Değerli dostlarım, ilçem Ula’da “İz Bırakanlar” konulu yazı serilerime devam edeceğim. İz bırakanlardan anladığımız yaptığı hizmetler ve yaşadığı halkına önderlik yaparak halkının yaşama biçimine, refah seviyesine dokunan kişi ya da kişilerden söz ediyorum. Bu esnada müsbet(olumlu) yönde unutulmayan/iz bırakan olduğu gibi, menfi (olumsuz) hareket ederek yıllar boyu unutul(a)mamış ve iz bırakmış insanlarımız da var.
İlçem Ula 01.6.1954 yılında “İLÇE” statüsünü kazanmıştır. 1895 Yılından itibaren de belediye başkalığı müessesesi olagelmiştir. Eski deyimiyle mahalli idareler, yeni deyimiyle yerel seçimler 26 Eylül 1954 yılında yapılmıştır. Tabi bu tarih çok önemlidir. Türkiye’de tek partili sistemden sonra yapılan yerel seçimlerdir. 2 Mayıs 1955 yılında da genel seçimler yapılmıştır. Bu tarihleri neden paylaştım. Ula ilçesi “İLÇE” olduktan sonra ilk genel ve yerel seçimlerini yapmıştır. Tek parti dediğimiz Cumhuriyet Halk Partisi 1946, 1950, 1955 seçimlerinde ağır bir yenilgi almıştır. 1954 Yılında yapılan mahalli idareler (yerel) seçimlerine girmeme kararı almıştır.
İlçem Ula’ya kamu yatırımları 1955 yılından itibaren başlatılmıştır. Şu anda çarşı ya da pazarın oluşumu da bu tarihlerden başlar. Bunu nereden biliyoruz. Geçenlerde yanan Ula’mızın ilk fennî fırının yapılış tarihi 1957’dir. Bilenler elbette vardır veya büyüklerinden duymuştur. Hüsameddin Efendi Türbesi’nin bulunduğu alandan söz ediyorum. Alandan söz etmek zordur da. Biz yine de alan diyelim. İçimizi çekerek şöyle diyoruz o yıllarda yapılmış, teşekkür ederiz.
Geçenlerde yandı dedim ya, Belediye Başkanlığına ait iki katlı yapılan küçük küçük dükkanların oluşturduğu yapının üst kısımları tamamen yandı. Yangından sonra tabii itfaiye ve diğer kurumlar konu hakkında çalışma yaptılar ve üst katları yanan binaların kullanılamayacağını ve yıkılması gerektiğini rapor olarak Belediye Başkanlımıza verdiler. Belediye Başkanlığı da konu hakkında çalışma yapıyor ve bir de bakıyor ki o yapılan ve yangın sonucunda yanan binalar zaten ortada yok. (Fiziksel olarak var, ama harita ve mimari bakımdan yok.)
O yıllarda bahsettiğim alanda üç ayrı yapılaşma görürüz. Rahmetli lakabı Karaborsacı dediğimiz İsmail Amcamızın iki katlı pasaj konumunda yapılmış bir binaları vardır. Binanın sadece ön tarafı caddeye bakar ama oldukça dar bir alandır. Halen ana caddeden iç tarafa uzanan sivri denebilecek bir alanda yapılan binalar. Uzun yıllar Hükümet Tabibliği ve Adliye Teşkilatı bu binada hizmet verdiler. Dışarıdan çıkılan dik bir merdiven ile üst kata ulaşılır. Bu binanın yanına bahsettiğim fennî fırın ve iki katlı çepeçevre yapılan sonradan metruk hale gelen mini mini dükkanlar. Sivri olarak yapılan binanın doğu tarafına da merhum Demirci Hüseyin Ustamız tarafından binanın yanına ve paralel olarak binalar yapılmıştır. Pazar yeri ve sözüm ona çarşı oluşturulmuş bulunmaktadır. Yıllar yılları kovalar ve bu zamana geliriz. İlçem Ula’da en uzun olarak Belediye Başkanlığı yapan Yusuf Ziya Kanat (Yusuf Hafız,1963-1973) Demokrat Parti ye mensup, Ümit Karaarslan (1989-2009,2014-2018) Cumhuriyet Halk Partisine mensup. Bahsettiğim binalar halen duruyor. Çarşımızın içinde minnacık ve fiziksel ömrü bitmiş dükkanlar halen duruyor. Yıl 2023 ve Cumhuriyetimizin kuruluşunun 2’nci yüzyılına girdiğimiz bu yıllarda ilçem Ula’nın durumu hiç iç açıcı değil. Konumuz unutulmayanlar iz bırakanlar ya, işte benden büyük olanlar da yaşıtım olanlarda Ula Pazarımızın durumu hakkında sadece iç çekerek konuşurlar. 2009-2014 Yıllarında hizmet için Belediye Bakanı seçilen Nadi Şenkal Ağabeyimiz, meclis üyeleriyle birlikte bahsettiğim çarşı pazar yerinin kullanılabilir ve gelişmişliğe ayak uyduran bir proje hazırladı ve kamuoyu ile paylaştı. Girdiği sonraki seçimde kaybederek statiko ve durağancılık kazanarak hazırlanan proje kadük kaldı.
İnsan ömrü kısadır. Yaptığı hizmetlerle veya bıraktığı eserlerle hem unutulmazlar hem de iz bırakırlar. Ula ilçem son yıllarda çok göç aldı ve almaya devam ediyor. Gerek Orta Anadolu’dan ve gerekse Anadolu’mun diğer bölgelerinden ilçem Ula’ya gelenler getiril(e)meyen ya da yapılmayan yatırımları zorunlu olan hizmetlerin bile yapılmadığını gördüklerinde bizlere sorular yönetiyorlar. Tabii sorular cevapsız. Gelişmek, gelişime ayak uydurmak ve yaşanabilir bir yaşama merkezi kurmak, ön ayak olmak, vesile olmak herkese nasip olmuyor.
Hoşçakalınız…