Hafta sonunda Yatağan’da Deştin Çayı’nın kenarında, Menteşe’nin Bayır Mahallesi sınırında gerçekleştirilen Uluslararası Deştin Kültür ve Doğal Yaşam Festivali’nde o vardı, bu yoktu çok da önemli değildi... Bence olması gerekenler oradaymış... Bu köşenin okurları uyardı, CHP Muğla İl Başkanı Av. Zekican Balcı da yokmuş, uluslararası katılım yaşanırken ne gam...!
Muğla’nın dört bir yanından MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) Meclislerinin katıldığı, Akbelen direnişçilerinin adeta taşındığı Deştin’de Muğla dışından, Türkiye dışından uzaktan yakından yaşam savunucuları bir araya gelmişler... Davullu zurnalı, düğün yemekli iki günlük buluşmada Deştinlilerin hukuk mücadelesi zaferi, Deştin Çayının özgür akması için verilen mücadele tertip komitesinin adını “Uluslararası Festival” koydukları bir güzel ‘köy düğünü’ ile kutlanmış.
Köy dışından festival alanına davul zurna eşliğinde ‘düğün alayı’ havasında gerçekleştirilen kortej yürüyüşü görülmeye değermiş. Köy düğünlerinde olduğu gibi arada bir kortej duraklatılıp zeybek oynanmış. Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay ve Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanlarından Durmuş Öztürk’ün Deştinlilerle oyunu beğeni toplamış...
Festivalin en anlamlı anlarından biri; Latin Amerika’dan Amazonlardan katılan temsilcilerin “Topraksız Köylüler Hareketi”nin bayrağını, Deştin ve Akbelen Direnişçilerine teslim etmeye değer görüp Deştinlilere verdikleri ve Deştinlilerin de “Deştin Deresi Özgür Akacak” yazılı yeşil mücadele önlüklerini Amazonlardan gelen yoldaşlarına hediye ettikleri an olmuş...
+
“BU MÜCADELE HERKESİN”...
Katılımcılarının kendi yörelerinden getirdikleri taşlarla bir Mücadele Anıtı yapılması için de bir çalışma başlatılırken, Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy hukuk zaferi ile sonuçlanan “Deştin Çayı Özgür Akacak” mücadelesini özetleyen festival açılış konuşmasında “Bu hikaye Muğla’dan, Türkiye’den ve Dünyanın Her Yerinden Destek Veren Tüm Dostlarımızın Hikayesidir” demiş.
Aslında bir “Mücadele Anıtı”na da gerek yok. Deştin’de Tekağaç Mevkinde Menteşe Belediyesi tarafından mühürlenen Çimento Fabrikası’nda yükselen ve baca olduğu sanılan kule ‘çimento silosu’dur... Bu silo döner restoran olarak da kullanılabilir ve bir ‘Anıt’ haline getirilebilir. Bu konuda Muğla Çimento A.Ş. sahip veya sahiplerine önerimi ayrıca yazacağım...
Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy, bu festivalin nereden çıktığını Deştinlilerin ‘direnişçiye’ dönüşüm hikayesini anlatarak şöyle ifade etmiş:
“Seneler önce Deştin köylüleri olarak ormanlarımızı talan edip yaşamı yok edecek, zehir saçacak olan entegre çimento tesisinin yapılmaması için mücadeleye başladık. Bu süreçte çocuklarımız büyüdü, gençlerimiz yaş aldı, yaşlılarımızdan kayıplarımız oldu. Birçok köylümüz, arkadaşlarımız baskılara ve bütün zorluklara rağmen bizlerle birlikte direnişe omuz verdiler. Tarlada mahsulümüz, evde hayvanlarımız, bakıma muhtaç yaşlılarımız bizi beklerken, ne olursa olsun asla bu mücadeleden vazgeçmedik ve kazandık. ÇED ve dolayısıyla ruhsat iptal oldu, inşaat mühürlendi. Bunun için kendi içimizde davullu zurnalı kutlamalar yaptık. Ama eksiktik, biliyoruz. Bu hikaye Muğla’dan, Türkiye’den ve dünyanın her yerinden destek veren tüm dostlarımızın hikayesiydi. Bu festival buradan doğdu.”
