Çevre cinayetlerinin anlık ve taammüden olarak en çok işlendiği; başta " Kıyı Kenar Çizgisi " Kanunu , " SİT " kararları ve " Zeytinlik " ile ilgili mevzuatın ihlal edildiği, hatta zaman zaman yok sayıldığı Muğla 'da son yıllarda sıkça verilen " ÇED Gerekli değildir " Valilik kararları sonunda çevrecileri ayağa kaldırdı.
Termik Santralları saymazsak her şeye rağmen " bacalı sanayiye " geçit verilmeyen Muğla 'da CHP'li Menteşe Belediyesi tarafından " yapı ruhsatı " verilmiş olması ve geri adım atılmaması sanıyorum bardağı taşırdı... Çevreciler Muğla'nın ranta kurban gitmemesi için 6 Kasım'da Menteşe'de bir araya gelerek meydanlara iniyor!..
Yapılan yazılı açıklamadan anlaşıldığı kadarıyla o gün yapılacak " Çok Geç Olmadan Yaşam Alanlarımızı Savunuyoruz Muğla Mitingi " pek öyle Muğla ili ile sınırlı bir miting gibi de görünmüyor. Sanıyorum o gün ülkemizin dört bir yanından çevreciler, ekolojistler, yaşam savunucuları Muğla'ya akacaklar...
xx xx xx
"Çok Geç Olmadan Yaşam Alanlarımızı Savunuyoruz Muğla Mitingi" 50'ye yakın STK ve siyasi partinin çağırıcılığıyla Menteşe'de 6 Kasım Pazar günü saat 11.00'de Mehmet Ali Eren Parkı'ndan Açık Oto Pazarı'na yürüyüş sonunda gerçekleştiriliyor.
Termik santral, kömür ocağı, madencilik, kıyı ve koyların özelleştirilmesi gibi rant projelerine direnen Muğla 'da yurttaşlar, siyasi partililer ve 50 'ye yakın STK 'lar, meslek ve çevre örgütleri meydanlara iniyor.
O katılımcılar şöyle sıralandı:
"Deştin Çevre Platformu; Bayır Çevre Komitesi; Elektrik Mühendisleri Muğla İl Temsilciliği; Muğla Çağdaş Avukatlar Grubu; HDK Muğla İl Meclisi; Muğla Pir Sultan Abdal Kültür Derneği; Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi; Datça Demokrasi Platformu; KESK - Eğitim-Sen - Köyceğiz Ekoloji Birliği; İklim Adaleti Koalisyonu; Ege Çevre Platformu; İkizköy Çevre Komitesi; Marmaris Kent Konseyi Ekolojik Mücadele Komitesi; Marmaris Kent Konseyi; Gökova Ekolojik Yaşam Derneği; Sandras'ı Koruma Platformu; Akdeniz Yeşilleri Derneği; Fethiye Ekolojik Yaşam Derneği; Datça Kent Konseyi; Güllük Körfezi Koruma Platformu; Muğla Çevre Geliştirme Derneği; Muğla Çevre Platformu (MUÇEP); Bodrum Kadın Platformu; Datça Kadın Platformu; Gökova Akyaka Kadın Dayanışması; Karya Kadın Derneği; Fethiye Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği; Menteşe Kadın Platformu; 2017 Bodrum Yurttaş İnisiyatifi; Gökova Akyaka'yı Sevenler Derneği; Akyaka Kültür ve Sanat Derneği; Slow Food Gökova Birliği; Slow Food Bodrum Yaveş Gari Birliği; İdyma Çağdaş Sanat Derneği; CHP Muğla İl Örgütü; CHP Datça İlçe Örgütü; CHP Ula İlçe Örgütü; CHP Menteşe İlçe Örgütü; Devrimci Parti Muğla İl Örgütü; EMEP Muğla İl Örgütü; HDP Muğla İl Örgütü; Memleket Partisi Muğla İl Örgütü; Memleket Partisi Menteşe İlçe Örgütü; TİP Muğla İl Örgütü; SYKP Muğla İl Örgütü; Yeşil Sol P. Muğla İl Örgütü..."
