Kıyılarımızda ve kıyıya yakın alanlarımızda yanacak yerde kalmadı ama orman yangınları yüreğimizi yakmaya, geleceğimizi karartmaya devam ediyor. Aslında yüreğimizi yakan, geleceğimizi karartan orman yangınları değil, ormanları yakanlar...

Elbette iklim değişikliğinin pek çok olumsuzlukta olduğu gibi orman yangınlarında da etkisi var. Yağışlı havalarda düşen yıldırımların da sıklıkla yangına neden oldukları bir gerçek.

Bir de orman içinden geçen enerji nakil hatları ve trafolar var. Rüzgarla tellerin birbirine çarpması sonucu çıkan kıvılcımların ve ısınma sonucu patlayan trafoların neden olduğu yangınlar “en büyük ihmalin” yangınları... Sorumlularının cezalandırılmamasını görmek insanının canını yanan alanlar kadar acıtıyor.

Gerisi malum; başta ilkel anız yakma geleneği olmak üzere, yasaklara rağmen yapılan mangallı piknik, bir şekilde atılan cam şişelerin kırıkları ve sönmeden atılan sigara izmaritleri...

İnsan eliyle işlenen cinayetler... Ortada cinayetin suçlusu yok... Olduğunda caydırıcı ceza alan yok...

xx xx xx

Ben “Yangını kaç saattir söndüremediler” veya “Kaç gündür yangının önünü alamadılar” şeklinde yapılan şikayetlere de kızıyorum. Oysa sadece orman teşkilatının “ateş savaşçıları” değil, onlarla birlikte askerimiz, polisimiz, yerel yönetimlerin itfaiye birimleri, ilgili birimler ve gönüllüler canlarını sakınmadan mücadele ediyorlar.

Genellikle de başarılı olunuyor. Altını çizmekte yarar var; orman yangınları ile mücadelede en başarılı ülkelerin başında geliyoruz. Ancak orman yangınlarına neden olmakta da fena değiliz!

Şikayet edeceksek “Orman yangınlarını engelleyemiyoruz” diye şikayet etmeliyiz.

“İklim değişikliğini” engelleyemeyenler elbette “orman yangınlarını” da engelleyemezler. Ancak enerji nakli hatları, trafolar, cam kırıkları, izmaritler ve anız meselesini ortadan kaldırabiliriz. Bu bizim elimizde... 2022 Marmaris yangınında “idam” bile tartışılmıştı. Bördübet de ormanı ateşe verdiği belirlenen ve suçunu itiraf eden kişi için “asın” diyenler olmuştu. Öfkeyle benimde “Ormanı yakan asılmalı” dediğim olmuştur. Hayır, bu ormanı yakmak kadar vahşice ve zalimlik olur...

Ancak o enerji nakil hatları ve trafonun sorumlusu işinden olmalı, hapis yatmalı. Anız yakanın tarlasına el koy bakalım ne oluyor? Öteki fiilleri işleyenler de hapis yatmalı, ama ormanı yakan kesinlikle ağırlaştırılmış müebbet almalı...

Bir de şu alkollü-alkolsüz içeceklerin şişelerini “ücreti ile iadeli” hale getirmek çok mu zordur?

xx xx xx

Yazıma “Kıyılarımızda ve kıyıya yakın alanlarımızda yanacak yerde kalmadı” diye başladım, ama yakacak yer buluyorlar. Mesela Milas Sekköy ormanları varmış... Şeytan da dürtüyor, “Akbelen ormanları neden yanmadı sorsana” diyor...

Neyse Milas’ın kırsal Sekköy Mahallesi'nde Çarşamba günü saat 15.00 sıralarında ormanlık alanda çıkan yangın, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle Perşembe günü saat 10.00 sıralarında kontrol altına alındı. Yangında ilk belirlemelere göre 60 hektarlık alan yanarak zarar gördü.

Ormanlık alan ile birlikte zeytinliklerin de zarar gördüğü yangından sonra Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından önceki gün yangın bölgesinde hasar tespit çalışması yapıldı. Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak incelemeleri sırasında “Milas Sekköy ve Çakıralan mahallelerinde dün çıkan yangının ardından sabah saatlerine kadar söndürme ve soğutma çalışmasına katılan tüm kurum ve kuruluşlarımıza, itfaiye erlerimize ve üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletmek ve hasarın boyutlarını belirlemek için bölgedeyiz. Bakanlığımızın imkanları ile hemen yaraları sarmaya başlayacağız. Canı pahasına alevlerle göğüs göğüse savaşan kahramanlarımızdan Allah razı olsun. Yangın söndürme ekiplerine sabaha kadar su taşıyan koca yürekli üreticilerimize de müteşekkiriz. Artık bu son olsun.” dedi...

xx xx xx

Sekköy yangınına 12 helikopter 4 uçak havadan, 58 araç ve 200 personel (teknik eleman, memur, yangın söndürme işçisi) karadan müdahale etti. Gece saatlerinde havadan iki gece görüşlü helikopter ve karadan da arazöz, itfaiye, vatandaşlar, kamu kurumlarının iş makineleri ve bölgede bulunan 2 termik santral ile maden firmalarının iş makine ve insan destekli söndürme çalışması, rüzgarın da dinmesi ile yaklaşık 15 saatlik bir çalışmanın ardından yangın önceki gün sabah saatlerinde kontrol altına alındı.

