Bugün 20 Şubat 2024 Salı... Cumhur İttifakı için de CHP içinde çok önemli bir gün. Hatta CHP’liler için çok daha önemli... Siyasi partilerin aday listelerini ilçe seçim kurullarına teslim etmeleri için son gün.
Yüksek Seçim Kurulunca (YSK), 31 Mart'ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimine ilişkin seçim takvimi işliyor.
Takvime göre bugün sadece başkan adaylarının değil, meclis üyesi adaylarının listeleri de seçim kuruluna teslim edilecek. Özellikle Bodrum ve Menteşe’de olmak üzere herkeste o listelerde kimlerin yer alıp almadıkları merak konusu...
Mesela Menteşe’de Milletvekili Cumhur Uzun’un Yatağanlı hemşehrisi Büyükşehir Başkanı aday adaylarından Mehmet Kubilay Özcan’ın listede yer alacağı ve sonra da Başkan Yardımcısı olacağı konuşuluyor. Olur mu derseniz, “Yok artık” derim, ama her şey mümkün, olursa kıyamet kopar...!
Bağımsız adaylar (başkan ve meclis üyesi) da başvurularını bugün saat 17.00'ye kadar yapmış olacaklar.
Siyasi partiler, aday listesindeki eksiklikleri 22 Şubat'a kadar tamamlayabilecek. Bağımsız adaylar dahil geçici aday listeleri 23 Şubat'ta ilan edilecek, aynı gün listelere itiraz süresi başlayacak. Kesin aday listeleri de 3 Mart'ta ilan edilecek...
xx xx xx
Bu günün önemi aslında yukarıda vurguladığım gibi, Muğla’da “Belediye Meclis Üyesi adaylarının netlik kazanacak olmasından” kaynaklanıyor.
Muğla CHP’de belediye başkanı adaylarında Bodrum, Menteşe ve Fethiye dışında bir sıkıntı görünmüyor. Bodrum’daki sıkıntı seçmende değil, CHP’nin kendi içinde yaşanıyor. Duygusal tepki... Duygusal tepkiler zaman içinde sönümlenebilir. Tabii bu noktada “yeteri kadar zaman var mı?” diye de sorulabilir. Bence var..
Osman Gürün’ün ilk belediye başkanı adaylığı ön seçim sonucu belirlenmiştir. Üstelik rahmetli Orhan Çakır ve ekibi tarafından belirlenmiş delegelerle yapılan ön seçimi geçerek adaylaşmıştır Osman Gürün...
Buna rağmen ön seçimi kaybeden ekibin İl Başkanı Vecdet Seçer ve İlçe Başkanı Erol Kutlay ile rahmetli Orhan Çakır tavır alıp, Osman Gürün’ü yalnız bırakmışlardır. Ancak o zaman Osman Gürün yine de çok iyi bir sonuçla belediye başkanı seçilmişti... Yani seçime kadar “duygusal tepki” sönümlenmiş, tepki seçmene yansımamış, tepkiyi ortaya koyanlarla sınırlı kalmıştı. Seçmenle sorun yoktu.
Bodrum’da da böyle olacaktır... Seçmenle sorun görünmüyor. Yani örgütteki tepkiler sönümlenebilir...
xx xx xx
Ancak CHP açısından Fethiye ve Menteşe’deki sıkıntılar öyle değil... AK Parti açısından da Milas ve Fethiye ile Köyceğiz sıkıntılı görünüyor. Fethiye’de AK Parti’den adaylık başvurusu yapan Muhammet Kökten’in MHP’den Cumhur İttifakı adayı gösterilmesine tepkiler hala sönümlenmiş değil.
Bu yüzden görevden alınan MHP İlçe Başkanı Osman Cura şu anda İYİ Parti’de Behçet Saatcı’nın yanında... Aynı gün istifa eden AK Parti Fethiye İlçe Başkanı Arif Bozyel ne halde bilen yok...
Köyceğiz’de de AK Partili Belediye Başkanı Kamil Ceylan kararlı şekilde aday olmayacağını açıklamış ve bunun üzerine başta Nadi Pirci olmak üzere Hasan Arslan, Mehmet İlhan, Şahan Şahan ve Kazım Palancıoğlu aday adayı olmuştu. Ancak Ankara, Kamil Ceylan’ı aday ilan etmişti...
