, anayasanın zorunlu kıldığı ara seçimi bile yapmama niyetindeler. CHP’nin hangi adayı çıkaracağını bugün tartışmak doğru değil. Belki birçok siyasi parti bir araya gelerek bir aday çıkaracak, belki biz çıkaracağız. Türk siyaseti her türlü gelişmeye, antidemokratik gelişmeye, sürprize hazırlıklı olmalı” diye devam etmiş…
O “anti demokratik gelişme” ise anlaşılabilmiş değil…
*
MHP ‘YAS EVİ’ DEĞİL ‘DÜĞÜN EVİ’ GİBİ…
Önceki gün MHP’de de devir teslim töreni vardı.
AK Parti’de de Cengizhan Güngör yeni İl Başkanı oldu. Öyle öncekilerle kıyaslanıp yabana atılacak gibi bir isim değil… Partiyi kucaklamaya, bütünleştirmeye çalıştığı görülüyor. Mesela Ramazan’da bir iftar programında eski il başkanlarının hepsini bir araya getirdi. Ancak bu hoş görüntü ve gelişmeye rağmen AK Parti’de her yönetim değişiminde “küskünlerin” ortaya çıktığı da bir gerçek.
Benzer durum ilk kez CHP’de de yaşandı. Nail Kızıl seçilerek geldiği Menteşe İlçe Başkanlığından istifa edip, kongre ile hem de “tek liste” ile İl Başkanlığına seçildi, ama hala “meşrulaşamadı” … Çünkü İl Başkanlığını selefi Av. Zekican Balcı’dan İl Başkanlığını iki listeli kongre ile almadı! Pek çok gelişmede hala Nail Kızıl ile selefi İl Başkanı Zekican Balcı’yı hiçbir yerde birlikte göremedik…
Bakalım şimdi halef selef Başkanlar Burak Demirel ve Emrah Oltulu’yu bir yerlerde birlikte görebilecek miyiz?
*
Bana görebileceğiz gibi geliyorlar. Eğer görebilirsek, bunu başarırlarsa Muğla siyasetine örnek olurlar.
Ki devir teslim töreninde MHP’de en uzun İl Başkanlığını yapan Mehmet Korkmaz ile O’nun Ocak Başkanları Burak Demirel ve Emrah Oltulu birlikte fotoğraf verdiler…
Devir teslim törenine katılan meslektaşlarımız bunun gerçekleşeceğine dair izlenim edindiklerini söylüyorlar. Mesela törene neredeyse el ele birlikte gelmişler. Ki törenden sonra Emrah Oltulu’nun eski İl Başkanı Burak Demirel bir paylaşım yapmış, yeni İl Başkanı Emrah Oltulu’yu da etiketlemiş. Şöyle demiş:
“Bugün, büyük bir gurur ve derin bir sorumlulukla yürüttüğüm bu kutlu emaneti, kıymetli dava arkadaşım, İl Başkanımız Emrah Oltulu’ya devretmiş bulunuyorum. Bu bir son değil… Bu, aynı davanın, aynı inancın farklı ellerde yoluna devam etmesidir. Bizler, Liderimiz Devlet Bahçeli’den aldığımız emaneti; sadakatle, inançla ve teslimiyetle taşıdık… Ve yine aynı şuurla devrediyoruz. Kıymetli İl Başkanımıza yürekten inanıyor, görevinde muvaffakiyetler diliyorum. Bilinmesini isterim ki; bugün de, yarın da O bizi nerede görmek isterse kendisinin yanında; destekçisi ve yol arkadaşı olmaya devam edeceğiz. Liderimizin izinde, partimizin emrinde; aynı inançla, aynı kararlılıkla güzel günlerde yeniden buluşmak dileğiyle… Sağlıcakla kalın.”
