Hepsinin sorunu... CHP’li, AK Partili, MHP’li fark etmiyor, belediyelerin tamamına yakınının bütçesi denk değil. Savurganlık ve liyakatsizliğin getirdiği sonucu yaşıyor...

Yaşanan ve birbirlerinin üzerine atılan sıkıntıyı en çok da Cumhuriyet Halk Partili Belediyeler yaşıyor. Çünkü son yerel seçimde sandıktan birinci çıkan CHP şu anda en çok belediyeye sahip olan parti. O yüzden CHP Genel Başkanı Özgür Özel’de Hükümetin yerel yönetimlerden SGK borçlarını ödemelerini istemesine haklı olarak tepki gösterirken “CHP’li belediyeleri iş yapamaz hale getirmek istiyorlar. CHP’li belediyeler bu borçları sizin belediyelerden devraldılar” diyor.

Özgür Özel “CHP’li belediyeleri iş yapamaz hale getirmek istiyorlar.” ifadesinde haklı. Ancak “CHP’li belediyeler bu borçları sizin belediyelerden devraldılar” savunusunda o kadar haklı değil...

“ Muğla’da Milas’ı, Menteşe’yi, Marmaris’i AK Parti’den mi devraldınız?” diye soranlar çıkar.

Enkaz devraldık”... Avrupa ülkelerinde iktidarlar değiştiğinde iktidara gelenler “Enkaz devraldık” edebiyatı yapmazlar. Galiba bu sadece bizde var... İktidara talip olanlar o “enkazı” görerek talip olmazlar mı? Göreve geldiklerinde sorumlulukları o enkazı bahane etmeden hizmet üretmek ve bir de enkazı kaldırmak değil midir?

İşinizi yapın. Yapamıyorsanız bırakın gidin...

xx xx xx

Elbette Ankara’daki iktidara da bir çift sözüm var.

Özgür Özel “CHP’li belediyeleri iş yapamaz hale getirmek istiyorlar.” derken yerden göğe haklı.

Sen onca yıl vergi-sigorta alacaklarını tahsil etmez ve hatta vergi borçlarını affedersen, erken genel seçim  gelip kapıya dayanınca belediyelere “SGK borçlarınızı ödeyin” dersen, bu buyruğun esbabı mucibesi “CHP’li belediyeleri iş yapamaz hale getirmek istiyorlar” diye anlaşılır.

Üstelik emeklilerin içler acısı hallerini de bu “SGK alacaklarınıza bağlamanız” çok ayıp oluyor! Belediyeler, emekliler daha iyi koşullarda yaşarlarken, torunlarına harçlık verebildikleri zamanlarda da SGK’ye borç takıyorlardı...

Emekli maaşları “bütçe” meselesidir... Siz SGK primlerini başka yerlerde kullanmadınız mı?

Hem sormazlar mı; “SGK primlerini bugüne kadar neden tahsil etmediniz?” diye... Ayrıca belediyelerin dışındaki SGK alacaklarınızın peşine neden düşmüyorsunuz?

Hepimiz biliyoruz, belediyelerden birikmiş sigorta primlerini tahsil ederek emeklileri refaha kavuşturamazsınız. Keşke o kadar kolay olsa...

Gerçekten iktidarda kalmak, emekliyi refaha kavuşturmak istiyorsanız vergiyi adaletli hale getirin, işsizliğe çare bulun, enflasyon canavarını öldürüp, ekonomiyi darboğazdan çıkarın...

xx xx xx

Bugün gecikmiş bir yazıyı kaleme alacaktım. Hamle’nin kurucularından Hüseyin Nizamoğlu’nu yazacaktım. Önce iletilerime, Whatsapp’a gelenlere baktım. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Muğla İl Başkanı Oğuz Akarfırat ihbarda bulunmuş. İletisine “İhbar Ediyoruz: CHP, Belediyeler Aracılığıyla Muğla Halkının Malını Satışa Çıkarıyor!” başlığı atmış.

İleti ise şöyle:

Daha bir ay önce Marmaris Belediye Meclisi'nin Temmuz Ayı 6. Olağan Toplantısı'nda kabul edilen ‘belediye mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışına izin verilmesi’ Marmaris halkı tarafından tepki aldı. Cumhur İttifakı temsilcileri Marmaris'te yaşayan herkesin mesuliyetinde olan, belediyeye ait taşınmazların borçlar bahane edilerek satılmak istendiğini söyledi. Halk karşı çıktı. Üstelik bu durumun bugün başlamadığı ve senelerdir bir alışkanlık gibi tekrar edildiğini ifşa ettiler. Ancak bugün gelinen noktada görüyoruz ki, maalesef sadece Marmaris’te değil, ağırlıklı olarak tüm CHP’li belediyelerde bu salgın yayılmış. En son nasibini alan da Menteşe oldu.

Menteşe Belediyesinin mülkiyetinde bulunan muhammen bedelleri ile geçici teminat tutarları belirtilen 15 adet taşınmazdan; 1. 13. ve 14. sıra numarasında bulunan taşınmazlar 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 35/a maddesine göre ‘Kapalı Teklif Usulü’ ile diğer taşınmazlar ise 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 45. maddesine göre ‘Açık Teklif Usulü’ ile ilandaki sırasıyla ‘Menteşe Belediyesi Meclis Salonunda’ (İskender Alper Kültür Merkezi) 24.07. 2024 tarihinde saat 14.00 ‘de İhale Komisyonu (Encümen) tarafından alınan kararla satışa çıkarıldı. Menteşe Belediyesini, şeffaf belediyeciliğe davet ederek halk adına acil cevaplanması için  soruyoruz...

xx xx xx

MHP Muğla İl Başkanı Oğuz Akarfırat’ın soruları ise şöyle:

- Satış onayı kararı encümenden borç ödemek gerekçesiyle alındıysa öncesinde kiminle istişare ettiniz? Bu borçların ödenebilmesi için taşınmazların satışı dışında pek çok alternatif var. Tüm alternatifleri masaya ne zaman yatırdınız? Bundan niye bizlerin haberi yok? Belki de hükümet desteği ile taşınmazların satışından başka çare bulunurdu. Siz tüm kapıları çaldınız da halkın malını satmak son çare mi oldu? Bizim niye haberimiz yok?

