Çağımız, enerji çağı.
Petrol arabalarimiza enerji sağlıyor.
Termik, hidrolik, doğal gaz ve nükleer santraller da evlerimizin, iş yerlerimizin ve fabrikaların enerji ihtiyacını karşılıyor.
Evimizdeki beyaz esyslar ile elimizdeki akıllı telefonlar başta olmak üzere tüm aparatlar elektrikle çalışıyor.
Elektrikler kesilince adeta hayatımız duruyor, Dünya ile iletişimiz kesiliyor.
Bir savaş sırasında düşmanlarımız, ilk hedef olarak enerji santrallari ile enerji nakil hatlarını tahrip ederek insanların enerji ile irtibatini kesip Dünya ile irtibatını sonlandırmak isterler.
Bu duruma düşmemek için, evlerimizin ve şahsi enerji ihtiyacını karşılamak için yapabileceğimiz bazi basit tetbirler bulunuyor.
Bunun için güneş enerjisinden elektrik elde etme imkanımız var.
Güneş sistemini, güneş fakiri Almanya bile inatla kullanıyor.
Ülkemiz güneş zengini bir ülkedir.
Hele güney Anadolu güneş enerjisi bakımından çok şanslı bir bölgedir.
Örneğin Izmir, Aydın, Muğla, Antalya, Mersin Adana illerimiz başta olmak üzere güney illerimiz çok şanslı iller arasındadır.
Bu illerimizdeki tüm evlerin ve binaların çatıları başta olmak üzere uygun yerlere güneş enerji sistemleri kurmalıyız.
Gunes enerji sistemleri teknolojisi var ve sistrm ülkemizde üretiliyor.
Bu proje, insanlarimizin ferdi istek ve gayretleri ile oluşacak bir proje değildir.
Belediyelerimiz, güneş enerji sistemleri üreten kurumlar ile bankaları bir araya getirerek tüm evlerimizin güneş enerji sistemlerine kavuşturulması işini koordine etmelidirler.
Böylece güneş enerji sistemleri, tüm ülkeye yayılır, finansmanı da Belediyelerin ve Bankaların garantörlugunde hayata geçirilebilir.
Belediyelerimiz bu organizasyonu yaparlar ise, o zaman termik santrallerin kapatılması gündeme getirilebilir.
Güneş enerjisinden yararlanmayı tam olarak başaramadan, " Biz çevreciyiz. Iklimimizi değiştiren ve kirleten termik santrallari kapatılsin " demek ile bu işler olmuyor.
Belediyelerimiz, merkezi hükumet ile eşgüdüm halinde güneşten enerji sağlayan projeleri hayata geçirmek için, ellerinden geleni yapmalidirlar.
Aksi halde, insanlarimiz, savaş veya afet halinde mevcut sistemle elektrik sağlayanlarin kaderleri kararacak ve kestirilemeyen durumlar ile karşı karşıya kalacaklardır.
Belediyelerimiz, güneş enerji istasyonların kentteki her çatıya kurulmasini sağlayarak, bu günlerde rüşvet, irtikap ile anılan ve " Senin Belediyen rüşvetçi, benim Belediyem temiz " dedikodulardan da kurtulmuş olacaklardır.
Güneş enerjisinden yararlanma işi " var olma veya yok olma " noktasına gelmiştir.