Yakın zamanda kaleme aldığım yazılarımda, “Vatandaş Ahmet’in dönüşü” ile ilgili ifadelerim olmuştu. Hafta sonları Yunan Adalarında olduğuna dair rivayetler olsa da Muğla gündeminde yerini almış durumda. Tabii “Bu ada merakı nereden çıktı, oralarda Eleni mi buldu?” diye merak edenler de var. “Yakışır kardeşime, başkanlardan neyi eksik?” diyenler de var...
Oysa bu “Yunanistan müdavimliği” bir tek Vatandaş Ahmet de değil, Muğlalının neredeyse yarısında var... Maşallah Muğla’da gezer gibi ada ada geziyorlar... Artık Muğlalıların adalarda mülk sahibi olanlarının da az olmadığı konuşuluyor... Hangisinde bilmiyoruz adalardan birinde Vatandaş Ahmet de mülklenmiş galiba...
Önceki gün bir paylaşım yaptı, çok güldüm. ‘Ahmet Tan Karaosmanoğlu’ imzalı o paylaşım şöyle:
“Konuşacak siyaset, konuşacak belediye, konuşacak ülke yönetimi kalmadığına göre.. :)) Evet.. Tartışmayı açıyorum: Neden Erkek ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı yok!”
Malum Ahmet Aras Başkan sayesinde Büyükşehir Belediyemizin artık “Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı” var.. Vatandaş Ahmet de “Kadınların derdi var da erkeklerin yok mu?” diye soruyor...
+
Vatandaş Ahmet bir de Gonca Köksal Aras Başkan’ın bir paylaşımına yorum yapmış. Gonca Başkan şöyle yazmış:
“Kamu kaynaklarının etkin kullanımı, şeffaf ve hesap verebilir bir bütçe yönetimi hedefiyle hazırlanan 2026 yılı yatırım programı kapsamında, biz de sürecin bir parçası olarak MUSKİ'nin düzenlediği 'Katılımcı Bütçe Toplantısı'na katıldık.
MUSKİ yalnızca bir kurum değil, kısıtlı imkanlarla evlerimize temiz suyu ulaştıran, atık suyu uzaklaştıran , derelerimizin ve denizlerimizin temiz kalması için çalışan bir kamu hizmeti. Bu emeğe sahip çıkmak, hepimizin ortak sorumluluğu, Çünkü suya erişim bir ayrıcalık değil, temel bir haktır.”
Gonca Başkanın “Suya erişim bir ayrıcalık değil, temel bir haktır.” sözüne bayıldım. Kuşların ve sokak canlılarının da suya erişimi bir haktır... Lütfen şehrimizin havuzlarının fıskiyelerini çalıştırın... O hakkı kullandırın...
Eskiden o hak Kurşunlu Camii yanındaki havuzdan kullanılırdı. Bir başkan çakması o havuzu kaldırdı... Şu sıcaklarda oraya da estetik su kapları koyarsanız hayra girersiniz...
+
Gonca Köksal Aras Başkanın paylaşımını görünce, MUSKİ toplantısındaki konuşmasına baktım. Orada şu ifadelerde bulunmuş:
“MUSKİ her birimizin evine temiz suyu ulaştırır, atık suyu evlerimizden uzaklaştırır. Derelerimizin, denizlerimizin temizliğine kadar her yere ulaşmaya çalışıyor. Yetişmeye çalışıyor elindeki kısıtlı imkanlarla. İşte Genel Müdürün odasına 10 milyon lira harcanmış da.. 780 bin liraymış da.. 780 bin azmıymış çok muymuş.. Yani Muğlamız için bu kadar önemli bir kurumu bu şekilde itibarsızlaştırmayı hiç doğru bulmuyorum. Yani burada herkes elini vicdanına koysun. Yani kendi kurumlarımıza bize hizmet eden bu kurumlara sahip çıkmazsak Muğlalı olarak her birimiz zarar görürüz.”
Ne zararı göreceksek...
Konuşmasının bu noktasında alkış alan Gonca Başkan şöyle devam etmiş:
“İşte önümüzdeki dönem mesela 480 milyon TL Menteşe için ayrılacak Bütçe yeterli mi? Asla yeterli değil.
