Dünkü yazımda, " Oysabugünkü yazım Zeytin Kanunu'nda 'Zeytinlik alanların madenciliğe açılmasınısağlayan' değişiklikle ilgili yasa teklifinin torba kanun teklifinden çekilmişolması ile ilgili olacaktı. Bu 'bir kere daha geri adımı' yazmaktan vazgeçmişdeğilim. Türkiye çevre mücadelesinde bu önemli bir kilometre taşı olangelişmeyi elbette yazacağım. Sonra... " şeklinde ifadem oldu.

Daha ne kadar " sonra "olacak ki... " O sonra bugündür " diyelim.

' Kömürün zeytine tercihedilmesi ' yönünde değişiklik yapılması için " Elektrik PiyasasıKanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun Teklifi " belki de hiç hesapta yokken İkizköylülerin , Deştinlilerin , Yaşam Savunucularının " Kömür içinzeytinliklerimizi feda ettirmeyeceğiz! ", " Zeytin hayattır,hayatımıza dokunmayın! " sloganları eşliğinde ve gölgelerinde 14Aralık Çarşamba günü görüşüldü...

TBMM ' Enerji Komisyonu 'nda yapılan o görüşmede ' torbateklifin ' içinden ' zeytinlik alanlarla ilgili bölümü 'geri çekildi. Doğrusu ben çok umutlu değildim. Şaşırdım ve sevindim...

xx xx xx

Zeytin Yasası 83 yıldıryürürlükte... Kutsal kitabımızda dakutsanmış Zeytin ağacına " çevrecilik ", " korumacılık ", " ekoloji "filan bilinmezken değer veren ülkemizde bu gün yaşadıklarımıza bakın...!

Ülkemizde ormanlarla ilgiliilk düzenlemeler de Cumhuriyet 'ten önce 1850 yıllarında Osmanlı döneminde başlamıştır. Fransa 'dan getirilen uzmanların yardımıyla ilkorman mektebi 1857 yılında kurulurken, 1869 yılında ise ilk OrmanNizamnamesi çıkarılarak " ormanların kamu malı olduğu ve zarardankorunması, için kayıt ve şart altına alınması gerektiği " kabul edilmiştir.

Fatih Sultan Mehmet'in " Ormanımdanbir dal kesenin başını keserim. " demiş olmasına ne demeli?

Peki şimdi Fatih SultanMehmet 'in torunları kim oluyor? Zeytin Kanunu 'nda " Zeytinlikalanların madenciliğe açılmasını sağlayan " değişiklikle ilgili yasateklifini verenler mi, teklife karşı çıkıp, direnip geri çekilmesinisağlayanlar mı? Bundan 660-670 yıl önce Fatih Sultan Mehmet 'e " Ormanımdanbir dal kesenin başını keserim. " dedirtenler sizce kimlerin dedesiolabilir?

xx xx xx

Zeytin Yasası 'nın 83 yıldır var olduğu ülkemizde bu " uluslararasıövüncümüz " de olabilecek yasa 10. defa değiştirilmek istendi. Geçenhafta Çarşamba günü TBMM önünde köylüler ve çevreciler bir arayagelirken, Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü Halime Şaman 'ın okuduğu bildiridede ifade edildiği gibi;

Çünkü " sermayenin içindeki " Fatih Sultan Mehmet 'e o ünlü sözü ettiren anlayışın torunları böyleistiyor! Çünkü kapitalizm doymak bilmeyen kar iştahıyla, maliyeti azaltıcı enönemli girdinin doğa olduğunu biliyor. Çünkü iktidar sermaye ne istersevermekten geri durmuyor...

Çok kararlılar, 9 keredenediler, olmadı... 10. seferde de olmadı. Ölmez ağaç yaşamaya devam edecek!

Şaman 'ın okuduğu bildiriye göre, yasa değişikliğigerçekleşseydi maruz bırakılacağımız durum; toplumsal barışı bozan, kadimmirasımızı, geçimlik ve şifa kaynağımızı yok etmek isteyen, habitatı onarılmazbiçimde yıkıma uğratan vahşi bir madenciliğe yol verilmiş olacaktı.

