Muğla'da en çok TOKİ eviüretilen ilçemiz Kavaklıdere...

Kavaklıdere 'de geçen yıl 7. ve 8. etap TOKİ konutları yapılıyordu. Bu sene durum ne bilmiyorum.

Muğla 'nın en küçük ve en kırsal ilçesi olan Kavaklıdere 'deyatırımlar hız kesmeden devam ediyor. Bugüne kadar yapımları tamamlanan 6farklı TOKİ projesinde ilçede yaşayan insanlar kira öder gibi ev sahibioluyor. Kavaklıdere 'de, ilçe merkezinin yanı sıra köy ve mahallelerde de TOKİ konutları yapılıyor...

Bu TOKİ 'nin değil, KavaklıdereBelediye Başkanı Mehmet Demir 'in başarısı. Ki Muğla 'nın gelişmişilçelerinde doğal gaz yokken, il merkezine gelmesi olay olurken ve Milas 'adah yeni gelmişken Kavaklıdere doğalgaz dahil tüm " şehir nimetlerine "sahip... Başkan Demir 'in başarısının arkasında " AK Parti iktidarıgücü " olduğu söylenebilir... Ancak alakasız olur... Yatağan , Ula , Köyceğiz , Dalaman , Ortaca ve Seydikemer de AK Partili ...Bence ortada bir başarı varsa bu Başkan Demir 'in başarısıdır...

TOKİ, Muğla il merkezindeise adeta yeni rant kapılarından biri oldu. Birinci etapta vaat edilenlerin hiç birisi yapılmadı. Muğla mimarisi ile alakasız yapılar üretildiği gibi, " evsizler " ev sahibi olamadı," evliler " ikinci, bilmem kaçıncı konut sahibi oldular... Memlekette15 milyonun altında kiralık konut yok...

xx xx xx

Kavaklıdere 'nin başarılı TOKİ faaliyetleri sonunda MuğlaBüyükşehir Belediyesi 'ne takıldı. Gazeteler yazdı, ben yazmadım. Kavaklıdere girişindeki Turgut Özal Bulvarı başta Büyükşehir yetkisindekicaddelerde yaşanan " terk edilmişlik " sonucu Belediye Başkanı MehmetDemir 'in Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ile karşı karşıyageldiklerinde haklının yanında yer almıştım.

Haklı Başkan Demir'di... Ama bu sefer taraf olmak istemedim... İki başkanı busefer TOKİ karşı karşıya getirdi. Kaç gündür pek çok mesaj ve telefonaldım. Kimi bu konuyu ele almamış olmamı eleştirirken, kimi de Başkan Demir 'edestek vermemi istiyordu. Yazmadan olmayacak... O görüşmelerden biri şöyleoldu:

" --Ben Kavaklıdere'den... Mehmet başkanımızın bu paylaşımını yorumlayıp bir kaleme alırsanız bizlerrdestek babında çok yardımcı olmuş olursunuz, çok teşekkür ederim.

--Başkanın paylaşımınıgördüm, ama görmezden geldim. Görürsem sizi desteklemem.

-- Sevgili üstadım Buyapılmakta olan TOKİ'ler pandemiden önce 100.000 sosyal konut projesikapsamında kuralları çekildi. Büyükşehir İmar Komisyonuna kalsa şu ana kadarhiç başlamamış olacaktı, Mehmet Başkanın üstün gayretleri ile başlatılan buproje türlü bahanelerle mühürlendi. Yaklaşık 4 yıldır ev hayaliyle yatıp kalkandar gelirli vatandaşlarımızın hayalleri yıkıldı. Bu konuda hep beraber sesimiziyükseltmemiz lazım.

--Osman Gürün görmezdengelebilirdi. Haklısınız. Ama görmüş. Mahkeme de karar vermiş. Mahkeme kararıile mühürleme yapılmış. Kavaklıdere Belediyesi kanunları çiğnememek içinmühürlemeyi yapmak zorunda kaldı... Hal böyle iken Kanuna aykırı bir TOKİuygulamasını savunamam. Savunursam kendimi inkar etmiş olurum. Üzgünüm. "

xx xx xx

Osman Gürün 'ü " Belediye ile birlikte CHP örgütlerini deyönetmesi ", belediye faaliyetleri ve siyasi faaliyetlerini, " tek adam "uygulamalarını eleştirebilirsiniz... Başka nedenlerle de eleştirebilirsiniz ama" Yasalara, mevzuata bağlılığı, uyarlığı " konusunda kimse eleştiremez.

