AK Parti’nin Muğla’da Büyükşehir Belediye Başkanı adayı gösterdiği Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ı çok daha önce tanımış olmayı ve Muğlalıların da tanımış olmasını çok isterdim.

Muğla’nın çok farkında olmadığımız ya da çok geç fark ettiğimiz değerleri vardır.

Bence Aydın hoca da onlardan biri oldu.

Dediğim gibi, keşke daha önce...

Daha önce tanımış olsaydık Fethiye, Marmaris Körfezleri belki yıllar önce temizlenmiş olabilirdi. Belki “Göcek Tüneli sorunumuz” ve “Akbelen Kavgamız” da olmayabilirdi. Hatta belki “Çimento Kavgası” da yaşamamış olabilirdik! Bodrumlular da halen devam eden su sorununu muhtemelen yaşamamış olabilirdi...

Sanki Aydın hoca, AK Parti’nin (Seyfi Terzibaşıoğlu hariç) Muğla Milletvekillerinin tamamından çok daha “Muğlalı”...

xx xx xx

Kavaklıdere Belediye Başkanı Mehmet Demir önceki gün “Ak parti Muğla Büyükşehir belediye başkan adayımız Prof. Dr. Aydın Ayaydın ve 27. Dönem Antalya milletvekili İbrahim Aydın Belediye Başkanlığımıza ziyaret ettiler... Nazik ziyaretleri için Prof. Dr. Aydın Ayaydın Başkanımıza teşekkür ediyorum...” diye paylaşımda bulundu.

Bu bir ilk... Seçim sürecinde pek çok ilke imza atan Prof. Dr. Aydın Ayaydın böylece bir ilke daha imza attı.

Önceki seçimlerde bunu yapan bir büyükşehir belediye başkanı adayına tanık olmadık.

Bırakın önceki seçimleri, bu seçimde bunu İYİ Parti’nin Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun yapmadı mesela...

Valilik bahçesinde yapılan Ramazan Bayramı bayramlaşmasında da görmedik mesela... Sadece O’nu mu, CHP listesinden Muğla Milletvekili olan Gelecek Partili Prof. Dr. Selçuk Özdağ’ı seçimden sonra gören yok. Ama Aydın Ayaydın teşekkür gezisine çıkıyor Muğla’da...

xx xx xx

Mehmet Demir başkanın paylaşımını görünce dün sayın Ayaydın’ı aradım. “Hayırdır hocam Kavaklıdere’de imişsiniz..” dedim. Gülerek “Bugün de ilçelerimizi ziyaret ediyorum. Teşekkür gezisi yapıyoruz” diye karşılık verdi. Kendisine 27. Dönem Antalya Milletvekili ve AK Parti Muğla Koordinatörü İbrahim Aydın’ın eşlik ettiği Aydın hoca tüm Muğla’ya selamlarını ileterek şöyle anlattı:

Seçim sürecinde inanmayanlar oldu, ama ben Muğlalıyım. Bodrum’da yaşıyorum, orada yaşamaya devam edeceğim. Aslında bayramda burada olacaktım, yurt dışındaydım. Şimdi ilçelerimizi ziyaret ederek hem bayramlaşıyoruz hem de seçilmiş başkanlarımızı tebrik, seçilememiş başkan adaylarımız ile ilçe teşkilatlarımızı dava arkadaşlıkları, yol arkadaşlıkları ve seçimde gösterdikleri çabalar için teşekkür ediyorum.

xx xx xx

Evet, Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın bu yaptığı AK Parti açısından Muğla’da bir ilk...

Adaylığında kendisiyle pek çok ilki yaşadık... Akbelen’i hatırlayın.

AK Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milas İkizköy’de Akbelen Ormanı’nın çevresindeki 190 parsellik tarım arazisinin linyit madeni sahası olarak kullanılmak üzere Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılması kararını iptal etti. Hiç kimse beklemiyordu, ama Aydın Ayaydın’ın Erdoğan’dan bir ricası yetmişti. Cumhuriyet tarihinde ve AK Parti iktidarında bir ilk yaşanıyordu, Cumhurbaşkanı çıkardığı kararnameyi yine kendisinin çıkardığı kararname ile iptal etmişti...

