Bölgesel Amatör Lig’den başlayan yükseliş, 3. Lig ve ardından 2. Lig’de elde edilen başarılarla taçlandı. 2025-2026 futbol sezonunda ise artık gözümüzü 1. Lig’e dikmiş durumdayız. Bundan 19 yıl önce 2. Lig’den düştüğümüz o zor günleri hatırladığımızda, son üç yılda üst üste gelen şampiyonluklar ve elde edilen başarılar, Muğlasporumuzu yeniden eski güçlü günlerine taşıdı.

Muğlaspor marşında da ifade edildiği gibi, ‘Kar, bora, fırtına sükûn bulacak; sana yıldırımlar selam duracak’. Bu sözler bugün sahada verilen mücadelenin ve yeniden doğuşun en güçlü ifadesi haline geldi. 1980’li ve 1990’lı yılların efsane Muğlasporunu yaşamış bir taraftar olarak, kulübümüzün yeniden o günlere yaklaşmasından büyük bir gurur duyuyorum.

Artık Muğlaspor sadece Muğla’da değil, her platformda ve her ortamda konuşulan bir takım haline geldi. Elde edilen başarılar ve yükselen performans grafiği, tüm dikkatleri Muğlaspor’un üzerine çekmiş durumda. Bu nedenle Muğlaspor Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç’a, yönetim kurulu üyelerine, teknik heyete ve sahada büyük bir özveriyle mücadele eden futbolcularımıza bizlere bu gururu yaşattıkları için teşekkür etmek istiyorum. Ortaya konulan emek, inanç ve kararlılık, Muğlaspor’un yeniden ayağa kalkışının en somut göstergesi oldu.

TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden Muğlaspor’un ikinci yarıya adeta fırtına gibi başlaması, bu başarının tesadüf olmadığını açıkça ortaya koydu. Üst üste alınan 5 galibiyetin ardından, geçtiğimiz hafta Erbaaspor karşısında son saniyelerde gelen kritik golle galibiyet serisi 6 maça çıktı ve takımımız nihayet liderlik koltuğuna oturdu.

Öte yandan en yakın rakibimiz Batman Petrolspor’un deplasmanda puan kaybetmesi, Muğlaspor’un zirvedeki yerini daha da anlamlı hale getirdi. Biz Muğlalıların deyimiyle “dadından yenmez” bir tablo ortaya çıktı. Bu tablo, sadece bir liderlik değil; aynı zamanda yıllardır beklenen büyük dönüşün ve yeniden doğuşun en güçlü işareti oldu.

Ancak sevinmek için henüz erken. Ligin tamamlanmasına daha 12 hafta var ve bu süreç, açıkça söylemek gerekirse oldukça zorlu mücadelelere sahne olacak. Muğlaspor, 56 puanla liderlik koltuğunda yer alsa da en yakın takipçisi Batman Petrolspor ile arasındaki puan farkı sadece “1”. Bu da şampiyonluk yarışının ne kadar hassas bir dengede ilerlediğini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Batman Petrolspor’un ligde bir maç fazlasının bulunması ve 28. haftayı bay geçecek olması, fikstür avantajını belirleyici bir unsur haline getiriyor. Bu durum, Muğlaspor için önemli bir fırsat barındırsa da aynı zamanda hata payının neredeyse sıfıra indiği bir döneme girildiğini gösteriyor.

İşte tam da bu noktada, önümüzdeki 3 karşılaşma şampiyonluk yolunda kırılma haftaları olarak öne çıkıyor. Çünkü artık telafisi kolay olmayan bir sürece girilmiş durumda. Her puanın altın değerinde olduğu bu haftalarda alınacak sonuçlar, sezonun kaderini doğrudan belirleyebilir.

Muğlaspor’un yakaladığı bu büyük ivmeyi sürdürebilmesi için aynı disiplin, aynı inanç ve aynı mücadele ruhunu sahaya yansıtmaya devam etmesi gerekiyor. Artık bu yarışta hata yapma lüksü yok. Çünkü hedef sadece lider kalmak değil, sezon sonunda şampiyon olarak adını bir üst lige yazdırmak.

Muğlaspor, 22 Şubat’ta sahasında İskenderunspor’u ağırlayacak, ardından 1 Mart’ta deplasmanda 24 Erzincanspor ile karşılaşacak ve Batman Petrolspor’un bay geçeceği haftada evinde Adana 01 FK’yı konuk edecek. Bu üç karşılaşmadan alınacak galibiyetler, puan farkını açma ve liderliği sağlamlaştırma açısından büyük önem taşıyor. Batman Petrolspor’un özellikle deplasmanlarda yaşadığı puan kayıpları, Muğlaspor için önemli bir fırsat sunuyor.

Ortaya çıkan tablo açık: Artık her maça 3 puan parolasıyla çıkılması gereken bir döneme girildi. Teknik heyetin bu sürecin farkında olduğu ve gerekli hazırlıkları yaptığına şüphe yok…

Başarı sadece saha içindeki mücadeleyle sınırlı değil. Futbolcuların ortaya koyacağı performans kadar, takımın en büyük itici güçlerinden biri olan taraftarın desteği de belirleyici olacaktır. Muğlaspor’un her zaman en büyük gücü olan taraftar, bu süreçte takımın arkasında daha güçlü ve daha birleşik bir şekilde durmak zorunda.

Ancak ne yazık ki Muğla’da her ortamda olduğu gibi taraftar konusunda ikiye bölünmüş durumdayız ve bunun tribüne de yansıdığını görüyoruz. Oysa fikir ayrılıkları ne olursa olsun, birleşilmesi gereken tek ortak payda Muğlaspor’dur. Tribünde verilecek birlik mesajı, sahadaki futbolculara doğrudan güç ve motivasyon sağlayacaktır.

Bu noktada Türkiye’de tribün kültürünün en güçlü örneklerinden biri olan Bursaspor taraftarının ortaya koyduğu birlik ve görsel destek, önemli bir örnek teşkil ediyor. Tek yürek olunduğunda tribünlerin nasıl bir itici güce dönüştüğü açıkça görülüyor. Bu konuda Muğlaspor taraftar gruplarına tavsiyem YouTube üzerinden Bursaspor taraftarının tribün şovlarını izlemeleridir.

Gelin, radikal ve anlamlı bir adım atalım. Bu hafta evimizde oynayacağımız İskenderunspor karşılaşmasında, karşılıklı tribünlerde tek ses, tek yürek olarak ortak tezahüratlarla takımımızı destekleyelim.

Farklı tribünlerde olabiliriz, farklı görüşlere sahip olabiliriz; ancak söz konusu Muğlaspor olduğunda birleşmemiz gereken tek nokta armamızdır. Tribünlerden yükselecek ortak bir ses, sahadaki futbolcularımıza yalnız olmadıklarını hissettirecek ve şampiyonluk yolunda onlara en büyük motivasyonu sağlayacaktır.

Unutmayalım, bu takım hepimizin. Ve bu hikâyenin en güçlü parçası, her zaman olduğu gibi yine Muğlaspor taraftarı olacaktır…