AKBELEN'DE SEYYARTUVALET MESELESİ...

Eğitimci, Gazeteci YazarHüseyin Anıl , Bodrum 'danyaptığı paylaşıma " Muğla CHP Oligarkları Akbelen Direnişçilerine KarşıDevlet, Polis, Jandarma, LİMAK ve YK Enerjiciler Tam Birlik Olmuşlar. "diye başlık atmış.

Hüseyin Anıl , " oligark " sözcüğünü daha çok " OsmanGürün'e muhalefet etmeye başlaması " ile birlikte kullanır oldu. OsmanGürün ile yan yana oldukları ve hatta bana yazılarımla ilgili " YaÖzcan ne istiyorsun bu adamdan? " diye çıkıştığı günleri de bilirim.Tabii Osman Gürün bu... Belkıs Bozacı 'yı çileden çıkardığı gibimeslektaşı Hüseyin hocayı da çıkardı...

Başlığı görünce kendi kendime" Ya bu da benden betek taktı Osman Gürün'e " dedim. Osman Gürün 'ünyine ne yaptığını da merak ettim. Bu sefer Muhammet Tokat yapmış... Dahaönce benzer meselede Osman Gürün de yapmıştı... Akbelen'de seyyartuvalet meselesi.. .

xx xx xx

HÜSEYİN EROL "SEÇİLMİŞ"OLMAK İSTİYOR...

Bu arada atlamayalım öncekigün CHP 'nin atama Muğla İl Başkanı Hüseyin Erol 'un il başkanlığıadaylık açıklaması ve Menteşe Kent Konseyi 'nin Sınırsızlık Meydanı 'nda Akbük 'te yaşanan işgale karşı " Havlunı Al Gel " eylemi içinbasın açıklaması vardı.

CHP Muğla İl BaşkanıHüseyin Erol , 23 Eylül 'deyapılacak il kongresi öncesinde adaylığını il binasının yanındaki " otoparkolarak kullanılan " parkta yaptı. Orayı neden paralı yapmadılarbilmiyorum...

Muğla Milletvekili SüreyyaÖneş Derici , Muğla Büyükşehir BelediyeBaşkanı Osman Gürün , Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş , FethiyeBelediye Başkanı Alim Karaca , Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras ile partililerinden katıldığı açıklamada Hüseyin Erol , " Sizdeğerli yol arkadaşlarımızla partimizi yeniden umutla heyecanla önce yerelseçimlerde Muğlamız da sonrasında güzel ülkemizde iktidara taşımak için gücünüpartisinden güvencesini partililerinden alan bir kardeşiniz olarak CumhuriyetHalk Partisi Muğla İl Başkanlığına adayım. Özgürlüklerin barışın ve demokrasininkenti Muğla, Türkiye'ye örnek olmaya devam edecek Cumhuriyet Halk Partisibirleştirici gücüyle güvenin, barışın halkın partisi olmaya devam edecek veCumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da hep birlikte aydınlık yarınlar için büyükAtatürk'ün izinde mücadeleye devam edeceğiz. " ifadelerinde bulunmuş...

xx xx xx

Bir terslik var... AdemZeybekoğlu ve öncesinde İl Başkanı adayları delegasyonun karşısına " ilçebaşkanlarının imzaları " ile çıkarlardı. Basın açıklamasında o ilçebaşkanları da bulunurdu.

Bu açıklamada " imzalıdestek " veya " dayatma " olamadığı gibi, ilçe başkanlarından da pekkatılım gösteren olmamış. Marmaris , Milas , Datça BelediyeBaşkanları da yokmuş. Çok şaşırdım.

Gerçi CHP'nin elinde pekbelediyede kalmadı ya...

Bilenler bilir, HüseyinErol Köyceğiz 'lidir. Köyceğiz 'de belediye başkanı adayı olmuş, amavarlık gösterememişti. CHP'li Meclis Üyesi adaylarını seçen Köyceğizliler beyefendiyi seçmemişti. İlçe Başkanlığı yaparken de Başkan Gürün alıp gelip İl Başkanlığı koltuğuna oturtmuştu.

Herkesin bir "melekesi"olduğu söylenir. Belki de belediye başkanlığı değil, il başkanlığı içinyaratılmıştır.

