Haritaya bakıp soldan sağa doğru yazar isek,

1- Kara deniz

2- Hazar Denizi

3- Basra Körfezi

4 - Kızıl deniz

5 - Ak deniz

6-  Ege Denizi

7- Marmara Denizi

Bu yedi denizin ortasındaki ülkenin adı, Türkiye Cumhuriyeti'dir..

Türkiye Cumhuriyeti'nin bu konumu kendisine bir çok imkanlar sunuyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin bu konumu da birçok husumeti kendisine çekiyor.

Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti topraklarının birçok kadim hikayesi bulunuyor.

Türkiye topraklarında bulunan ve bizim yeterli derecede farkında olmadığımız değerlerimizin bir listesini yazarsak;

Antakya, Tarsus, İznik, Demre, Selçuk, İzmir,  Bergama, Akhisar, Salihli, Alaşehir, Denizli ve İstanbul şehirlerimiz Hristiyan dini için kutsal şehirlerdir.

Kilikya, Kapadokya, Galatya, Iyonya ve Karia gibi bölgelerimizde de, Hristiyan inancı için kutsal bölgedir.

Ayasofya Cami için ise, Batı yanıp tutuşuyor.

Bu değerlerin Türklerin elinde olması Batı'yı çok rahatsız ediyor.

Ayriyeten Türkiye Cumhuriyeti, dünyanın petrol ihtiyacını büyük ölçüde karşılayan bir coğrafyanın da tam ortasında bulunuyor.

Tüm bu nedenler ile ülkemizdeki iç politika dalgalanmalarının dünya politikasındaki dalgalanmalardan etkilenmemesi mümkün değildir.

Batının ülkemizin yönetimine direkt müdahale etme yeteneği,1952 yılında NATO'ya girmemiz ile ivme kazandı.

NATO, önce savunma sanayimizin sonlandırılmasını sağladı.

Ve bu isteğinde başarılı da oldu.

Sonra da " Özel Harp Dairesi" kurarak bu daireye bazı subaylarımızı eğitime bahanesi ile ABD'de özel eğitimlerden geçirdi...

Özel eğitimden geçen ve beyinleri yıkanan subaylar ile de Cumhuriyet döneminin "Darbeler dönemini" başlattılar.

Hedef de, Türkiye Cumhuriyetini ABD yörüngesinde tutmak ve Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlenmesini, engellemek idi.

ABD'nin bu tuzağına düşen subaylar, 1960, 1971, 1980, 1997 ve 2016 yıllarında darbeler yaparak Türkiye'yi ABD'nin yörüngesine tutmaya çalıştılar.

Darbeci subayların aralarında kripto subayların olma ihtimali de tabi ki vardı..

Son 2016 yılında darbeciler, TBMM binasını bombalamalarına rağmen, evdeki hesabın çarşıya uymadığını gördüler ve darbe girişimi Türk halkı tarafından geri püskürtüldü.

Böylelikle, Türkiye Cumhuriyetini kontrol altına almak savaşı yeni bir boyut azandı...

Türkiye üzerinde hesapları olan Batı, hedeflerinden bir türlü vaz geçmedi/geçmiyor da.

Hem dünyanın merkezinde var olacaksın, hem de dış güçlerden etkilenmeyeceksin...

Küresel politikaların uygulandığı dünyada bu da mümkün değil.

İç politikadaki dalgalanmaları ve akıl dışı hareketleri izlerken, bu gerçeği göz ardı etme lüksümüz yoktur.

Çevresinde yedi denizin olduğu merkez bir ülke olan bu topraklarda yaşamak kolay değildir.

Politikacı olmak da kolay değildir..

Hele seçmen olmak, hiç kolay değildir.

Uyanık olmak, bilinçli olmak zorundayız...

Batı için kutsal ve stratejik topraklar olan bir coğrafyada yaşadığımızı hiç unutmamalıyız...