Bu köşeyi ve sosyal medyamı takip edenler bilir; 15 Temmuz 2023 günü emekli olunca “tası tarağı toplayıp” veya “ununu eleyip, eleğimi asıp” bir köşeye çekilmedim; elbette ki Arasta’da o tarihî güzelliğin içinde bir mekân açarak sosyal faaliyetlerime ve okur-yazar insanlarla sohbet etmeye devam edecektim. Hep derim ya… “Bizler yarış bittikten sonra da koşan atlar gibiyiz”… Bizim için yarışın olması şart değil; bizim kuşak koşma estetiğinin zevkine (“faaliyet yapmak” yani) varmış bir kuşaktır. Belki bizden önceki ve sonraki kuşaklarda da bu özellik vardır ama onlar kendilerini kendileri anlatsın; ben bizim kuşaktan mes’ûlüm ve en iyi bizim kuşağı biliyorum…
“Yarış bittikten sonra da koşan atlar gibiyiz” demiş ve Arasta’da bir mekân açtığımızı söylemiştim. 15 Aralık 2023 günü, Semerciler Sokakta kiraladığım mekân, geçtiğimiz ekim ayında el değiştirince, bize dükkânı boşaltmak göründü. Allah’ı var, mekânın yeni sahibi Hakan bey kardeşim, “Hemen çıkın hocam!... Ben şunun yapacağım, bunu yapacağım…” demedi ama benim için mekânın büyüsü bozulmuştu. Peyderpey hazırlık yaparak nihayet dükkânı 20 Ocak 2025 günü boşalttım. Demek ki 13 ay burada dostlarla bir araya gelerek sohbetler etmiş, projeler üretmiş, yapılması gereken kültürel faaliyetler hakkında fikirler üretmişiz.
Sosyal medyamdan da takip etmişsinizdir; 13 ay süresince hayli hareketliydi Agademi. (Niye “Agademi” ediğimizi gene Hamle’de bu köşede yazmıştık.) Aynı zamanda Türkiye Yazarlar Birliği Muğla İl Temsilciliği ile beraber Metinbilim Enstitüsü Derneği İrtibat Bürosu olarak da çalıştık.
Ankara, İstanbul, İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Kayseri, Afyon, Kütahya gibi illerden gelen arkadaşlarla ne derin sohbetler yaptık!... Gelen arkadaşlar, aynı zamanda Arasta esnafından da iyi alışverişler yaptı.
Yaptığımız sohbetlerden birinde, 20 Haziran 1998 günü Muğla’da vefat eden son Mevlevi ney üstadlarından Ahmet Doğan Özeke’yi konuştuk ve yıllardan beri yapılmayan kabrini yaptırmaya niyetlendik. Sağ olsun Özkan Demirtaş kardeşimiz mezarı yaptırdı ve vefatının yıl dönümümde Özeke rahmetliyi mezarı başında andık ve önümüzdeki günlerde rahmetliyi tanıyan Muğlalıların konuşacağı bir paneli planladık.
2023 Ekim ve Aralık aylarında biri belediye ile diğeri MUTSO ile beraber Arasta panelleri gerçekleştirdik ve Arasta’nın kültürel zenginliğinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini konuşup ilgililere rapor verdik.
2023 Ekim ayında Çinli mistik turistlerle Arasta ve Şahidî camiini gezdik. Aynı şekilde 2024 Ekim başında Hollandalı Mevlevilerle nitelikli bir Muğla gezisi gerçekleştirip geleceğe dair planlar yaptık.
2024 yaz ayları bizim için hüzün aylarıydı. Türkiye Yazarlar Birliği’nin iki eski başkanını Ağustos ayında art arda (Mehmet Doğan 11 Ağustos, Yakup Ömeroğlu 16 Ağustos) ebedî âleme uğurlamıştık. Rahmetliler ile ilgili sohbetler düzenledik ve her ikisi için de Yasin okutup dualar eyledik.
2024 Eylül ortasında Prof. Dr. Cemal Kurnaz hocamız ve eş hocanım geldi Ankara’dan.. Bir akşam Agademi önünde güzel bir sohbette bir araya geldik.
İstanbul’dan gelip misafirimiz olan Müjdat Uluçam ve eşi ile de güzel sohbetler ettik.
Kayseri’den, sosyal medya üzerinden tanıştığımız avukat Ahmet bey ve Muğlalı tanıdıkları ile yaptığımız sohbetin tadı damaklarımızda kaldı. Ankara’dan Ömer Özercan kardeşimiz ve arkadaşları, geçerken uğramışlardı güya; sohbetin güzelliği geç saatlere kadar sürdüğü için, yola ertesi sabah devam ettiler. Kütahya’dan eski öğrencim (Fırat Üniversitesinden) ve çocuğu uğradı ve öğrencimle 40 yıl sonra hasret giderdik…
Tabii kardeşlerim ve yeğenlerimin gelip Agademi tadına katkıda bulunmalarının zevki başka idi. Kardeşlerim Halil Aga’nın evini de çok iyi bildikleri için “Abi… Tam da Agademi olmuş.” dediler.
Türkiye Yazarlar Birliği ve Agademi, Muğla ve civarından gelen arkadaşlarla da zenginleşmiş 13 ay gibi kısa bir sürede ve daha yapmak istediğimiz pek çok şeyi gerçekleştiremediğimiz halde, bir kültür mahfili olarak Muğla’ya bir marka değeri katmıştır.
Daha pek çok eş-dost geldi ve çok güzel sohbetler ettik. Mekânın önündeki küçük meydanı da değerlendirecektik. Orada resim ve fotoğraf sergileri, ipte dergi sergileri, minik konserler gerçekleştirecektik ama meydanı bir türlü uygun hale getiremediğimiz için bunları yapamadık.
Mekânı boşaltıp başka mekâna taşınalım dedik ama gördük ki Arasta’nın en büyük olumsuzluğu, depolar. Pek çok yer var ama hepsi depo olarak kullanılıyor ve Arasta’ya hiçbir kültürel ve ekonomik değer katmadan öööyle duruyor. Yetkililere hatırlatalım: Arasta’nın düşmanı depolardır. Buralar hareketli mekânlar haline getirilirse Muğla kültürü ve ekonomisi kazanır.
Haa… Bu arada Arasta’da kendime ait bir dükkânın olduğunu söyleyeyim. Yasaların daha çok kiracıyı korumasından dolayı, kendi mekânıma geçip istediğim gibi düzenlemeleri yapamadığım için bir süre faaliyetleri evden ve Yağcılar Hanı’nda Çınar6’ndan yürüteceğiz. Böylece Agademi’de ilk perdeyi kapattık ama inşallah ikinci perdeyi kendi mekânımızda açarız.