Nasılbir " tesadüf " olduysa artık 11 Temmuz Salı günü MuğlaBüyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün Menteşe 'nin Yerkesik/Yeniköy Mahallesi 'nde " Koku Vadisi " adı verilen Lavanta Bahçesinde " LavantaŞenliği "ne katılırken, CHP Muğla Milletvekilleri Av. Gizem Sayar Özcan , Av. Cumhur Uzun ve Süreyya Öneş Derici de çimentoculara karşı Deştinliler ile dayanışmadaydı.

Olabilir...Öyle denk gelmiştir...

Bizim Ali Turbalıoğlu da daha sonra " Lavanta Şenliği " fotoğraflarıaltında " Bu fotoğrafta bir gariplik var. Üç vekil Muğla'da iken Muğla'nınimparatoru Osman Gürün koku şenliği yapıyor ve vekiller burada yok. Muğla'dafilm bitiyor mu, yoksa fragman yeni mi başlıyor önümüzdeki günlerde görürüz. "diye paylaşım yapıp kafaları karıştırdıktan sonra, Milletvekillerine deşöyle yürümüştü:

" Aynıvekiller Cumhur (Uzun) abi hariç Deştin'in nerede olduğunu yeni görmüşlerdir.Deştin'de ve İdare Mahkemesi önünde adalet arıyorlar. Ben olsam gelmeyinderdim, su bile ikram etmezdim vekil olarak... İnsani olarak verirdim tabii...Bu güne kadar neredelermiş? Özellikle Gizem Sayar Özcan hanımefendi... Ya dayarın aynı eylemi Menteşe Belediyesi'nin önünde daha önce yapıldı, şimdiyapılsa acaba nerede dururlar, halkın yanında mı yoksa belediye başkanınodasından mı bakarlar? "

xxxx xx

AliTurbalıoğlu 'nunhaklı yanları elbette var...

Ancak Milletvekili Süreyya Öneş Derici zaten " çimento fabrikası sürecinde " Muğla 'da bile değildi. Milletvekili Cumhur Uzun 'un başkanlığında MuğlaBarosu , Akbelen 'de de, Deştin 'de de vardı. Gizem SayarÖzcan CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi ve Muğla İl Yönetim KuruluÜyesi iken " sorumluluğunun " farkında olmamış, ama şimdi Milletvekilliğinde farkına varmış olabilir.

Sontahlilde insanların bu gün nerede oldukları önemlidir...

Banadikkat çekici gelen ise CHP İl Başkanı Hüseyin Erol ile CHP Menteşeİlçe Başkanı Mustafa Aytaç Kavak 'ın elbette Belediye Başkanı BahattinGümüş ile birlikte milletvekillerinin değil de Başkan Gürün 'ünyanında yanında olmayı tercih etmiş olmaları oldu.

Tabiişu soruda sorulabilir:

" CHPMilletvekilleri Deştinliler ve yaşam savunucularının Bölge İdare Mahkemesiönünde başlattıkları Adalet Nöbeti'ne destek vermeye Lavanta Şenliği'ninyapıldığı 'Salı' günü değil de bir gün önce veya bir gün sonra dagidebilirlerdi. Neden o gün gittiler? "

Bilmiyoruz.Eğer bu bir siyasi tercihse çok da yanlış olmayacağı gibi yakında anlaşılır...

xxxx xx

AliTurbalıoğlu 'nunpaylaşımını okurken aklıma CHP 'nin önceki İl Başkanı Adem Zeybekoğlu geldi.

Zeybekoğlu , ilbaşkanlığında yanına Kadın Kolları İl Başkanı Aysun Korkut 'u da alıp Deştin 'de' nöbet çadırına ' ziyarette bulunup, çimento fabrikasına karşı çıkanlarınyanında olduğunu ortaya koymuştu.

Ozaman o il yönetiminde olan Gizem Sayar Özcan 'ın o gün bir mazeretiolmuş olabilir, il başkanı ve il kadın kolları başkanından farklı düşünmesimümkün olabilir mi?

Tabiişimdi " Gizem hanım Osman Gürün'ü dinler " diyenler de olacaktır.

