"Hocahariçten gazel okuyor" demeyin; benim okuduğum gazeller hariçten değil hepiçerdendir. Akademik branşım Klasik Türk Edebiyatı olunca, bütün gazelleriiçerden okuruz biz. Yani bizim işimiz gazel okumak.
Latifebir tarafa.
Edebîmetinlerde, özellikle şiirlerde şehirlerin anlatılması çok önemlidir. "O şehir,şiire girecek kadar etkili" demektir bu. Bizim için İstanbul, Bursa ve Edirne,payitaht şehirler olduğu için pek çok şiire ve tabii ki gazele konu olmasınormaldir. Bunların aynı sıra, beylik ve sancak merkezi olan şehirlerle beraberşehzade şehirleri de klasik Türk şiirine konu edilmiştir.
Pekiii.
Muğlane şehzade şehri ve ne de doğrudan beylik merkezi!... (Menteşe Beyliğininmerkezi Milas-Beçin'di.) İdarî özelliği olmayan şehre kim gazel yazsın?
Biriyazmış bakın: Ayaşlı Esad Muhlis Paşa (1780-1850) "Muğla'da" redifli bir gazelyazmış.
Nerdenhaberdar olduk?
Sevgilikardeşimiz Metin Kayahan Özgül, hazırladığı "Osmanlı Hazanında Gazel Dökümü"diye bir antoloji hazırlamıştı. İşte o kitapta yer alıyor bu gazel.
Lafıuzatmadan gazele geçelim:
Başlar belâda birbüt-i başbuğla Muğla'da
Serden geçer fütâdeleri çoğlaMuğla'da
Şîrin lebin hayâlle dil-sîr-izevk olur
Âşık kanâat edebilir doğla Muğla'da
Zülfünde perçeminde gören kayd ubendlerin
Paşa sanır o şuhu iki tuğlaMuğla'da
Hüsn-i binaya rağbeti yokMenteşâlı'nın
Hiç görmedik kireç kiremit tuğlaMuğla'da
Bârî bir infi'âl ile yâd edeMuhlis'i
Lutf et rakîb o şuha beni koğlaMuğla'da
Atalarının edebiyat dilini bilmeyenler için metni günümüz Türkçesineaktaralım:
Muğla'da, güzellerin başta geleniyle başlar belada; bu yüzden Muğla'dasevgiliye düşkünlerin çoğunluğu başlarını verirler.
Tatlı dudağını hayal ederek gönül sevke doyar; âşık Muğla'da "doğla"(Ne demek bilmiyorum. Bilen varsa söylesin lütfen.) yetinebilir.
Sevgilinin saçının perçemindeki bağları gören, onu iki tuğlu paşazanneder Muğla'da.
Menteşelilerin, büyük ve gösterişli binaya hiç rağbeti yokmuş; buyüzden de Muğla'da kireç, kiremit ve tuğla ile yapılan bir bina görmedik.
Bâri, Muhlis'i tepki göstererek olsa da ansınlar; ey rakip, lütfetbenim dedikodumu yap o şuha Muğla'da.
Hangisebepledir bilinmez, anlaşılan Muhlis Paşa'nın yolu Muğla'ya düşer. Paşa keşkeMuğla'ya geliş yılını ve sebebini de yazsaydı da bizi meraktan kurtarsaydı.Neyse. Paşa Muğla'ya gelmiş ve şehrin güzelliklerini överek duygularını dilegetirmiş.
Gazelinbir önemi, "Muğla-tuğla" kafiyesini barındırması. Bu ifade günümüzde çokkullanılmakla beraber, mazisinin 19. Yüzyıl ve belki daha da önce olduğusöylenebilir.
Gazeldekibir diğer dikkat çekici nokta da, şehirdeki evlerle ilgili verdiği bilgilerdir.Paşa 1850 yılında öldüğüne göre, adalardan mimar ustalar henüz gelip taşbinaları yapmamışlar ve evlerin çoğu kerpiç veya "mıhra" yığma topraktan veüstlerinde de henüz kiremit yok demek ki.
Paşa,Muğla ile ilgili güzel şeyler söylemekle beraber, binalarından bahsettiği beytinde,şehrin olumsuz yönüne dikkat çeker ve bu dediklerinden dolayı onuçekiştireceklerini de bilir ve sevgili üzerinden "beni koğlayın/dedikodumuyapın." Tavsiyesinde bulunma âlicenaplığı da gösterir.
Keşkedaha çok Muğla şiiri yazılsaumıl klasik dönemde. Her biri belgesel olurduvallahi.