Önce istihdam ve enerjimasallarıyla uyutulup; uyurken ölmez ağacımızın, geçimlik nafakamızın,topraklarımızın çoktan yok olup gittiği yoksullaşmış bir yaşama uyanacaktık.Şanslıymışız bulunduğumuz köle işliklerimizde, yoksulluk içinde ölümesürüklenmedik...

Şimdilik... Çünküvazgeçmeyecekler... Yasa değişikliği teklifleriyle yine gelecekler....Akbelen'de, Deştin'de, Tuzla'da, Cennet Koy'da, her yerde "çetelere" karşınöbette, hazırlıklı olunmalı...

xx xx xx

Neden geri adım attılar?

O gün yasa değişikliği teklifigeri çekilmeden önce TBMM önünde yaptığı açıklamada " Bizİkizköylüler tüm yetkililere sesleniyoruz. Asıl kamu yararı, AkbelenOrmanı'nın, zeytinliklerin, tarım alanlarının geleceğe miras olarakbırakılmasıdır. Asıl kamu yararı, kirli sermayelerin, talancı şirketlerinçıkarlarını korumak değil, halkın yararını gözetmek ve geleceğini korumaktır. "diyen İkizköy'lü zeytin üreticisi Necla Işık şu ifadelerde bulunmuştu:

" Bizler, burada,'Akbelen Ormanı yaşasın' diyen halkın sesiyiz. Bizler, burada, imzakampanyamızı imzalayan 110 bin kişiyle birlikte haksız kararlara itiraz ediyor,hepinize zeytin dalı uzatıyoruz. Çünkü zeytin hayattır, zeytin kutsaldır,zeytin barıştır. Kadim zeytin ağaçlarımızın da içinde yaşadığı AkbelenOrmanı'nın, Zeytin Kanunu varken yok edilmesi asla mümkün değildir. Biliyoruzki Akbelen'in ve biz İkizköylüler'in sesine gerçekten kulak verilirse emekliyeayrılması gereken, zehir saçan termik santraller için en kıymetli mirasımıza,Akbelen Ormanı'na kıyılamaz. Doğrunun yanında yer alan, 'Akbelen Ormanı'nıvermeyeceğiz' diyen 110 bin kişi olarak, mücadeleden vazgeçmiyoruz. Bunlar biziyıldıramaz. Direne direne kazanacağız. "

Yasa değişikliği teklifisahipleri tekliflerini ta TBMM önüne kadar gelen " Akbelennöbetçilerinin " kararlılığından ve 110 bin imzada somutlanan " toplumsalmuhalefet " nedeniyle çekmiş olabilirler mi?

Ayrıca çok merak ediyorum, Yatağan 'ın Deştin , Menteşe 'nin Bayır Mahallelerinde çimentocularakarşı direnen köylüler ve yaşam savunucularının aklına neden bir imzakampanyası düzenlemek de gelmedi?

xx xx xx

Geçen hafta Çarşamba günü Muğl a'nın Milas ve Menteşe ilçeleri ile İstanbul ve İzmir dahil olmak üzere birçok farklı şehirlerden Ankara 'yagiden çevre aktivistleri ve avukatları TBMM önünden seslendi:

" Kömür içinzeytinliklerimizi feda ettirmeyeceğiz! "

Orada olmak ve o sloganı atmak Muğla 'dan yola çıkanlar için kolay olmadı. Polis sadece Muğla 'dangidenleri mi bekliyordu bilmiyorum, otobüslerinin önü Bilkent Kavşağı 'ndakesildi. Ancak, CHP Muğla Milletvekilleri yanında HDP'li Milletvekilleri kavşağa gelip İkizköylüleri ,avukatlarını ve Deştinlileri alıp TBMM ' Enerji Komisyonu 'nakatılmak üzere meclise taşıdılar...

