Güzide Çakıroğlu Kasım arkadaşımız Muğla Gazetesi’nde yazdı.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 170 yeni aracın hizmete alınması münasebetiyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada, son günlerde Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin sözleri üzerinden yürütülen tartışmalara da açıklık getirmiş.
Peki neydi o sözler?
Bilmiyor musunuz? Bir gazeteci olarak ben de bilmiyordum! Açıklamasında Başkan Mandalinci’nin açıklamasının abartıldığını belirten Başkan Aras şöyle demiş:
“Bodrum Belediye Başkanımın açıklamaları abartıldı, yanlış anlaşıldı. Kendisi, halka hizmet için her türlü iş birliğine hazır olduklarını ifade etti. Bize destek verildiği de oluyor, verilmeyip eksik kaldığı da oluyor. Bu sözlerin başka yerlere çekilmesi doğru değil. Tamer Başkan bizim kardeşimizdir. Kentine en iyi hizmeti vermek için gece gündüz çalışıyor. Kendisine sonuna kadar sahip çıkıyoruz.”
*
Başkan Aras’ın sözleri her türlü yoruma açık…
Başkan Aras bu açıklamaya neden gerek duymuş olabilir bilemiyorum, ama hal böyle olunca soranlar çıkacaktır:
“Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin sahip çıkılmaya ihtiyacı mı varmış?”, “Mandalinci’nin sahip çıkılması gerekiyorsa, bunu bir başka belediye başkanının mı yoksa CHP İl Başkanının mı yapması gerekir?”…
Güzide Çakıroğlu Kasım’ın haberinde o sözlere de “Son günlerde Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin, ‘Bakanlarımıza doğru, ayağı yere sağlam basan projeler götürürseniz parti ayırt etmeksizin destek veriyorlar’ sözü bazı çevrelerde tartışma yaratmıştı.” diye yer vermiş.
Ne var bunda?
AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete’nin de önceki hafta sonunda düzenledikleri basın toplantısında geçen 2.5 yılda Bakanlıkların Muğla’da gerçekleşen ve süren yatırımlarını anlatırken, Kavaklıdere’deki TOKİ yatırımlarını konuştuğu sırada mealen “Belediye ayrımı yapmıyoruz. Proje getirenin projesini gerçekleşmesini takip ederiz, ama proje getiren yok.” anlamında ifadeleri oldu.
Nedense bu ifadeler tartışılmıyor…
Bakanlıkların önüne bir tane proje koyan bir belediye neden yok?
*
Bodrum Belediye Başkanı Taner Mandalinci’nin “tartışma yaratan” sözlerini Güzide Çakıroğlu Kasım paylaşmış, ama ben yine de internette Bodrum Basınını şöyle bir dolaştım. Alp Arbak arkadaşımız ‘Haber Bodrum’da kaleme aldığı “Tamer Mandalinci’nin sözleri neden bu kadar olay oldu?” başlıklı yazısında “Hafta sonu Bodrum’da yağışın etkisi konuşuldu ama en çok konuşulan konu bambaşkaydı; Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin hükümetle uyum mesajları. Mandalinci, ‘Hükümetle uyum içindeyiz, bakanlarla ilişkilerimiz iyi’ dedi. Ve işte kıyamet de o andan sonra koptu!” diyerek özetle şu ifadelerde bulunmuş.
“Bir tarafta AKP’liler ‘CHP’li başkandan hükümete övgü dolu sözler’ paylaşımları yapmaya başladı. Diğer tarafta CHP’liler Mandalinci’ye eleştiri yağdırdı. Sosyal medya yine bir futbol tribününe döndü. Peki burada yanlış olan ne? Gerçekten neye kızıyoruz? Belediye-Devlet İlişkisi Neden Siyaset Malzemesi?
Arkadaş, belediye dediğin şey zaten devletin bir kurumu.
Bir belediye başkanının hükümetle iyi geçinmesinden daha doğal ne olabilir? Bodrum’un devasa sorunları ortada: Su krizi, Trafik, Altyapı eksikleri… Bunların hiçbiri yalnızca belediyenin altından kalkabileceği sorunlar değil. Devlet desteği olmadan çözülmeleri mümkün değil.
O yüzden Mandalinci’nin bakanlarla görüşmesi, Ankara’yla sıcak ilişki kurması Bodrum’un lehinedir.
Bunda ne var? Bunda kızılacak ne var gerçekten?”
*
Alp Arbak’ın yazısının altına imzamı atarım. Ki sevgili Alp yazısını şöyle noktalamış:
“Bodrum bu kısır siyaset kavgalarından çok çekti. Artık herkesin tek bir soruya odaklanması gerekiyor:
‘Bodrum kazanıyor mu?’
Sonuç veriyorsa destekleriz, Vermiyorsa eleştiririz. Bu kadar basit.”