Şimdi zeytinlikleri yanan köylülere hemen fidan desteği yapılmalıdır. Yapılacaktır da... Bölgede termik santrallerin de kömür çıkarmak için çam ağaçları ile birlikte zeytin ağaçlarını da kökledikleri biliniyor. Bu köklenen zeytin ağaçları da köylülere verilebilir...

Gece saatlerinde havadan iki gece görüşlü helikopterin görev yapması çok yararlı oldu. Yangın söndürme mücadelesini yakından görenlerin ifadesi; gece olmasına rağmen helikopterlerin su atışları oldukça isabetli olmuş...

O 2022 de Marmaris’te yaşanan yangında da gece görüşlü helikopterlerimiz olsaydı daha mı az ormanlık alan kaybımız olurdu bilmiyorum.

Bildiğim ve hafızalarımızda kalan o yangında “havada helikopter uçak saymış olmamız”dır...!

xx xx xx

Allah bir daha o Marmaris Yangını gibi bir orman yangınını yaşatmasın... Özellikle yangın söndürme mücadelesi sırasında yaşanan, yaşatılan “siyasi rekabeti” hiç yaşatmasın.

Neydi o öyle ya?

21 Haziran Salı günü saat 20.00 sıralarında Marmaris Amazon Koyu Bördübet Yedi Adalar mevkiinde bulunan ormanlık alanda çıkan ve havanın kararması ile birlikte rüzgarında etkisiyle kontrolden çıkan yangın nedeniyle Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ertesi gün Marmaris’e gelmiş ve “kriz masasının” başına geçmişlerdi. Bir “Kriz Masası” da Muğla Büyükşehir Belediyesi kurmuş ve başına Osman Gürün geçmişti...

Yaşananlar akıl alacak gibi değildi... Bir tarafta Kızılay yemek dağıtırken, bir tarafta Büyükşehir Belediyesi ve Milas Belediyesi yemek servisi yapıyordu. Gerek belediyeler gerekse “sivil inisiyatifler” tarafından Marmaris’e adeta pet şişede su yığınağı yapıldı... İktidar ile yerel iktidar adeta yarışırken, sivil inisiyatiflerde her yerdeydi...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’da havadan izlemeye gelirken, dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise Büyükşehrin Kriz Masasını ziyaret edip, açıklamada bulunmuştu.

Günlerce havadaki uçaklar, helikopterler sayılmıştı... Bir keşmekeş ve gerilim vardı...

xx xx xx

Bu son korkutan yangında Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke ile birlikte Vali Dr. İdris Akbıyık ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ta Sekköy’deydiler... Gece de orada oldular. Vali Dr. Akbıyık, orman yangının bir an önce kontrol altına alınıp söndürülebilmesi için verilen mücadeleyi denetleyip, yerinde sevk ve idareye katılırken, Başkan Aras’ta bölgedeki yerleşim alanlarının yangına karşı korunmasın için Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi tarafından alınan önlemleri yerinde denetliyordu...

Oradaki köylerden birinin yandığını düşünebiliyor musunuz? Kıyamet kopardı!

Neyse, başarıldı.

El birliği ile önceki gün yangın söndürüldü.

Şovsuz, gösterişsiz, istismarsız, kararlılık ve dayanışma içinde halledildi...

xx xx xx

 Vali Dr. İdris Akbıyık valiliğin resmi sosyal medya hesabından 8 Ağustos’ta şu paylaşımı yaptı:

Milas ilçemiz Sekköy Mahallesinde çıkan orman yangını ekiplerimizin havadan ve karadan etkin müdahaleleri sonucunda kontrol altına alınmış olup, soğutma çalışmalarımız devam etmektedir.

#Yeşilvatan için canla başla mücadele eden, destek ve katkı sunan #OrmanKahramanları'mıza, Milli Savunma Bakanlığımıza, AFAD, İtfaiye, UMKE, Jandarma ve Emniyet Teşkilatımıza, STK'larımıza, Kemerköy Termik Santrali İşletmesine ve tüm ekiplerimize teşekkür ediyoruz.

Aynı gün Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın sosyal medya mesajı da şöyle oldu:

Dün saat 15:11'de, Milas ilçemizin Sek Mahallesinde meydana gelen ve Çakıralan Mahallemize doğru genişleyen orman yangınından kaynaklı kayıplarımız için çok üzgün olduğumu belirtmek istiyorum. Ne yazık ki toplamda 120 hektar zirai ve ormanlık alan zarar görmüş, çeşitli canlılarımız yaşamını yitirmiştir. Mücadelede yer alan herkese teşekkür ediyoruz. Muğlamıza geçmiş olsun.

xx xx xx

Ben de mücadelede yer alan herkese teşekkür ediyorum. En çok da Vali Dr. İdris Akbıyık ve Başkan Ahmet Aras’a teşekkür ediyorum... 2022 Marmaris Orman yangınında yaşanan olumsuzlukları yaşatmadıkları ve uyum içinde bu iklimi yarattıkları için...

-------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Bir kez kaçar uçurtman, sonra gökyüzüne küser insan. Hermann Hesse