Neresinden bakarsanız bakın ciddi anlamda yıkıcı, yıpratıcı ve deprem sonrası çalışmalar açısından zor bir felaket. 10 il, yüzlerce yerleşim yeri ve yaklaşık 15 milyona yakın insanı etkileyen bir deprem. Kuş uçumu 580 km'lik bir alanda arama-kurtarma çalışması yapılıyor. Bu depremin yaralarını sarmak ise Devlet kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra depremden etkilenmeyen vatandaşların da çabasıyla mümkün.
Deprem gibi felaketlerin ilk saatlerinde/günlerinde sağduyuyu korumak ve sorumlu davranmak çok önemli. Özellikle de bu dönemde zor zamanların bir adabı, zorlukları hep birlikte aşmanın bir usulü olduğu unutulmamalı.
Öncelikle bölgenin koşullarını, afetin boyutunu, yaşanan olaya özgü durumları, hava/yol durumunu bilmeden keskin yorumlar yapılmamalı.
Kurumların ya da insanların açığı aranmamalı; bireysel olarak o an için ne yapılması gerektiğine, sorunun çözümüne nasıl katkı verilebileceğine odaklanılmalı.
Sahadaki oyuncu motive edilir. Kötü oyunun hesabı soyunma odasında sorulur. Oyun devam ederken yani afetle/krizle mücadele edilirken işinin başında olan kişilere ve kurumlara hesap sorulmaması gerektiği, yalnızca destek olunması gerektiği unutulmamalı. Varsa hesap sorulması gereken bir durum, oyunun bitmesi beklenmeli.
Umutsuzluk içeren, moral bozan konuşmalar, yorumlar ve paylaşımlar yapılmamalı. Sahada olan kişi ve kurumların motivasyonunu bozacak her türlü davranıştan kaçınılmalı.
İşinin başında olanlara akıl verilmemeli, kilometrelerce ötelerden iş tarif edilmemeli. Böyle durumlarda nasıl bir organizasyon yapılırsa yapılsın herkese aynı anda ulaşmanın, herkese yardım etmenin, herkesin sorununu bir anda çözmenin mümkün olmadığı unutulmamalı.
Duygusal tepkiler verilmemeli, soğukkanlılık muhafaza edilmeli. Yaşanan olayın vahametiyle duygusal tepkiler verenlerin sözleri ve görüntüleri yayılmamalı.
Doğal afetler, ortak acılar, kayıplar, ölümler, ulusal çıkarlar üzerinden siyaset yapılmamalı. İnsanları bölen, kamplaştıran, kutuplaştıran yorumlar yapılmamalı. Yapılan çalışmalarda kurum ve kuruluşların adı öne çıkarılmamalı.
Yetkililerin açıklamaları dışındaki bilgilere itibar edilmemeli. Paylaşılan bilgi ve haberlerin doğruluğu teyit edilmeli.
Yapılan yardım faaliyetleri insanların gözüne sokulmamalı, reklam edilmemeli. İnsanların, kurumların, sivil toplum kuruluşlarının yardım ve arama-kurtarma adına ne yaptığını bilmeden itham edici açıklamalar ve paylaşımlar yapılmamalı.
İnsanlar acı çekerken, ağlarken, temel ihtiyaçlarını bile karşılayamazken hayatın olağan akışına dair (gezi, yemek, doğum günü, düğün vs.) paylaşımlar yapılmamalı.
Ticari faaliyete yönelik reklam çalışmaları ve paylaşımlar yapılmamalı.
Fırsatçılık yapılmamalı. Ticari faaliyetlerde kâr sıfırlanmalı, mümkünse afetle mücadelede elzem olan malzemeler bedelsiz ya da maliyetine verilmeli.
Afet bölgesinde olanlar gereksiz aramalar ile meşgul edilmemeli. Acil durumlar hariç mesajlaşma yoluyla iletişim kurulmalı.
Zaruret yoksa yola çıkılmamalı, ulaşımın aksamasına neden olacak davranışlardan kaçınılmalı. Yola çıkılırsa da gerekli tüm hazırlıklar yapılarak, yakıt vb. zorunlu ihtiyaç maddeleri yedeğe alınarak yola çıkılmalı ki trafik aksatılmasın.
Afetzedelerin ve arama-kurtarma çalışması yapanların temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere bireysel ve kurumsal yardım çalışmaları yapılmalı. Ancak bu ihtiyaç maddeleri aciliyet konusunda bir sıralama yapılarak bölgeye gönderilmeli. Örneğin; arama-kurtarma aşamasında, ilerleyen günlerde lazım olabilecek malzemeleri bölgeye göndererek gereksiz yoğunluğa ya da israfa neden olunmamalı.
Toplanan yardımlar, mutlaka ilgili/yetkili kurumlara teslim edilmeli.
Fırsatçılık yapan kişi ve işletmeler ile hırsızlık/yağma olaylarına karşı dikkatli olunmalı. Bu konudaki bilgi ve gözlemler mutlaka kayda alınarak yetkililer ile paylaşılmalı.
Yüzlerce kilometre uzakta da olsa yaşanan acıyı dindirmek, afetzedelere destek olmak ve afetle mücadele için bir şeyler yapabileceği bilinci ve sorumluluğuyla hareket edilmeli.
Yük olunmamalı, yük alınmalı. Can sıkılmamalı, moral verilmeli. Yıpratılmamalı, ayağa kaldırılmalı.
Ne desek, hangi cümleleri kursak, bu felaketi yaşayan insanlar için kifayetsiz. Allah, bir daha böyle büyük acılar yaşatmasın.
12.02.2023