İyide Osman Gürün 'ün ' Çimento Fabrikası ' konusunda net düşüncesinibilen var mı? Ayrıca Gizem Sayar Özcan neden Osman Gürün 'üdinlesin? Kendi yüreği, vicdanı ve siyasal düşüncesi yok mu? Üstelik CHPGenel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da bu " çimento fabrikasına "karşı... Ki dönemin Muğla Milletvekili Süleyman Girgin 'e " Halledin buişi " talimatı vermişti Kılıçdaroğlu ...

Nitekim Milletvekili Özcan lavanta günü Deştin 'deydi...

İlBaşkanı Hüseyin Erol ise Lavanta Şenliği 'ndeydi... Bu yüzden Deştin 'de Milletvekilleri ile olamadı, ama bir başka gün olabilirdi... Yoksa O da Süleyman Girgin gibi " ÇED sebep ruhsat sonuç " safsatasınamı sığınıyor...

xxxx xx

CHPMuğla İl Başkanı Erol çimento fabrikası konusunda ne düşünüyor bilmiyoruz. Çevrekonusunda tutumu nedir onu da bilen yok. 27. Dönem Muğla Milletvekili Av.Burak Erbay 'ın tutumunu bilmeyen var mı? Herkes biliyor... Baştan beri DeştinNöbetçilerinin , Akbelen Nöbetçilerinin yanında...

İnsanbari milletvekili hemşehrisinin hatırına destek çıkar. Bilmeyen olabilir, HüseyinErol da Köyceğizli ...

KurbanBayramı 'ndabayramlaşmalarda da Köyceğiz 'de coştu. Bayramlık ağzını orada açtı, HalkTV ve SÖZCÜ TV de program yapan gazetecilere demediğini bırakmadı...

Sözcüyazarlarından Deniz Zeyrek başta dürüst gazeteciler " töhmet altındakaldıklarını " belirterek Hüseyin Erol 'un özür dilemesiniistemişlerdi. Hala dilemedi... Unutulacağını sanıyorlarsa aldanırlar...Gazeteci unutmaz...

Pazartesigünü 24 Temmuz Basın Bayramı ... Basında Sansürün Kaldırılışının 115 'nciyıl dönümü. Gazeteciler, siyasiler, herkes kendi meşrebince ' kutlama 'veya ' anma ' yapacak... Mesajlar yayınlanacak... Sayın Hüseyin Erol da CHP 'nin Muğla İl Başkanı , Kılıçdaroğlu 'nun Muğla 'dakitemsilcisi olarak bir mesaj yayınlayacaktır herhalde...

Çokmerak ediyorum, ne diyecek?

xxxx xx

HüseyinErol anımsanacağı gibi, Halk TV ve Sözcü TV 'yi " ihanet çetesi "ilan etmişti. " Parayı Cumhuriyet Halk Partisi'nden alıyorlar, CumhuriyetHalk Partisi Genel Başkanını milletvekillerimize, büyükşehir belediyebaşkanlarımıza kışkırtarak parti içinde sorgulama yaratmaya çalışıyorlar "ifadelerinde bulunmuştu.

Kendisinegeçenlerde Fatih Portakal 'da tepki göstermiş. Ağır sözlerde bulunmuş, " Rezilbir politikacı karakteri " demiş.

FerdiYavuz arkadaşımızın bu konudaki haberi şöyle:

" GazeteciFatih Portakal, Halk TV ve Sözcü TV hakkındaki açıklamaları nedeniyle CHP Muğlaİl Başkanı Hüseyin Erol'a tepki gösterdi. Portakal, 'Ne rezil bir politikacıkarakteri. Bu zat, 'rezil' sıfatından kurtulmak istiyorsa dediğini kanıtlamalı?Kime ne verilmiş öğrenelim' dedi.

Erol'a kamuoyundan bazı tepkiler gelirken Sözcü TV Ana HaberSpikeri Gazeteci Fatih Portakal'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım iletepkisini dile getirdi. Portakal, şu ifadeleri kullandı:

'CHP'nin Muğla il başkanı Hüseyin Erol adındaki kişi nerezil bir politikacı karekteri!.. Kendi başarısızlıklarının konuşulmaması içinyalan söylemekten geri kalmıyor. İçiniz rahat olsun değişime direnirseniz,başarısızlıktan hala başarı hikayesi çıkarmaya çalışırsanız, küçümseyerekkonuşursanız ve bu kişi gibi yalanlara sığınacak olursanız seçmenin vereceğidersi yine yaşayacaksınız.