Akbelen 'de bir buçuk yıldır süren çadır nöbetine de işareteden Nejla Işık , dört yıldır İkizköy 'de süregelen YK Enerji 'ninmadencilik faaliyetlerine işaret ederek orada " Bu sefer zeytinlerimizi buaçgözlü şirketlere vermeyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun. Önce beni çiğneyindiyeceğim; en önce beni öldürün! Yeter artık iki şirketin karnı doyacak diye,biz köylüler yıllarca mağdur edildik. Muğla'nın her yerine göz dikildi.Zeytinlerine göz dikildi. Vermeyeceğiz! " ifadesinde bulunuyordu...

xx xx xx

Bu arada zeytinliklerinmadenciliğe açılmasına izin verecek torba yasa teklifine karşı #ZeytinimeDokunma diyerek change.org/ZeytinicinAdalet adresinde bir araya gelen yaklaşık 600bin kişinin imzaları Türkiye Büyük Millet Meclisi 'ne sunuldu... Bukampanyayı yürüten Ayvalık Zeytin Üreticileri Derneği Başkanı Aydın Şensal ,torba yasaya yönelik " Çıkarılmaya çalışılan bu yasa yüzünden bütüncoğrafyamızın talan edileceğinin endişesiyle daha önce Danıştay tarafından 8kez anayasaya aykırı bulunarak reddedilen tasarıyı torba yasayla yürürlüğesokmak istemek neden? " diye sorup şöyle devam etti:

" 20 yıl önce 100 milyonolan ağaç sayımız 180 milyona varmışken, körfezimizde 40 bin ton üretimle,yaklaşık 200 milyon dolar gelir elde edebilecekken, doğan bebeğiniziellerinizle boğuyor musunuz? Change.org platformunda başlattığımız imzakampanyası ile neredeyse yarım milyon duyarlı vatandaş tarafından tepkigösterildi, bundan önceki dokuz girişim gibi bunun da aynı şekilde tepki toplayacağındanşüpheniz olmasın. Umuyoruz ve diliyoruz ki daha öncekilerde olduğu gibikomisyonunuz bu hatadan vazgeçer ve bizlere zeytin ağaçlarımızı çocuklarımızabırakma imkânı sağlanır. "

xx xx xx

Geçen hafta Çarşamba günüzeytin kazandı. Zeytin ağaçları zeytincilere bırakıldı. Zeytinliklerle ilgili madde daha sonra görüşülmeküzere torbadan çıkartıldı. Karar TBMM koridorlarında alkışlarla kutladı.

Teklif nasıl geri çekildi?

29 iktidar milletvekili tarafından verilen teklif, Enerji Komisyonu 'ndagörüşülürken AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ve arkadaşlarınınverdiği " Görüşülmekte olan kanun teklifinin birinci maddesinin teklifmetninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz " yazılı dilekçe ile geriçekildi. Ancak Elitaş " Muhalefet ve kamuoyunda bu konuya ilişkinfarklı bir ortam oluştu. Komisyon uygun görürse zeytinle ilgili maddeninçıkarılmasını teklif ediyoruz. Önümüzdeki yıllarda enerji krizi ortaya çıkarsabunun vebali başına zeytin dalından taç yaparak bizi burada etkilemeye çalışaninsanların üzerindedir. " demekten de geri durmadı... Böylece bugünekadar kendilerinden kaynaklı olumsuzlukların sorumluluğunu üstlenmeyen iktidar," olası bir enerji krizinin faturasını " da şimdiden çevrecilere vemuhalefete kesmiş oldu... Ancak komisyona katılan köylüler ile aktivistlerteklifin geri çekilmesini sevinç gözyaşlarıyla ve meclis koridorlarındaalkışlarla kutlarlarken sanıyorum Mustafa Elitaş 'ın ifadelerine pek detakmadılar, ama takılmalıydı... Ben emeği geçen herkesi kutluyorum...

-------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: Her şeysonunda iyi olacaktır. Eğer iyi değilse, daha sonu gelmemiş demektir. --John Lennon

BUNLARI;

Dalaman eski belediyebaşkanlarından Şevket Durmuş'un "İnsanı en çok üzen; Dostun kalleşliği;Arkadaşın çakallığı; Akrabanın akrepliği değil midir?" dediğini; DUYDUNUZMU?

ÇİVİ

Arkadaşım, " Milyon yıllıkdünyada abu kadar gerizekalıyla aynı asra düşmek tarihin bi şakası galiba" dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))