Adam dolugomuş, nerede kimler doldurduysa artık. Gitmiş CHP’nin Menteşe İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği “Parti Programı Yenileme Gündemli Danışma Kurulu”nda boşalmış.
Menteşe Belediyesi’nin önceki başkanı Bahattin Gümüş’ten söz ediyorum. Tutabilene, susturabilene aşk olsun. Gündem belli, CHP Programı’nın 2. Yüzyıl Hali... İlçe Başkanı Nail Kızıl bilmem kaç defa kendisini uyarıp, “Konuya gelin” derken Baho Başkan ise “Esençay Devrimi”ni, (evet devrim) anlatıyor, ardında bıraktığı borca itiraz edip, ucube kent meydanını saymazsak olmayan eserlerini anlatmaya kalkıyor... İlçe Başkanı Kızıl’a “... dışarda gonuşmuyom. Burda da konuşmamı istemiyosanız kesebilirim. Nerde gonuşcam?” diye itirazda bulunuyor.
Videodan konuşmaları izlerken, ben de işte o an kopuyorum... Beni bi gülmek alıyor. Dondurmam Gaymak da gominist gominist derdini anlatamayan Mustafa’nın öfkeyle masayı terk ederken “Siyaseti sadece helada da mı konuşacağız?” ifadesini kullandığı sahne gözümde canlanıyor. Ama Baho kürsüyü terk etmiyor. Hem kürsüye, hem mikrofona yapışmış, bırakacak gibi değil, söze “Kürsüyü özlemişim” diye başlamış bir kere...
+
Seçimler geçti, bunların hazım güçlüğü geçecek gibi değil... Politikacıların sanki ortak özelliği bu, ölünceye kadar yapacaklar. Bunların “Ben bundan sonra ne yapacağım” diye psikoloğa gitme cesareti ve basireti göstereni var mıdır acaba? Kimini 10, kimini 25, kimini 5 sene kesmemiş... Adaptasyon zorluğu yaşıyorlar...
Belediye başkanlığı yapanı milletvekili, milletvekilliği yapanı bir daha milletvekili, olmadı belediye başkanı olma derdinde... Hatta bazılarına şimdilik “danışmanlık” ta yetiyor! Seçimler kapıya dayanınca bir kere daha düşünürler... Varlıkları bir dert, yoklukları bir dert olsa da bunlar “seçilmiş” insanlar... Ki Baho Başkan kürsüden inerken “25 yıl bu partiye hizmet ediyom, hizmet etmeye devam edicem.” diyordu.
Tabii bizim karnımız bozuk! “Nasıl?” diye merak ediyoruz. Muhtemelen katılımcılar da meraklanmıştır. Keşke nasıl hizmet edeceğinin de adını koysaymış. İyi olurdu. Kimse merakta kalmazdı...
+
Önceki hafta yapılan “CHP Programı’nın 2. Yüzyıl Yenilenmesi” gündemli Danışma Kurulu’nda söz alan Bahattin Gümüş, herkes gibi program üzerine konuşmak üzere kendisine söz verilmiş olmasına rağmen geldiği kürsüde “Kürsüyü özlemişim” diye söze başlayıp, “Deprem ve bunun yanında pandemi nedeniyle de gelirlerimiz arttı. Ama biz ekonomik kriz var, gelirlerimiz azaldı diye işçilerimizi yalnız bırakmadık, onlara zammı da verdik. Belki 2023 yılında biraz açığımız oldu, o da 80-100 milyon civarındaydı. Bir buçuk milyar bütçenin içinde 80-100 milyon anca yüzde 7'ye denk gelir. O da hiç önemli değildi. Yıl sonunda zaten kapanır...” ifadesi ile devam etmiş.
Şaşırtıcı değil mi? Salondaki katılımcıları değil, kürsüyü özlemiş...
Tek özelliği CHP’li olmak olan bir insan iki dönem belediye başkanlığı yapar da Muğla’nın en lüks sitesinde konut edinirken bir kürsü edinmez mi? Koyarsın salonun köşesine, kafan esti mi çıkar, sallarsın mikrofona... Tabii vizyon meselesi...
+
Ben CHP Üyesi değilim. Danışma Kurulu’nda yoktum. Bu tür önemli toplantıların basına açık olmasında yarar var... Neyse konuşmaları akıllı telefonla yapılmış kayıtlardan izledim. Konuşmaların arkası önü olmayabilir, ben yanlış çözümlemiş olabilirim. O yüzden sayın Bahattin Gümüş isterse düzeltme yapabilir.
