“ Muğla’da CHP ile ilgili Bodrum’dan Ahmet Değirmenci kadar CHP’yi düşünen yok” diyemem, O’ndan daha çok ve de daha samimi (bundan Değirmenci’nin samimi olmadığı anlamı çıkarılmasın) CHP üyeleri veya sadece oy veren CHP’liler de vardır ve hatta çoktur diye düşünüyorum.
Ancak Ahmet Değirmenci kadar düşündüğünü yazan olduğunu sanmıyorum.
Ben dahi O’nun kadar yazmıyorum.
Değirmenci hafta sonunda “Muğla da siyaset bildiğiniz gibi” başlığı altında şu ifadelerde bulundu:
“Örgütüne güvenmeyen arkadaşlar ilçe kongrelerinin bitmesi ile harekete geçti. Ardından ilçe başkanları ve belediye başkanlarının kapıları çalındı, kuşkusuz en güçlü kapı Büyükşehir Belediyesinin kapısı. Aday olmak isteyenlerde, günlerdir zaten o büyük kapıda.”
Bu ifadelerine katılamıyorum.
Valla Muğla’da siyaset bildiğimiz gibi değil, en azında bu “siyaset” diye yapılan benim bildiğim gördüğüm değil... Bir gazeteci olarak söylüyorum, şu ana kadar ilçeleri nabız yoklamak için dolaşan Süleyman Girgin ve Hasan Balı dışında bir isim yok. Onların da Ahmet Aras Başkanın kapısını çaldığı söylenemez. Sadece Süleyman Girgin’e teklif geldiğini ve O’nun da ilçeleri dolaştıktan sonra kabul etmediğini biliyoruz... Bir de Nail Kızıl var, O da kapısı çalınanlardan...
*
Farkında mısınız CHP Muğla İl Kongresine 13 gün kalmış Hasan Balı’nın dışında adaylığını açıklamış ikinci isim yok.
Tabii Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın ve dolayısıyla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın adayı olarak Menteşe İlçe Başkanı Nail Kızıl’ın da adı geçiyor. Ancak O da çıkıp ne doğruluyor ne yalanlıyor. Çıkıp “Ben kimsenin adayı değilim. Kendi hür irademle adaylığımı ilan ediyorum” diyebilmiş değil.. Bugün demesi bekleniyor. Dediği anda sorulacak soru ise belli;
“Madem hür iradenle İl Başkanlığını düşünüyordun, hangi iradenle ilçe başkanı oldun?”
CHP şu anda Muğla’da çok ciddi bir kabızlık veya kısırlık yaşıyor. Ya da “Ahmet Aras ne der tutsaklığı yaşanıyor” demek daha mı doğru olur bilemiyorum.
Aslında bu durum 38. Olağan Kongrede de yaşanmıştı. O zaman “Osman Gürün ne der?” diye soruluyordu ve “Onun dediği olur” diye kimse cesaret edip adaylığını açıklayamıyordu!
Sonunda “Osman Gürün korkusu” yenilmişti de, ama bir kere Osman Gürün denizine de düşülmüştü.
Denize düşenler de Zekican Balcı’ya sarılmıştı.
Şimdi tarih tekerrür ediyor, ama bir farkla... Ahmet Aras denizine can simidini de Gonca Köksal Aras atıyor: Nail Kızıl simidi...
Buyurun sarılın...
*
Neymiş efendim Milas ve Fethiye “Merkez’den bir isim olsun biz destekleriz” diyorlarmış.
“Kim diyormuş?” diye sormayın, elbette ilçe başkanları değil, belediye başkanları... Eskiden “örgüt” denildi mi ilçe başkanlıkları akla gelirdi, şimdi belediye başkanlıkları geliyor!
Osman Gürün hiç değilse adayını belirler, ilçe başkanlarına ilan ettirirdi. Gazetelerde “Filanca için ilçe başkanları imza verdi” diye yazardı. Galiba Ahmet Aras ilçe başkanlarının hepsine hakim değil. Belki de bu yüzden yöntem değiştirildi. Farkında mısınız CHP Muğla’da “Adaysızlık çıkmaz sokağı”na sokuldu. Sokağın sonunda Nail Kızıl bekliyor.
