CUMHURİYET AFİŞLERİ...
Hafta sonunda Cumartesi günü Cumhuriyet Bayramı’nın 102’ncisine günler kala Muğla genelinde asılan afişlerde büyük bir yazım hatası dikkat çekti. “Cumhuriyet” yerine “Cuhmuriyet” yazılan afişler vatandaşların tepkisini çekti. Kıyamet koptu... Göz göre göre yapılan bu hata sonrası “Valilik bilboardlardan afişleri toplatacak mı?” sorusu gündeme geldi.
Benzer bir olay geçen 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda yaşanmıştı. Muğla Büyükşehir Belediyesince asıla afişlerde zaferi betimleyen geleneksel görüntüler yerine MBB Başkanı Ahmet Aras’ın Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir” sözü ile kullanılan fotoğrafında olduğu gibi hava verilmiş fotoğrafı öne çıkarılmıştı...
O zaman da kıyamet kopmuş ve afişlerin toplatılması beklenmişti.
AncakMuğla Büyükşehir Belediyesi “aykırı afişleri” toplatmadı, ama Muğla Valiliği hafta sonunda Cumartesi günü “yanlış yazılmış” afişleri hemen topladı... Düzeltilmiş olarak yenileri asıldı...
*
Harf hatalı “Cuhmuriyet” yazılı afişleri ilk haber yapan Mabolla Medya’dan Esma Turan oldu. Objektif gazeteciliğini kutluyorum. Ardından öteki yerel gazetelerimiz de yazdı. Hala yazmayan “internet yayıncıları” da var... Onları ben zaten “gazeteci” görmüyorum.
Bu “Cumhuriyet skandalı” yaygın basına da “Cumhuriyetin ilanını kutluyoruz ama yazamıyoruz!”,“Muğla'da 29 Ekim afişlerine Cumhuriyet yazamadılar” başlıklarıyla konu oldu... “3o Ağustos skandalını” konu edinmemişlerdi!
Bu çifte standarda üzülüyorum. Çünkü birlikte tepki verilmeyen yanlışlar devam ediyor!
Evet, Ahmet Aras Başkan o 30 Ağustos afişlerini toplatmadı, ama Muğla Cumhuriyet Meydanı’nda belediye mülkü “Abide Hanım Konağı”na çok güzel görkemli bir 30 Ağustos afişi asarak gönülleri almaya çalıştı...
*
Siz Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ın Cumhuriyetin kutlandığı afişlerde ‘Cumhuriyet’ sözcüğünü yanlış yazdırtmış olabileceğini kabul edebilir misiniz. Ben edemem.. Bu bir hatadır.. Tabii kasıtlı da olabilir. Ancak her iki halde de Vali Akbıyık’a fatura edilemez. Eden olursa kötü niyetlidir, maksatlıdır.
“Kontrol etseymiş” diyenler olabilir. Ama başka işi mi yok..
Dr. Vali Akbıyık hatalı afişleri hemen toplattı, ama hatanın sahipleri de incelenmelidir. Belki de inceleniyordur... Bence hata ikinci derecede afişin basıldığı matbaadadır. Birinci derecede ise afişi teslim alandadır. Doğrusu ben bu iki noktada “provokatör” olasılığı üzerinde de dururdum.
Bu “hatanın” kaynağı bulunup gereği yapılmalıdır.
30 Ağustos ile ilgili yapacak bir şey ise yok. O konuda da ben başlangıçta “Başkan’a yalakalık yapmak isteyenlerin işi olabilir” diye düşünmüştüm, ama afişler toplatılmadı ve ben hüsrana uğramışlığım ile kala kaldım...
Muğla Valiliği, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı ne olur biraz “özen”... Bu tür hassas ve polemik, acite malzemesi olabilecek işleri lütfen “okur yazarlara” teslim edin...
*
BODRUM’UN NE KADAR SUYU KALDI?