Milas’ı anlatmaya gerek var mı bilmiyorum. Büyükşehir adaylığı için hazırlanan Barış Saylak önce Milas’a kaydırıldı, sonra da “Biz yola Rüştü Yiğitkaya ile devam edeceğiz” denildi. Barış Saylak “Size hayırlı yolculuklar” demedi, il genelinde bütün adayları destekleyen açıklamada yaptı, ama kendisinin yarattığı sinerji kayboldu, seçmende bir “hayal kırıklığı” kaldı...
Köyceğiz’deki tepkilerde sönümlenebilir, ama Fethiye sönümlenecek gibi görünmüyor... Milas’ta öyle... Bakalım bugün Köyceğiz’de seçim kuruluna verilecek meclis listesinde başkan aday adayları da yer almış mıdır?
xx xx xx
CHP açısından Fethiye ve Menteşe’de de elbette “duygusal tepkiler” yaşanmakta, ama bu adaylar ve taraftarlarıyla sınırlı bir tepki görünmüyor. Tepkiler Bodrum’daki gibi örgütte değil, sokakta, seçmende yaşanıyor hale gelmiş bulunuyor...
Fethiye’de dikkat edilirse İYİ Parti adayı Behçet Saatcı aday olacağı bilindiği halde bunu açıklamadı, bekledi. “Anket yaptırılacağından” söz etti. CHP’nin adayının açıklanmasını bekledi. Fethiye’de “CHP kulislerine” değil, “siyasi kulislere” bakılırsa, CHP’nin aday adaylarından Emrah Doğu veya Mustafa Toklu aday gösterilmiş olsaydı Behçet Saatcı aday olmayabilirdi.
CHP’ye göre Belediye Başkanı Alim Karaca “memnuniyet anketinden” başarı ile çıktığı için tepkilere rağmen aday gösterildiği söyleniyor.
Behçet Saatcı’nın sözünü ettiği anketten ne çıktı? Böyle bir anket yapıldıysa ve orada da Fethiyelilerin Alim Karaca’dan memnun oldukları görülüyorsa, Büyükşehir ve milletvekili adaylığı maceralarından sonra Behçet Saatcı aday olur muydu? Olmazdı... Bence o ankette “Alim Karaca memnuniyeti yoktu, Doğu ve Toklu’nun şanslı olduğu” görülüyordu...
xx xx xx
Alim Karaca’nın adaylığının açıklanmasının ardından Mustafa Toklu sakız çiğner gibi yapmadan, uzatmadan, Bahattin Gümüş gibi “giderim ha” havaları yaratmadan, bir basın toplantısı ile CHP’den istifasını açıklayıp İYİ Parti’ye, aslında Behçet Saatcı’nın yanına gitti...
Peki Alim Karaca değil de aday adaylarından Mehmet Demir açıklansa gider miydi derseniz, bence giderdi. Emrah Doğu açıklansa gitmezdi. Behçet Saatcı da aday olmazdı. Ancak Emrah Doğu milletvekilliği adaylıklarında yaşadıklarında olduğu gibi, yine bağrına taş bastı “vefasız” partisinde kaldı...
Peki Emrah Doğu sonucu sineye çekti diye taraftarları Alim Karaca’ya oy verir mi? Sanmıyorum, Emrah Doğu’nun taraftarları oylarını Behçet Saatcı’ya vereceklerdir.
Alim Karaca’ya tepki örgüt içinde yaşanan bir “duygusal tepki” değil. Sokakta yaşanan, seçmende de görülen bir tepki... Fethiye’de CHP’li seçmen AK Parti’ye oy vermez, ama İYİ Parti adayı Behçet Saatcı’ya rahatlıkla oy verebilirler...
xx xx xx
Menteşe’de “memnuniyet anketlerinden” başarı ile çıktığı halde aday gösterilmediğinden yola çıkarak mağdur edildiğini, haksızlığa uğradığını düşünen Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, Emrah Doğu gibi sonucu sineye çekip, bağrına taş basmadı. Kendisinin açık beyanı olmamakla beraber, kulislerde İYİ Parti’den ve Demokrat Parti’den, hatta “bağımsız” olabileceği, CHP PM’ye sunmak üzere Gonca Köksal ve kendisi için anket yaptırdığı konuşuldu, bunlar basına da yansıdı..
