Başka ülkelerde durum nasıldır bilemem, ama ülkemizde her dönembir sorun veya düşman bulunur ve toplum haftalarca, aylarca bu gündem ilemeşgul edilir.
Terör, ekonomik kriz, darbe, seçim, eğitim, hayvan hakları, kadınaşiddet, koronavirüs, aşı vs. Bütün bu sosyal, siyasi ve ekonomik sorunlarınkaynağına inildiğinde ise bir tek şeyle karşılaşılacaktır: Ahlak sorunu.
Bu sorun; ne bir milletin sorunu ne de bir dönemin sorunu.
Hz. Adem'in çocukları arasında başlayan ve artarak devam eden birtamah, hırs ve öfkenin katlanarak devamına şahit oluyoruz. Binlerce yıllıktarihe ve kültürel birikime baktığımızda ahlak hep bir sorun ve çözümarayışının konusu olmuş. Her dönemde düşünen ve yazan insanların eserlerinekonu olmuş.
İnsanlık tarihi; bazı toplumlarda ve dönemlerde ahlakî seviyeninyükselmesine, bazı toplumlarda ve dönemlerde ise ahlakî seviyenin düşüşüneşahit olagelmiş.
Öyle görülüyor ki, insanlık tarihi son birkaç yüzyılda daha çokahlakî seviyenin düşüşüne şahit oluyor. Günümüze geldiğimizde, içindeyaşadığımız topluma bakıldığında bu durum değişmiyor.
Ne yazık ki, ahlak konusunda her sınavda kaybediyoruz, hep sınıftakalıyoruz. Örnek mi?
Deprem olunca ilk işimiz ev kiralarını ve nakliye ücretleriniiki-üç katına çıkarmak oluyor.
Sel olunca yardım görevlilerinden önce hırsızlar afet bölgesineulaşıyor.
Koronavirüs salgını başlayınca maskeden önce sahte dezenfektan üretmeyebaşlıyoruz. Kahvehaneler kapatılınca bütün zula mekanlar kahvehaneyedönüştürülüyor. Düğünler ve organizasyonlar yasaklanınca gizli mekanlarda gizlieğlenceler yapılıyor.
Ticari ilişkiler tamamıyla göz boyama, rakipleri saf dışı bırakma,kandırma, aldatma ve durumdan yararlanma odaklı yürüyor.
Siyaset, ülkeye hizmet etmek yerine rakibi yıpratmak vemanipülasyon üzerine kurgulanıyor.
Bürokraside işler ülkenin çıkarları doğrultusunda değil, konforlukoltuklarda oturanların çıkarları doğrultusunda yürüyor.
"Hak"kın savunucusu olanlar, takım elbiselerini giyip insanlarınbilgisizliğini, en önemlisi de güvenini istismar ederek onları kumpasagetiriyor. Haklının müdafisi olanlar, kumpasa getirdiği bu insanları da tehditile susturmaya çalışıyor.
Aile, akraba ve komşu ilişkileri ortada. Karı-koca, ebeveyn-evlat,kardeşler, komşular, akrabalar sürekli birbiriyle kavga ediyor. Ahlaksızlık okadar normalleşti ki, ahlaksız ilişkiler televizyon programlarında sevinçnaraları ile ortalığa saçılıyor.
Bir saatlik ana haber bültenlerinde neredeyse ülke ve dünyagündemine dair haber göremez olduk. Terör, kavga, cinayet, aldatma, iftira,hukuksuzluk, ahlaksızlık haberleri tüm bülteni işgal ediyor. Tartışmaprogramlarında ise herkes eleştirmeye, akıl vermeye, beylik laflar etmeye devamediyor.
Hak yiyenler her Cuma mesaj paylaşmaya devam ediyor. Güvensuikastçıları, vatan-millet edebiyatı yapmaya ve her paylaşımın altına duygusalmesajlar yazmaya devam ediyor. Birileri din-diyanet vaazları vermeye devamediyor.
Ne değişiyor? Hiçbir şey.
Çünkü özümüzdeki maya bozulmuş. Makamı-mevkii, serveti,şanı-şöhreti bulmuşuz ama ahlakî değerlerimizi kaybetmişiz. Çerçeveleyipastığımız diplomamız olmuş ama dürüstlüğümüz ayaklar altına düşmüş.
İnsanımıza bir makama gelmenin yollarını öğretmişiz ama oranınhakkını vermenin yollarını öğretememişiz. İnsanımıza bir mesleği icra etmeyetkisi vermişiz ama meslek etiği dersi verememişiz. İnsanımıza üniforma,cüppe, takım elbise giydirmişiz ama ahlak elbisesi giydirememişiz. İnsanımızaCuma mesajları atmayı öğretmişiz de "Ben güzel ahlakı tamamlamak içingönderildim." diyen bir Peygamberin ümmeti olduğunu öğretememişiz.
21.01.2020tarihli "Deprem değil, ahlaksızlık öldürür." başlıklı yazımı, " Ancak uzunvadede deprem başta olmak üzere her türlü doğal ve sosyal afetin vereceğizararı ve oluşturacağı tahribatı azaltmanın yolu ise ahlâklı bir toplumoluşturabilmekten geçiyor ." diye bitirmiştim.
Görülüyorki, bu hayatta herkes kendisine yakışanı yapıyor. Birileri ahlaksızlığın failiveya savunucusu olmaya devam edecek. Ancak ahlâklı bir toplum oluşturabilmekadına dertlenen ve bir şeyler yapan insana daha çok ihtiyacımız olduğunuunutmamak gerekiyor.
Sinsibir kanser hücresi gibi toplumu içten içe zehirleyen her türlü ahlaksızlığakarşı sesimizi yükseltmek gerekiyor.
13.01.2021