Şehirlerde “ortak akıl birliği”nin yakalanmasında, kentin sorunlarının çözümü için kamu oyu ve algı yaratılmasından proje üretimine ve hayır işlerine kadar geniş bir yelpazede birer gönüllü hareketi olan  “platformlar” esnaf odalarından, meslek odalarından, sendikalardan ve siyasi partilerden bile hep bir adım önde olmuştur.

Elbette ayda bir “evden kaçılıp” bir kadeh alkol alınıp, geyik yapılan sosyalleşme alanına dönüşen veya siyasal-sosyal yaşamda yer alabilmenin, statü kazanabilmenin aparatı haline gelenleri de vardır, ama bu “doğru yolda olanları” itibarsızlaştırmaz, saygınlık kazandırır.

Bu platformlardan önce Rotary ve Lions Kulüpleri vardı... Elbette onlarında kendilerine göre “toplumsal yararları” olmuştur ve hala varlar, ama “ulusalcı” gelişmelerin karşısında en azından Muğla’da (Menteşe) tutunamadılar.

Şimdi bu girişten sonra konumuza gelelim. Geçen hafta Çarşamba günü beni bir “Muğla Ortak Akıl Platformu” üyesi olarak kıskandıran bir oluşumun, “Muğla Gelişim Platformu”nun konuğu oldum.

Oradaki kendi alanlarında başarılı olmuş “24 idealist gencin” oluşturduğu platformu Menteşe Kent Konseyi ile bile kıyaslamak yakışık almaz. “Bana bir tavsiyeniz var mı?” diye sormayı akıl edemediğim için üzüntü duymama neden olan gençlere benim tavsiyem iki sözcükten ibaret oldu: “Sakın değişmeyin”...

+

Hamle Gazetesi’nde çıkan haberde Prof. Dr. Aydın Ayaydın ile birlikte platformun konuğu olduğum yazılmış, ama aslında konuk Aydın Hocamdı... Davet edildiğinde “Özcan Özgür’ü de davet eder misiniz” demiş ve gençler bu ricayı severek yerine getirmişler.

Neredeyse yarısının nüfusa kayıtlı olduğu yer Muğla olmayan, ama genç, heyecanlı ve Muğla idealisti gençlerin karşısında Aydın Hocam ile birlikte olmaktan çok mutlu olduk. Ki gece eve geldiğimde eşimin “Sende bir değişiklik var” demesine neden olan bir keyif ve mutluluk... Bazılarının babasını, amcasını ve bir kaçının kendisini tanıyordum. O gece onlara bir şey kattık mı bilmiyorum, ama onlar en azından bana çok şey kattılar...

Onlarla ilgili Hamle’nin haberinde yer alan konuşma özetim şöyle noktalanıyordu:

“Ayrıca çaldıkları kapının ideolojisine bakmadan Muğla için yararlanmanın yollarını arayan kadınlı erkekli, sağlı sollu, başka memleketlerde doğmuş, ama Muğlalı olabilmişler ile Muğla doğumluların kaynaşmış olduğunu görmek beni Muğla'nın geleceği için çok umutlandırdı. Umarım değişmezsiniz. Samimi ve dayanışma halinde böyle kalın.”

Haberi merak edenler linki: https://www.hamlegazetesi.com.tr/haber/25401633/mugla-gelisim-platformunun-konugu-aydin-ayaydin-oldu tıklayabilir...

+

Yayla da Bağlarbaşı’nda yapılan gecede, Muğla bazı korsan gazetelerin Büyükşehir Belediyesi ile ilgili iddiaları, AK Parti’nin genişletilmiş il danışma meclisine damga vuran Kadem Mete konuşması yanında Akbelen direnişçilerinin Ankara çıkartması ve sağlık sektöründeki atamalarla, olumlu gelişmelerle sallanırken siyaset konuşulmadı… İnanmayan olabilir, ama öyle...

Platformun Başkanı Burak Nizamoğlu arkadaşlarını tanıştırdıktan sonra, platformun çalışmalarını, projelerini anlattı. Kendisinin MHP Menteşe Meclis Üyesi, platformdaki arkadaşlarından Batuhan Kıloğlu’nun da CHP’li Menteşe Meclis Üyesi olduklarını belirtirken, “Ortak paydamız Muğla” dedi. Bu anlayış içinde daha önce Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras ile Vali Dr. İdris Akbıyık ve yatırımcı daire müdürlerini ağırladıklarını, gelecek ayda İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça’yı ağırlayacaklarını söyledi.