Ben il kongresine giderken BaşkanGürün adayını değiştirir, muhtemelen Süleyman Girgin 'i aday gösterirdiye bekliyordum, beni şaşırttı. Tabii vardır bir bildiği. Muhaliflerinin " herşeyi " ellerine yüzlerine bulaştıracaklarını da düşünüyor olabilir. Belki de Girgin ile ilgili başka bir tasarrufu vardır...

Bakalım delegeler BaşkanGürün 'ün " Hıhh " deyicisi mi olacaklar, yoksa kulislerde adı geçen(aday olursa) Süleyman Uslu 'yu mu, Zekican Balcı 'yı mı, Dr.Kerim Cangır 'ı mı, Cesur Öncel 'i mi, Mehmet Kemiksiz 'i miyoksa Bekir Perçin 'i mi seçecekler göreceğiz...

xx xx xx

"KIYILAR HERKESİNSERBEST OLARAK YARARLANMASINA AÇIKTIR"

Menteşe Kent Konseyi 'ni ne Milas/Akbelen 'de ne de Menteşe/Deştin de hissettirerek varlık göstererek en azından ben göremedim. En azından Yerkesik/Denizova da asırlık palamut/meşe ağaçları katledilirken gören olmadı... Ne olduysa Akbük 'esahip çıkmak akıllarına geldi... Olsun... Bu da bir şey tabii...

Menteşe Kent Konseyi organizasyonunda bugün saat 15.00 de işgalaltındaki Akbük Koyu 'nda " Havlunu Al Gel " eylemiyapılıyor. Bugün havlusunu alıp Akbük 'e gitmek isteyenler için MenteşeAtatürk Stadı önünden araç da kaldırılıyor.

Menteşe Kent KonseyiBaşkanı Nuran Aldan önceki gün SınırsızlıkMeydanı 'nda yaptığı açıklamada, " T.C. Anayasası'nın 43. ve TürkMedeni Kanunu'nun 715. Maddesi ile Kıyı Kanununun 5. maddesine göre 'Kıyılar,Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve herkesin eşit ve serbest olarakyararlanmasına açıktır. " hatırlatması yaptıktan sonra şu ifadelerdebulundu:

" Kamu yararını taşımasıve her vatandaşın eşit ve serbest olarak yararlanması anayasal güvence ileteminat altına alınmış olan kıyılar, sahiller son yıllarda devleti yöneteniktidarın siyasi politikaları sonucu yurttaşların eşit ve özgürce kullanımınakapatılmıştır. Bu alanlar yalnızca parası olanların, şezlong ve şemsiyekullanımı adı altında, yüksek meblağlar ödeyerek faydalandığı yerler halinegetirilmiştir. Kıyılarımız Anayasa ve kanunlar yok sayılarak yapılan imar plandüzenlemeleri ile sermayeye peşkeş çekilmiş, sermaye gücünü elinde tutan özelkişi ve kurumlara tahsis edilerek gerçek sahibi olan halkın elinden alınmıştır. "

xx xx xx

"İHALEYİ KAZANANLARINİSİMLERİ AÇIKLANSIN"

Menteşe Kent KonseyiBaşkanı Nuran Aldan açıklamasında, MUÇEV 'inkurulduğu 2014 yılından bugüne kadar, Muğla 'da halkın kullanımınaaçık olan ne kadar yerin MUÇEV 'in kullanımına tahsis edildiğinin, MUÇEV 'denihale alan kişi ve kuruluşların isimlerinin kamuoyu ile paylaşılmasınıisteyerek şöyle devam etti:

" Akbük plajındagünübirlik denize girmenin günlük maliyeti neredeyse 1000-1500TL.ye malolmaktadır.

Yine Akyaka'danbaşlayarak,Turnalı ve Akbük koyuna kadar uzanan sahil şeridindeki kıyılar da neşekilde ve nasıl olduğu bilinmeden özel işletmelere peşkeş çekilmiş veişletmelerce parsellenerek yine halkın serbestçe kullanımına kapatılmıştır.Akyaka Akbük arasındaki kıyı şeridinde halkın denize ücretsiz girebilecek yerineredeyse kalmamıştır. Kamusal alana koyulan bir kapı ile tutturabildiğindenpara talep eden ve halkın atacağı her adımı paraya çevirmeye çalışan buzihniyeti asla kabul etmiyoruz. Hali hazırdaki tüm kıyı işletmeleri derhalkamulaştırılmalı ve asıl sahibi olan halka geri verilmelidir. Biz bu sistemivar gücümüzle reddediyor, kıyılar halkındır ve herhangi bir gerekçeyle kamununkullanımına kapatılamaz diyor ve herkesi meşru hakkımızı kullanarak sahibiolduğumuz kıyılarımıza sahip çıkmaya ve yapacağımız Kıyılar halkındır eyleminekatılmaya davet ediyoruz. "

