İL YÖNETİCİSİ ÇETİN AVCI NİŞANLI DEĞİLMİŞ

“Dünkü yazımda geçen ‘önceki gün’ 1 Kasım Cumartesi günüdür. Niyazi Atare’nin Bodrum Asliye Ceza Mahkemesi’nde tutuklandığı gün... Nasıl bir tesadüfse Niyazi Atare’nin dünyaya geldiği ve dünyasının karardığı gün. İşte o gün CHP Muğla İl Yönetim Kurulu Üyesi Çetin Avcı sosyal medya hesabından ‘bıyık’ çizimli bir görseli “İyi ki doğdun Bay Bıyık” kutlaması ve ‘Biz bizi biliriz...’ notuyla paylaşarak Niyazi Atare’nin doğum gününü kutladı...”

Bu satırlar dünkü yazımdan. O yazımda “CHP Bodrum Gençlik Kolları Başkanlığı yapan, ama İlçe Başkanı Tuna Işın tarafından ‘İl Delegesi’ yapılmayan Çetin Avcı’yı il yönetim kurulu üyeliğine kim getirmiş olabilir?” diye sorup, “Mesela Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın’ın otoparkında çalıştığı belirtilen CHP Muğla İl Yönetim Kurulu Üyesi Çetin Avcı’nın nişanlısı Bodrum Belediyesi’nde mi Büyükşehir Belediyesi’nde mi çalışıyor?” diye de ifadem olmuştu.

Dün sabah Bodrum Belediyesi’nden Selen Şahin aradı, “Sizi yanlış bilgilendirmişler, henüz nişanlanmadık abi Çetin Avcı erkek arkadaşım, Allah kısmet ederse oda olur. İmar Müdürlüğü’nde İç Mimar olarak çalışıyorum. Çetin ile arkadaş olduğumuzda belediyede çalışıyordum. Paylaşıma gelince Çetin değil, ben paylaştım, ama o gün Niyazi abinin doğum günü değildi. Ahde vefa diye bir şey var, Niyazi abiye yanında olduğumuzu hissettirmek için eski bir doğum günü kutlama paylaşımını paylaştım.” dedi.

Böylece yanlış anlamayı düzelttik. Tabii öteki sorularım hala geçerlidir. Selen’e duyarlılığı için teşekkür ederim. Merak edenler varsa belirteyim, Niyazi Atare 13 Haziran’da doğmuş. Haziran’da ölmek zordur...

Bu arada Selen Şahin ile Çetin Avcı’nın nişanlarının ve dolayısıyla evliliklerinin önündeki engelin de bir an önce kalkmasını dilerim...

*

BODRUM’DAN ÜNLÜ BİR CHP’LİNİN SİTEMİ...

Dün bir de Bodrum’un yaşayan en eski CHP’lilerinden biri aradı, “Bodrum CHP'de1987'den bu yana, diş ve tırnakla oluşturulmuş bir ‘kristal vazo’ kırıldı. Niyazi’ye geçmiş olsun.” dedi. “Hocam açar mısın?” dedim. Üzüntülü ve CHP’de öne çıkan bazı yerel kurmaylara kızgın olduğu her halinden belli şöyle anlattı:

1984’te Emin Anter Belediye Başkanı olurken,1987 de Musa Gökbel Bodrum solunun ilk milletvekili oldu. Bodrum’a bir özgüven geldi. Örgütçülüğü, ön seçimleri, çarşaf listeleri ile Muğla'nın demokrasi ve başarı öncüsü oldu. Örnek gösterilmeye başladı. Anterlerin, Gökbellerin, Dayıların, Rezzanların demokrasi ve başarı öncüsü Bodrum CHP, sonra gelen yanlış ellerde kriminalliklerle en öne geçti.

Bu sözler üzerine ben bir şey demeyeceğim.. Olan iyilikleri, güzellikleri ile Bodrum’un sağcısının bile sevgisini saygısını kazanmış olan Niyazi Atare’ye oldu.

Yeri gelmişken belirteyim;

Niyazi’yi neredeyse suçsuz ilan edeceksin”, hatta “Öve öve bitiremedin” diye şahsımı eleştirenler oluyor. Döve döve mi yazmalıydım? Niyazi Atare ile bir ‘merhabamız’ bile olmadı, ama CHP’liliğini, CHP emekçiliğini ve insanlığını bir gazeteci olarak tanıdığım Niyazi için yazdıklarımdan “övdüğüm” anlaşılıyorsa sorun yok, az bile yazmışımdır.

Ben kaç gündür CHP’nin il genelinde ve özellikle Bodrum’da yerel yönetimler üzerinden “kriminalleştirilmesini” anlatmaya, Niyazi Atare ve O’nun gibi gençlerin de kullanılıp, kurban edildiğini dilimin döndüğünce vurgulamaya çalışıyorum.

İsteyen istediği gibi algılar, anlar...

*

BODRUM İLÇE; MUĞLA İLDEN FARKLI MI DÜŞÜNÜYOR!