Gündemlerinde Muğla’ya bir ‘Hipodrom’ kazandırmak olduğunu, Türkiye’de bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığı'nın belirli sürelerle yenilediği bir sözleşmeden aldığı yetkiyle at yarışları düzenleme ve müşterek bahis organizasyonu hususunda yetkili tek kurum olan Türkiye Jokey Kulübü (TJK) yöneticileri ile görüşmeleri olduğunu ve Menteşe’de bir yer tespiti aşamasına geldiklerini ifade eden Burak Nizamoğlu, ‘Muğla’nın ağabeyi’ Prof. Dr. Aydın Ayaydın’a sunumda bulundu...

+

Toplantının konuğu Prof. Dr. Aydın Ayaydın, Muğla Gelişim Platformu’nun projelerini değerli bulduğunu söyleyerek, elinden gelen desteği sunmaya hazır olduğunu belirtirken, şu ifadelerde bulundu:

Muğla Gelişim Platformu’nun oluşum biçimini, hedeflerini ve hayata geçirmeye çalıştığı projeleri son derece değerli buluyorum. Şehrimizin kalkınmasına katkı sunacak her türlü çabanın yanındayım. Platformun vizyonu, sadece bugünü değil Muğla’nın geleceğini de düşünerek atılmış önemli bir adımdır. Ben de bir Muğlalı olarak, bu kıymetli oluşumun desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Üzerime düşen bir görev olursa, elimden gelen katkıyı sunmaya hazırım. Bu birlik ve dayanışma kültürünü büyütmek hepimizin sorumluluğudur.

Aydın Hoca, hipodromun tesis edileceği alanla ilgili “Tahsisi bir tüzel kişiliğin alması gerekir.” diyerek,  önce bu eksikliğin giderilmesi tavsiyesinde bulundu. Bunun üzerine hep birlikte bir ‘vakıf’ kurulmasına karar verildi. Sanıyorum Muğla (Menteşe) bu sayede ilk “yerli vakıf kuruluşuna” da sahip olmuş olacak.

İşte guruptan kişisel beklentisiz gerçek, samimi, idealist bir platformdan böyle şeyler çıkıyor.

Geçmişte benimde Milletvekili Şükrü Zeybek, MSKÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, Hamdi Yücel Gürsoy gibi isimlerle içinde bulunduğum Muğla Ortak Akıl Birliği platformu vardı, oradan da isim babası olduğum ‘Muğla Yatırım Birliği’ MUYABİR şirketi ve onun eseri TEK Koleji çıktı. İnanıyorum ki Muğla Gelişim Platformu’ndan da söz konusu ‘Muğlalı Vakıf’ ve onun eseri Hipodrom çıkacaktır... Platform üyelerinden Av. Canan Alkan Kesici vakıf senedini hazırlamaya başlamış olmalı... Ne yalan söyleyeyim “Biz neden şirket değil de vakıf kurmamışız” diye hayıflandım. Şu anda üyesi olduğum “Muğla Ortak Akıl Birliği” ile o birliğin ilgisi yok. Yeni bir oluşum. Umarım bu oluşumdan da Muğla’ya “toplumsal rant” kazandıracak bir şeyler çıkacaktır...

+

Bu arada Aydın Hocam da Muğla Gelişim Platformu’nu kıskandığını ağzından kaçırırken, gelecekte bu platformdan milletvekili, belediye başkanı gibi siyasetçilerin çıkabileceğine dikkat çekti. Gerçekten siyasetin konuşulmadığı gecede bir soru üzerine, sanıyorum sorunun sahibi de CHP’li Meclis Üyesi Makine Mühendisi Batuhan Kıloğlu’ydu, Aydın Hocam, Başkan Aras ile yaşanan polemiğe şöyle açıklık getirdi:

Benden hangi belediye başkanımız Muğla’nın yararına bir şey isterse, benimle halledilebilecekse elimden geleni yaparım. Bodrum Belediye Başkanımız Tamer Mandalinci için yaptım. Aslında Ahmet Başkan için de yaptım. Geçmişte Bodrum’dan ahbaplığımız var. Rakipliğimiz seçimle bitti. Kendisinin Cumhurbaşkanımızla bir kredi meselesi için görüşme talebi vardı. Ben bu imkanı Dalaman Havaalanında yarattım. Ama ne olduysa bir araya gelinmesine rağmen istediği gibi görüşememiş. Beni yine aradı ‘Talebimizi iletemedik. Yardımcı olur musunuz?’ dedi, tabii dedim. Talebini whatsapptan attı, ben de Cumhurbaşkanımıza ilettim. Aradan birkaç ay geçti, Kredinin Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmasını benim engellediğimi açıkladı. Yalan söyledi. Çok kırıldım. Benden talebinin iletilmesini istedi, ben de ilettim. Takip etmemi isteseydi takip ederdim.

