Başlık benim değil...

Tandoğan Uysal arkadaşımız Bodrum Gündem’de “ Muğla’da Soruşturma Derinleşiyor: Gözler Telefon Trafiğinde” başlığı ile kaleme aldığı yazısına böyle başlamıştı:

Niyazi Atare Operasyonu Nereye Uzanacak?

Manidar bir soru.

Niyazi Atare’nin “rüşvet almadığını ve KOM operasyonunda evinden çıkan dolarların o gece CHP Bodrum İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği ‘Cumhuriyet Balosu’ için satılan biletlerin bedeli olduğunu” savunduğu, Bodrum Emniyeti’nde alınan ifadesine bakılırsa bu operasyon şu anda tutuklanmasına karar veren Bodrum Asliye Ceza Mahkemesi’nden öteye gitmez.

Tabii Niyazi Atare savcılıkta farklı bir ifade verdi mi bilmiyoruz. Verseydi bir şekilde sızardı. Ama ilk duruşmasında ‘tutuklu yargılanması’ kararı çıkarsa ne olur bilemeyiz... Bu konuda kulislerde dedikodu çok...

*

Tandoğan Uysal ise yazısında “Muğla’da başlayan ‘Niyazi Atare operasyonu’, kulislerde konuşulanlara bakılırsa yalnızca bir başlangıç. Soruşturmanın önümüzdeki günlerde çok daha geniş bir alana yayılacağına dair güçlü işaretler olduğu iddia ediliyor. Kulis kaynaklarından edinilen bilgilere göre Niyazi Atare’nin telefonundaki WhatsApp mesajları ve video kayıtlarının, siber suçlar birimi tarafından - silinenler dahil olmak üzere - büyük bir titizlikle incelendiği öne sürülüyor. Özellikle de CHP Muğla İl Yönetimi’ne yeni giren İbrahim Çırakoğlu ile Niyazi Atare arasındaki telefon ve mesaj trafiğinin, soruşturmanın yönü açısından önem arz ettiği ifade ediliyor.” diyor.

Eğer böyle bir şey varsa, Niyazi Atare’nin karakolda şifresini vermediği telefonunun şifresi kırılabildiyse, yargılanacakları Asliye Ceza Mahkemesi’nde savcılık iddianamesinde ‘rüşvet’, ‘dolandırıcılık’ veya her neyle suçlanıyorlarsa, iddialar daha güçlü hale gelebilir...

Nitekim Muğla İl Emniyet Müdürü Süleyman Karadeniz, önceki gün Muğla Basını ile buluştuğu kahvaltıda bu konuda “Yeni Gelişmeler Olabileceği” işaretini vermiş. Gazetecilerin soruları üzerine “ Önemli gelişmeler var. Şüphelilerin dijital verileri üzerinde inceleme yapılıyor. Sonuçlara göre yeni gelişmeler yaşanabilir” demiş. İl Emniyet Müdürü Karadeniz’in “sonuçlara göre yeni gelişmeler yaşanabilir” ifadesi soruşturmanın sadece “tutuklama gerekçeleri” ile sınırlı kalmayabileceğine işaret ediyor...

*

Tandoğan Uysal yazısına “Özellikle de CHP Muğla İl Yönetimi’ne yeni giren İbrahim Çırakoğlu ile Niyazi Atare arasındaki telefon ve mesaj trafiğinin, soruşturmanın yönü açısından önem arz ettiği ifade ediliyor.” diye devam ederken, “İbrahim - Atare Hattı: Kulislerde Neler Konuşuluyor?” şeklindeki kendi sorusuna “Siyasi çevrelerde dillendirilen iddialara göre, İbrahim Çırakoğlu ile Niyazi Atare arasındaki telefon görüşmeleri soruşturmanın kritik damarı niteliğinde. İmar sorunları yaşayan bazı kişilerin uzun süredir, özellikle Büyükşehir Belediyesi’nde ilk başvuru adresinin Başkan Ahmet Aras’a yakınlığıyla bilinen İbrahim Çırakoğlu olduğu yönünde iddialar gündeme geliyor.” diye yanıt vermiş.

