MuğlaSıtkı Koçman Üniversitesi 'nin " şehir " ile entegrasyonu üzerine googleda ne var ne yok diye şöyle bir baktım, özellikle Rektör Prof. Dr. HüseyinÇiçek döneminde çok şey söylenmiş. Söylenmeye de devam ediliyor.

Ki,haber başlıklarından bazıları şöyle:

" MSKÜÜniversite-Şehir Entegrasyonun Güçlendirilmesi İçin İlk Toplantıya Ev SahipliğiYaptı ".. - 17.01.2020 .

" Üniversite,şehirle bütünleşme için düğmeye bastı ".. - 4 Şubat 2020 .

" Muğla'yaüniversite katkısı ".. - 19 Ocak 2020 .

" Bizbu, şehir-üniversite entegrasyonunu daha çok konuşuruz ".. - 16 Şubat2020 .

" RektörÇiçek Hedeflerini Anlattı ".. - 13 Ağustos 2018 .

" Birrektör kentin kaderini değiştirebilir ".. - 15 Ağustos 2018 .

" AhBenim Gadın Molam! ".. - 29Aralık 2018 .

- Yüksek öğretimde ise Rektör Hüseyin Çiçek ile yeni bir döneme girildi.Rektör Çiçek, üniversite ile şehrin gerçek anlamda "entegrasyonu"; Muğla'nıngerçek anlamda "üniversite şehri" olabilmesi için elini uzattı.

xx xx xx

Doğruyusöylemek gerekirse, göreve başlar başlamaz " entegrasyonu " dert edinen RektörProf. Dr. Hüseyin Çiçek 'in uzattığı el havada kaldı. Yerel yönetimler aynı" dert edinmişlik " içinde o eli tutmadı.

Ancak Muğla Basını o eli sımsıkı tutmuştu. Başta Muğla Kent Konseyi olmaküzere Muğla STK'ları da tuttu. Hatta Menteşe Kent Konseyi üniversite ile şehir arasında " köprü " olmaya kalkıştı, RektörDanışmanı Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan 'ın yakın ilgisi ile üniversitenin AKM salonunda üniversite gençliğinin sorunlarının sorgulandığı bir etkinlikgerçekleştirildi.

Neumutlanmıştık... Arkası gelmedi veya getirilemedi...

Bu" meseleyi " yüksek perdeden ilk otaya koyan Rektör Çiçek oldu, amabiz bu meselenin çözümünde " vizyon ve misyon " meselesini görmezdengelmişiz veya o " misyonu " yüklenmeye kalkışanı gözümüzde fazlabüyütmüşüz...

Buyılın Ocak ayında üniversitedegerçekleştirilen " Üniversite-Şehir Entegrasyonun Güçlendirilmesi İçin "konulu etkinlikle yeniden umutlanmıştık, ama bir türlü kuvveden fiilegeçilemiyor. Bugüne kadar tek fiil 19.09.2019 da basına " İNOVAMuğla AŞ kuruldu " başlığı ile yansıyan uygulama oldu...

xx xx xx

" INOVAMuğla AŞ ", adı üzerinde sanayiciler ve iş dünyası ile işbirliğini, sinerjiyaratmayı, ARGE yapmayı amaçlamış bir kuruluş, ama galiba bu hedef ortayakonurken " Muğla " düşünülmemiş!

Çünkü Muğla' nın iş dünyası ve sanayicilerinin hem duayenleri, hem gençleriyine Sıtkı Davut Koçman Üniversitesi öncülüğünde kurulan MuğlaTEKNOPARK A.Ş. de üniversitenin yüzde 51 hissesine karşı toplam yüzde49 hisse ile biraraya gelmiş durumdalar.

Ancaksanki Inova Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi AnonimŞirketi (Inova Muğla A.Ş.) TEKNOPARK karşı karşıya...

RektörÇiçek bir bakıma Muğla'nın sanayici ve iş insanlarının önemli bölümünükarşısına almış durumda!

" Pekibu durum değişebilir mi? " derseniz;

Niyetmeselesi...

xx xx xx

Aslındaüniversitemizin Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı üniversiteyikurmakla kalmadı yıllar sonra Prof. Dr. Hüseyin Çiçek 'in ortaya koyduğufikri ve hedefi de gerçek anlamda, olabilirlik yüzdesi oldukça yüksek şekildekuvveden fiile geçirmeye de kalkışmıştı.

" GelinMuğla'yı Cambridge (Kembrich) yapalım " demişti.

Buyapılabilseydi üniversitemiz bir " kampus üniversitesi " değil, Londra 'nınkuzeyindeki Kembrich gibi bir " şehir üniversitesi " olacaktı.

GerçektenTürkiye'nin ilk ve tek üniversite şehri olabilirdik... Şimdi "entegre"olamıyoruz..!

Neyazık ki şehir ve şehri yönetenler bu fikre soğuktu... Hep soğuk kalındı.

İşingarip tarafı iktidar (sağ) partilerinin milletvekili ve il teşkilatları daparmaklarını bile kıpırdatmadılar.

PekalaMuğla'nın tarihi yapıları; bugün Olgunlaşma Enstitüsü olarak kullanılan eskilise, Atatürk İlkokulu, Kocamustafendi İlk Okulu, bugün Anadolu TurizmOtelcilik Lisesi olan Halk Evi binası üniversiteye tahsis edilebilirdi...

Olsaydıbugün başımızda bir " Kötekli derdi " olmayabilirdi...

xx xx xx

Birgün rahmetli Orhan Çakır 'a " Belediye Başkanlığınızde en büyükpişmanlığınız ne oldu? " diye sorulduğunda " Üniversiteye soğukbakışımız oldu " demişti. Benzer pişmanlığı farklı bir ifade ile BaşkanÇakır 'dan önceki Başkanımız Erman Şahin 'den de duymuştum. Bir günbunu da ele alırız...