Aslında il başkanı adayı için “merkezden olsun” diyenler haksız da değiller. Malum İl Başkanı Zekican Balcı Marmaris’ten gelip gidiyor. Söylenenlere göre toplantılara geç kalıyormuş. Tabii bu söylentiden ibaret olabilir, ama dini bayramlarda bayramlaşmalarda ve milli bayramlarda resepsiyonlarda kendisini gören olmadığı gibi hafta sonunda il merkezinde yaşanan şenlikte de AK Parti Menteşe İlçe Başkanı Mustafa Algan vardı ama CHP İl Başkanı yoktu!
Tabii CHP’nin 102. Yaşının kutlandığı 9 Eylül’de Muğla’da olmayan il başkanını Menteşe Belediyesi’nin şenliğinde aramakta abesle iştigal olur gibi bir şey oluyor.
Buradan bakınca “Merkezden olsun” diyenlere hak vermemek de mümkün olamıyor, ama yine de böyle bir gerekçe bana saçma ve dayanaksız geliyor.
CHP gibi bir partide bir il başkanı adayında aranacak özelliklerin öncelikle “vakit ve nakit” sorunu bulunmaması, sonra da “Şucu bucu” değil, ‘partici’, partisini her yerde temsil edebilecek bilgi, birikim ve hitabete sahip olması gerekmez mi?
*
Ahmet Değirmenci paylaşımında “Sen beni seç ben seni seçeyim anlayışının hakim olduğu dar çevrelerin müdahalesi ile şekillendirilmeye çalışılan, sakarın üstü altı, Osman cı lar, Ahmet ciler.. Anlaşıldı, Muğla İl seçimleri yine birilerinin gölgesinde yapılacak.” diye haklı bir serzenişte bulunurken şöyle devam etmiş:
“ Yeni tüzükte adaylığını açıklayacak olan kişilerin delegenin en az %10’unun, en çok %15'inin imzasını alması ve itirazlar, süresi içinde imza geri çekme gibi konuların unutulmaması gerekiyor.”
Bunlar önemli...
Bu paylaşımı yaptığı gün kongreye 18 gün kaldığını (Bugün 13 gün kalmış durumda) anımsatan Değirmenci “Ancak, Yine örgüt unutuldu, unutulan taban oldu unutulan üyeler oldu. Bizim seçmediğimiz seçmeyeceğimiz kimseler delegeler, bizim için ilçe başkanı, bizim için il başkanı, bizim için kurultay delegesi seçecek. Seçmediğimiz kurultay delegesi de genel başkan seçecek bize... Sonra birini çıkaracaklar önümüze buda belediye başkan adayımız, biz Seçtik diyecekler.. Dün salonlarda ön seçim sözünü, namus şeref yeminleri ile boyundan büyük laflar ederek verenler ne oldu?” ifadelerinde bulunmuş.
Haksız mı?
*
Paylaşımında İngrid Bergman'ın “Dünyayı bir tek utanan insanlar kurtarabilir.” sözünü de zikreden Demirci noktayı şöyle koymuş:
“Çünkü utanmak ‘kibir’ denilen en büyük günahın panzehiridir. Yalanın, iftiranın, hırsızlığın, pişkinliğin, arsızlığın önündeki en büyük engeldir. Başını öne eğebilen, yüzü kızaran, özür dileyebilen insanları görmeye çok ihtiyacımız var. Birde siyaseti, ilkeleri etik ve ahlaki değerleri ile yapacak, yozlaşmamış, mesleki bilgisi yeterliliği liyakatı olanı, en çok ta iş güç sahibi olanlarına ihtiyacımız var..”
Bu sözlerin altına imzamı atıyorum...
Ortaca’dan ‘eski belediyeci’, ‘eski sendikacı’ ve ‘eski il yöneticisi’ sıfatlarını taşıyan Necdet Doylan da Değirmenci’nin bu paylaşımının altına şu yorumu yaptı:
“Mevcut genel yönetim bu partiyi 13 yıldır yöneten ekip değil mi? Bir Kemal Kılıçdaroğlu eksik.. Düzenin değişeceğini beklemek biraz hayal olmaz mı? Geçen kongrede il başkanı adayı ‘parti il binasından yönetilecek’ dedi müthiş alkış aldı ve seçimi kazandı, ne değişti? Önceki yapılardan Baykal zamanında yerleşti merdiven basamağı.. Yükselmek için birileri yukarı çıkarken basamaklarda bir şeyler verildi, yukarı çıkan da orada kaldı.”