+
DEŞTİN AKBELEN KARDEŞLİĞİ...
30 yıldır devam eden Deştin ve beş yıldır devam eden Akbelen mücadelelerinde Deştinliler ve MUÇEP gönüllüleriyle hep yan yana geldiklerini belirten İkizköy Mahallesi Muhtarı Nejla Işık da açılışta yaptığı konuşmada “Burada bugün Deştin Çayı özgür akacak diyoruz ya, bilin ki Akbelen’de mücadele bitmedi, devam ediyor” diyerek şöyle devam etmiş:
“Köylerin yaşamaya devam etmesi, ırmakların akmaya devam etmesi için mücadelenin içinde var olmaya devam edeceğiz. Yeter ki ayrılmayalım, ayrı yollara düşmeyelim. Birlikte güçlüyüz, birlikte kazanacağız. Yaşasın Deştin Çayı özgür aksın, yaşasın mücadelemiz.”
Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay da “Bu mücadelenin sonuna kadar birlikte olacağız” diyerek Nejla Işık’a destek vermiş ve festivalin seneye de olacağı izlenimi veren şu ifadelerde bulunmuş:
“Lafı çok uzatmak istemiyorum. Öncelikle bir çevre gönüllüsü, bir kardeşiniz, bir arkadaşınız olarak, Yatağan Belediye Başkanı ve Yatağan Belediyesi olarak her zaman omuz omuza olacağız ve bu mücadelenin sonuna kadar birlikte olacağız güzel arkadaşlar. Yatağanımızın Deştininimizin yeşilliklerine, dağlarına, ovasına, suyuna sahip çıkmak için yine burada olacağız. Biz bitti demeden bitmeyecek dostlar”
+
AKTİVİSTLERİN DÜNYA ÇEVRE KARDEŞLİĞİ
Festivalin “Dünya’dan Direnişler” bölümünde konuşan ‘Uluslararası Orman Savunucuları Ağı’ndan (Not 1 More) Elizabeth Victoria Hudson, katılımcılara “Uluslararası Aktivist Koruma Programı” hakkında bilgiler aktarmış. Deneyimlerini paylaşmış. Hudson, “Her mücadelenin kendi dinamikleriyle korunmasını sağlarken, dayanışmanın ortaklaştırılması ve birlikte olması gerektiğini öğrendik” ifadesinde bulunmuş.
Hudson’ın konuşmasının ardından Latin Amerika’dan gelen Brezilyalı Amazonlar Guajajara Yerel Halk Temsilcisi Regilanne Pereira Guajajara ve ‘Topraksız Köylüler Hareketi’nden (MST) Jane Andreia Cabral E Silva da kendi bölgelerinden selam getirdiklerini ifade etmişler. Regilanne Pereira Guajajara, Portekizce bir şarkı seslendirmiş ve “Biz aktivistler, dünyayı iyileştirecek tohumlarız” derken, Jane Andreia Cabral E Silva da bölgesinden bir şarkı söyleyerek “Mücadelelerin uluslararasılaşması, umudun da uluslararasılaşması demek” diye kaydetmiş.
İşte burada bir güzellik yaşanmış ve Cabral, ‘Topraksız Köylüler Hareketi’nin bayrağını Deştinlilere “Bu bayrağa saygımız çok büyük. Bu bayrağı herkese vermiyoruz, siz özelsiniz” diyerek verirken, bayrağı Deştin mücadelesinden Arzu Özdemir ve Akbelen mücadelesinden Nejla Işık teslim almış...
