CHP Kurultayı ile ilgili ilk (01 Aralık 2025) yazımda “Hesap vermek her CHP'linin namus borcu” başlığını kullanmıştım. Bu söz bilindiği gibi adeta CHP genel merkezine savaş açmış görüntüsü veren Kemal Kılıçdaroğlu’na ait ve kurultayın ilk günü (28 Kasım Cuma) Sabah Gazetesi’ne yaptığı açıklamada sarfetti bu sözü…

Kurultayın ilk günü ve az da olsa ikinci gün bu söz her şeyin önüne geçti, ta ki “Şimdi İktidar Zamanı” mottosuyla kurultayın ikinci günü ortaya çıkan coşku ve ortaya konan ilgi çekici Tüzük ve özellikle Program Değişikliği ile ilgili olumlutartışmaları Kılıçdaroğlu’nun çıkışını arka plana itti.

Ancak söz doğru bir söz…

Dünkü yazımda bu sözü konuşacaktık, YDK’na bir kere daha seçilen Av. Remzi Kazmaz ile hiç hesapta yokken “kıymete binen” Süreyya Hanımı ve Muğla’dan Ankara’ya “kurultay gezisine gidenler”i, Alkım Denizaslanı’nın PM’ye girememesini sevinip, Süreyya Öneş Derici’nin PM’ye girmiş olmasına üzülüp, bunu hissettirmemeye çalışsalar da hayal kırıklığı yaşayanları göstermeye çalıştım…

*

Herkes, özellikle seçimle gelmiş olsun atama ile gelmiş olsun tüm yönetenler hesap vermelidirler.

Cumhuriyet Halk Partisi’ni 13 yıl kesintisiz yöneten Kemal Kılıçdaroğlu da hesap veremlidir.

Ki 13 yıl 5 aylık yönetiminde girdiği 10 seçimden yenik çıkan Kemal Kılıçdaroğlu özellikle vermeli o hesabı… Hafta sonunda kendi döneminde olmadığı kadar görkemli ve umut yüklü geçen kurultay tam da yeriydi…

Sabah Gazetesi’ne yaptığı açıklamada “Cumhuriyet Halk Partisi rüşvetlerle, yolsuzluklarla anılmaz, bir araya gelemez” diyen Kılıçdaroğlu “Yolsuzluğa bulaşan kim varsa hesap vermek zorundadır. Bu devlet, yolsuzluğa bulaşan kim varsa makamına ve konumuna bakmadan, sağ kolu olsa kesip atmak, sol gözü olsa oyup çıkarmak zorundadır. Hodri meydan! Sahte hesaplarla organize linç girişimleriyle geri adım atmam. Ben doğruları söyledim; eğer bir itirazları varsa gerçek kimlikleriyle ortaya çıkıp söylesinler. Kuru gürültüye gerek yok. Yolsuzluk ve rüşvet sarmalı zehirlidir. Bu sorunun tek muhatabı da CHP değildir. Yıllarca söyledim; biz hesap vermekten korkmayız ama hesap sormasını da biliriz. İktidar, CHP'nin yolsuzluk iddialarının üstüne tabii ki gidebilir ama kendi belediyeleri, bürokratları ve kendisi de bu alanda hesap vermek zorundadır. Yolsuzluğa bulaşan kim varsa hesap vermek zorundadır.” İfadelerinde bulundu ve Kurultay’a gelmedi.

Keşke gelseydi de Cumhuriyet Halk Partisi’nde yolsuzluğa bulaşan kim varsa hesap sorsaydı… Sorduğu gibi de 13 yıllık iktidarının, o iktidarında kaybedip özeleştiride bulunmadığı 10 seçimin hesabını vermiş olsaydı…

*

Bir videosunda da “Cumhuriyet Halk Partisi rüşvetlerle, yolsuzluklarla ve rüşvet çarkının müteahhitleriyle anılamaz, bunlarla bir araya gelemez. Üzerinde iftiralar ve yolsuzluk iddialarıyla yol alamaz. Derhal arınmalı ve yoluna devam etmelidir” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu’na CHP Genel Başkanı Özgür Özel kısa, öz ve net yanıt verdi:

Bu parti bizi sokaklardan, meydanlardan koparmak isteyenlerden arınacak. CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Artık kimse bizi yenilgiye alıştıramayacak!”

Ve şöyle ekledi:

Ya müesses nizamın paslı zincirleri bu milleti saracak ya da millet zincirleri kırıp yoluna devam edecek.”

Tabii CHP’ne kaybettirdiği 10 seçimi hazmedebilen Kılıçdaroğlu her ne kadar kurultay yenilgisini hala hazmedememiş olsa da bu çıkışlarının ardında AK Parti çevrelerinin olduğu ortaya konsa da “Şimdi İktidar Zamanı” mottosuyla iktidara yürüdüğünü söyleyen Özgür Özel partisini gerek Kılıçdaroğlu’nun gerekse başka çevrelerin saldırılarına karşı “erken seçim çağrısı” yapmakla yetinmemelidir…

Söylemden icraata geçilmelidir…

*

Kurultaydan dönülür dönülmez, Ömer Kundakçı arkadaşımız şu başlığı attı:

Ortaca’da, Ankara’da Sıkı Markajın Nedeni Anlaşıldı…

Güzel’den Tezcan’a ‘Vade Doldu’, ‘Sözünü Tut’ Baskısı

Hangi söz, ne sözü?