*
Görevini devreden Burak Demirel, konuşmasında “Ülkücü Harekette” görev almış olmasının büyük bir onur olduğunu da ifade ederken, aynı Ocak’tan gelen yeni İl Başkanı Emrah Oltulu da görevi devralırken şu ifadelerde bulunmuş:
“Kıymetli dava arkadaşlarım, değerli misafirlerimiz ve saygıdeğer basın mensupları; bu kutlu davada görevler gelip geçicidir. Ancak sadakat, emek ve mücadele kalıcıdır. Öncelikle bu görevi büyük bir özveriyle yürüten Sayın Burak Demirel’e teşekkür ediyorum. Ortaya koyduğu emek ve teşkilatımıza kattığı değer ortadadır. Bizim siyaset anlayışımızda lider sadece bir isim değildir, bir istikamettir. Yolumuz nettir, duruşumuz bellidir. Liderimizin çizdiği yolda bir adım geri atmayacağız. Biz bir olacağız; tesadüfen değil, aynı hedefe bakan, aynı lidere inanan bir birlik olacağız. Tek yürek, tek hedef, tek lider.”
Görevi devralan Emrah Oltulu, devir teslim programının ardından parti binası bahçesinde toplanan partililere de hitap etmiş. Programda ayrıca Burak Demirel tarafından Emrah Oltulu’ya çiçek takdim edilirken, Oltulu da Demirel’e teşekkür plaketi sunmuş. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona ermiş.
Sanıyorum bu iki başkandan sık sık birlikte fotoğraf göreceğiz…
*
MUĞLA’NIN FESİHİ AK PARTİ’DEKİ SİYASİ AYAKLA İLGİLİ Mİ?
Fethiye Alternatif Bakış’ta Orhan Okutan arkadaşımız da “Burak Demirel Gitti, Sorular Kaldı!” başlığı attığı yazısında, Demirel ile ilgili “Kendisinden öncekilere göre daha disiplinli ve aktif bir görüntü çizdi. ‘Sahanın içinden gelen, genç ve dinamik bir il başkanı’ algısı yarattı.” saptamasında bulunurken, “AK Parti Muğla teşkilatında milletvekilleriyle il yönetimi arasındaki güç savaşı o dönem tavan yapmıştı. Bazı kesimler onu AK Parti'nin iç işlerine karışmakla itham ederken, o daha çok ‘ittifak hukukunu koruma’ argümanını öne çıkardığı bir görüntü verdi. Bu durum zaman zaman AK Parti içindeki küskünlerin veya muhalif odakların hedefi olmasına da neden oldu.” diyerek, “AKP içindeki parti içi çekişmeyle ilişkilendirilen Sakaraltı Sakarüstü sosyal medya hesabının eleştirilerine konu olmuştu... Daha sonra yapılan operasyonda Sakaraltı Sakarüstü sosyal medya hesaplarını kullananlardan bir kısmı tutuklanırken bir kısmı da adli kontrolle serbest bırakılmıştı.” anımsatmasında bulunmuş.
Orhan Okutan yazısında “Operasyonların, geçmiş dönem AKP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Aydın Ayaydın ile Burak Demirel’in yaptırdığı iddiaları gündeme gelmişti.” diyerek şöyle devam etmiş:
“Burak Demirel yaptığı açıklamada Sakaraltı Sakarüstü sosyal medya hesabını ‘Siyasi emellerle kurgulanmış gizli, organize ve üç kademeli bir çete yapılanması’ olarak değerlendirmişti. Dikkat çeken en önemli husus ise siyasi ayak vurgusuydu. Sonrasında gelen operasyonlar siyasi ayak beklentisini artırsa da henüz ciddi bir siyasi ayağa ulaşılamadı. Belki de ulaşıldı ama o ayak, yerel siyaset halısının altına çoktan süpürüldü. MHP içinde fazlaca hissedilmese de AKP içinde ciddi derecede sevmeyeni olduğu, görevden alınmasının bu kesimi mutlu ettiği tahmin ediliyor. Beklenmeyen bir dönemde ani görevden alınması, ister istemez o ‘siyasi ayağın’ marifeti mi? diye düşündürüyor. Bu noktada Burak Demirel’in, kimi, neden ve nasıl rahatsız ettiği sorusu cevabını aramaya devam edecek gibi görünüyor.”
Orhan Okutan meseleye kitabın ortasından girmiş, ama Burak Demirel’in yönetiminin feshedilmesi o “siyasi ayakla” ilgili değil, MHP içindeki bir siyasi hesaplaşma ile ilgili olduğu ağırlıklı olarak duruyor…
---------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ: Bilgisizliğin verdiği güveni, bilgi hiçbir zaman verememiştir. --Charles Darwin