+
Kortejde ve açılışta yer alamayan CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, katılımcıları ve Deştinlileri akşam etkinliklerinde selamlarken, Deştinlilerin yıllardır Yatağan Termik Santrali ile oluşan çevresel zararları yakından bilen ve yaşayan insanlar olarak bu mücadeleyi çimento fabrikasına karşı verdiklerini belirterek “Yatağan’daki etkinin Deştin’e zaten verdiği belirli ölçüdeki zararın bir de burada yapılacak olan çimento fabrikasıyla topraklarımız artık yaşanamaz, üretilemez ve buralarda gelecek beklenemez olacaktı. Bunu görüp, bu duyarlılıkla hareket etmenin bu mücadelenin içinde yer almanın haklı bir gururu var.” ifadesinde bulunmuş.
Uzun, iktidarın 22 yıldır devam eden politikasının ranttan, kazançtan ve sayılı zenginden yana olduğuna da dikkat çeken Uzun “Bu mücadele bitmedi. Mücadele yeni başlıyor. Bütün Türkiye yaşanası, umut dolu bir ülke oluncaya kadar mücadeleye hep devam edeceğiz” diye kaydetmiş.
İlk gün etkinlikleri Grup Geniş Merdiven ve Bizden Sesler konserleri ile sona ermiş...
+
ULUSLARARASI DÜNYA ORMAN SAVUNUCULARI KONFERANSI MUĞLA’DA OLABİLİR
İlk gün etkinliklerinde Muğla Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları ekibi gösterileri ile Milas Şehir Tiyatrosu ve Iasos Köy Tiyatrosu ‘Kral ve Soytarısı’ oyunu ile yer alırken, yerel sanatçımız Uygar Karaca sazıyla sözüyle festivali coşturmuş.
Festivalin ikinci günü de ‘Deştin Kahvaltısı’nda buluşan yaşam savunucuları, Latin Amerika'dan, İngiltere'den gelen aktivistlerle 'Dost Meclisi'ne katıldıktan sonra 'Deştin Çayı Özgür Akacak' gezisinde bulunmuşlar. Festival sinevizyon ve kapanış forumu ile noktalanmış.
Dün bu yazı yazılırken görüştüğüm Haluk Özsoy, “Başlarken korktuk, ama çok önemli bir etkinliğin altından kalkmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Herkes mutlu. Brezilya’dan, İngiltere’den gelen konuklarımızda mutlu oldular. Zeybek oynamaya da başladılar. Şimdiden söyleyeyim festivali geleneksel hale getiriyoruz. Yurt dışından gelen arkadaşlarımız yine gelecek. Yurt içinden gelenleri de bekliyoruz. Başta Muğla Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere katkı veren başkanlarımıza teşekkür ediyoruz.” dedi.
Dünkü yazımda Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’a önerdiğim “Deştin’de Sinema Günü” için “Biz varız” diyen Haluk Özsoy bir de haber verdi.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın daveti üzerine Pazartesi günü konuk aktivistlerle kendisini ziyaret ettiklerini belirten Özsoy, “Sayın Başkan konuklarımızla fikir alışverişi sırasında nasıl tanıştığımızı sorunca Balıkesir’de yapılan 4. Uluslararası Orman Savunucuları Konferansı’nda tanıştığımızı öğrendi. Bunun üzerine Ahmet Başkan 6. Uluslararası Orman Savunucuları Konferansı’na Muğla olarak ev sahipliği yapabileceklerini söyledi. Konuklarımız da sıcak karşıladılar. Bunu hareketlerinin merkezinde değerlendirecekler. Sayın Başkan konuklarımıza zeytin yağı armağan etti. Güzel bir ziyaret oldu. Kendisine buradan bir kere daha teşekkür ediyorum.” ifadelerinde bulundu...
O konferans Dünya Kenti Muğla’ya yakışır...
--------------- ----------------
GÜNÜN SÖZÜ: Güzellikler paylaştıkça değerlenir, kötülükler çoğaldıkça kanıksanır.--Levent Kırca