EGET VAKFI MARATONCULARI

Geçtiğimiz günlerde EGET Vakfı’nın il merkezinde Tuna Otel’de düzenlediği kahvaltıda il genelinde haberciler, yazarlar bir araya gelmiştik. Ha bugün ha yarın derken o buluşmayı kaleme alamadım. Bu arada belirteyim Tuna Otel el değiştirmiş, Yücelen Grubu satın almış. Tuna Otel, Yücelen Hastanesi Oteli olmuş...

Ben daha o buluşmayı kaleme alamadım, EGET’ten bir haber daha geldi. Vakfın Başkanı Özlem Uzman paylaştı, geçtiğimiz günlerde Eskişehir’de yapılan ve orada EGET yöneticilerinden Op. Dr. Naki Bulut’un birinci olduğu maratonun bir benzeri yarın Bodrum’da yapılıyormuş.

Paylaşımında “5 Ekim 2025 günü Bodrum Yarı Maratonu’nda EGET Vakfı’nın ‘Gençlere Umut, Doğa’ya Nefes’ projesi için. Koşuyorum!” diyen Özlem Uzman, şunları söylemiş:

Çünkü yaşanan olumsuzluklardan şikayetçi olmak yerine, elimden geldiğince sorunu çözmeye çalışanları desteklemeyi, adımlarımla tanıdıklarımı harekete geçirmeyi tercih ediyorum. Biliyorum ki farkındalık arttıkça, çözüm de o kadar kolaylaşacak. Beni destekleyerek  bir öğrencinin eğitim yolculuğuna katkıda bulunmak isterseniz küçük büyük dilediğiniz miktarda bağışı aşağıdaki bağlantı  adresinden yapabilirsiniz.

Yarın Bodrum’da koşacak olanlardan EGET Vakfı yöneticilerinden Op. Dr. Naki Bulut da neden koştuğunu şöyle anlattı:

Maddi imkansızlıklar nedeni ile eğitimini tamamlayamayarak yarıda bırakan ve hatta eğitimine hiç başlayamayan gençlerimizin sayısı her geçen yıl hızla artmaktadır. Ben de gücüm el verdiğince koşar adımlarımla gençlerimize katkı sunmayı amaçlıyor ve bu koşu yolunda da sizlerden kampanyama destek vermenizi bekliyorum. Bu amaç için 5 Ekim'de Bodrum Yarı Maratonu-EGET Vakfı-Gençlere Umut, Doğaya Nefes! Projesi için koşuyorum. Siz de gençlere umut olmak istiyorsanız kampanyama katılarak bağış yapabilirsiniz.

*

İÇİNDEN FESTİVAL GEÇEN ŞENLİK

Uluslararası 32. Muğla Kültür ve Sanat Şenliği son dakika güncellemeleri ile önceki gün başladı.

Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras ‘içinden festival geçen’ şenlik ile ilgili ilk gün yaptığı paylaşımda “1984’te Erman Şahin Başkanımızla ilk kıvılcımı yakılan bu büyük kültür mirasını birlikte büyütüyoruz.” diyerek şu ifadelerde bulundu:

Muğla’nın kalbinde; Arasta’dan Karabağlar’a uzanan belleğimizi, kültürümüzü ve emeğimizi koruyarak geleceğe taşıyoruz. Bu yıl da özgür basının simgesi Yunus Nadi Ödülleri’ni yeniden Muğla’da ağırlamanın gururuyla; yerel mirasımız, coğrafi işaretli lezzetlerimiz, uluslararası konuklarımız ve kentin tüm renkleri aynı çatı altında buluşuyor. Kurucu başkanlarımızdan bugüne emeği olan herkese; Büyükşehir Belediyemizle omuz omuza çalışan tüm ekiplerimize ve gönüllülerimize yürekten teşekkür ediyorum.

Festivalli şenlik programında 22 ünlü şefin (orkestra şefi değil) Arasta esnafını ziyareti vardı. Galiba esnaf “Dükkanda yokuz gelmeyin!” dediği için, o ziyaret gerçekleşmemiş. Dün de akşam saatlerinde Arasta’da bir mekanda “gala” vardı. Hava muhalefeti izin verdi mi bilmiyorum. Bir Arasta esnafı “Hava muhalefeti izin verirse, bizim muhalefet var” dedi.

