30 Eylül 2025 Salı günü ABD Başkanı Trump'u 800 ABD'li generalin önünde konuşurken TV'de canlı olarak izledim.

Trump, kendisinden önceki ABD Başkanı Biden'i suçlayarak konuşmasına başladı ve "Biz dünyanın en güçlü ülkesiyiz. Öyle nükleer denizaltılarımız var. Kimse onların nerede olduğunu göremiyor ve bilemiyor. Rusya ordusu bizden 25 yıl geride. Üçüncü sırada ise, Çin ordusu geliyor. Biz, Rus ve Çin denizaltılarının nerede olduğunu bilebiliyoruz. Uzay çalışmalarında ve orduları bakımından da dünya lideriyiz. Biz, elimizdeki korkunç silahları kullanmak istemiyoruz. Nükleer silahlarımızı kullanır isek, Dünya'nın sonu gelir. Bizim diğer ülkelerden tek istediğimiz, bize uyum sağlamaları, sözümüzden çıkmamalarıdır. Bu nedenle Savunma Bakanlığının, adını 'Savaş Bakanlığı' olarak değiştirdim. Beyaz Sarayı ziyaret eden tüm devlet başkanları bizim zenginliğimizi görünce imreniyorlar. Son günlerde hoşuma giden kelimelerin içinde beşinci sıradaki kelime 'Gümrük Vergisi' kelimesidir. Bizi yıllarca sömürdüler. Artık kendimizi sömürtmeyeceğiz. Kasamıza her gün milyarlarca dolar akıyor. Sizlerin maaşlarını da 3,8 oranında zam yapacağız. Orduda es cinsel asker istemiyorum. Orduda göbekli ve kilolu asker de isteniyorum. Burası ordu. Benim konuşmamdan rahatsız olan general var ise, derhal istifa etsin. Bunu komutanınız olarak söylüyorum" diye, Rubikon nehrini geçen Jul Sezar gibi konuştu.

Trump bu toplantıdan önce İsrail Başbakanı Netanyahu ile birlikte Beyaz Saray’da 3,5 saat süren bir toplantıdan sonra Gazze şeridindeki soykırımı sonlandırmak için 20 maddelik bir deklarasyon yayınladılar.

Tuzaklar ile dolu olan bu bildirge adeta "Havada bulut, sen Gazze'yi unut" der gibi idi.

Neticeyi 3 - 4 gün içinde daha iyi göreceğiz.

Dünya yeniden bir paylaşım savaşına hızla koşuyor.

İki büyük suyun koruduğu Amerika Birleşik Devletleri, eski dünya coğrafyasını ateşe atıyor.

Geçen pazar günü Muğla'da da "Zeytinime dokunma, toprağını satma" konulu bir miting yapıldı.

Mitinge katılanların yaş ortalaması 60 yaşın üzerinde idi.

Bu kişiler, emekli olduktan sonra Bodrum, Datça, Marmaris, Ula, Köyceğiz, Fethiye gibi sahil ilçelerimize yerleşen emeklilerden oluşuyor idi.

İzmir ve Aydın’dan da gelen emekliler vardı mitingde.

İnsanlar, "laf olsun torba dolsun" diye arazilerini satmazlar…

İnsanlar, bir ihtiyacını gidermek için veya mirasçılar arasındaki anlaşmazlıklarından dolayı ata toprağını satarlar.

Yeter ki, yabancılara arazi satılmasın.

Muğla sahillerinin büyük bir sorunu var.

Ama kimse bu sorunun üstüne gitmiyor.

Muğla sahilleri kara paranın aklandığı bir adres oldu adeta.

Eroin ve kaçakçılık ile elde edilen paralar Muğla sahillerinde beş yıldızlı otellere dönüşüyor.

Otel inşa edebilmek için de, imar planlarının yapılması ve onanması gerekiyor.

Bunun için de büyük paralar dönüyor.

Parası olmayan yerli halkın arazilerinin imar planı yapılamıyor ve onanmıyor.

Bu haksızlıktan bıkan insanımız da arazisini kerhen satıyor.

Sonra da o güne kadar imar planı yapılamayan arazinin imar planı yapılıyor ve yerinde beş yıldızlı oteller yükseliyor.

Bu konuları gündeme getiren yok.

Buna karşı "Toprağını satma" diye hemşerilerimiz ile adeta alay ediliyor.

Dünya'da çok ciddi olaylar yaşanıyor.

İsrail Gazze sorununu çözdükten sonra Batı Şeria'yı da işgal edecek.

İsrail, sonra Lübnan, sonra Suriye, sonra Irak'ı işgal edecek ve en sonunda da kapımıza dayanacak.

Netanyahu, BM kürsüsünde konuşurken iken "Ben kutsal kitabımız Tevrat’ın emirlerini yerine getiriyorum" diye kendini savundu.

İsrail vadedilmis toprakların peşinde.

ABD Senatosu 103 yıldır Lozan anlaşmasını Senatodan geçirmiyor.

Hiç bir partinin gündeminde bu konular yok.

Vadedilmis toprakların sınırları içinde bizim Çukurova, Kapadokya ve Güney Doğu bölgemizin toprakları var.

Batı, bizim çöpe attığımız Sevr haritasını tekrar hayata geçirmek için, harekete geçmiş durumda…

Biz ise, "Toprağını satma, Zeytinine sahip çık" mitingleri ile elekle su taşıyoruz.

Siyonizm, yapay zekalı robotlar yapıldıktan sonra " Artık fiziki emeğinden başka bir özelliği olmayan insanlara ihtiyacımız kalmadı " diye düşünüyor.

Siyonizm, sıradan insanları yok etmeye Gazze'den başladı.

Ayriyeten teknolojinin hangi noktaya ulaştığını ve geldiğini de pek bilmiyoruz.

Uyanma zamanıdır.

Gerçeği görme zamanıdır

Tüm bunlar yaşanırken biz Muğla'da festival üstüne festival yapıyoruz.

Biraz ciddiyet lütfen…