Kendisiyle çalıştığımızgünlerde "B en bir karar alırken, uygulamada bulunurken mutlaka 'yasal mı,toplumsal mı, adil mi? " diye bakarım derdi. Aslında bir tane dahavardı, yıllar oldu unutmuşum. Kendisi de unutmuş olmalı, ki bana göre "t oplumsalmı, adil mi? " sorgulamalarını da unuttu...

Ama neme lazım şimdi " Yasalara,mevzuata bağlılığı, uyarlığı " devam ediyor.

TOKİ , Muğla 'da ilk kazmayı Seyfi Terzibaşşıoğlu 'nunmilletvekilliğinde Menteşe 'de vurdu... TOKİ " Ben Devletim "diye hareket eden bir yapı... O zaman Projeleri Muğla Mimarisine uygunolmadığı gibi yer seçimleri İmar Planına aykırıydı ve Osman GürünMuğla Belediye Başkanı olarak ruhsat vermemişti. Terzibaşıoğlu dakararlıydı ve yapı ruhsatında yerel yönetimleri devre dışı bırakan bir kanunteklifi vermiş ve o zaman o teklif kanunlaşmıştı. Ertesi gün de gazeteler " SeyfiTerzibaşıoğlu Kanunu " diye başlık atmıştı..

TOKİ Kavaklıdere'de de "BenDevletim" anlayışı içinde hareket etmiş olmalı...!

xx xx xx

Başkan Demir 'in " Halkımıza yapılan hizmetleri engelolmasanız olmaz mı? Kavaklıdere ilçemizin 7. ve 8. etap Cumhuriyet ve ÇamlıbelTOKİ projelerimizde tamamlanma aşamasına gelen inşaatlar, BüyükşehirBelediyesi'nin İmar Planlarının yürütmesinin durdurulması ve iptali yönündeaçmış oldukları dava sonucu Ankara yollarını aşındırarak, aylarca mücadeleettiğimiz TOKİ inşaatlarını maalesef mühürlemek zorunda kaldık. Dar gelirlivatandaşlarımızın kira öder gibi depreme dayanıklı ev sahibi olacağı TOKİKonutlarının imar planlarını ısrarla verdikleri mücadelesi sonunda iptalettirerek Cumhuriyet ve Çamlıbel TOKİ konutlarımızın yapımlarınındurdurulmasına sebep olan Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin bu anlamsız ve saçmamücadelesini halkımızın taktirlerine bırakıyorum. " sözlerindenanlaşılacağı gibi, TOKİ uygulamasında bir aykırılık var...

Bu " aykırılık " TOKİ ile birlikte vatandaşın da yararına olabilir. Başkan Gürün 'de vatandaşmağdur olmasın diye görmezden gelebilirdi... İşte o zaman ben " Osman Gürün TOKİ'ninaykırılığını görmezden geldi " diye yazardım! Osman Gürün gerekeniyapmış. Bir kere görmezden gelirseniz yol olur... TOKİ o aykırılıktabulunmadan önce mutlaka uyarılmıştır. Dinleseydi, vatandaşın 4 yıldır hayalini kurduğu evleri yasalara uygun olarak tamamlardı...

" Ama tamamlanmaaşamasına gelen yapı mühürlenir mi? "...

Mühürlenir... Mahkeme " mühürle "demiş... Maalesef yargı yavaş işliyor... Bakın Muğla Bölge İdare Mahkemesi bir türlü Çimento Fabrikası ile ilgili yürütmeyi durdurma kararıveremedi, ama eninde sonunda verir... Ne yazık ki çimento fabrikasının dabakarsınız kabası tamamlanmış olur...'

Evet ülkemizde yargı benimgibi topaldır, yavaş yürür, ama mutlaka varması gereken yere varır...

xx xx xx

Bir de " Üstad sizinyazılarınızı uzun süredir takip ediyorum. Özgür, bağımsız, tarafsızmedayacılığınıza minnettarım?? Hüseyin Anaıl ve sizin gibi değerlerinvarlığı bize huzur veriyor. İyi çalışmalar. "

Bu mesaj Bodrum 'dan adıbende bir kadın okurumdan geldi. Mutlu oldum. Buradan teşekkür ediyorum...

xx xx xx

Dedim ya Osman Gürün 'üuygulamaları ile eleştirebilirsiniz.

