Ahmet Doğan Özeke (1937-20.06.1998)’nin adını 2000 yılında Neyzenler Kahvesi adlı kitabı okuyunca duydum. Yaklaşık 4 yıl civarında Muğla’da birbirimizden habersiz yaşamışız. Onun Muğla’da yaşamış olduğunu duyunca, tanışmadığımız için çok üzüldüm. Çünkü Özeke merhum sıradan bir insan değildi. O, son Mevlevî dedelerinden ve 20. yüzyılın en büyük neyzen ve bestekârlarından Gavsî Baykara (1902-1967)’nın yetiştirdiği bir irfan insanı idi. Özeke merhum da genç yaşta Gavsî Baykara’nın meşklerine katılmış, orada bir yandan ney üflerken öbür yanda da Mevlevî geleneğinin yoğurduğu bir şahsiyet olmuş.
İstanbul’da doğan Özeke’nin sülalesi hakkında maalesef bilgi yok. Hakkında en derli toplu bilgiyi, Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün’ün Neyzenler Kahvesi kitabına yazdığı Takdim yazısında buluyoruz.
Özeke merhum Galatasaray Lisesi’ni bitirmiş ve bir süre gazetecilik yapmış. 1980’lerin sonunda ülser rahatsızlığı sebebi ile tedavi görmüş ve doktoru ona hava değişimi vermiş. Kendisinden ney meşk eden Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün de doktorun tarif ettiği havanın Muğla’da olduğunu söyletince, rahmetli 1990’ların başında Muğla’ya yerleşmiş. Önceleri 112 evlerde bir kiralık evde kalmış, sonra eski Muğla evlerinden birini satın alarak vefatına kadar orada yaşamış (Bunu Şerif Şalk hocamdan öğrendik. Şerif hocanın oğlu, rahmetliden ney öğrenmiş.) ve 20 Haziran 1998 günü Muğla’da ebedî âleme irtihal etmiş. Muğla Şehir Yeni Mezarlığına Ada1 ve parsel 1’de 47 numaralı mezara defnedilmiş.
Ben bütün bu bilgileri 2000 yılında öğrendim ve bir mezarı ziyaret ettim. O zaman mezarda hiçbir şey yapılmamıştı. Rahmetlinin ailesi ile ilgili bilgilere de ulaşamadım. Bir gittiğimde mezarı başına “BURADA BÜYÜK BİR İNSAN YATIYOR. Ahmet DOĞAN ÖZEKE” yazılı mezar taşının konulduğunu gördüm. Mezar taşını tiyatro sanatçısı Cenk Behram Su koydurmuş. “Aile ilgilenmiştir.” düşüncesiyle kabir ile ilgilenmedim. Ta ki geçen sene sevgili kardeşim Dr. Ali Gemuhluoğlu’nun “Abi, Özeke öksüz kalmış. Mezarı hâlâ yapılmamış. Yaptırsak iyi olur.” deyinceye kadar mezarın durumu hiç aklıma gelmedi.
Sevgili Ali, Prof. Dr. S. S Öğün aracılığıyla bir teşebbüste bulundu ve konuyu vilayete aktarttı ama dönemin valisi konuyla ilgilenmedi. Vali değişince konu tekrar gündeme geldi ve konu vali beye aktarıldı. Vali bey ilgili vali yardımcısına konuyu iletti ama oradan da bir sonuç alınamadı. Ben meseleyi o dönemin belediye başkanı Bahattin Gümüş’e aktardım; ilgileneceğini söyledi. İlgilendi de ama kabrin yaptırılmasına onu da siyasî ömrü yetmedi. Her iki yerel yönetimden de sonuç alamayınca “İş başa düştü.” deyip kolları sıvadık ve sevgili öğrencimiz Canan Cemirtaş’ın eşi mermerci kardeşimiz Özkan Demirtaş’a konuyu ilettik. O da seve seve yapacağını söyledi ve kabrin mermerleri hazırlanıp 19 Haziran günü Yeşim Mermer’in sahibi Erdinç usta kabrin mermer kaplamasını yaptı. Bizler de Türkiye Yazarlar Birliği Muğla İl Temsilciliği olarak Özeke’nin vefatının 26. Yılında kabri başında bir anma töreni gerçekleştirdik. Maalesef 26 yıl gecikmiş bir anma programı ile Muğla’da yaşamış bir değeri gündeme ancak getirebildik. Ben kısa bir konuşma yaptım ve özetle şunları söyledim: “Ahmet Doğan Özeke, 20. yüzyıl kültürümüze müzik açısından zenginlik katmış bir şahsiyettir. Büyük neyzen ve Mevlevi dedesi Gavsî Baykara’dan ney meşk eden Özeke, İstanbul’da ve Bursa’da yetiştirdiği neyzenlerle ney kültürünün yaygınlaşmasına vesile olmuştur. Yazdığı neyzenler Kahvesi adlı kitabı ile de 20. Yüzyıl neyzenlerini yazmıştır.
Özeke, Galatasaray Lisesi mezunu olup gazetecilik de yapmış, Karagöz oynatmış, Ortaoyunu ve Meddah geleneğini bilen birisi idi. Anadolu ağızlarını ve etnik ağızları başarılı bir şekilde taklit ederdi. Bursa’da yaşadığı sırada da hastalığı nüksetmiş ve doktoru daha uygun havası olan bir yerde yaşamasını tavsiye edince 1990’ların başında Muğla’ya yerleşerek burada ney öğretmiştir. 1998 yılında Muğla’da vefat edip Şehir Yeni Mezarlığına defnedilmiştir. Bugüne kadar mezarı yapılmamıştır. Mermerci kardeşimiz Özkan Demirtaş, himmet edip kabri yaptırmıştır.
Ömrünün son yıllarını Muğla’da geçiren neyzen Özeke, burada yaşamak ve öğrencilere ney öğretmekle şehrimize değer katmıştır. Ruhu şad olsun.”
Anma töreninde neyzen Mustafa Kemal Güngör ney üfleyerek, Ziya Karabulut Yasin-i Şerif okuyarak, Ahmet Fatih Ceylan da duasını ederek merhum Özeke’yi andık.
Rahmetli Özeke ile Muğla’da irtibatı olan kişi olarak sadece Şerif Şalk hocayı bulabildik. İnşallah daha başkaları da çıkar da bilgimiz gelişir. Bakarsınız Mimar Ertuğrul Aladağ da Özeke rahmetliden ney meşk etmiştir. İnsanlardan bilgiyi topladıkça Özeke’nin Muğla günleri ortaya çıkar inşallah.