Geçen hafta gazeteler “Bodrum'un 10 günlük suyu kaldı” diye yazdı.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik’in yaptığı açıklama ile üretilen haberlerde, “Muğla’nın Bodrum ilçesinde kuraklık ve düşen yağışlar nedeniyle içme ve kullanma suyu sağlayan Mumcular ve Geyik barajlarında doluluk oranları kritik seviyelere geriledi. 20 milyon metreküp su kapasitesine sahip Mumcular Barajı’nda doluluk yüzde 6 ile ölü hacim seviyesine ulaşırken, 40 milyon metreküp kapasiteli Geyik Barajı’nda su seviyesi yüzde 13 seviyesine geriledi. Barajda su yüzeyinin alglerle kaplı olduğu görüldü.” ifadelerine yer verildi.
*
Muğla Büyükşehir Belediyesi MUSKİ’den hemen yalanlama geldi.
MUSKİ Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, “Bodrum’da su rezervlerinin tükenme noktasına geldiği, Bodrum’un 10 günlük suyu kaldığına ve su kirliliği yaşandığına dair birtakım açıklamaların olduğu görülmektedir. Bu iddialara yönelik açıklama yapılması gereği doğmuştur.” denilerek şu ifadelere yer verildi:
“Bodrum İlçemize Geyik ve Mumcular Barajı başta olmak üzere kurumumuz tarafından sağlanan yeraltı kaynaklarıyla su verilmektedir. Bodrum‘a su sağlayan barajlarda suyun seviyesinin azaldığı bir gerçek olmakla birlikte bu durum Bodrum’a su sağlanamayacağı anlamına gelmemektedir. Hali hazırda DSİ tarafından Mumcular Barajından alınan su 8 Eylülde kesilmiş ve tarımsal sulamaya aktarılmıştır. O günden bu yana barajdan Bodrum’a su sağlanamamaktadır. Geyik Barajı’nda su miktarı azalmış ve bir buçuk milyon metreküp yaklaşık su kalmıştır. Ancak, MUSKİ Genel Müdürlüğü olarak Bodrum’un içme suyunu karşılamak için çeşitli alternatifler geliştirilmiş ve alternatif su kaynakları projeleri yapılmıştır. Hali hazırda Bodrum’a 1000-1100 litre /saniyeye yakın su sağlanmaktadır.
Sağlanan suyun daha önceki yıllarda 600-650 LT/saniyesi Geyik Barajından karşılanırken bu rakam 2025 yılında ancak neredeyse yarı yarıya düşmüş ve 300-400 litre/ saniyelik kısmını Geyik Barajı’ndan sağlanabilmektedir. Geri kalan kısmı ise Çamköy, Karaova Mumcular ve Bodrum yeraltı sularınındın karşılanmaktadır. Geyik Barajından su iletimin kesilmesi ihtimaline karşılık kurumumuz tarafından gerekli önlemler alınmıştır.
Bu kapsamda yaptığımız proje ile Geyik Barajı hattı kullanılarak Akgedik Barajı’ndan alınan suyu Bodrum’a aktarabilecek hat çalışmaları ve teknik düzenlemeler yapılmıştır. 2024 yılında Akgedik Barajından bu terfi hattıyla 850 bin m3 su sağlanmış ve dolayısıyla Geyik Barajı’nda suyun bitmesi durumunda Akgedik Barajı’nın su alma sistemi devreye almaya hazır durumdadır. Geyik Barajı’ndaki su bitmiş olması Bodrum halkının içme suyunun azalması veya içme suyu verilememesi söz konusu değildir.”
Ajanslar barajlarla ilgili haber yaparken bir de MUSKİ’ye sormuş olsalardı, “Bodrum'un 10 günlük suyu kaldı” yerine “Barajlarda su sona geldi, ama MUSKİ önlem almış” başlığı atabilirlerdi...
*
ZURNAZEN FESTİVALİ VE ANTER HABER YORUMU
Muğla’da gerçekten “uluslararası” olan birkaç etkinlikten biri olan Uluslararası Zurnazen Festivali bugün Milas Atapark’ta gerçekleştirilecek Uğur Önür konseriyle başlıyor. Ekinlikler yarın Menteşe’de Cumhuriyet Meydanı’nda Sümer Ezgü konseri ile devam edecek.
