Yazımınbaşlığı, 1960 ihtilalinde Yassı Ada Mahkeme Hâkimi Salim Başol'a âittir. Hâkimbu sözü söylemek zorunda kalır mıydı? Cübbesini çıkarıp kalemini kırıp gidermiydi?

Belkide gitmesi de mümkün değildi ama bir yiğitlik yapıp sıkıntısını tarihe anlatmışoldu. Sizi buraya dıkan guvvet böyle istiyor, yani, fabrika yapmak, barajyapmak, liman yapmak, Atanın kabrini yapmak, Ezanın orijinalini okutmak bumahkemede suç sayılıyor. İhtilalin akıl hocaları böyle istiyor, yani ben vebizler birer kuklayız. Sizi patronlar yani ihtilali yaptıran proflar, millişefliğe özen duyanlar ve küçük rütbeli Ahmet Yıldız gibiler böyle istiyor.

Bugünbile aynı zihniyet zaman zaman içinin alacasını dışa vurmaktadır. MeselaAtatürk için gönüllerince sol propaganda yapmayı fırsat sayıyorlar. Onlara göreAtatürk solcu idi. Dindarların düşmanı idi. Din batıl orta çağ düşüncesidir.Atatürk laiklik dedi ya işte, dindarların hepsi de şeriat düzeni isteyenlerdir.Dilimizde ne kadar Kur'an'dan kaynaklanan Arap ve Osmanlı kökenli kelime varise temizlensin.

Hiçbirsurette Osmanlı'yı ve onun kalıntılarını aslımız, atamız diyerek telaffuzetmeyelim. Bu şekilde dilimizdeki altı yüz yıllık kelimeleri dahi atalım.Yerine de öyle kelime getirelim ki dede ile torun birbirini anlayamasın. Bütünbunlar Ata'nın ölümünden sonra peyda olan fikir ve tatbik edilen marifetlerdir.Geçen gün bir sevgili dostumun yazısını okudum. Köy enstitülerini öyle övüyorki, bunu icat eden bakan, genel müdür kim varsa hepsi de Atatürkçü imişler.Aynı yazıda köy enstitüsü mezunlarından fakülte bitirenleri, siyasete girenlerive devletin en üst kademelerine kadar yükselenleri sayıyordu.

Doğrudurelbette, 1950'den sonra o çocuklara her Türk gencine verilen imkânlar verildi.Hakiki öğretmenlik unvanı verilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabioldular. Oysa kurulurken enstitü mezunları 20 yıl köyden bile çıkamıyordu.Liselere yedek subaylık var iken onlar er olacaklardı. Alacakları ücret bileenstitüler kurulurken düşünülmüştü.

Yıl1941; Kızıl Çullu köy enstitüsünde yüksek sınıf öğrencileri, (Mesela HüseyinAtmaca emsali) okul idaresinden toplantı istediler. Okuldan mezun olanların neolacakları hakkımdaki kanun ve yönetmelikleri okuyarak anlatılması istendi.

OkulunMüdür Muavini Zekeriya Tonguç, bu görevi üstlendi ve okudu. Neticede yükseksınıftaki ağabeyler, küçük sınıflardaki yakınlarının okulu terk etmesini, buokulda ancak hamal yetişir. Oysa ne kadarda cevher çocuklar olduğunu bizlere söyleyip uyarıyorlardı. Gene obüyükler bizlere, Haşan Oğlan köy enstitüsü binalarının havadan bakılıncaOrak-Çekiç şeklinde olduğunu da söylüyordu. Bizler aslında 13 yaştayız, bununanlamını bile bilmiyorduk. Ama gene söylüyorum, temeli sağlam köylü çocuklarıaslını hiç bozmadan 1950'lere geldiler. Bu okullar Atanın fikriydi. Çünkü Ata"Köylü ülkenin efendisidir" demiştir. Yıl 1944; Muğla Valisi İbrahim Ethem'dir.O tarihlerde, şeker, Sümerbank kumaşı kaput bezi ve un memura ve yakınlaratevzi ediliyordu. Köylerin ileri gelen yaşlılarından bir heyet vali beyiziyaret ederler. Efendim şeker bulamıyoruz uyuz salgını var. Ekmeklik arpa dahiolsa, çünkü depolarda var deniliyor. Savaş bittiğine göre halka dağıtmak suretiyleçürümesi de önlenir. Valinin cevabı şöyledir; şeker yerine pekmez, ekmek yerinede pasta yiyin olmuştur. O tarihte Atatürk olsaydı böyle vali olur muydu?

Atatürk,gençliğin damarlarındaki asil kan derken, Anafartalar'da şehadet için elindesüngü ile Allah Allah diyerek ölüme giden köylüleri tarif ediyordu.

Atatürk,kominizim bir afettir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir vecizesi ile ortadadır.

Atatürk,hayalinde bütün Türklerin birleşmesini yaşatırdı. Onun sağlığında AvrasyaTürkleri, Rus mezaliminden bize sığınırdı. 1950'den sonrada, bu günlere kadargene Atanın yolundan gidilerek büyük Turan ideali canlanmıştır.

Oysagene 1944'lerde Turan demeden bile adamların tırnakları söküldü yalan mı?

Siziburaya dıkan guvvet böyle istiyor olmaz.

Yane olur?

Tarihimizebakınız. Şehzade ile amele aynı Kadı'nın karşısında titremiştir. Cezayı alanşehzadedir. Böyle asil milletin evladı isek, asil neslimizi yaşayalım.

Atanınkemiklerini sızlatmayalım. Aslımızı da utanmayalım yazıktır günahtır.