Yeni dünya düzenine doğru giderken dünya alev alev yanıyor. Büyük devletlerin ve sermayenin hedefleri artık apaçık şekilde önümüzde duruyor. İnsana ve onun geleceğine dair tasarımları daha net görüyoruz.
Yeni dünya düzeninde bizi ne bekliyor sorusu akla gelebilir. Tabi ki daha çok makineleşme ve daha az insan var. Bu süreçte gözler Ortadoğu’ya çevrilmiş durumda. Paylaşım hesaplarının en çok yapıldığı coğrafya olduğu için büyük gürültüler kopuyor. Ne yazık ki olan da Müslümanlara oluyor. On yıllardır coğrafyanın kaderi kanla örülmüş durumda. Son Gazze katliamı ise bu işin zirve noktasını bize gösterdi. Nihayetinde kırık dökük de olsa bir ateşkes imzalandı. Tabi ki her şey bitmedi. Amerika’nın yeni hedefi İran. Yakın dönemde 12 gün savaşına şahitlik ettik. Orada yapılan testle birlikte Abd İran’ın beklenenden kolay lokma olduğunu düşünüyor. Trump İran’a karşı savaş söyleminin dozunu artırdı. Birkaç amacı var. Öncelikle rejim değişikliği istiyor. Ardından küçültülmüş bir İran coğrafyası gündeme gelecektir. Perde arkasındaki hedef ise orta vadede Abd- Çin karşılaşmasına hazırlık. İran’dan Çin’e giden petrol akışını durdurmak istiyor. Burada amaç Çin’e akan enerji kaynaklarını kesmek. Yeni dünya düzenine giderken Abd kendisinden başka hegamon güç istemiyor. Buraya kadar manzara böyle.
Peki, bunca yaşanan kötülük karşısında biz Müslümanlar sadece serzenişle mi yetineceğiz? Bu sadece başımıza gelecekleri kabullenmek olur. Müslüman alemi öncelikle silkelenip kendine gelmeli. “Biz ne yapıyoruz?” sorusunu kendine sormalı, ardından “Bunca felakette bizim sorumluluğumuz nedir?” diye sormalı. Maalesef dünya ahlaki düzenini kaybetti. Jeffrey Epstein dosyaları bize gösterdi ki günah yolu bile hafif kalır artık sapkınlık rotasına girmişiz ve bu başroldeki isimler dünyayı yönetiyor. Bize düşen görevleri en kısa sürede yerine getirmezsek daha başımıza çok iş geleceği de aşikâr.
Peki ne yapmak gerekir?
-
Önce ahlak nizamını yeniden tesis edilmek zorundayız.
-
İnsanlığa “insan” kavramının önemi anlatılmalıyız.
-
Dünyanın adil paylaşımı üzerinden daha değerli doktrinler ortaya koymalıyız.
-
Sapkın dünya düzeninin isimleri daha net şekilde ifşa edilmeli ve varlıklarını önce cezalandırmak sonra da yok saymak için harekete geçmeliyiz.
-
Onlara ait ne gibi ilkeler varsa varlığını ortadan kaldırılmalıyız.
-
En önemlisi ise sahip oldukları maddeci düzen ve dünya anlayışı alaşağı edilmeli. Bugünlere hemencecik gelmediler. Rönesans ve Reform süreci sonucunda yeni düzeni tesis ettiler. Bilimi kutsadılar ve kendi menfaatleri için kullandılar. İslam alemin ve dünyanın geri kalanına ait her şeyi sahiplenip kendi ambalajlarıyla bize sundular. Öncelikle kendimize ait olana yeniden sahip çıkmalıyız. Bunun için bize günde 8 saat yetmez, 16 saat yetmez, 24 saat de yetmez. Tam tamına bir günde 25 saat çalışmalıyız...