"İnsanı yaşatan hayat verir butopraklara"
Gayrısı laftan ibaret. Lagina'da doğangüneş Bodrum'da batmakta,
Akyaka'da ay ışığı bir rüyanındestanını okumakta,
Teke yöresinde göçe duran Yörükleringönül güzelliğinde Beşkaza'da esen meltemin esintisi var."
Uzaklarda atılmış bir çığlığı taşıyorumyüreğimde. Asırlar aşarak gelen bir sesin çığlığıydı bu. Kimler duydu buçığlığı merak ediyorum. Bu topraklarda hayat bulmuş nice insanın kulağındaçınladı bu çığlık kim bilir? Antik dönem paganlarından, ilk Hıristiyanlardan"Fetih" ikliminde akıncı Müslümanlardan bugüne kimler duydu bu topraklarınçığlığını?
Kimler kaydetti? Taşlara mı kazıdı,tabletlere mi bastırdı yoksa deri parşömenlerden kâğıda hangisine yazdı buçığlığı? Bu toprakların şahitleri neler bıraktılar "insan insan" diyençığlıktan.
Bu gözyaşı medeniyetinin topraklarındane çileler çekildi, ne sürgünler yaşandı, ne zulümler görüldü ve hangi canlarınhayatlarına son verildi? Sorular, sorular. Cevabı tam olarak hiç zamanverilemeyen sorular ya da verilmek istenmeyen.
Hep nisyan, hep nisyan. Bu topraklarınaltını kazdıkça nice medeniyetlere ram olduğunu görüyoruz. Nice isimlergölgesiz kalıp kaybolup gitmiş. Şu asırlık zeytin ağacı hangi dilleri duydu kimbilir? Hangi ağıtlara, hangi mutluluklara şahit oldu? Karya'nın kraliçesi Adatopraklarına gölgesi düşen Büyük İskender'le anlaşma yaparken hükümranlığınınmirasında insanlara savaşmanın ötesinde de bir alternatif olduğunu göstermiyormuydu?
Bu topraklara asırlar ötesinden gelençığlıkta da aynı işaretler var. İnsan olma adına insanda tutunma sevdası. Butopraklar büyük savaşların ötesinde hep insana dair seçenekleri gözetti.Menteşe Beylerinin hoşgörüsünde, Osmanlı Beyliğine katılmasında hep oseçenekler göz önünde tutulmadı mı?
Mustafa Kemal'in ve Ankara'nın "Yaİstiklal Ya Ölüm" davetine tarihî Koca Han'da toplanan Muğlalılarınkararlarında da bu mirasın devamlılığını görmüyor muyuz? Neyiz? Kimiz? Neredengeldik, nereye gidiyoruz?
Söz uçup gitmedi bu topraklarda,yazıldı kaydedildi. Her yazılanda insana dair seçeneğin bakışı yaşandı.Karşımda asırlar aşıp gelmiş zeytin ağacında görüyorum bu hoş görüyü, hepinsandan yana olan tavrı. Köklerine, dallarına, kıvrım kıvrım gövdesineyaşadığı onca çileye rağmen her daim yeşil kalan yapraklarına bakıyorum."Sizinle yaşıyorum, hayat veriyorum, hayat buluyorum" diyor. İnsan olmasazeytin ağacının gölgesine kim sığınacaktı, zeytin ağacının gölgesinden kimbahsedecekti?
Zeytinin topraklarında medeniyet kuraninsanın hayata bakışı farklıdır bu topraklarda? "İnsanı yaşatan hayat verir butopraklara" Gayrısı laftan ibaret. Lagina'da doğan güneş Bodrum'da batmakta,Akyaka'da ay ışığı bir rüyanın destanını okumakta, Teke yöresinde göçe duranYörüklerin gönül güzelliğinde Beşkaza'da esen meltemin esintisi var.
Bu bir çığlık bir haykırış, belki deuyanış. Kesinlikle diriliş. Bu toprakların son emanetçileri Türkleringönüllerinden akıp gelen insan duyuşunda. Aheste aheste, acele etmeden amakararlı, kendinden emin.
Şimdi sadece dinliyorum, bu topraklarınsesini dinlemedeyim. Okumadan yazmaya yol alırken dinlemek gerek. Asırlarınsesinde, insana dair olanda kendi sesimi bulmanın dinlemesi belki. Bu çığlıkbeni bu toprakların medeniyetine nice güzelliklerle buluşturuyor?
Ya sizi?