Şimdi CHP Muğla İl Başkanlığı için Ahmet Değirmenci ve Necdet Doylan ve onlar gibi isimler neden akla gelmiyor?
Değişimin CHP’si bu mudur?
*
Yazılarıma Hamle’nin internet sitesinde de yorum yapılabiliyor. Orada yorum yapanlardan biri de Bodrum’dan Muammer Özdemir’dir. Yazılarımdan birinin altına yaptığı bir yorumda “İmamoğlu’nun adaylığı tehlikeye girerse Ahmet Aras’ın Cumhurbaşkanı adayı olabileceğini” yazmış ben de bu yorumu köşeme almıştım. Büyük yankı uyandırmıştı.
Sevgili Muammer “Her şey gibi CHP’de siyaset de “miş gibi”...!” başlığını taşıyan 3 Ekim 2025 tarihli yazımın altına da “Neden olmasın?” dedirten bir yorum yaptı: Şöyle:
“CHP'nin şu anda Muğla'da iki kadın milletvekili var. Herhalde onlarda bir kadın il başkanı olsun isterler. Kendi hemcinsleri varken niye erkek adaylara destek versinler. Umut Anıl Özdoğan başarılı ve özverili bir kadın siyasetçidir. Bodrum belediye meclis üyeliğinden istifa etmiştir. Muğla il başkanlığını başarı ile yürütebilir. Bu isim üzerinde 13 ilçe hemfikir olabilir. Muğla'da kadın il başkanı için zamanlama çok uygundur. Eğer bu isim üzerinde birleşirlerse CHP genel merkezi de, Özgür Özel'de karşı çıkmayacaktır.
Muğla'ya yakışan kadın il başkanıdır. Muğla ilklerin öncüsüdür. İlk kadın vali Muğla'dan çıkmıştır. Muğla merkezinin (Menteşe) belediye başkanı yıllar sonra ilk defa kadın olmuştur. Ahmet Aras ve Gonca Köksal Aras çiftine yakışan kadın adayı desteklemektir. Onlarda böyle bir ilkin imzasını atmış olurlar. Muğla ilk kadın valiyi sahiplenmiş, Muğla ilk belediye başkanını çıkarmış ve sahiplenmiş. Bu saatten sonra koskoca CHP kadın il başkanını kendisine ve Muğla'ya yakıştıramıyor mu? Bence kadın il başkanı Muğla'yı birleştirir. Aras çifti başarılarına başarı eklemiş olurlar. Ve daha da güçlenirler.”
Bırakın kadın adayı, erkek adayda durum ortada!
Baştan beri bir kadı aday geçti, Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın’ın adaylığı “merkezde aday arandığı” (!) için kabul görmeyince, akıllara Umut Anıl Özdoğan gelmişti. Her yere bir Bodrum’lunun getirilmesine karşı olanlardan olmama rağmen biraz da ben dillendirmiştim. Bodrum Belediye Meclisi Üyeliğinden istifasını 23 Eylül’de açıklarken Özdoğan “Bu doğrultuda; halen yürütmekte olduğum CHP Bodrum Kadın Kolu Başkanlığı görevimi sürdürebilmek ve önümüzdeki süreçlerde parti organları seçimlerinde demokratik iradeye gölge düşürmeden aday olabilmek adına, Bodrum Belediyesi Meclis Üyeliği görevimden istifa etmiş bulunmaktayım.” demişti. Bakarsınız “önümüzdeki süreçlerde parti organları seçimlerinde demokratik iradeye gölge düşürmeden aday olabilmek” zamanı gelmiştir.
Muammer Özdemir’e ‘neden olmasın’ diyorum...
--------------- ---------------
GÜNÜN SÖZÜ; Efkar ettiğimiz şey, memleketin halidir; sanmam hemşerim, sanmam bundan acısı olsun. --Cahit Sıtkı Tarancı