Bu ifadeler düşündürücü... Hatta Uysal’ın yazısındaki “Bu söylentiler arasında en çok dikkat çekenlerden biri de, Ahmet Aras’ın Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin ardından Muğla’da emlak ofisi açan Çırakoğlu’nun yeni CHP İl Yönetimi’ne dahil edilmesinin amacının sorgulanması.” ifadesi de oldukça düşündürücüdür...

Biz öncelikle, “emlakçı” olduğu belirtilen İbrahim Çırakoğlu’nun CHP Muğla İl Yönetiimi’nin “yedek üyesi” olduğu düzeltmesini yapalım. Meslektaşımız Tandoğan Uysal, bir ‘dil sürçmesi’ olarak “yönetim kurulu üyesi” diye yazmış olmalı...

*

Bence burada asıl manidar olan Çırakoğlu’nun “emlak ofisini” Ahmet Aras Başkanın “Büyükşehir Başkanı” olmasından sonra il merkezine kaydırmış olmasıdır. Tandoğan Uysal muhtemelen bundan haberdar değildi. Tabii bu durum bir tesadüfte olabilir. Hemen sorgulamaya kalkmak da doğru olmayabilir, ki bu konuda ortada resmi bir açıklama olmadığı gibi CHP yöneticilerinden veya Atare ile Çırakoğlu’nun avukatları tarafından bir açıklama yapılmamış olması da  “bilgi kirliliğine” yol açmış durumda.

O yüzden her bilgiye de itibar etmemek gerekiyor.

Tabii bu arada duyumlarımıza göre CHP Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın’dan CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl’a Bodrum’da birlikte basın açıklaması teklifi gitmiş, ama Başkan Kızıl teklife sıcak bakmamış...

*

Bu anlamda Tandoğan Uysal arkadaşımızın yazısında yer alan “kulis bilgilerine” ise sorgulayıcı yaklaşmakta yarar var. Çünkü zaman zaman bende de oluyor, kaynaklardan yanlış veya eksik bilgi gelebiliyor. Nitekim Uysal “emlak ofisi” konusunda şöyle devam etmiş:

Kulislerde, Çırakoğlu’nun Büyükşehir Belediyesi’nde iş takibi mi yoksa gerçekten emlak danışmanlığı amacıyla mı ofis açtığı yönünde sorular dile getiriliyor. Bu kapsamda bazı çevreler, eğer ofis emlak danışmanlığı yapmak amacıyla açıldıysa, Emlak Müşavirleri Odası’na kayıtlı olması ve danışmanlık hizmeti verdiği işlerdeki sözleşmeler ile aldığı komisyonlara dair vergi makbuzlarının ibrazının gerekli olduğu belirtiliyor. Bu konunun, savcılık tarafından hem Niyazi Atare hem de İbrahim Çırakoğlu açısından mercek altına alınabileceği değerlendiriliyor.

Öte yandan siyasi kulislerde, yeni oluşan CHP Muğla İl Yönetimine Çırakoğlu’nun hızlı bir

şekilde (yedek üye olarak) dahil edilmesinin, O’nun Ahmet Aras’a yakınlığı ile ilişkilendirildiği yorumları

yapılıyor. Aynı çevreler, bu yakınlığın Bodrum ve Büyükşehir’deki imar süreçlerine yansıdığı yönündeki iddiaları da dile getiriyor.

Bu kulis bilgileri ile ilgili Ahmet Aras Başkan bir açıklık getirmek isterse, ki getirmesi yararlı olacaktır, bu köşe kendisine sonuna kadar açıktır...

*

Tandoğan Uysal “Siber Suçlar Birimi Telefonları Mercek Altına Aldı” ara başlığı altında da “Kulislerde yer alan iddialara göre, Niyazi Atare’nin telefonunun Siber Suçlar ekiplerince incelendiği belirtiliyor. İddiaya göre, son bir hafta içinde Atare ile Çırakoğlu arasında rüşvet iddialarına konu olan bir dosyayla ilgili mesajlaşmalar tespit edildi.” ifadesine yer verilerek şöyle devam edilmiş:

Atare tarafından son anda silindiği öne sürülen bazı mesajların ise yeniden elde edildiği kulislerde konuşuluyor. Bu yazışmalarda, ‘Bizi devre dışı bırakacak galiba’, ‘Para gelmedi’ gibi ifadelerin yer aldığı ileri sürülüyor.