+

Prof. Dr. Aydın Ayaydın, Muğla Büyükşehir adaylığı ile ilgili sorulara yanıt verirken, sadece Menteşe için çok projesi olduğunu, ama üçü için çok üzüldüğünü belirtirken, “Ben seçimden sonra Muğla’dan ayrılmayan tek adayım ve projelerimin ve verdiğim sözlerin hala takipçisiyim.” diyerek şöyle devam etti:

Üç projem; Kötekli’den şehir merkezine, oradan Yatağan’a hafif raylı sistem ile ‘akıllı kavşak’ın düzenlenmesi ve Atatürk Stadyumu’nun şehir dışına çıkarılması, yerinde görkemli bir meydan düzenlemesiydi. Projeler ve kaynak hazırdı. Nitekim akıllı kavşak şu anda düzenleniyor. Hafif raylı sistem projesine yerel yönetimler sahip çıkarsa ve yardım isterlerse desteğe hazırım. Bu üç projeden biri değil, ama Sandras’tan su getirilmesinin de takipçisiyim.

Aydın Hoca stadyum meselesini anlatırken şu anda tribünlerin yenilenmesi ile ilgili mimari projenin platform üyelerinden Mimar Rana Bozkurt’a ait olduğunu ve projenin Bakanlık tarafından başka illerde de “tip proje” olarak kullanılmaya başladığını öğrenince şöyle devam etti:

“Öncelikle sizi kutluyorum. Ancak ben stadyumların şehir merkezlerinden çıkarılmasını, böylelikle trafiğin rahatlamasına katkı sağlanmasını savunuyorum. Ki Atatürk Stadyumunu şehir dışına alınca yerinde yapacağımız meydan düzenlemesi altında otopark da olacaktı. Karamuğla Deresini de açıp, yeniden düzenlerken otoparka yer verilecekti. Nedense Muğlalılar değişime karşı. Biri de yanımda oturuyor, o zaman Özcan kardeşimde karşı çıkmıştı. Oysa stadyumun taşınması ile ilgili projemiz hazırdı.15 bin kişilikti. En önemlisi bu sadece bir futbol sahası değil, Muğlalıların ailecek nefes alacakları bir yaşam alanıydı. Burada futbol sahası yanında basket, voleybol sahaları, cep sineması, tiyatro salonu, otopark ve AVM de olacaktı. Atatürk Stadının yıkılması gündeme gelince Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç’a teklif ettim. Desteğe hazırım, dedim, O istemedi. Üzüldüm...

+

Aydın Hoca’ya siyasi beklentisi olup olmadığı da soruldu. 25 yıldır Bodrum’da yaşadığını ve artık “Muğlalı” oluğunu belirtirken, “Ben Bodrum’a gelince siyasetten elimi ayağımı çekmiştim. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri sonucu Büyükşehir adayı oldum. Yani hiçbir siyasi beklentim yok. Şu anda da bir ‘ağabey” olarak partim verdiği görevi yapmaya, yardım isteyene yardımcı olmaya çalışıyorum.” demekle yetindi.

Anlayan yok, ama Aydın Hoca “Muğla için kolaylaştırıcı olmaya” çalışıyor, ama özellikle AK Parti de bu durum bazılarını rahatsız ediyor. Oysa Hocanın kimsenin yerinde gözü yok... Ben bu anlamda Muğla Gelişim Platformu üyelerini ve Başkanları Burak Nizamoğlu’nu Aydın Hoca’dan yararlanmak istedikleri için kutluyorum.

Aydın Hocam’a çok soru geldi. En ilginci de Beşiktaşlı olduğunu söyleyen platform üyesi Elektrik Mühendisi Berke Altınsoy’dan geldi. Aydın Hoca’dan Fenerbahçe ile bir şampiyonluk maçında Amokachi'yi yurt dışından nasıl getirttiğini sordu...

+

O zaman Beşiktaş’ın Asbaşkanı olan Prof. Dr. Aydın Ayaydın gülerek “Acun’dan mı dinledin?” diyerek, o maç sırasında Nijerya Milli Takımı'na gidip geri gelmeyen Amokachi’yi Fenerbahçeli Acun’un uyarısı ile özel uçak kiralayıp Türkiye’ye nasıl getirdiğini ve İstanbul Valisi Erol Çakır’ın geçilecek güzergahı trafiği kapatmasıyla havaalanından stada nasıl yetiştirdiğini ve Amokachi’nin attığı tek golle nasıl şampiyon olduklarını  heyecanla anlattı...

Çok güldük... Keyifli bir geceydi...

---------------                           ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Sarhoş er geç ayılır ama cahil asla..