Arasta’yı nasıl karşılarına aldılar bilmiyorum... Neyse şenlik sona erdiğinde bir değerlendirme yaparız...

*

MUĞLA’YI SEL ALDI

Gonca Köksal Aras Başkan şenlik değerlendirmesinde “Muğla’nın kalbinde; Arasta’dan Karabağlar’a uzanan belleğimizi, kültürümüzü ve emeğimizi koruyarak geleceğe taşıyoruz.” derken güzel demiş, ama o “bellekte” Muğla ne kadar var onu da bilemiyorum.

Dün bizim Vatandaş Ahmet, Ahmet Tan Karaosmanoğlu Mabolla Medya’dan Esma Turan’ın “Muğla’nın hallerini” anlatan videosunu “Yorumun ne?” diye bana göndermiş... Ben de “Buna nasıl yorum yapılır?” diye sorup videoyu şu ifadelerle sayfamda paylaştım:

“Eleştirsek, ‘Afet ne yapalım’ diye yanıt gelir.... Evet afet... Yerel yönetimlerin görevi de şehri afetlere hazırlamak değil mi? Yine de insaflı olalım, şehrin neredeyse tamamı sular altında, iki belediyemize giden Kocamustafendi Caddesi dereye dönmüş, normal...

O değil de ben Defterdarlık binasının önünü anlayamıyorum.... Asar'dan gelen yağmur suları ile nehre değil, göle döndü... Buna normal diyemiyorum, altında dere var... Hem de Tabakhane Deresi ile Karamuğla Deresi burada birleşiyor...  Üzerine uygun yerlere iki delik açması çok mu zordur?

Önce Muğla'yı tanımaları gerekiyor...”

*

Benim paylaşımın altına da Vatandaş Ahmet anında şu yorumu yaptı:

Efem madem paylaştın. Ben de kendi yorumumu buna yazayım. Asıl mesele dereye delik açmak değil. Su neden dereye gitmiyor?! Bunu anlamak ve çözmek gerekir. Şehri yönetmek her ortam da sadece vals?yapmakla olmuyor.

Vatandaş Ahmet mühendistir. Ben mühendis değilim. O kadarını bilmem...

Muğla’nın genç iş insanlarından Arda Sarısavran da “100 sene önce İtalyanların yaptığı yağmur kanalları vardı, ızgaraları demir boru ile yapılmıştı, Atatürk İlkokulu’nun çevresindeydi eskiler bilir. Yağmur sonunda gram su kalmazdı yollarda. Dışarıdan gelen mühendis arkadaşlarım şaşırırlardı. Onlar kapatıldı çok dekoratif harika desenli yol kenarlarına avuç içi kadar dış tarafa kanallar kondu su tahliyesi için. Niyeeee?” şeklinde yorumda bulundu.

Arda Sarısavran’ın İtalyanlarla ilgili olanı hariç söyledikleri doğru. Bu kadarını Menteşe Belediye Meclisi Üyelerinin acaba kaçta kaçı biliyordur? Mesela Arda Sarısavran gibi bir Muğla’nın çocuğu o mecliste neden yok?

*

SUÇLU KİM?

Dün Muğla’yı “turuncu alarma” geçiren yağış ve fırtına sadece il merkezinde değil il genelinde etkili oldu.

Her yerde sellenme vardı. Okulların bahçelerini bile su bastı. Galiba Muğla’nın “kot farkı” sorunu da var. Okul bahçelerini sokağa caddeye göre yükseltmek çok mu zordur?

Arda Sarısavran’ın yorumuyla ilgili bir düzeltme daha yapayım, Menteşe’de Kurşunlu Cadde üzerindeki o kalın borulu rogar kapakları bisiklet tekerleri boruların arasına sıkışınca istenmedik durumlar yaşandığı için değiştirildi.

Gelelim suçluya... Kimseyi suçlamak niyetinde değilim.

Ancak il genelinde yaşananlarla ilgili Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe’de olanlar için Gonca Köksal Aras suçlanamaz. Her ikisi de yeni ve yapılması gerekenleri, 100 yıllık demeyelim, en az 40-50 yıllık ihmali ortadan kaldıracak işleri 1.5 yıla sığdıramazlardı.

Dün Muğla ilinde “alt yapı” bulunmadığını hep birlikte gördük, yaşadık...