Soruşturmanın Ucu Nereye ve Kimlere Ulaşır?” ara başlığı altında da şöyle denilmiş:

Genel kanaat; dosyanın yalnızca iki isimle sınırlı kalmayacağı yönünde. Siyasi çevreler, sürecin Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne kadar uzanabileceğini öne sürüyor. Kulislerde ayrıca, Bodrum Belediye Meclisi üyelerinden iki ismin daha konuşulduğu ve CHP’den meclise girenlerin önemli bir kısmının asıl amacının imar işlerinin takibi olduğu yönündeki iddiaların artık daha yüksek sesle dile getirildiği ifade ediliyor.

*

Söz konusu yazıda “Atare’nin Siyasi Konumu ve Kulis Yansımaları” ara başlığı altında “Niyazi Atare, hem Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a hem de eski Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’a yakınlığıyla bilinen bir isim olarak tanınıyor.” ifadesi de dikkati çekerken şöyle devam edilmiş:

Aras döneminde Büyükşehir Meclis Üyesi olan Atare’nin ayrıca Büyükşehir’e bağlı iştiraklerde yönetim kurulu üyeliğine atanması, konumunu güçlendiren bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Atare’nin uzun yıllar Kocadon’a en yakın isimlerden biri olduğu da biliniyor. Kocadon çevrelerinde sıkça dile getirilen ‘Kocadon’un bilgisi olmadan Niyazi Atare tuvalete bile gitmez’ şeklindeki ifadenin, Atare’nin siyaset içindeki konumunu özetlediği yorumları da yapılıyor.

Tandoğan Uysal’ın en az ifadeleri kadar ara başlıkları da oldukça çarpıcı. Bana en çarpıcı geleni ise “Muğla’da Siyasi Deprem Kapıda mı?” ara başlığı oldu. Uysal bu başlığın altını da şöyle doldurmuş:

Tüm bu bilgiler ışığında Muğla siyaseti oldukça hareketli günlere hazırlanıyor. Dosyanın nereye uzanacağı, kimlerin adının daha bu süreçte geçeceği belirsizliğini koruyor. Ancak kulislerde konuşulanlara göre, siyasetçi, iş insanı ve bürokrat isimlerinin de dosyada yer alabileceği değerlendiriliyor.

Bu olayın galiba “siyasi yönü”, “hukuki yönünden” çok daha önemli hal alacak gibi görünüyor...

*

Tandoğan Uysal çarpıcı yazısına noktayı koyarken de şu ifadelerde bulunmuş:

Operasyonda Niyazi Atare’nin evinde ele geçirilen 6.000 ABD Doları için ‘Bunlar iki iş adamından CHP ilçe için aldığım paralardır’ dediği iddiası ve Atare’nin telefonundaki CHP İlçe Başkanı Tuna Işın ile yazışmalarının bulunduğu yönündeki bilgiler, sürecin seyrini etkileyebilecek en kritik başlıklardan biri

olarak değerlendiriliyor. Kulislerde, söz konusu 6.000 ABD Doları’nı veren iki iş insanının da ayrıca araştırıldığı konuşuluyor. Muğla ve Bodrum’da CHP’li belediyelerde ve parti teşkilatlarında taşlar yerinden oynuyor. Bu operasyonun daha çok su kaldıracağı, soruşturma derinleştikçe farklı isimler ve dosyaların gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Soruşturmanın seyri ve sonuçları, resmi makamların açıklamalarıyla netlik kazanacaktır.

Evet çok şey konuşuluyor... Sanki insanların çıbanı delindi... Hele kendisiyle ilgili Ekşi Sözlük de pek çok spekülasyon ve iddialar yer alan Barış Balcı’nın sosyal medya paylaşımı çok dikkat çekici oldu.. Şimdi herkes resmi makamların ve Ahmet Aras Başkanın yapacağı açıklamaları bekliyor...

---------------                 --------------

GÜNÜN SÖZÜ;Hayat tramvay gibidir. Tam yer bulmuş oturacakken bir de bakmışsın son durağa gelmişsin. --Camillo Sbarbaro