Tabii kimse inanmak istemedi. “Seçimden sonra bir kararname daha çıkarılır ve o kamulaştırma yapılır” denildi...

Seçim bitti, gündemde kamulaştırma yok... Nedense kimse de “Aydın Ayaydın, Cumhurbaşkanına AK Parti’nin Muğla’daki yerel kurmaylarının anlatamadıklarını anlatmış olabilir mi?” diye sorgulamadı...

Çünkü sağcımız da solcumuz da yaşamı siyah-beyaz olarak algılıyoruz. Oysa gri diye de bir renk var...

xx xx xx

“Fikri takip yapmak” veya “olmak” diye bir durum vardır. İşte bu gazetecilikte çok önemlidir. Gazeteciliğin hemen tüm pratiklerinde geçerli olan bir durum olan “fikri takip”e sahip olmayan gazeteciye ben pek “gazeteci” diyemem...

AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Prof. Dr. Aydın Ayaydın “Marmaris ve Fethiye Körfezlerini temizleyeceğiz” dediğinde gülmüştük. Ben de güldüm... “Seçimlerde bu tür vaatler olur, sonra unutulur” demiştik. Unutan gazeteciler oldu...

Aydın hoca o zaman yapılan yorumları duydu mu ne “Gemiler bu ayın 15’ine kadar gelecek” dedi... Gelmedi... Bu seferde hep birlikte “Olacağı buydu” dedik.

Erdoğan’ın Muğla mitinginden bir gün önce gemiler gelip çalışmaya başlayınca şaşırdık... Ama “Seçim kaybedince gemiler geri gider” demekten de geri kalmadık! 1 Nisan sabahı ilk işim Marmaris ve Fethiye’deki dostları arayıp, “Gemiler orada mı?” diye sormak oldu... Bir “1 Nisan şakası” yapılmamıştı...

xx xx xx

Marmaris’ten Av. Ayşegül Mungan’ın “Biz de sözler tutulur” diye yaptığı haber paylaşımında gördüm. Başka da yazan çizen olmadı. Yani Muğla basını “fikri takipte” sınıfta kaldı...

Marmaris’ten Metin Yasan’ın yaptığı “Dip Temizliği 2. Etap Çalışması başladı” başlıklı haberi şöyle: “İçmeler Mahallesi 'Deniz Kapısı' Faros otel önünden başlayarak Koca Dere'ye kadar olan 700 metrelik sahil dip temizliği tamamlandı. 2'inci etap çalışması, bugün itibariyle Casablanca Otel önünden başlayıp devam ediyor.

Bu arada Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Marmaris ve Fethiye körfezlerinde deniz dibi taramalarını başlattıklarını açıkladı ve “İnanıyorum ki yaz aylarına kadar hem Fethiye hem de Marmaris denizini pırıl pırıl hale getirmiş olacağız.” ifadesini kullandı...

Şimdi burada sorulacak soru “Madem yapılabiliyordu, şimdiye kadar neden yapılmadı?” sorusu olacaktır. Bu soruyu da Muğla’da bugüne kadar AK Parti’den milletvekilliği, MKYK Üyeliği, il başkanlığı ve Marmaris-Fethiye ilçe başkanlıkları yapanlara sormak lazım...

Belki Aydın hocaya bir teşekkürde bulunurlar...

xx xx xx

Aydın hoca ile pek çok ilk yaşadık... Hepsini yazacak değilim. Köşemde yetmez...

Ahmet Hakan “Bu bir Devrim” başlığı ile “Aydın Ayaydın, AK Parti’nin Muğla adayı. Çok ters köşe çıkışlar yapıyor. * Milas’ta Mimarlar Odası’nı ziyaret etmiş mesela. ‘Mimarlar Odası sadece mahkeme salonunda karşılaşılan bir STK olmamalı’ demeci vererek. Menteşe’de Şehir Plancıları Odası’na gitmiş. ‘Birlikte çalışacağız’ demeci vererek. * Bu odaların dövüş ve çekişme konusu olmaktan çıkarılıp danışılan kurumlar haline gelmesi açısından iyi bir adım bu. Dilerim sözler tutulur, dilerim devamı gelir.” diye yazmıştı...