xx xx xx
Şimdi sıkı durun; İçinde Eğitim-Sen ve SES gibi sendikaların bulunduğu KESK ile TMMOB-İkk 'lar, SOL Parti , Muğla Yeşil Yaşam Derneği, Muğla Tabib Odası , Muğla Barosu yanında TÜRSAB'lar , GETOB, BODER , FETOB, DOKTOB , Veteriner Hekimleri Odası, Ziraat Odası , Esnaf Odaları, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO), TOBB 'a bağlı öteki Oda ve Şubeler6 Kasım 'da yapılacağı duyurulan " Çok Geç Olmadan Yaşam Alanlarımızı Savunuyoruz Muğla Mitingi "ne çağırıcılar içinde yeralmadılar!
Burada en çok "sol siyasi partiler" içimde sadece SOL Parti ile KESK, Tabip Odası ve Baro'nun yer almaması dikkati çekerken, "Bunlar yaşam alanlarını savunmuyorlar mı?" sorusu ortaya atıldı.
Tabii 6 Kasım 'a kadar yeni çağırıcılar çıkabilir, o nedenle adı geçenlerle ilgili şimdilik " Çağırıcılariçinde henüz yer almayanlar " diyebiliriz.
Ben asıl CHP örgütlerine takıldım... Duyuruya göre, 12-13 gün sonra yapılacak mitinge CHP Muğla İl Örgütü ; CHP Datça İlçe Örgütü , CHP Ula İlçe Örgütü , CHP Menteşe İlçe Örgütü katılıyor. Bu durumda başta Marmaris ve Milas İlçe örgütleri olmak üzere öteki ilçe örgütleri katılmayacak mı?
Hadi bunlar da yukarıdaki STK ve meslek odaları gibi bakarsınız önümüzdeki günlerde " Biz de varız " derler... Peki bunlar, Deştinliler Çimento Fabrikası 'nı, Marmarisliler Sinpaş 'ı, Bodrumlular ve Milaslılar Ali Ağaoğlu 'nu ve elbetteki Bahattin Gümüş 'ü, Mehmet Oktay 'ı, Muhammet Tokat 'ı protesto ederlerken " Bize biraz müsaade edin " mi diyecekler?
Yoksa o gün bu belediye başkanları da gelip o meydan da "çevreci" mi takılacaklar?!...
xx xx xx
KESK 'in Muğla İl Binasında 21 Ekim 'de yapılan toplantıda Muğla ve yakın çevresinde konuşlanmış olan 50 'ye yakın (içlerinde Ekoloji Örgütü ya da Girişimi, Sendikalar, Meslek Kuruluşları, Sosyal Hak Örgütleri ve Siyasi Partilerin de olduğu) STK , Meslek Odası ve siyasi partileri temsilen tüm Muğlalılar6 Kasım2022 Pazar günü yapılması planlanan " Çok Geç Olmadan Yaşam Alanlarımızı Savunuyoruz Muğla Mitingine " çağrıldı. Çağrıda şu ifadelere yer verildi:
"Bugün bu çağrıyı yapan örgütlere her gün yenileri de ekleniyor. Yaşam alanlarını savunmak üzere katkı vermek isteyen her kurumu, her girişimi ortak imzalı çağrı metnimize imza ve destek vermeye davet ediyoruz. Çoğalmakta olan bu çağrıcılarla birlikte Valiliğe gecikmeden Miting Başvurumuzu da yapacağız ve miting çalışmalarımıza başlayacağız. Bu vesileyle bir kez daha tüm demokratik kitle örgütlerini, sendikaları, meslek insanlarını, yaşam ve hak savunucularını, emekçileri, işsizleri, kadınları, gençleri, yaşlıları, tüm yaşam alanlarından ve/veya haklarından edilmişleri, yaşam alanlarını ve haklarını kaybetme korkusuyla yaşayan hemşerilerimizi 6 Kasım'da planladığımız yaşam alanlarımızı savunuyoruz miting ve yürüyüşümüze çağırıyoruz."
