Sümerler,
Sümer tabletleri,
Her yerde önümüze çıkmakta.
Kimdir bu Sümerler?
İnsanlık için neler yapmışlardır?
Gelin hep birlikte bu sorulara yanıt arayalım.
İlk medeniyet,
İlk devlet,
İlk sosyal toplumdur.
Tarihin başlangıç noktası kabul edilen Sümerler,
İlk devlet ve otorite biçimini oluşturan bir yönetim sergilemişlerdir.
Sümerler,
Sümerler, insanlık tarihindeki en eski ve etkileyici medeniyetlerdenbiridir.
İlk kültürel eserleri ve yazıyı ortaya çıkartarak,
İnsanlığa medeniyeti armağan etmiş efsanevi bir toplumdur. .
M.Ö 4.000'li yıllarda Hazar'ın güneyinden Mezopotamya'ya inmeleri,
Sümer Medeniyetinin temellerini atmış oldu.
Resim çizmeyi,
Hissettiklerini ifade etmeyi seven Sümerler,
Hissettiklerini şekillendirerek kil ve çamurdan heykeller yapmış,
Resimler çizmiş ve bu yeteneklerini geliştirerek yazıyı bulmuşlardır.
Bilim insanları Sümerlerin nereden geldikleri ile ilgili tartışmalıfikirler ortaya koysalar da,
Orta Asya'dan geldikleri ve dillerinin Ural Altay dillerinden olduğukabul edilmiştir.
Bu bilgileri Sümerolog Muazzez İLMİYE ÇIĞ açıklamaktadır.
Sümerler Mustafa Kemal'in de dikkatini çok çekmiştir.
Mustafa Kemal kitap okumayı çok seviyordu.
Fransızca bir kitapta Sümerler hakkında bilgilere rastladı.
Okuduğu pasajda 'Orta Asya'dan geldiler,
Dilleri Ural Altay diliydi deniliyordu.'
Bunun üzerine heyecanlandı ve Sümerleri incelemeye aldı.
Ankara Dil Tarih Fakültesi açılırken,
Sümeroloji bölümünü açtırdı.
Sümeroloji;
Sümer uygarlığını tarih, gelenek, görenek, kültür, yazı, eser vb gibikonuları inceleyen bilim dalıdır. ,
Sümerolog Muazzes İlmiye Çığ,
Sümerolojinin en büyük bilim kişisidir.
Kendisi 1914 doğumlu olup hala yaşamaktadır.
Saygılarım sonsuzdur.
Ve gelelim reçetenin acı yüzüne.
Muazzez Hanım hala dinç hafızası ve aklı ile,
Biliminin başında ve bizleri uyarmakta.
Dikkate etmezsek SÜMER'lerin başına gelenler bizlerinde başına gelebilirdemekte.
Kısacası bizleri uyarmakta.
Aynı hazin sonu bizlerinde yaşamasını istemiyor.
Anlatıyor Muazzez İlmiye Hanım..
'Sümerler Türk kökenli bir kavimdir.
MÖ18.000 yıl önce Orta Asya'da yüksek uygarlık kurmuş,
ANAV toplumunun bir kolu olan Kengerlerden bir toplumdur.
Günümüzden 7-8 bin yıl önce Mezopotanya'da yüksek uygarlık kurmuşlardır.
Sümer tarihini her yerde anlatıyoruz.
Vermek istediğimin mesaj onların tarihteki yüksek uygarlığı değilelbette diyor'
Sümerlerin yaşadığı hazin ve acı sondur' diyor.
Sümerler kurdukları uygarlıkta rahat ve rehavet içinde yaşarken,
Yıkılışından 100-150 yıl önce,
Yani günümüzden 4500 yıl önce,
Arabistan işlerinden Akad diye adlandırdıkları kavmin insanları,
Sümer Uygarlığı kentlerinde çalışmak için,
Akın akın gelmeye başlıyorlar.
Bir kısım Sümerler bunlara karşı çıksa da,
Diğerleri ucuz ve kolay işçilik,
Ve ayrıca da köle gözüyle baktıklarından göz yumuyorlar.
150 yıl içinde işler değişmeye başlıyor.
Akat'ların nüfusu hızla artıyor.
Toplum içinde en etkin yerleri ellerine geçiriyorlar.
Sayıları arttıkça kentleri yakıp yıkmaya başlıyorlar.
Sümerleri öldürüyorlar ve Sümer uygarlığını talan ediyorlar.
Sonrasında da iktidarı ele geçiriyorlar.
Dikkatinizi çekerim..
Sümer uygarlığı diye bir şey kalmıyor.
Ne kadar acıklı ve hazin bir son.
Sümerlerin son günlerinde bir bilge kil tablete şöyle yazıyor.
"FARK EDEMEDİK GEÇ KALDIK.
AMAN TANRIM BU VAHŞİLER HEPİMİZİ YOK EDECEK.
TANRIM BİZİ AFFET.
BİZDEN SONRA GELENLER BUNLARI OKURSA BELKİ DERS ALIR" diyor.
Ve Sümer devleti yıkılıyor,
Akadlar Sümer uygarlığının üstüne oturuyor.
Bunları okudukça,
Bunları yüreğimde hissettikçe,
Bunları hafızamda yaşattıkça,
İnanın nefes alamıyorum.
Tarih tekerrürden ibarettir.
Geldiğimiz noktaya bir bakın.
Hatalı mülteci politikalarımızla,
Ülkemiz sessiz işgalin içindedir.
Mülteci olarak girenler sokak sokak bizleri esir aldılar.
Vatanımızı tanıyamaz hale geldik.
Güney kentlerimiz de demografik yapımız bozuldu.
İstanbul sesiz işgalin başkenti olmuş durumda.
Güney illerimiz de esir alınmış durumda.
Esat Hatay'ı sessiz işgal ile aldık diye Suriye'den bize gülüyor.
Uyanmalıyız.
Sümerlerin başına gelenlerin,
Anadolu'nun başına gelmemesi için,
Hızla mülteci politikalarımızı onarıcı ve düzeltici hale getirmeliyiz.
Yoksa Anadolu'da 'Bedevi Devletine Hoş Geldin' demek zorunda kalacağız.