Tabii toplantıyı yöneten CHP Menteşe İlçe Başkanı Nail Kızıl, kurulun gündemini anımsatan uyarıda bulunmuş, ama kim takar ilçe başkanını... “Seni oraya ben getirdim” demediğine şükretsin...
İlçe Başkanı Kızıl’a “Konuyu unutmuş değilim” diye karşılık veren Bahattin Gümüş, “de şöyle diyeyim” diyerek “Ben 25 yıldır partiye hizmet ediyorum. Her gün kamuoyunda, sanayide lokantada ‘Bahattin başkan borç yapmış’ diyorlar. Hiç dışarda konuşmuyorum. Burda da konuşmamı istemiyorsanız kesebilirim. Nerede gonuşcam?” ifadesinde bulunurken, İlçe Başkanı Kızıl “Gündem belli olduğu içim...” diye araya girmeye çalışıyor, nafile... Bahattin Gümüş “Ama bu da partinin geleceği için birlik beraberlik için önemli değil mi arkadaşlar, keseyim mi?” diye devam ediyor...
+
Oldukça gergin ve heyecanlı “Gonca Başkanla 10 yıl beraber çalıştık. Her kararı da beraber aldık. İcra borcumuz var mı, yok. Vergi dairesine borcumuz var mı, yok. Kamuoyunda 10 yıl boyunca alacağı kalmış bir kişi var mı, yok. On yıl boyunca işçilerin bir alacağı kalmış mı, yok. İşçiler fazla mesaisini almış mı, almış. O zaman ne konuşuyoruz?” diyen Bahattin Gümüş zaman zaman Başkan Kızıl’ın müdahalelerine rağmen sözlerini “18 milyon doğru, işçilerin maaşından dolayı, SSK’ya yapılandırma yaptık, meclisten geçirdik. Osman (Gürün) Başkanın Muğla Belediyesinden Menteşe Belediyesine geçtiğinde de tam 18 milyon borç aldım. Bize ait yolları, kanalizasyon çalışmalarını 18 milyon borcu bana kaldı. Ben bir defaya mahsus kamuoyunda Osman Başkan borç bıraktı dedim mi, demedim.” diye sürdürmüş.
Bu noktada homurtular, itirazlar artıyor. İlçe Başkanı Kızıl kesmeye çalışıyor, Bahattin Gümüş’ü tutabilene, susturabilene aşk olsun... O sanki kurulup gelmiş gibi devam ediyor:
“Arkadaşlar ben dışarıda konuşmam. Şöyle yapalım o zaman, Nail Başkan organizasyon yapsın, Nail Başkan başkanlığında, Gonca başkan ben geleyim, bir kaç arkadaş getireyim. Menteşe Belediyesi'nin yaptığı 10 yıllık çalışmayı anlatayım. Biz devrim yaptık, destan yazdık. altın tepsiyle sunduk. Basın açıklaması ile geçmiş başkan kötülenmez. Bu yakışır mı? Ben de CHP'li belediye başkanıyım. 10 Ocak’ta kahvaltı veriyorsun, geçmiş belediyeyi kötülüyorsun. Ben burada cevap vereyim, arkadaşlar 80-90 milyon borç abartılarak 165 milyon diye karşı tarafa verilmez. Hoş değildi. 25 yılık parti tecrübem, parti terbiyem hiç bir yerde konuşmama izin vermedim, burada konuştum, bu noktaya getirdim. Bütün diğer belediyelere bakın en az borç bizimdi. Bodrum Belediyesinin 3 milyar borcu var. Başkan bi tane açıklama yapıyor mu? Milas yapıyor mu, Marmaris yapıyor mu?”