Bu yıl 10’uncu kez düzenlenen festival dünyanın farklı bölgelerinden gelen ünlü zurna virtüözlerini bugün ve yarın aynı sahnelerde buluşturacak. Her iki programda Alaattin Boncuk, Ali Bedel, Allahverdi Barin, Buğra Kutbay, Dzeljo Destanovski, Eyüp Girgin, Göksel Güçlü, Hasan Kavallı, Memik Avcı, Naci Peri, Petar YulievAlyoshev, Yenel Satıcı ve Yunus Emre gibi birçok önemli isim sahne alacak.
Bu arada Bodrum’dan usta gazetecilerimizden Yaşar Anter’in yönettiği “Anter Haber” sitesinde de “Zurnazen Sesiyle Su Gelir Mi?” başlığı altında “Görecez Bakalım:)))” denilerek şöyle devam edilmiş:
“Suyumuz bitti, yıkanacak suyu zor görüyoruz. Her gün kırk yerde patlak var. Patlayan yerler yine patlıyor. Aynı yerde 15 kez patladığını biliyorum. Yuhhh artık diyeceğiniz geliyor. ZIRT DENİLEN YERDEN ZORT DİYE ZURNA FESTİVALİ ÇIKIYOR. Dikkat edin Muğla'da hemen her gün bir festival var. Ne festivale ne zurnaya, ne kültüre, ne sanata itirazımız var, kulağımıza üflemesinler yeter. O da bir sanat, ama bu kentin bu ilçelerin, bu ilin daha öncelikli ihtiyaçları var. Başta su, trafik alt yapısı.. Altta yok don, üst yok fanila ne iş ZURNA...
GELİR GELİR ZURNA SESİ İLE SU GELİR, ALKIŞLAYALIM YETERLİ, BİDE DÖNE DÖNE OYNAYIVERELİM GARİ HALİMİZE... :)))”
İzahın yetmediği yerde mizah başlıyor işte...
*
SEDAT KAYA’NIN NEJLA IŞIK PAYLAŞIMI
Bodrum’dan Yaşar Anter’den sonra Datça’dan Sedat Kaya’nın “Bazı Sözler Toprak Gibi Ağır, Rüzgar Gibi Kalıcıdır” başlıklı paylaşımından özet alıntı ile noktalayalım:
“Milas İkizköy’ün topraklarında, kömür karası ellerin uzandığı bir zeytin dalı var. O dalın ucunda da bir kadın duruyor: Nejla Işık... Muhtar, ama aslında bir sınır bekçisi. Toprağın sınırını, insanlığın onurunu, yaşamın direncini koruyor. Geçtiğimiz günlerde YK Enerji’nin temsilcileri köye gelmiş. ‘Burada da ülkenin genelinde de paranın satın alamayacağı kimse yok. Böyle bir amacımız olsaydı Nejla Hanım seçilemezdi’ demişler. Bir cümleyle hem doğayı hem insanı aşağılayan o kibirli sesin karşısına, Nejla Işık tek bir cümleyle dikildi:
- ‘YK Enerji’nin parası beni satın almaya yetmez.’
Bazı sözler vardır, toprak gibi ağır, rüzgar gibi kalıcıdır. O söz, iktidar odalarında yankılanmaz; köy meydanlarında filizlenir.
Bazıları için para çöptür. Çünkü onlar paranın satın alamadığı şeyleri bilir.
Bir çocuğun temiz hava solumasını, bir zeytin ağacının gövdesine yaslanmanın huzurunu, bir derenin sesinde yıkanan vicdanı. ... Bir ülke bazen bir kadının cesaretinde yeniden doğar. Bazıları parayla susturulur, bazıları parayla susturulamayacak kadar insandır. İkizköy’ün kadını bunu hatırlattı bize:
‘Paranız çöptür. Çünkü vicdan satılık değildir.’”
--------------- ---------------
GÜNÜN SÖZÜ;Bu alemi gören sensin.Yok gözünde perde senin. Haksıza yol veren sensin. Yok mu suçun burada senin.--Aşık Veysel