Bakalımbugünkülerin pişmanlıkları ne olacak?!

Söylememgerekir ki neredeyse 20 yıllık AK Parti iktidarının ; Mehmet Nil Hıdır , Yüksel Özden ve Ali Boğa dahil, onlardan bu tarafa Milletvekilleri de Milli Eğitim Bakanlığı 'ndan eski lisenin tahsisini üniversiteyealamadılar..!

Kendisiöğretim üyesi iken üniversitedeki öteki hocalarının büyük bölümünün tanımadığıve rektör olarak atanması büyük şaşkınlık yaratan Prof. Dr. Hüseyin Çiçek " rektör " sıfatıyla basınla ilk buluşmasında ortaya koyduğu vaatlerihatırlıyor mu acaba?

Ozaman Rektör Çiçek " görev süresinde Muğla'yı örnek bir şehir yapmaçabası içinde olacağını " söylemiş ve hepimizi şaşırtmıştı. Bir de " Hiçbirsiyasiye, kimseye borcum yok. Tek borçlu olduğum kişi Sayın CumhurbaşkanımızRecep Tayyip Erdoğan'dır " demiş ve buna da " siyasilerin oyuncağıolmayacak " diye sevinmiştik... Faaliyetteki Mimarlık Fakültesi ile faaliyete geçecek Hukuk Fakültesi 'ni şehir merkezinde açacaktı, amaçabuk pes etti..! Bir görüşmemizde " Kız meslek lisesi binasındanvazgeçtim. Restorasyonuna çok para gidecek " diyebildi...

xx xx xx

MSKÜÖğrenci Sarayı VİP Salonu 'nda 13 Ağustos 2018 'de yapılan tanışmakahvaltısının ardından Nejat Altınsoy arkadaşım 14 Ağustos 'ta " Birrektör kentin kaderini değiştirebilir mi? " başlıklı bir yazı yazdı. Ogün okumadım. Çünkü bende ertesi güne yazacaktım, etkilenmek istemedim. AncakOnun yazı başlığından esinlenerek 15 Ağustos tarihli yazıma " Birrektör kentin kaderini değiştirebilir " başlığı atmıştım.

Söylemleribizde şehrimiz ve üniversitemiz adına " umut " uyandırmıştı.

Birkere Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 15 Temmuz 'da atamasıyapılan Prof. Dr. Çiçek , MSKÜ 'nin 4'ncü Rektörü olarak 18Temmuz 'da göreve başlarken " siyasete " ve " üniversitede bir ekibe "borcu yoktu. Ki bunu sayın rektör kendisi o kahvaltıda " Bu görevegelirken kimsenin müdahalesi olmadı, kimseye borcum yok. Sadece sayınCumhurbaşkanımıza borcum var " demişti. Bizlerde kimseye borcu olmayangazeteciler olarak bu rektöre sahip çıkalım dedik.

Sahipçıktık ta, ama zaman içinde sükutu hayale uğradık...

RektörHüseyin Çiçek , " Muğla'yı marka şehir yapacağız, üniversitemizi marka üniversiteyapacağız " dediği o kahvaltıdan bir kaç başlık şöyleydi:

" Araştırmageliştirme ile kentin ve ülkenin sorunlarına çözüm aranacak; Proje odaklıçalışmaları istenen öğretim üyelerinin yükselme kriteri projeleri olacak ;Oluşturulan Proje Ofisi gelen projeleri inceleyecek; Üniversite-Sanayi-Kamuişbirliğinin kurumsallaştığı TUBİTAK, SANDEZ Projesi yapanlar desteklenecek ;Araştırma yapan proje hazırlayan öğrencilerin barınma sorunu karşılanacak; Dörtyıl içinde TUBİTAK'ın ilk 50 listesine girilecek ; Teknopark hızlandırılacak,başına sanayi sektöründen bir yönetici (CEO) atanacak; Teknopark'a yönelikaraştırma potansiyeli desteklenecek ; Bin kişilik araştırma kitlesiyaratılacak; Kentin sorunlarına yönelik uyum (entegrasyon) sağlanacak ;Yerel yönetim-üniversite işbirliği arttırılacak; Ulaşım sorununa tramvaygibi çözümler önerilecek ; Öğrenci kitlesinin Kötekli 'den kurtulmasıiçin bazı bölümler şehir içine taşınacak; Kız Meslek Lisesi binasınınMimarlık Fakültesine dönüştürülmesi sağlanacak ; Bazı meslek yüksekokullarışehir içlerine alınarak öğrencilerin şehir içi yerleşkesinde olması konusundaadımlar atılacak. "

Kendisinerektör yardımcısı, danışman dayanmayan rektörümüz elbette bir şeyler yaptı.Ancak ortada hala bir "Üniversite-Şehir Köprüsü" kurulamadığı gibi, Teknoparkile kavgalı bir rektörümüz var.. Bir de kadın cinayetleri ile Muğla'yıünlendiren Köteklimiz...

Nediyelim, çıkmayan can da umut vardır... Düzelir inşallah...

-----------------------------

GÜNÜNSÖZÜ: Yüzünü güneşe çeviren insan, gölge görmez. -Helen Keller

ÇİVİ

Arkadaşım,"Avrasya Araştırma'nın Osman Gürün'ü yüzde 53 gösteren anket BüyükşehirBelediyesi'nde mi yapılmış?" dedi.

BeniBi Gülmek Aldı: )))))