+
O 10 Ocak basın kahvaltısında ben de vardım. Gonca Köksal Başkan’ın halefi Bahattin Gümüş’ü rencide edecek bir konuşması olmadı. Sadece orada değil, hiçbir yerde olmadı. Tersine biz gazeteciler “Bahattin Gümüş’ün bıraktığı enkazı neden açıklamıyorsunuz?” diye kendisini eleştirdik. Hatta borç listesini başkanlık binası cephesine asmasını bile istedik... Nitekim Danışma Kurulu’nda soğukkanlılıkla ve “parti terbiyesi” içinde halefi Bahattin Gümüş’ü dinleyen Gonca Köksal Başkan cevap hakkını kullanırken bendeki kayıtlara göre “Önceki dönem başkanımıza dair yaptığı işlere dair hiç bir olumsuz bir şeyi hiç bir yerde söylemedim.” diyerek şunları söylüyordu:
“Tek bir yerde gündeme geldi. Mecliste AK Parti Gurubu belediyemizin borçlarını öğrenmek istedi bizden.. Bizde doğal olarak, tabii ki orada sözlü olarak söylemesek de yazılı olarak kendilerine ileteceğimizi bildirdik ve eposta hesaplarına gönderdik. Sadece bu noktada söyledik. Bu arada borcumuz var mıydı, evet vardı. Bunu da söylemek istiyorum. Ki borç yüküyle devraldık maalesef.. Keşke olmasaydı, ama olabilir. Son dönem ekonomik koşullar zorlamış olabilir, ama burada çıkıp ta başkanım yani parti bizden nasıl iktidar olacağımızın yol haritasını isterken burada ‘Ben şöyleydi, ben böyleydi’ bu doğru bir tavır değildi bence. Bu tavrınızı, net bir şekilde söyleminizi eleştiriyorum. Bu güne kadar 50 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi burada iktidar. Belediyenin desteği olmadan herhangi bir seçime girilmedi başkanım, ama bu seçimlerde maalesef sizlerin desteğini arkamızda hissetmeyerek bu başarıyı da kazandık.”
Gonca Köksal konuşmasını “31 Mart bir milattı hepimiz için..” diye sürdürüyordu. Bu sözden ötesi elimdeki kayıtlarda yoktu...
+
Her şey açık seçik ortada. Herkes kendi yorumunu yapsın.
Ben daha çok Bahattin Gümüş’ün Danışma Kurulu’nda uyarılara aldırmadan bu konuşmayı yapmış olmasına takıldım. “Başka yerde konuşmam” (Ki konuşup konuşmadığı ne malum) diyor Danışma Kurulu’nda konuşuyor. Ona göre orası “aile içi”, ama aile içinde kalmıyor işte, şu anda benim köşemde! Daha Başkan Köksal’a gidip “Hayırlı olsun” dememiş, gitse “Hayırlı olsun” dese, bu konuyu baş başa konuşsalar olmaz mıydı?
Bu soruyu Bodrum’da yaşayan CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyesi Av. Remzi Kazmaz’a soruyorum.
Haa bir de salonda İlçe Başkanı Nail Kızıl araya girdiği bölümlerden birinde “Bahattin Başkanım gündemle alakası yok bunların. Bununla ilgili ayrıca danışma Kurulu yapalım. Ne varsa orada konuşabilirsiniz. Ayrıyeten bir danışma kurulu toplayalım.” dediği görülüyor.
Tüzüğe göre bu mümkün mü bilmiyoruz, Bahattin Gümüş konuşmasının sonunda “En kısa zaman da her türlü hesabı vermeye hazırım. Alnım ak, başım dik, hiç çiğ yemedim, 25 yıl bu partiye hizmet ediyom, hizmet etmeye devam edicem.” diyordu. “Herkes pişirerek yer zaten” diyecek değilim, ama kendisine “Sen partin seni aday göstermeyince başka partiler ile adaylık pazarlığına girmedin mi?” diye sormak isterim. Remzi Kazmaz bu konuda ne düşünür O’na da sormak isterim.
Aklıma geldi, kayıtlarda yok, duyumlarıma göre bir de itiş kakış olmuş. Osman Gürün, nereye neden çekiştiriyorsa bileğinden tutup bir yere çekerken Gonca Köksal’ın “Bırak elimi.” uyarısı ile karşılaşırken, Köksal’ı savunan Başkan Yardımcısı Mehmet Tahca’yı Osman Gürün susturmaya kalkmış, ama O da “Başkanım biz sizi 25 yıl dinledik. İzin verin sözümü söyleyeyim.” diyerek terslemiş. Erol Kutlay araya girmek istediyse de hava iyice gerilmiş. Sanıyorum bu ekip, İlçe Başkanı Kızıl’ın da önerdiği gibi değil, Gonca Köksal’ın tek başına olacağı, dertleri neyse bir görüşme istiyorlarmış.
Şaşkınlık içindeyim... Merak eden varsa, Bahattin Gümüş program üzerine söz etmemiş!
Ha bu arada gayri resmi (Çünkü Gonca Köksal’dan alamadım) rakamları paylaşalım. Bahattin Gümüş için öğrendiğime göre, Gonca Köksal Başkan esnafa olan 200 milyon TL’nin üstündeki borç ile 70 milyon TL üzerindeki vergi borcunu kapatmış. SGK borcunun da 90 milyonu ödenmiş... Sayın Gümüş bir teşekkür et...
----------------- ------------------
GÜNÜN SÖZÜ;Allah’ım bana harcayamayacağım para, taşıyamayacağım unvan verme.