xx xx xx
Hergün yeni imzalar gelmekte olduğu ve yeni imzacıların da listeye ekleneceği ifade edilirken, " Çağrı metnimiz yaşam alanlarını ve haklarını kaybetmek istemeyen herkese açıktır " diye imzaya açılan metinde özetle şu ifadelere yer verildi:
"Yaşam Alanlarımız Müştereklerimizdir. Sadece Muğla'ya değil, tüm gezegene zarar veren termik santraller; köylerimizi, zeytinlikleri yutan kömür ocakları; ekili toprağı mahveden çimento fabrikaları, denizlerimizi çalacağından kuşku duymadığımız büyük yat limanları; milli parklara, sulak alanlara, akarsu yataklarına, sahillere yapılan binlerce-on binlerce hanelik yeni beton inşaatlar; işgal edilen kıyılar, deşarj projeleriyle kirletilen denizler, pet şişelerde metalaştırılan içme suları ve daha neler neler.
Tüm canlılarla birlikte soluduğumuz havadan; yine birlikte yaşadığımız, ektiğimiz-diktiğimiz topraktan; ormanlardan, geçim kaynağımız zeytinliklerden; tüm canlıların yaşam kaynağı akarsulardan, göllerden; her gün biraz daha çekilen yer altı sularından; yosunlularıyla - balıklılarıyla paylaştığımız denize, kıyılara varıncaya kadar bütün ortak yaşam alanlarımız, müştereklerimiz saldırı altında... "
xx xx xx
"Sadece Muğla'nın değil, tüm Türkiye'nin, tüm gezegenin tehdit altında olduğuna" dikkat çekilen ortak metinde "Gezegenimiz ekolojik bir kriz yaşıyor. Bu kriz, toplumsal, ideolojik, politik, kültürel ve ekonomik krizden bağımsız değil." denilerek şöyle devam edildi:
"Muğla coğrafyasının yüzde 59'unu madenlere ruhsat alanı olarak tahsis etti. Kömürlü üç termik santralle sürekli zehirlenen Muğla'da kömür ocakları, mermer ocakları, taş ocakları, feldspat ocakları, kil ve kireçtaşı ocakları vb. her türlü madencilik faaliyeti ile sadece doğa değil, yerleşim alanları da bir bir yok ediliyor. Bu ekolojik talana karşı Bodrum'da, Köyceğiz'de Sandras'ta, Milas'ta Tuzla'da, Göcek'te, Ortaca'da, Datça'da, Gökova'da, Yatağan'da, Marmaris'te Kızılbük'te, Bayır'da Deştin'te, Akbelen'de. Denizli'de Aydın'da, Uşak'ta, Aydın'da, İzmir'de Çeşme'de, Kazdağları'nda, İstanbul'da, Sinop'ta, İkizdere'de, İliç'te, Mersin'de, Dersim'de, Şırnak'ta Cudi'de... bütün Muğla ve bütün yurtta meyve çağında ağacı, serpilip gelişen hayatı savunmak için mücadelemiz sürüyor.
Ekoloji krizine karşı mücadeleyi büyütmek üzere 6 Kasım'da tüm Muğlalıları ve çevre illerden tüm yaşam savunucularını, doğaya ve insana duyarlı tüm kurum ve kuruluşları, toprağına, suyuna, havasına sahip çıkan anlayışın yanında olmaya, destek vermeye, tüm canlıların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını savunmaya, Türkiye'de ve Dünya'da ekolojik yıkıma izin veren politikalara 'dur' demek üzere, Muğla'ya Yaşam Alanlarımızı Savunmaya çağırıyoruz. "
---------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ : Arkasından 40 köpek havlatmayan Kurt'a Kurt denmez.
BUNLARI
"Kömbiyi açtık rast gelsin; Faturalarımız az gelsin; Gaza hiç zam gelmesin; Allah dualarımızı kabul etsin" şeklindeki Kombi Açma Duasını; DUYDUNUZ MU?
ÇİVİ
Arkadaşım "Hey yavrum hey! 20 yıl önce esnafken yazarkasa atılabiliyordu, şimdi sosyal medyadan mesaj bile atamıyorsun!!!" dedi.
Beni Bi Gülmek Aldı:)))