xx xx xx

AKBELEN'DE CHP'NİNÇELİŞKİLİ HALLERİ

Gelelim Hüseyin Anıl 'ınpaylaşımına... Paylaşımına fotoğraflar ekleyen Hüseyin Hoca " MBBBaşkanı CHP Muğla Oligarkbaşı Dr. Osman Gürün, bak bu fotoğraflardan birinde,büyük bir vinçle, Akbelen'deki konteyner tuvaletini söküp alıyorsun, Akbelen'esaldırının ilk işaret fişeğini sen ateşliyorsun, direnişçileri tuvaletsizbırakıyorsun. " diyerek şöyle yazmış:

" Bundan bir ya da ikigün sonra, birlikte hareket ettiğiniz devlet polisleri seni takip ediyor,yeniden kurulan seyyar tuvaletleri gözaltına alıyor. Akbelen direnişçileritemelli tuvaletsiz bırakılıyor. Sen de yüz-astar yok ki, utanmadan bir de KK(Kemal Kılıçdaroğlu) ile birlikte Akbelen'e gelip, dayanışmaya gelmiş gibi rolyapıyorsun. Şimdi bugünde,10 senede zor yetiştirdiğin 2 Nolu Oligark Milas Bld.Bşk. Muhammet Tokat, Akbelen'de özel şahıs arazisindeki direnişin sembolüolmuş, barınak konteynerine, beş bin TL para cezası yazdığı gibi, o da seningibi, konaklama kenteynerini yerinden söküp kaldırıyor. Benim gözümde ikiniz deyoksunuz. Taşra oligarşileri, faşizmin, egemen burjuvazinin yerel maşalarıdır.

Aynılar aynı, ayrılarayrı yerde buluştular öyle değil mi? "

xx xx xx

OLAY BASINA DA YANSIDI

Hüseyin Anıl 'ın parmak bastığı ve gerçekten direnişin " sembolü "haline gelen " koteyner tuvalet " meselesi yaygın basına da yansıdı. " CHP'libelediyeden Akbelen'de direnenlere ceza " başlığı taşıyan haberlerde

" Akbelen'de 2 yıldırçadır ve konteynerde nöbet tutan İkizköy Direniş Grubu'nun barındığı konteyneriçin yıkım kararı alan Milas Belediyesi, 5 bin TL de para cezası kesti. "denildi. İşte o haberlerden biri:

" Arazideki konteynerhakkında da yıkım kararı alındığı belirtildi. Ceza kesilmesi, Akbelendirenişçilerinin sert tepkisine neden oldu. Milas Belediyesi'nin cezayı yetkilidevlet kurumlarının baskısı ile aldığını savunan yöre sakinleri, ormanıkatleden şirketin de konteyneri bulunduğunu belirterek, belediyeye başvurdu.

İkizköylü Hasan Demir,tapulu arazisindeki konteynere 'kaçak inşaat' gerekçesi ile kesilen cezanınardından belediyeye verdiği dilekçede, "Geçici konulmuş konteynerin ruhsatatabi bir yapı olmadığı kanaatindeyim. Bilindiği üzere bir süredir, madenişletmesi için Akbelen Ormanı'nın yok edilmesi gündemdedir. Bu yaşıma kadarAkbelen'de yaşadım, ömrümün geri kalanını da ormanı korunmuş sağlıklı birçevrede yaşamak, ölümümden sonra da köyümü ve çevresini bu şekilde çocuklarımabırakmak istiyorum."

---------------

GÜNÜN SÖZÜ ; Değiştirilemeyen bir düzen kötü bir düzendir. --Michel de Montaigne

ÇİVİ

Arkadaşım, "Bu Akbelencilerne biçim çevreci. Koteyner ne bu. Doğanın her yanı tuvalet, mis gibi. Geç çalıardına tamam" dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))