Bazı doğum günlerinin sahipleri en azından doğum günü kutlamaları için doğuştan şanslıdırlar; 29 Ekimliler, 19 Mayıslılar, 23 Nisanlılar, 1 Mayıslılar...
Bizim Mehmet Yapıcı da 23 Nisanlıymış. Önceki gün yaptığı paylaşımda şu ilginç ifadeleri kullandı:
“Az önce doğum günümü kutlamak için arayan 35 yıllık bir arkadaşımla, 23 Nisan'da bir günlüğüne devletin başına geçmemle ilgili bir hayal kurduk. Neticede hala çocuk ruhluyuz. 24 saat içinde kimlere ne gibi müdahaleler yapabileceğimi, kimlerin tekerine çomak sokacağımı ve ülkeyi nasıl keyifli bir günün beklediğini konuştuk.”
Merak ettiniz değil mi? 23 Nisan çocuğu Yapıcı şöyle devam etmiş:
“Bu ülkenin bitki örtüsü gibi olan, her elini attığın yerden adeta üstümüze fışkıran hak ihlallerine karşı hiç atarlanmadan durabilen, bireysel rahatlığından zerre taviz vermeyen, bununla yetinmeyip ‘üzerine vazife olmayan işlere karışma’ diye tenkitte bulunanlara inat direnmeye devam ediyoruz. 23 Nisan'ı ve bu vesileyle doğum günümü kutlayan tüm dostlarıma ve bilhassa bu ülkeyi tekrar yurdumuz yapmak için her şeyi göze alarak direnen tüm yoldaşlarıma teşekkür ediyorum ve diyorum ki; ‘Zıpla zıpla zıplamayan, gerici, yobaz, ırkçı, dolandırıcı, laiklik düşmanı badem bıyıklıdır’”
+
Sevgili Yapıcı’nın paylaşımını okurken “23 Nisan çocuklarının” bir günlüğüne denilse de bir süreliğine işgal ettikleri makamlarda ne gibi talimatlarda, isteklerde bulunduklarını merak ettim.
Sosyal medya paylaşımlarına bakarken, bir de “muglageyik” imzalı şu paylaşımla karşılaştım:
“Minik Başkan Elif Yıldırım, göreve gelir gelmez taleplerini dile getirdi. Hayvanat bahçesi, kütüphane ve oyuncak atölyesi isteyen Yıldırım’a Başkan Aras, taleplerin en kısa sürede hayata geçirileceği sözünü verdi.”
Bu paylaşımın altına da bir kullanıcı şu yorumu yapmış:
“Aileler ve öğretmenler lütfen bu çocuklara her canlının doğal ortamında, özgürce yaşama hakkı olduğunu öğretsin. Hayvanat bahçesi istemek nedir? Muğla eksik kalsın bu çağ dışı mekândan. İnsanoğlunun diğer canlılar karşısındaki bu kibri gelecek nesillere aktarılmasın artık.”
Katılmamak mümkün değil... Ya Ahmet Aras Başkanın “taleplerin en kısa sürede hayata geçirileceği sözünü” vermiş olmasına ne demeli? Keşke uygun bir dille “olmazı” anlatabilseymiş...
+
Adının ben de yaptığı çağrışımdan mı ne “muglageyik” imzalı paylaşım “Geyik olabilir mi?” diye araştırdım. Belediyenin ilgili biriminden açıklama yapılmamıştı, Başkan Ahmet Aras’ın paylaşımlarına baktım. Geyik değil, gerçekmiş... Başkan Aras’ın ilgili paylaşımında Elif Yıldırım yavrumuzla aralarında şu diyalog geçmiş:
“Muğla'mız ile ilgili neler düşünüyorsunuz acaba, var mı bir emriniz talimatınız?
- Var. Hayvanat bahçesi, at çiftliği...
- Tamama başkanım, ata biniyor musunuz başkanım?
- Biniyorum.
- Güzel.
- Oyuncak Evi, Kütüphane...
- Kütüphane yapalım, sayın başkanım şimdi hayvanat bahçesini 6 ay içerisinde yaparız. At çiftliğimizi de 6 ay içinde yaparız.
- Oyuncak?
- Oyuncak evimizi 1 ay içerisinde yapalım. Kütüphanemizi de yine 1 ay içinde yapalım, tamam mıdır?
- Tamamdır.”
Maşallah Aras Başkanımız da da hiç “hayır” yok...
+
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ise makamını temsili olarak Menteşe Şehit Jandarma Yarbay Alim Yılmaz İlkokulu 4. sınıf öğrencileri Efsa Aldan ve Tuğberk Kayhan'a devretmiş.
Valilik koltuğuna oturmanın heyecanını yaşayan minik öğrenciler, okullarıyla ilgili çeşitli taleplerini dile getirerek yetkililere talimat vermişler. Temsili devir teslim sırasında çocukların özgüveni ve heyecanı dikkat çekerken, Tuğberk Kayhan arkadaşı Efsa Aldan ile birlikte hazırlamış olmalılar, “Sayın valime ve değerli büyüklerime bize bu fırsatı verdikleri için çok teşekkür ediyorum. Tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyor ve sevgilerimi sunuyorum.” diye başlayan metni şöyle okumuş:
“Bize bu mutlu günü armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kahraman silah arkadaşlarını, gazi ve şehitlerimizi şükran ve minnetle anıyorum. 23 Nisan’ın dünyadaki bütün çocuklara barış ve mutluluk getirmesini temenni ediyor, yüreklerinizden heyecanın eksilmemesini diliyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.