Bodrum Belediyesi ve CHP Muğla İl Başkanlığı’nın “Niyazi Atare olayında” ilk açıklamalarının ardından dün de CHP Bodrum İlçe Başkanlığı’ndan açıklama geldi. Açıklamada “Geçmişte Gençlik Kolları Başkanlığı da dahil olmak üzere çeşitli kademelerde görev almış ve halen Bodrum ve Muğla Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olan parti üyemiz Niyazi Atare, bir şikayet üzerine geçtiğimiz perşembe akşamı önce gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştır.” denilerek şöyle denildi:

Niyazi Atare’nin, şikayete konu olan gerekçelere bakıldığında, yetki ve sorumluluğu bulunmayan bir konuda itham edildiği bu kadar açıkken, aynı gerekçelerle tutuklanan üyemiz İbrahim Çırakoğlu ile birlikte iddia edildiği gibi bir suçun parçası olabilecekleri kanaatinde olmadığımızı, yasal süreçler tamamlanmadan kesin yargılarla yapılan yorumların haksızlık olduğunu ifade ediyor; süreci, hukukun gerektirdiği ciddiyet ve dikkatle yakından takip ettiğimizin bilinmesini istiyoruz.

CHP Bodrum İlçe Başkanlığı’nın adeta CHP Muğla İl Başkanlığından farklı düşündüğünü belirtircesine yaptığı açıklamada şöyle devam edildi:

Bu aşamada henüz ortada bir iddianame bulunmadığını, masumiyet karinesinin hukukun en temel ilkelerinden biri olduğunu hatırlatmak isteriz.

Ayrıca, bazı basın organlarında yer alan ‘meclis üyemizin yalnız bırakıldığı’ veya ‘ilçe başkanımızın adliyede bulunmadığı’ yönündeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Gözaltı sürecinden hemen sonra, gerek Bodrum İlçe KOM Müdürlüğü önünde ve gerekse adliyeye getirildiği andan itibaren; ilçe başkanımız gelişmeleri yerinde ve yakından takip etmiş, ilçe yönetim kurulu üyelerimiz, kadın ve gençlik kolu başkanlarımız, meclis üyelerimiz, başkan yardımcılarımız, avukatları ve ailesiyle birlikte üyelerimiz Niyazi Atare ve İbrahim Çırakoğlu’nun yanında olunmuştur.

*

MECLİS ÜYELİĞİ DÜŞER Mİ?

Tabii bütün bunlar olup biterken, Niyazi Atare’nin meclis üyeliğinin düşüp düşmeyeceğini, düşerse yerine kimin atanacağını merak ediyor. “Koyun can derdinde, kasap et derdinde” diye boşuna dememişler...

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 29. Maddesine göre “meclis üyeliği” şu hallerde düşüyor:

- Üyenin istifası gerekir.

- Bir yıl içinde meclis toplantılarının üçte birine mazeretsiz katılmamış olması yeterlidir.

- Hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması yeterlidir.

Burada “kesinleşmiş” ifadesi önemlidir. Buna göre, kişinin rüşvet, irtikap, zimmet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, kaçakçılık, terör veya yüz kızartıcı bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası alması halinde; bu karar kesinleşmedikçe, kişinin meclis üyeliği düşmez.

Bu arada İçişleri Bakanı, hakkında yürütülen soruşturma sırasında görevde kalmasının kamu yararına aykırı olduğunu düşünürse, kişiyi geçici olarak görevden uzaklaştırabilir. Ancak bu, “üyeliğin düşmesi” değil; sadece yargı süreci sonuçlanıncaya kadar alınan bir tedbirdir. Bu süreçte koltuk hukuken boş sayılmadığı için yedek üye göreve çağrılmaz. “Bağımsız Meclis Üyesi” olarak göreve devam eder... Ancak kişi göreve bağımsız devam ederken “Hüküm giyerse” meclis üyeliği düşer ve sıradaki meclis üyesi göreve gelir...

*

SORUŞTURMA DERİNLEŞİYOR MU?

Bu arada “CHP ‘sarı öküzü’ mü verdi, sorumluluktan mı kaçtı?!” başlığını taşıyan 3 Kasım 2025 tarihli yazımın “Telefon Şifresini Vermedi” ara başlığı altında şu ifadelerim olmuştu:

“KOM ekipleri seri numaraları alınmış paralarla operasyon düzenledi. Bodrum Gümbet’te buluşma sırasında 400 bin TL’yi teslim alırken suçüstü yakalanan Atare, gözaltına alındı. Gece boyunca evinde arama yapıldı; telefonunun şifresini vermediği öğrenildi. Siber suçlar birimi devreye girdi.”

Bu pasajı “Sanıyorum Siber suçlar birimi şifreyi çözmüş olabilir...” diye noktalamıştım.

Galiba öyle olmuş...

Tandoğan Uysal arkadaşımız dün bu konuda Bodrum Gündem’deki köşesinde “Muğla’da Soruşturma Derinleşiyor: Gözler Telefon Trafiğinde” başlığı ile kaleme aldığı yazısında “Niyazi Atare Operasyonu Nereye Uzanacak?” diye sorup şöyle devam etti:

Muğla’da başlayan ‘Niyazi Atare operasyonu’, kulislerde konuşulanlara bakılırsa yalnızca bir başlangıç.

Soruşturmanın önümüzdeki günlerde çok daha geniş bir alana yayılacağına dair güçlü işaretler olduğu iddia ediliyor. Kulis kaynaklarından edinilen bilgilere göre Niyazi Atare’nin telefonundaki WhatsApp mesajları ve video kayıtlarının, siber suçlar birimi tarafından — silinenler dahil olmak üzere — büyük bir titizlikle incelendiği öne sürülüyor.

Özellikle de CHP Muğla İl Yönetimi’ne yeni giren İbrahim Çırakoğlu ile Niyazi Atare

arasındaki telefon ve mesaj trafiğinin, soruşturmanın yönü açısından önem arz ettiği ifade

ediliyor.

Yarın devam edelim...

----------                       -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Zalimin gecesi mazlumun gecesiyle birdir ve daha uzundur zulme karar verenin gecesi. --Gülten Akın