Alp Arbak, yazısında ayrıca “Ben Mandalinci’yi bu cümleleri için eleştirmem. Ama yarın Ankara’dan destek gelmezse… Su meselesi için gereken bütçeler çıkmazsa… O zaman sorarım; Hani iyi ilişkiler vardı? Hani beraber çözüm üretecektiniz” ifadesinde de bulunmuş…
Aslında bütün mesele bu… CHP’li bir belediye başkanı iktidarla elbette “iyi siyasi ilişki içinde” olamaz, ama mesele, Başkan Mandalinci’nin ifade ettiği de bu değil…
Fanatizmin alemi yok… İktidar ve muhalefet “memleketin hayrına herkesin yararlanacağı işlerde iktidar muhalefet el ele verebilmeli”
*
Neyse Bodrum’un su sorunu çözülüyormuş.
Gazeteler yazdı… Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Aras “su krizi” için el ele vermişler.
Ne diyelim şimdi?
“Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, içme suyu sorununun çözümü için Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci siyasi saldırıya uğramasın diye Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile teması kendisi kurdu” mu diyelim?
“Ahmet Başkan kendisini Tamer Başkan için feda etti” desek olur mu?
Gazeteler de “CHP'li Başkan Ahmet Aras istedi Bakan Murat Kurum izin verdi” diye yazdı.
Ne güzel… Başkan da Bakan da takdiri, alkışı hak ediyor.
Zaten Bodrum gibi ülkenin önde gelen bir turizm merkezinde su sorunu yaşanıyor ve bu sorunun çileye dönüşmüş olması hem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve DSİ Genel Müdürlüğü’nün hem de Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin büyük bir ayıbıydı.
Bu ayıbın artık ortadan kalkıyor olması çok sevindirici, çok kıymetli…
*
“Muğla’da yıllardır süren su sorununu çözecek 3 milyar TL’lik “Desalinasyon Projesi” için kritik onay verildi. CHP'li Başkan Ahmet Aras’ın girişimiyle ve Bakan Murat Kurum’un imzasıyla hayata geçirilecek projeyle vatandaşın su sorununun kökten çözülmesi hedefleniyor.” diye başlayan haberlerde, şu ifadelere yer verildi:
“CHP'li Ahmet Aras’ın girişimleri ve Çevre, Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un onayıyla, Bodrum ve Milas’ın susuzluk problemi sona eriyor. MUSKİ tarafından hazırlanan ve yaklaşık 3 milyar TL bütçeye sahip ‘Ekinanbarı Kaynağından İçme ve Kullanma Suyu Temini’ desalinasyon projesi, Bakan Kurum’un imzasıyla “Kamu Yararı Kararı” alarak hayata geçiyor. Projenin uygulanacağı Milas Koru Mahallesi’ndeki 157 bin 312 metrekarelik tarım arazisinin kullanımı, Toprak Koruma Kurulu’nun olumlu görüşü doğrultusunda onaylandı. ‘Reverse osmosis’ teknolojisiyle deniz suyunu içilebilir hale getirecek tesis sayesinde, Milas’ın Güllük, Boğaziçi, Dörttepe, Kemikler, Kazıklı, Kızılağaç, Gürçamlar, Kıyıkışlacık ve Bozbük mahalleleri ile Bodrum’un tüm yerleşimlerine kesintisiz ve sürdürülebilir içme suyu sağlanacak.”
*
İşte bu kadar kolaymış… “İyi de bunca yıl çekilen çileler neden çekildi? Neden onca yıl patlayan şebekeye yapılan yamalara milyonlar harcandı? Neden tonlarca su caddelere akıtıldı, iş yerlerine, motorlu araçlara zarar verildi?” diye sormayacağım.
Buna da şükür… Ama bir soruyu sormadan da geçemeyeceğim.
Hatırlayın, Ahmet Aras göreve gelir gelmez ilk icraatı MUSKİ Genel Müdürlüğü’ne Büyükşehir Bütçesi’nden 1 Milyar TL aktarmak olmuştu. Bu para ile Bodrum’un su sorunu bir sonraki turizm sezonu başlayıncaya kadar çözülmüş olacaktı. İkinci turizm sezonu geliyor… Bu 1 milyar TL nerede harcandı? Soruşturma konusu olan “Doğrudan Temin ile yapılan ihalenin uygulamasında” mı harcandı, ne oldu?
Neyse… Ahmet Aras Başkan sosyal medya hesabından Bakan Kurum’a teşekkür etti, şöyle:
“Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan talep ettiğimiz ‘Kamu Yararı Kararı’na verdiği ‘Olur’ ile Milas ve Bodrum ilçelerimizin su problemini ortadan kaldırmamızın önünü açan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a yürekten teşekkür ediyorum.”
Ahmet Başkan hadi yine iyisin, Bakan Kurum’un ve hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu kıyağını unutma…
“Cumhurbaşkanı ne alaka?” diyenler olacaktır, çok alaka, çünkü Erdoğan’dan habersiz o “olur” çıkmaz!
Neyse Aras’a da Kurum’a da teşekkürler…
--------------- ---------------
GÜNÜN SÖZÜ; Kul hakkı yememek en büyük huzurdur. --Fatma Girik