Muğla il merkezi dereleri ile ünlüdür. Geçen yönetimler (Erman Şahin hariç) o dereleri kullanmayı beceremedi. İyi bir mühendislikle o dereler yağmur sularını toplayan “Yağmur Suyu Kolektörü” haline getirilebilir...

*

SÜLEYMAN AKBULUT’UN YORUMU

Çok konu vardı ama bu gün de Uğur Ürper vakası ile noktalayalım. Hem “Süleyman Akbulut köşe yazmış, sen bigırık yazdın” diye başımın etini yemesin...

Ben dünkü yazımı Uğur Ürper vakası ile noktalarken Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Süleyman Akbulut ta Uğur Ürper’i konu edinmiş.. Şimdi bu şehrin tembel, kolaycı beyinleri ikimiz için “Anlaşmışlar” yorumuna çoktan başlamışlardır. Oysa “Aklın yolu bir” diye de bir şey vardır. İki gazeteci aynı şeyi görüyorsa, müsebbiplerinin oturup düşünmelerinde yarar vardır. Sayın Akbulut’un yazısına attığı “DİSİPLİNE VERDİKLERİNİ DELEGE, DELEGE YAPANI DA İL BAŞKANI YAPAN PARTİDİR CHP” başlığına da bayıldım...

*

Neyse yazıya gelelim, özetle şöyle:

Gerekçe ise, Uğur Ürper’in 24 Ağustos’ta yaptığı sosyal medya paylaşımları. İki ayrı paylaşımında şu ifadelere yer vermiş Ürper:

‘Muhtar olamayan adamdan bürokrat olur mu?’ bir de, ‘Belediye sadece bürokratlara bırakılmayacak kadar siyasi, sadece siyasilerle yönetilmeyecek kadar teknik bir konudur. Onun için yoldan tuttuğun inek damından getirilen biri bürokrat olamaz...’

Bu sosyal medya çıktı mertlik bozuldu vallahi. Bu paylaşımlarda bu türden. Hakaret veya aşağılama içeren paylaşımları elbette tasvip etmemiz mümkün değil ama bu hikayede yaşananlar komik. … Ürper’in, 24 Ağustos’ta yaptığı bu paylaşımın üzerinden neredeyse 2 ay geçmiş,  görünüyor. birilerinin aklına yeni dank etmiş olmalı ki, bu süre içinde ‘il delegesi’ bile olan Uğur Ürper, şimdi Ahmet Aras ıslak imzasıyla disipline sevk edilmiş. Gerçekten bir alem bu CHP’de yaşananlar ve aktörleri. Üstüne üstlük kim üzerine alındıysa sağlam alınmış olmalı ki, o üzerine alınan kimse uykusundan uyandıktan sonra paylaşımları irdeleme fırsatı bulup, soluğu Başkan Aras’ın yanında alarak, sanırım şikayet etmiş.

Söz konusu o şikayet sonrası Başkan Aras’ta gereğinin Uğur Ürper’i disipline sevk etmek olduğuna hükmetmiş ve basmış imzayı. Oysaki adam (Uğur Ürper) savunmasına çıkıp, ‘Siz niye üstünüze alınıyorsunuz ki, isim bile vermedim. Belki başka şehrin belediyesindeki bürokratlara saydırdım’ da diyebilir mi diyebilir, kim bilir? Yani Uğur Ürper, il delegesi olmadan önce yaptığı paylaşım gerekçesiyle il delegesi seçildikten sonra disipline sevk ediliyor. Trajikomik...

Bu paylaşımların yapıldığı sırada Ürper’i listeye delege yazan Nail Kızıl da son 2 aydır Muğla dışında mıydı merak ettim açıkçası. Öyle ya bu paylaşımlardan ve gelişmelerden habersizdi sanırım. Ahmet Aras disipline sevk edince haberdar olmuş olabilir. Gerçekten çok dağınık bir ortam hakim CHP’de..

Toplamak da güç görünüyor.

Evet bir cinci hoca lazım, ama nereden bulunacak? Bulunsa bu dağınıklıkta cin çarpmışa döner...

---------                   -----------

GÜNÜN SÖZÜ; İyi insanlar değişmezler, sadece gerçeklerin farkına varırlar. --Louis Aragon