Değerli Dostlarım; 01 Mart 2025 Cumartesi günü Ülkemiz olarak Hicri Takvimine göre 01 Ramazan Gününe girmiş bulunmaktayız. Ramazan günlerinde bu mevsime uygun yazı yazmak daha uygun olacağı kanaatindeyim. Mübarek Ramazan günlerinin/Ramazan mevsiminin kendine uygun ve uyumlu biçimde eskiden yaşanırdı der gibi fısıldadığınızı duyar gibiyim. İster istemez dilimizden şöyle kelimeler dökülüyor: Nerede o Ramazanlar değil, nerede o eski Ramazanlar. Amma ne yapalım böyle bir asra denk geldik. Ramazan öncesi günler ile Ramazan mevsimi günleri arasında hiçbir fark görünmez oldu beldelerimizde. Bir şekilde oruç ibadetini yerine getirememiş olabilirsiniz. Hiç olmazsa oruçlu olanlara saygı göstermek zorunluluğumuz var diye biliyorum. Oruçlarınızı güle güle tutunuz diyerek konuyu değiştirmek istiyorum.
Ula İlçemin kuzeyinden doğarak kuzeybatı yönünden devam ederek güneye doğru akan Akarca Deresi adı altında bir deremiz bulunmaktadır. 1986 yılında, bugünlerde kapatılan Köy Hizmetleri Müdürlüğünce yapılan Ula Göleti'nden önce, kış aylarında akmaya başlar ve mayıs ayına kadar devam ederdi. O yıldan itibaren çok yoğun yağmur yağması halinde sadece birkaç saat deremiz akmaya başladı. Bu sene iki defa aktı dolu dolu. Bizim Ula'nın dere kenarında bulunan evlerimizin önündeki kuyularımıza su geldi, su doldu. Geçenlerde bir işim sebebiyle çok sık girmediğim Köprübışı Mahallesi Süllenler/Takkurlar Sokağı'na gittim. Bizim Ula'da halen sülalesinin eskiden kalma ya da eskiden bir şekilde uygun bulunmuş lakaplarla çağırılan ve bilinen yerleşik ailelerimiz, yerleşik sülalelerimiz vardır. Çıkmaz sokak olan bu yer artık cadde olmuş durumda. Apartman daireleri, apartman blokları öylesine yükselmiş ki orasını daha önce bilmeseydim bu mekanların İlçem Ula'da olduğunu neredeyse bilemeyecektim. Neyse dedim, hayırlı ve uğurlu olsun da, nasıl gidilecek, nasıl ulaşılacak bu mekanlara?
İlçem Ula'da ilk imar planı 1987 yılında yaptırılmıştır. Yapılan bu imar planı “Masa” üzerinde yapıldığı için, arza tatbik dediğimiz / uygulama dediğimiz planlama çok müşkül halde devam ettirilmiş ve son olarak 1992 ve 1997 yılında adrese teslim birtakım plan değişiklikleri, plan revizeleri yapılmış olsa da sıkıntı halen devam etmekte, sorun aşılamaz hale gelmiş durumdadır. Ancak yetkili ve teknik adamlardan almış olduğum bilgiye dayanarak diyorum ki, 1987, 1992 ve 1997 yıllarında plan revizesi / plan değişiklikleriyle birlikte 319 Sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uygulaması da yapılsaydı, bugün çekilen sıkıntılar yaşanmaz ve imar uygulamaları hem kamu adına hem de yörede yaşayan insanlar adına yaşanabilir ve sıkıntısız bir süreç olurdu.
Neden girdim bu konuya, izah etmeye çalışayım. İlçemizin girişi anlamında tek bir caddesi bulunmaktadır. Sonradan halk tarafından çevre yolu diye adlandırılan, Kızılağaç Mahallemizden Çamköy kavşağından güneydoğu yönüne doğru Ali Koçman Meslek Yüksekokulu'na kadar yapılan çevreden geçirilen yol, çiçekli ve Gölcük yönünden gelerek Marmaris ve Akyaka'ya gidecek insanlar için zaten çok sıkışmış olan Ula İlçesi'ne girmeden yola devam etmelerini sağlamıştır. 1997 yılında yapılan bu yol hakikaten çok işe yaramaya başladı. Hatta ne kadar doğrudur bilemem ama, yapılan bu çevreden geçirilen yolun genişletilmesi çalışmaları da başlayacak diye duyum aldım ama...
Ne dersiniz, başlatılan bu kocaman ve Ula için candamarı niteliğindeki bu proje tamamlanır mı? Buradan Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Caner Beyefendi'ye bir çağrım olur ve beğenir diye düşünmek istiyorum. Hani derler ya, "Eşek ölür kalır semeri, kişi ölür kalır eseri." Bakarsınız, bu devasa hizmet ve yatırım Mehmet Caner Başkanımıza nasip olur.
Hoşçakalınız. Sağlıcakla kalınız.