Birazdan paylaşacağım görgü ve nezakete dair bilinmesi gereken davranışları sıralayıp “Bunları bilmeyen var mı?” diye sorsanız, kendinden emin bir cevaptan sonra ciddi bir azar işitme ihtimaliniz yüksek.
“Öyle şey olabilir mi? Elbette biliyorum. Görgü ve nezaket yaşamımızın olmazsa olmazı. Ben de bu konuları önemserim. Davranışlarımda ve ilişkilerimde buna dikkat ederim.”
Eyvallah… Peki, görgü ve nezaketi önemsemeyen, davranışlarında ve ilişkilerinde yer vermeyen kim?
Başkası, diğeri, öteki… Her zaman olduğu gibi kötünün sahibi yok.
Aslına bakarsanız, kavram olarak görgü ve nezaket sıkça dilimize dolansa da içeriği hakkında pek de bilgimiz yok. Ezberler, genellemeler ve kıyaslamalar üzerinden görgü ve nezaket bilgimizi göstermeye çalışıyoruz.
Görgü, saygının bir tezahürüdür. Nezaket ise bunun daha da ötesinde içtenlik ve insana değer vermek ile ilgili daha üstün bir bakış açısının eseridir.
Saygı; kişinin cinsiyetine, yaşına, konumuna, unvanına, sosyal statüsüne bakarak davranışta bulunmaktır. Ancak nezaket bunun ötesinde kim ve neci olduğuna bakmaksızın “insan” olarak değer vermenin bir ifadesidir.
İnsanların güç, para, makam, unvan vs. üzerinden iletişim kurduğu bir dünyada; nezaket, “insan” üzerinden iletişim kurmanın yöntemini bize gösterir. Görgü ve nezaket, bu açıdan iki farklı alana dair davranış biçimleridir. İki farklı amaca yönelik davranış setleridir.
Bunun içindir ki iki farklı bakış açısına da sahiptir. İnsan davranışlarının, kurallar/statü boyutundan içselleştirilen davranış boyutuna taşınabilmesi, ilişkilerimizin iyileşmesi, muaşeretin incelik kazanması, saygı yerine içtenliğin öncelenmesi, hak yerine hakkaniyetin tercih edilmesi görgüden nezakete geçişle mümkündür.
Görgü harcıyla karılan davranışlar ve görgü temelinde kurulan ilişkiler insan ilişkilerinin/muaşeretin temelidir. Davranış piramidinin birinci basamağı yani kurallı davranıştır. Nezaket davranışı ise bir sonraki adımda ortaya çıkar. Davranışların bu boyutu, içsel davranış boyutudur.
Bu farklılığı ortaya koyduktan sonra günlük yaşama dair şu görgü (saygı) önerilerini sıralayabiliriz:
Arka arkaya ikiden fazla aramayın. Karşı taraf telefonu açmıyorsa ya müsait değildir ya da telefona cevap veremeyeceği çok önemli bir meşguliyeti vardır. Çok acil durumlar hariç öyle bir durumda en az 10 dakika geçmeden ikinci kez aramamak gerekir.
Ödünç alınan şeyi istemeden iade edin. Bu kişilik ve karakteriniz ile ilgili önemli bir göstergedir.
Eğer bir ikram teklifi, yemek teklifi yapılmış ise menüdeki en pahalı şeyi istemeyin.
Şu soruları asla sormayın: Evli misiniz? Çocuğunuz var mı? Eşiniz ne iş yapıyor? Neden bu zamana kadar evlenmediniz? Neden boşandınız? Neden bugüne kadar bir ev almadınız?
Arkadan gelene kapıyı tutun.
Kalktığınız zaman mutlaka sandalyeyi/koltuğu düzeltin.
Hesap ödeme kavgası yapmayın. Arkadaşınız ödemek istiyorsa/ödemişse bir daha ki sefere siz ödeyin. Arkadaşınız sizi davet etmiş ise ya da siz ona/o şehre misafir iseniz hesabı ödeme önceliğini arkadaşınıza bırakın.
Konuşma sırasında yaş, kilo ve dış görünüş ile ilgili yorumlar yapmayın.
Rahatsızlığından, doktor randevusundan ya da hastane işlerinden bahseden kişiye doğrudan hastalığını sormayın. “Hayırdır inşallah…” veya “Umarım iyisinizdir.” şeklindeki girişten sonra şifa dileyin. Muhatap kişi hastalığı hakkında konuşmaz, detay bilgi vermez ise siz sorularla muhatabı detay bilgi vermeye zorlamayın.
Temizlik görevlisine, servis elemanına, şoföre, güvenlik görevlisine mutlaka teşekkür edin. Yardım edene, yol verene, ikram edene, sırasını verene, hatır sorana, buyur edene mutlaka teşekkür edin.
Unutmayın ki, sayılan bu davranışlar birer görgü davranışıdır; nezaket değil.
28.02. 2024