Bu hafta Muğla basını olarak Merkez TV Genel Yayın Yönetmeni İlker Cömert’in moderatörlüğünde, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen canlı açık oturumda Muğlaspor Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç ile bir canlı yayın gerçekleştirdik. Merkez TV Genel Yayın Yönetmeni İlker Cömert’in moderatörlüğünde gerçekleşen programda, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkan Yardımcısı ve Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan, Hamle Gazetesi Yazı İşleri Müdürü olarak ben Kadir Tamer, Devrim Gazetesinden Altar Zeyhan ve Muğla Yenigün Gazetesi Muhabiri Ümmü Gülsüm Dural ilebirlikte Menaf Kıyanç’a yönelttiğimiz sorularla kulübün geleceği ve yerel sporun durumu hakkında fikir sahibi olmaya çalıştık.

Normal şartlarda bir buçuk saat olarak planlanan program, her ne olduysa tam 3 saat 10 dakikaya uzadı.

Menaf Kıyanç mı bizi esir aldı, yoksa biz mi onu esir aldık, emin olamıyorum.

O konuştukça biz sorduk, biz sordukça o konuştu. Neticede, büyüyen sorunların hala çözülemediğini, hatta belki de şehrin dinamikleri tarafından çözülmek istenmediğini bir kez daha görmüş olduk.

3 saatlik programımızda baktığımızda geçmişten gelen ve çığ gibi büyüyen sorunların değişmediğini fark ettik. Uzun lafın kısası bana göre, ‘Yanlış zamanda doğruyu yapalım derken, doğru zamanda yanlış işler yapa yapa’ bugünlere gelmişiz. Şimdi gel de çık bakalım işin içerisinden…

Başkan Kıyanç, uzun yıllardır süregelen maddi imkansızlıklar, bürokrasiden gereken desteğin alınamaması ve kenti ön plana çıkarabilecek bir Muğla Lobisinin eksikliğinden söz etti. Kıyanç dikkat çeken bir ifadeyle, “Biz hiçbir alanda bu şehirde birlikte hareket edemiyoruz. Maalesef ben kurumların bize karşı bir tavrı olduğunu düşünmüyorum. Ama şehir genel anlamda birlikte hareket etmeyi sevmiyor” dedi. İlginç bir tespitti...

Kıyanç, konuşmasında, takımın sponsor desteği bulmakta yaşadığı zorluklara da değindi. Evet, yanlış duymadınız: Muğlaspor şampiyonluğa gidiyor ama sponsoru yok. Averajla 3. Lig 2. Grup’ta ikinci sırada olan bir takımın hala forma sponsoru bulamaması, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir durum.

Her fırsatta “Muğlaspor bizim her şeyimizdir, tek markamızdır” diye övünüyoruz. Ama iş destek olmaya gelince bir adım geri çekiliyoruz. Bu, sadece söylemle sınırlı kalan bir sevda mı, yoksa sorumluluk almaktan mı kaçıyoruz?

Başkan Kıyanç, canlı yayında yaptığı çağrıda kent dinamiklerinden destek istedi: “Biz kent olarak tanıtıma büyük bütçeler ayırıyoruz. Ama sportif başarı ile bu tanıtımı taçlandırmadığımız sürece, kağıt üzerindeki bütçelerin bir anlamı olmuyor. Bir şehirde spor başarıları, o kenti Türkiye’nin gündemine taşır. Ekonomik büyümeden bahseden iş insanları, başka yatırımlar yapabiliyor. O halde neden Muğlaspor’a destek olmuyorlar?”

Bu yazıyla bir kez daha çağrı yapmak istiyorum: Muğlaspor şampiyonluğa koşuyor. Bu fırsatı elimizden kaçırmamalıyız. Klavye kahramanlığı yaparak bu sorumluluktan kaçamayız. Bu kentte yaşayan herkes, bu kulübün başarısı için taşın altına elini koymalı.

Gelin, hep birlikte takımımızın yanında duralım. Çünkü sporda kazanılan başarı, sadece sahada kalmaz. Bir şehrin ruhunu, tanıtımını ve geleceğini şekillendirir.

Muğlaspor’u yalnız bırakmayalım. Şimdi destek zamanı...

***          ***          ***

Üç saat süren açık oturumda konuşulanların tamamını burada aktarmam mümkün değil, ancak dikkat çektiğim konuların üzerinde hassasiyetle durulması gerektiği inancındayım. Çünkü önümüzde, sadece Muğlaspor için değil, Muğla içinde çok önemli bir maç var: Pazartesi günü lig lideri Silivrispor’u kendi evimizde ağırlayacağız.

Her iki takımın puanı 24. Ancak Silivrispor’un +8 averajına karşılık Muğlaspor’un averajı +4. Bu nedenle, Silivrispor maçından galip ayrılmamız durumunda ligin ilk yarısının bitimine bir hafta kala ciddi bir avantaj elde etmiş olacağız. Böylesine önemli bir dönemeçte Muğlaspor’a destek olmak hepimizin görevi.

Elbette, konuşulanlardan da gördüğümüz gibi sorunlar var ve bundan sonra da var olmaya da devam edecek. Ancak karşımıza çıkan her sorun çözülmek için değil midir? Maddi imkansızlıklar, sponsor eksikliği, birlik olamama gibi sorunlar Muğlaspor’un geleceğini gölgelememeli. Çünkü spor sadece saha içi performansı değil, aynı zamanda bir kentin ruhunu ve marka değerini temsil eder.

Bu hafta oynanacak maç, sadece 90 dakikadan ibaret değil. Bu maç, Muğlaspor’un hak ettiği değeri görmesi, şampiyonluk hedefinde ilerlemesi ve kent olarak bir bütünlük sergilememiz için bir fırsat.  Gelin bu fırsatı hep birlikte değerlendirelim.. 

Muğlaspor, bu kentin en büyük spor markasıdır. Onu yalnız bırakmak, aslında kentin değerine sırt dönmek anlamına gelir. O yüzden gelin hep birlikte bu kulübe sahip çıkalım. Herkesin yapabileceği bir şey mutlaka vardır. Elimizi taşın altına koyarak, takımı hem sahada hem de saha dışında destekleyelim.

Pazartesi günü hep birlikte takımımıza sahip çıkalım ve bu önemli maçı, kent olarak kutlayalım. Çünkü birlik olursak, hem bu maçı hem de birçok zorluğu geride bırakabiliriz. Yazıma sevgili meslektaşım Hasan Telli’nin rahmetli babası Şadi Telli’nin tribünde her zaman kullandığı ve kendisi ile özdeşleştirdiğimiz tezahüratı ile son vermek istiyorum…

“Haydi Muğlaspor…”