Ve Bahattin Gümüş, geçen hafta CHP İlçe Başkanlığı’nda yapılan mutat ‘ halk toplantısının’ ardından seçime yönelik yaptığı açıklamada “Aday değilim, partim için elimden geleni yapacağım” diyerek duruma açıklık getirmiş... Şu ifadelerde bulunmuş:
“Son süreçte tekrar aday oldum. Birbirinden değerli adaylar arasında son anda verilen karar bizi ve sevenlerimizi tabii ki üzdü. Fakat partimizle etle tırnak gibiyiz. Bu karar bizi ve sevenlerimizi üzmüş olsa da önemli olan Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Büyükşehir ve Menteşemiz için aldığımız örgüt disiplini gereği partim için elimizden geleni yapacağım.”
İnanalım mı?
xx xx xx
Dün ortalıkta “Hakkımı yedirmem. Kırsal oylar elimde.” havaları ile dolanan Bahattin Gümüş bu hale nasıl gelmiş, getirilmiş olabilir? Gelinen noktada yanıtı aranan o kadar çok soru var ki...
Kendisi “Örgüt disiplini gereği elinden geleni yapacağını” söylüyor. Elinden gelen ne olabilir? Ya elinden gelmeyen ne olabilir? Kazandırmak mı, kaybettirmek mi? Ya örgüt disiplini de olmasa?
Acaba bu açıklamayı yapabilmesi için kendisine “Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcılığı” verilmiş olabilir mi? Yoksa Bahattin Gümüş kendi anketinden çıkamadı mı? Yok hakkını yemeyelim, “tanınırlıkta” çıkmıştır, ama “memnuniyet” meselesini benim kafam basmıyor. Menteşeliler, Bahattin Gümüş’ten memnunsa neden Alim Karaca gibi aday gösterilmedi? “Çimento meselesi” ise bu konuda Bahattin Gümüş ile İmar Komisyonu Başkanı Gonca Köksal aynı insan değiller mi? Hem Gonca Köksal CHP Menteşe örgütünün hangi kademelerinden yetişip geldi ki? Bunlar kulis soruları...
CHP emekçisi kadınlar ve “yaşam savunucusu” seçmende soru çok. Hepsini sorup başımı derde sokmak istemiyorum. Yani, Menteşe’deki tepki de zaman içinde sönümlenebilecek bir “duygusal tepki” gibi görünmüyor...
xx xx xx
İYİ Parti Menteşe adayı da İlçe Başkanı Sosyolog Deniz Ekinci ilginç bir isim... Sosyal medya hesabında profiline baktığınızda CHP’li yerel yönetimin kültür-sanat etkinliklerinde yer almış olduğunu, çevre meselelerinde Akbelen’de, Deştin’de, Muğla İdare Mahkemesi önünde, kadın cinayetlerinde Muğla Adliyesi önünde, toplumsal olaylarda Sınırsızlık Meydanı’nda boy gösterdiğini görüyorsunuz...
Deniz Ekinci sanki CHP adayı gibi...!
AK Parti de ilk kez bu seçimde Muğlalıların “Bizim oğlan” dediği nitelikte bir aday çıkardı. AK Parti’nin Menteşe adayı Genel Cerrah Op. Dr. Şadi Ballı eşi ve oğulları ile çok samimi bir “aile” fotoğrafı veren, tıp eğitimini Eskişehir’de yapmış olmanın da avantajını kullanan, başta tiyatro olmak üzere kültür-sanat etkinlikleri içinde yer aldığı gibi, Muğla spor yönetiminden olan, çocukluğu Karabağlar Yaylası’nda geçmiş biri olarak çevreye duyarlı aday...
Yani Gonca Köksal’ın başkan adaylığında CHP’nin Menteşe’de işi zor görünüyor. CHP Menteşe’yi kaybederse şaşırmam, korursa da çok ciddi oy kaybına uğrayacaktır. Sonra ne olur bilmiyorum.
xx xx xx
Evet bugün çok önemli bir gün.
Bugün herkes İlçe Seçim Kurulu’na verilecek meclis üyesi aday listelerini merak ediyor. Listeler görülünce partilerde, özellikle CHP ve AK Parti de kıyametler kopabileceğini bekliyorum...
Adayların meclis üyesi listeleri seçimi kazanmalarında veya kaybetmelerinde etkili olacaktır...
------------------
GÜNÜN SÖZÜ; Tüm TV kanalları Yarından itibaren #ZÜBÜK filmini her gün sabah akşam mutlaka yayınlamalıdır. --Ertuğrul Gönenç