Meğer Ortaca Belediye Başkanı Evren Tezcan CHP’nin kurultay öncesi il ilçe kongrelerinde Mehmet Güzel’e Ortaca CHP İlçe Başkanı adaylığında destek vermekle kalmamış, bir de söz vermiş!

Ömer Kundakçı’nın haberinden okuyalım:

Evren Tezcan'ın 2024 yılında Mehmet Güzel'in birinci derecede yakınını memur kadrosunda işe alımı için yaptığı 'özel' girişim CHP'li 10 civarında meclis üyesinin ve önceki dönem CHP Ortaca İlçe Başkanı Özcan Özsoy'un, 'böyle bir hareket bize yakışmaz' diyerek tepki göstermesiyle geri adımla sonuçlanmıştı.

Mehmet Güzel'in her fırsatta sözünü yerine getirmesi için Evren Tezcan ile görüştüğü, Tezcan'ın da inisiyatif kullanarak 2025 yılı tamamlanmadan atama için yöntem aradığı öğrenildi.

MOBBİNGLER ALT YAPI MI?

Diğer taraftan Ortaca Belediyesi'nde son dönemlerde yaşanan mobbing nedeniyle bazı çalışanların istifa etmesinden dolayı personel alımları yapılacağı bu esnada Mehmet Güzel'in yakınının da işe alınacağı iddia edildi.”

Kadın çalışanlara mobing ve şiddet iddialarının sonucu ne oldu bilen yok… Garip olan ise Ortaca Basınının da bu çirkin olayın üzerine gitmemesi…

*

Bu arada bir başka haberde Fethiye’den geldi.

Fethiye Alternatif Bakış yazmış, Orhan Okutan arkadaşımız “Alim Karaca Kaçak Yapılaşmaları Savundu:

Yasal Altlık Hazırlıyoruz” başlığı ile paylaştı.

Başlığı görünce şaşırdım.

Yasal altlık” ne ya?

Altlığın yasal olmayanı nasıl oluyor?

“Minarenin kılıfı” gibi bir şey mi bu?

Gelin habere bakalım:

Katma değer gerekçesiyle savunulan kaçak yapılar, hem hukuku hem de adil rekabeti tehdit ediyor.

CHP’li Belediye Başkanı Alim Karaca, Çevre Şehircilik Bakanlığına gidip kaçakların yasallaşması için formül uydurmaya çalıştığını dile getirmesinin yanında Fethiye’nin en büyük sorununu “plansız bir şehir” olmasıyla açıkladı. Fethiye Belediyesi ile CHP’nin Fethiye’de getirildiği nokta bu. 

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’nın 2. Etap Sahil Bandı’ndaki kaçak yapıların ‘yasal hale getirilmesi için Bakanlıkla temas yürüttükleri’ açıklaması, uzun süredir sessiz sedasız büyüyen bir sorun için adeta bir itiraf niteliği taşıyor. Yıllardır devam eden imara aykırı yapılaşmayı görmezden gelen bir yerel yönetimin, şimdi bunu ‘hukuka uygun hâle getirme’ söylemiyle pazarlamaya çalışması, sadece teknik bir tartışma değil; siyaset, etik ve kamu yönetimi açısından da ciddi bir kırılma noktası.

*

Şimdi İktidar Zamanı” mottosu güzel da o zamanın “ruhu” da önemli…

Bu haberlerden çok var!

Anımsayanlar olacaktır.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 2024 yerel seçimlerinin ardından gittiği yerlerde şöyle demişti:

Belediye Başkanlarına 6 ayda bir karne vereceğiz

Verildi mi?

O zaman Özgür Özel şu ifadelerde bulunmuştu:

Her anket bir öncekinden önde olacak. Yerinde sayanı yerinde tutmayacağız.

Partiyi aşağıya çeken ve oyları düşürenleri görevden alacağız. Mevcut yöneticilerden enerjisi olan burada kalsın. 'Yoruldum' diyen, 'Çalışıyorum, olmuyor' diyen, 'Başaramıyorum' diyen, 'Bu kadar olur' diyen yolu açık olsun. Onla da yolları ayıracağız

Birilerinin Özgür Özel’e bunu anımsatması lazım…

Sen o belediye başkanı ve hatta il, ilçe başkanı ile yolunu ayıramazsan seçmen seninle yolunu ayırır. Belediye Başkanlarının eşlerini kurultay delegesi yaparak seçim başarısı nerede görülmüş…!

Sahi Dalaman da Kille Koyu ne oldu?

----------                  -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini; Yok mudur kurtaracak baht-ı kara mâderini? --Namık Kemal