Bu zat, 'rezil' sıfatından kurtulmak istiyorsa dediğinikanıtlamalı? Kime ne verilmiş öğrenelim. Para ile satın alınan gazeteci veyamedya kuruluşu varsa birlikte yüzlerine tükürelim. Hodri meydan. Ama yalansaivedilikle özür dilemeli. Hüseyin bey özür dilemek bir erdemdir. "

Evetözür dilemek bir erdemdir... Belki 24 Temmuz bir vesile olur...

xxxx xx

Buarada Deştinliler ve Yaşam Savunucuları Çimento Fabrikası şantiyesine giden yolda şirket araçlarını engelledikleri gerekçesi ile yapılanşikayet üzerine Savcılıkça açılan soruşturma çerçevesinde ifade vermeyedevam ediyorlar.

Dünde Bayır Jandarma Karakolunda haklarında soruşturma açılan 70direnişçiden Bekir Kaymak , Özgür Ekiz ve Serpil Avcı ifadeverdi. Karakol çıkışında açıklamada bulunan Avukat Kadriye Tuncaelli , " Yapılmakistenen çimento fabrikasının hukuka aykırılığına ilişkin ÇED Olumlu Raporununiptali davası devam etmektedir. Bilirkişi tarafından fabrikanın yer seçiminindoğru olmadığı ve dolayısı ile ÇED'in hukuka aykırı olduğu beyan edilmiştir.İlgili Muğla İdare Mahkemesinden de bu konuda karar bekliyoruz. Dava bitmeküzeredir. Bu arada gerçekleşen çadır direnişine ilişkin Bekir Kaymak'ın ifadesialınmıştır. Bizde yanında bulunduk " derken, Avukat Nuray Şahbudak ta şu ifadelerde bulundu:

" Bekirbey ve diğer şüpheli denilenlerle birlikteyiz. Bekir bey 70 kişi içinde halkınhaklı direnişine gönül desteği vermiş olmasından ve taşınmazını köylülere açmışolmasından dolayı ifadeye çağrıldı. Kendisi oluşmayan bir suçun şüphelisiolarak ifade verdi. Dolayısıyla hukuka aykırılığı bilirkişi raporları ile sabitve pek muhtemel hukukun lehine sonuçlanacak bir yargılamada şüpheli olarakifade vermek mağduriyetleri arttırıyor. Eylemlerinin hukuka aykırılığıiddiaları kabul edilebilir değildir. "

Özelmülkü içine diremiş çadırı kurulmasına izin veren Bekir Kaymak da " Direnişçadırında yapılan mücadeleden dolayı ifadeye çağrıldık. Çadır kurulan alanbenim mülküm. 70 kişinin içine katılım. Arkadaşların suç işlemedikleri bir gerçek.Çimento fabrikasına karşı verilen bir mücadele var. Bu mücadelede kararlıyız. "diye konuştu.

xxxx xx

Öteyandan " Adalet Nöbetçileri " nöbete son verdiler. Adli tatil de 20Temmuz 'da başladı. Nöbete son verilmesinin Adli Tatil ile bir ilgisiyok. Zaten adli tatil bu davanın devam etmesine engel değil... Deştin ÇevrePlatformu Eş Sözcüsü Haluk Özsoy, " Bilindiği gibi Bilirkişi'nin EkRaporu da çıktı. Buna 15 gün itiraz süresi var. Süre doluncaya kadar nöbete sonverdik. Artık kararı bekliyoruz. Gecikirse sürprizlerimiz olacak. "dedi...

Bensürprizi değil, kararı merak ediyorum...

ArtıkLavanta Hasat Şenliğini ayrıca yazarız...

----------------

GÜNÜNSÖZÜ : Kibir bele bağlanan taş gibidir, onunla ne yüzülür, ne de uçulur. --HacıBayram-ı Veli

ÇİVİ

CHP'demuhalifler "değişim" isterken, genel merkez "yenilenme"den yana. Arkadaşım"Yenilenerek değişsinler o zaman" dedi.

BeniBi Gülmek Aldı:)))