- Hangi taşınmaz kime, hangi ücretle satılmıştır? Kapalı/açık teklifleri, verdiğiniz satış onaylarını, satıştan elde edilen para ile hangi borcu ödediğinizin hesabını Muğla halkına nasıl, ne zaman ve ne şekilde vereceksiniz?

- Devlet eliyle yapılan iş bitiminde halkın olanı halka geri verecek olan  şartlı özelleştirmeleri, iş bitiminde yapılacak teminleri eleştirirken, halkın olanı halktan tamamen çalmak, bunu da borçları, yani başarısız yönetimin faturasını yine halka ödeterek yapmayı sözümona halkçı belediye anlayışınızın hangi bölümünde değerlendireceğiz?

Kendisi de yıllarca Menteşe Belediyesinde, İmar Komisyonu Başkanlığı yapmış Menteşe Belediye Başkanı Sayın Gonca Köksal’dan bu soruların yanıtını hızlı şekilde bekliyoruz. Kamuoyundan satış rızası almadınız. İhale Komisyonunuzun üstüne de bir şehrin vebalini yüklediniz. Şimdi  kime, kaça sattığınızı açıklayacak yüreğiniz olsun. Söz sizde Gonca Başkan!

xx xx xx

Vallahi bunlar zor sorular değil... Başkan Akarfırat kolay yerlerden sormuş. Şaka bir yana bu sorular aylık meclis toplantılarında Cumhur İttifakı Grubu veya MHP’li meclis üyeleri tarafından da sorulabilirdi. Her neyse Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’ın yanıtlarını merakla bekliyorum.

Satış ihalelerinde böyle bir şey aranıyorsa şaibe olduğunu sanmıyorum. “1. 13. ve 14. sıra numarasında bulunan taşınmazlar 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 35/a maddesine göre ‘Kapalı Teklif Usulü’ ile” yapılmış olması benim kafamı da karıştırmıştı. Araştırdım, o taşınmazların değeri oldukça yüksekmiş. Belli rakamı geçen ihaleler önce kapalı, ama sonra yine öne çıkanlar arasında açık arttırma yapılıyormuş.

Tabii bunları Gonca Köksal anlatacaktır.

Ben MHP İl Başkanı Oğuz Akarfırat’ın “Bundan niye bizlerin haberi yok? Belki de hükümet desteği ile taşınmazların satışından başka çare bulunurdu. Siz tüm kapıları çaldınız da halkın malını satmak son çare mi oldu?” ifadesine takıldım. Çok önemli... Gonca Köksal başkan keşke bunu yapmış olsaydı... Bu soruların yanıtını çok merak ediyorum...

Bu ihale tamamlandı, paraları tahsil edildi mi bilmiyorum. Tamamlandı ise elde edilen paranın “sorunu” çözeceğini sanmıyorum. Yine bir yerleri satmakla karşı karşıya kalınacaktır...

İşte o zaman MHP İl Başkanı Oğuz Akarfırat’tan belirttiği yardım mutlaka alınmalıdır... Sorun ne Gonca Köksal’ın ne de Oğuz Akarfırat’ın sorunu değildir...

Sorun Muğla’nın sorunu... Birlikte çözüm aramak elbette yararlı olacaktır. Sat sat nereye kadar...

xx xx xx

ANAP iktidarlarından beri “özelleştirme” adı altında satıyoruz... Satılacak yer de kalmadı gibi...

Özelleştirmeye karşı olan CHP’de belediyelerde ciddi özelleştirmeler yaptı. Mesela Osman Gürün döneminde Muğla’da Ekmek Fabrikası ve toplu taşıma özelleştirildi... Yol Üstü Otoparklar ihale edildi...

Şimdi de Menteşe ve Marmaris Belediyelerinde “taşınmaz satışları” ile karşı karşıyayız. Bunun da yeni olduğu sanılıyor. Oysa daha önce de yapılıyordu.

Onca borcu bırakıp giden Bahattin Gümüş, Menteşe Belediye Başkanlığı’nda az taşınmaz satmadı. Maşallah kimsenin de gıkı çıkmadı. “Sen ne yapıyorsun?” diyen olmadı...

O değil de o yerler satıldı da ne yapıldı, hangi hizmet, eser üretildi?

Adam “Ne  haliniz varsa görün” dercesine bırakıp gitti...!

Elbette öyle değil... Aday gösterilmedi. Muhammet Tokat da Milas’ta aday gösterilmedi... Ortaca’da da Alim Uzundemir aday gösterildi, ama seçilemedi... Öyle ya da böyle arkalarında hala çözülememiş sorunlarla şişirilmiş kadro ve ödenmesi zor borçlar bıraktılar. Kimseye de hesap vermediler... Ne güzel...

Peki Oğuz Akarfırat’ın dediği gibi başka bir çare var mı, olabilir mi?

Yarın devam ederiz.

-----------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Her şeyden biraz kalır. Kavanozda biraz kahve, kutuda biraz ekmek, insanda biraz acı. --Turgut Uyar