Sayın Valim okulumuz geniş bir bahçe alanına sahip. Ancak bahçemizde kamelya ve bankların olması çocukların bahçede daha keyifli zaman geçirmesini sağlayacaktır. Bu yüzden mümkünse okul bahçemize kamelya ve bank yapılıp güzel bir çevre düzenlemesi yapılmasını rica ediyorum. Ayrıca her katta çocukların arıtılmış su içebilecekleri çeşmelerin olması çok iyi olacaktır. Sayın Valim okulumuzun en alt katında boş bir alanımız mevcut. Bu alanın kapalı ve donanımlı bir spor salonuna dönüştürülmesi çocukların kış aylarında da spor yapmalarına olanak sağlayacaktır. Bu sebeple okuluma donanımlı, kapalı bir spor salonu yapılması bizi çok mutlu edecektir.”
Güzel talepler... Aslında bütün okullarımızda spor (jimnastik) salonları olmalı...
+
Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ritüelini yerine getirirken Vali Dr. İdris Akbıyık gibi hareket edip koltuğunu makamını bir kız bir erkek çocuğumuza bırakmış.
Akla ister istemez DEM Parti ve Belediyelerindeki “eş başkanlık” uygulaması geliyor.
Aslına bakılırsa kadın valililerimiz, kaymakamlarımız ve belediye başkanlarımız olmakla birlikte şehirlerimizin yönetimlerinin “eril” olmaktan çıkarılmasında büyük yarar olacaktır.
Menteşe Başkanı Aras, başkanlık koltuğunu Teknoloji ve Kültür Koleji 1. sınıf öğrencileri Tuna Yaslıkaya ile Doğa Masal Gültekin’e devretmiş. Minik başkanlar, talimatlarını çocuklar için daha fazla eğlenceli etkinlik düzenlenmesi yönünde verirken, parkların ve yolların daha güvenli olmasını istemişler.
Ne yalan söyleyeyim, Tuna Yaslıkaya ile Doğa Masal Gültekin başkanların “parkların ve yolların daha güvenli olması” talimatları ile Efsa Aldan ve Tuğberk Kayhan Başkanların spor salonu ve her kata arıtılmış su talimatlarını ben de destekliyorum...
+
Muğla Cumhuriyet Başsavcımız ile İl Emniyet Müdürümüz ve Garnizon Komutanımız da makamlarını çocuklarımıza bıraktılar mı bilmiyorum. Sordum arkadaşlarımız da bilgi sahibi değillerdi.
Bu makamlarda da çocuklarımızdan duyacaklarımız hepimiz için rehber olabilir...
Sadece buralarda değil, hani Nazım Hikmet “Dünyayı verelim çocuklara” şiirinde “Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne / allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar / oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında, ...” diyor ya öyle, bütün yetkiler bir günlüğüne, bir saatliğine olsa da onlara bırakılabilir.
Mesela Hamle Gazetesi’nin yazı işlerini bir gün yönetseler ne güzel olur... Çocuklarımız nasıl bir yayıncılık bekliyorlar öğrensek güzel olmaz mı... Mesela sevgili kızım Delfin ilkokul 2 veya 3 de seneler önce yerel tv kanalında ana haberleri sunmuştu...
Belki seneye Muğla ülkemize örnek teşkil ederek bir ilke imza atabilir...
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde de temsili rektör iş başındaymış, ama ayrıca “Muğla’da öğrenim gören 8-10 yaş arası 20 çocuğa 1 günlüğüne üniversiteli olma fırsatı” da sunulmuş.
Güzelmiş... Şanslı çocuklar... Bence bu şansa bütün çocuklarımız sahip olabilmeli. Bilemiyorum mümkün olur mu, belli günlerde belli bölümler çocuklarımıza sunulsa yararlı olacaktır.
Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar, o şanslı öğrencileri makamında da ağırlarken, Rektörlük koltuğuna oturan Selin Bilge Yazıcı, tüm çocuklar için çocuk kütüphanesi açma sözü vermiş.
Doğrusu çocuklarımızdaki bu “kütüphane” takıntısını anlayamadım. İncelenmeli...
+
Bu yazımı kaleme alırken Mehmet Yapıcı’dan da esinlenerek “Temsili başkanlık koltuğuna beni bir günlüğüne oturtsalar ne yapardım, 5 talimat hakkım olsa nasıl kullanırdım” diye düşündüm.
- Engelli mobilyası ve tuvaleti olmayan kafe, restoran ve pastaneleri kapatın.
- Sıvasız, boyasız yapıların bu eksikliklerini giderin ve mal sahiplerine fatura gönderin. Uygun duvarları duvar resmi sanatçılarına açın.
- Park, bahçe ve meydanlara mobese koyun.
- Dubaları kaldırın, kaldırımları alçaltın ve işgalden kurtarın.
- Her semte bir basket potası koyun, kaykay alanları düzenleyin.
Kaldırımları alçak kentlerin kültürü yüksek olur...
--------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ; Çocuklara daha iyi bir dünya bırakmak yerine, dünyaya daha iyi çocuklar bıraksanız, sorun kendiliğinden çözülecek aslında. --Aziz Nesin