Ben hep “Kimin dediğine değil, ne dediğine bakın” derim, ama şimdi Ahmet Hakan için “Yalakalık yapmış” diyenler olacaktır. Benim bu yazım içinde denilecektir...

Ama bakın o günlerde 29 Ocak 2024 tarihli Sözcü Gazetesi’nde de “Aydın Ayaydın: Şehir plancıları imar planlarını askıda görmemeli” başlığı ile şöyle yazılmıştı:

Sivil toplum kuruluşlarına yaptığı ziyaretlere ilişkin değerlendirmede bulunan Cumhur İttifakı'nın Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın, ‘Bu kurumlarla sadece mahkemelerde karşılaşılmaması, itiraz gerekçelerinin önceden dinlenmesi ve bilimin ışığında bir ortak yol bulunmasının gerekli olduğuna inanıyorum. Şehir plancıları imar planlarını askıda görmemeli.’ ifadelerini kullandı.

Haber “Yaptım oldu mantığı ile iş yapmayacağım.”ara başlığı ile şöyle devam ediyordu:

AKP Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Aydın Ayaydın, kente hizmet içi her kesimle diyalog içinde olacağını söyledi. ‘Bu ziyaretleri çok ama çok önemli buluyorum. 'Nasıl olsa konuşulmaz. Çünkü her şeye peşin peşin karşı durulur' denen bu STK'larla diyalog kapısını açmak ve başkanlığım boyunca da canlı tutmak istiyorum. Ben yaptım oldu mantığı ile iş yapmayacağım mesajını vermek için bu ziyaretleri yapıyorum. Önce ateş eden sonra nişan alan sonra nişan alan biri olmayacağım! dedi.

Ahmet Hakan’ın dediği gibi Muğla’da Aydın hoca ile elbette “devrim” olmadı, ama AK Parti’de bir “evrim” başladı...

xx xx xx

Prof. Dr. Aydın Ayaydın ile yüz yüze tanışmamız Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi VİP Salonu’nda yapılan ve AK Parti adayları ile basının tanışmasının sağlandığı toplantıda oldu.

Engelli olmam nedeniyle kalabalık toplantılara genellikle erken giderim. O gün gidip bana en uygun yere oturdum, kimse yoktu. Bir süre sonra omzuma bir el dokundu, başımı çevirince Aydın hoca karşımdaydı. Yanında İbrahim Aydın vardı. Bir de Yatağan’ın önceki Başkanı Mustafa Toksöz.. Aydın hoca, “Meslektaşım” diye hitap ediyordu, tokalaştık ve şöyle dedi: “Eleştirileri senden bekliyorum. Sınır yok...

O gün son soruyu, daha doğrusu soruları ben sordum. Arkadaşların sorularını bekledim ve “sorulmayanları” sordum. Osman Gürün’ün başkanlığında bu “kültürden” çok uzaklaşmıştık...

Epey sonra bir vesile ile görüşmemizde “Hocam eleştirilerim sizi rahatsız ediyor mu?” diye sorduğumda “Gazeteci olmanın gereğini yapıyorsun. Eleştirileriniz Muğla’nın nabzını tutuyor, yol gösteriyor.” diye karşılık vermişti.

Aslında “ilkleri” söylemleri ve eylemleri ile Aydın hoca görebilenlere yol gösterdi...

AK Parti’nin ilk Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu seçimden önce bir sohbetimizde Op. Dr. Şadi Ballı için “Menteşe Belediyesi’ne çok fazla” demişti. Galiba Aydın hoca da AK Parti Muğla’ya çok fazla geldi...

Prof. Dr. Aydın Ayaydın bu seçimi kaybetti, ama galiba Muğla iyi bir hemşehri kazandı. Umarım Muğla’dan elini çekmez. Kendisine yine döneriz...

-----------------

GÜNÜN SÖZÜ; Nitekim deniz de bağrına atılan taşı unutur ama o taş yine oradadır ve oradan bir daha çıkmaz.--Halikarnas Balıkçısı