Muğla BB Konservatuvarında görevli THM Bölümü Sorumlu Hocası (657. Memur) SerkanYıldız 'dan " Sesime Ses Verir misiniz? " diye mesaj aldım. " Sesinizeses veririm, ama başınıza iş gelir " diye uyardım, " Daha ne gelebilirki? " diye karşılık verdi.

THM Hocası Serkan Yıldız , İTÜ Devlet Konservatuvarı TSM Anabilim Dalı 97 mezunu. Sakarya Ün. de öğretim görevlisi olarak çalışmış, ama " yandaş "olamadığından kadro alamamış. 2016 da " sorumlu hoca, sanat yönetmenive sanatçı " olarak Muğla BB Konservatuvarında çalışmaya başlamış. 6 yıldır da " kadrolu memu r" statüsünde görev yapıyormuş. Takibaşlarına " Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı " olarak askerlikten(Jandarma) belediyeye geçiş yapan birinin atanmasına kadar her şeyyolundaymış...

Bu arada bende merakediyorum, Muğla Büyükşehir Belediyesi'nde, özellikle MUSKİ'de "kimse bilmiyor"kaç asker kökenli idareci var. Alınışları tesadüf mü? "Belediye kışlaya döndü"diyorlar...

xx xx xx

Neyse, Serkan Yıldız 'ınağzından devam edelim:

" Ben sanattan anlamamama gayet iyi yönettiğimi düşünüyorum' diyen Daire Başkanı kendi tanıdığı, aynıcümleleri tekrarlayan eski askerini sanatın başına müdür olarak atadı.Yönergedeki 'müdür olmak için müzik bilgisine sahip olan 657'ye tabi memur'şartını tanımayan, bir CHP'li belediyeye yakışmayacak şekilde mesleği bilmeyenbirini müdür yaptılar. Hem de ne müdür; Liyakat demek sanatı bilerek mezunuolarak yönetmek demek değildir, diyen... 'Sizce bir hastaneyi neden baş hekimyönetir?' soruma; 'Yoo adamını bulursan başhekimde olursun' demesiyle bendemantık bitmiştir. Sorunları idarecilerime anlattım. 'Dur bakalım' dendi, tam 4yıl geçti. Sayın Osman Gürün'ün önemle istediği Muğla Türküleri isimli projeyiyöneticilerin ilgisizliğiyle de olsa tek başıma ve son üç ay kanser hastasıanneme refakat için gittiğim İstanbul'da gündüz bakımlarını yapıp gecedensabahın ilk ışıklarına kadar yirmi gün bilgileri dahilinde çalışarak bitirdim.Bir ay sonra annemi kaybettim.

Belediyemi yaklaşık 150 bintl harcamadan kendi kişisel teknik cihaz ve bilgimle kara geçirdim. Projeyiteslim ettim, hala emeklerine sağlık denmedi. Aksine yapmasaydın diye şoke edencevapla karşılaştım. Liyakat odaklı sorunların neticesi olarak 3 kasım 2022 debir telefon ile artık Sanat eğitmeni, Yönetmeni ve Sanatçı olmadığım, büroelemanı yapıldığım söylenerek tüm bu görevlerimden alındım. Bana yaptıklarıyüzünden üç kez ağır Anksiyete atakları yaşadım. Psikiyatri hastası oldum. 11gün psikiyatri kliniğinde yatmak zorunda kaldım. Bu bir sanatçıya yapılmışZulümdür. Kurum içinde bu tepe yöneticiler hariç herkes çok üzgün çok şaşkın.Muğla'mızda birde canla başla çalışan size yapılanlardan biz utandık dediler.Hiyerarşik sırayla genel sekretere kadar çıktım. Onlar başka konuşuyor senbaşka, zaten artık seni istemiyorlar dedi. Son çare Sayın Osman Gürün. Üç defasonuncuda bizzat makamına giderek randevu taleplerime 'konuyu bildiği verandevu verilmeyeceği' özel kalemince tarafıma iletildi. Milletvekili SüleymanGirgin beye 4 Aralık 2022 de yardım isteğimi telefon mesajı ile ilettim.Görüldü, ama tarih oldu hala dönüş yok. Her gün biraz biraz ölüyorum sanki.Sesime ses verir misiniz"

Bu satırları gözlerimnemlenerek sayfama aktardım... Yorum yok...

------------------- --------------------

GÜNÜN SÖZÜ: İnsanlarınumutlarıyla oynama, belki de sahip oldukları tek şey odur. -Konfüçyüs