Muhtarlarımın hepsi burada. Herkesin taleplerini biliyorum. Elimde dosyalar aldım geldim. Her bir mahallede özellikle Akçaova da biliyorsunuz Ortaköy, Yeniköy, Bayır bu alanlarda ciddi anlamda altyapı yatırımları yapılması gerekiyor. Başladı bir kısmı. Ama bir kısmı başlanamıyor Bütçe'den dolayı. Maalesef, yani hal böyleyken kırsal mahallelerimizin çoğunda 50 yıl 60 yıl önce yapılan altyapılar patlıyor çatlıyor. Suyun gitmediği yerler var. Her biri dosyamızın içinde. Sadece şunu söyleyeceğim, sadece Akçaova da imara açılan bölgedeki yağmur suyu bertarafı için gerekli bütçe 520 milyon TL. Yani biz burada neyi tartışıyoruz. Herkesin gerçekten burada bir olup bu ihtiyacı daha yüksek sesle dile getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda eminim vekillerimiz, tüm vekillerimiz, AK Partili vekillerimizde hassasiyet gösterecektir.”
+
Şaşkınlık içindeyim...
Gonca Köksal Aras Başkana evlilik yaramış... İzlediğim videoda, kürsü de sanki Büyükşehir Belediye Başkanı edasındaydı...
O da olur inşallah...
Neden olmasın...
“Ahmet Aras ilk seçimde Turizm Bakanı olur” diyenler var... Tabii CHP iktidara gelirse.. Hem milletvekili olsun o da yeter, Gonca Köksal Aras Başkan da Büyükşehir Başkanı olur... Böylece ikisi de başkanlık yapıyor olmazlar...
Neyse bu başka mevzu, biz Vatandaş Ahmet’e gelelim... O da “Yapma Başkan, MUSKİ’yi savunmak sana düşmez. Sen Menteşe İlçesi Belediye Başkanısın” diyerek şu yorumda bulunmuş:
“Başkanım bence aşırı kaptırmışsın ve MUSKİ bütçesine kadar girmişsin. Bırakın bu işi eşiniz yapsın ve yapmışta...
Haaaaa ileride ben Büyükşehre oturacağım, eşim de milletvekili olur. Şimdiden hazırlık turlarına başlayayım diyorsanız onu bilemem. Ama bir oyunda Turnişil bir kere olur sayın başkanım.?Şimdilik önceliğiniz Menteşe Belediye başkanlığı olmalı...
Bilginiz olsun; Sokak ve Belediye içi çalışanlarından bazıları bizim belediye başkanımız yok bizi bürokratlar yönetiyor diyorlar. Demedi demeyin. Ama söylemeden de edemeyeceğim hakikaten bürokratlar iyi yönetiyor. Sezarın hakkını da Sezar’a verelim.”
Galiba burada “turnişil” de Gonca Başkan oluyor...
+
Ben Gonca Başkanın “Muğlamız için bu kadar önemli bir kurumu bu şekilde itibarsızlaştırmayı hiç doğru bulmuyorum.” sözüne de takıldım. Toplantıda bulunmadığım için “itibarsızlaştırmayı” anlayamadım. Laf kime kimlere gidiyor anlayamadım... O “dinlenme odalı makam odası” ile ilgili iddiaların kaynağı gazetelere mi söylüyordu... Ucundan köşesinden tutan herkese mi?
O toplantıya katılan gazetecilerin yazdıklarına baktım.
Süleyman Akbulut “Halkın Parasını Çarçur Etmeyin Demek, İtibarsızlaştırma İçermez” başlıklı yazısında “Sayın Başkan, hani siz konuşmanızda MUSKİ’nin itibarsızlaştırıldığını iddia ederek, salondaki katılımcılara kurumlara sahip çıkma çağrısında bulundunuz ya, ben de o zaman, o kurumların varlık sebebinin halk olduğu gerçeğini size hatırlatmak isterim. O itibarsızlaştırma dediğiniz eleştiriler, halkın parasının çarçur edilmemesi yönündeki temenniyi kapsıyordu. Eleştiride bulunmak itibarsızlaştırmak değildir.” derken şu ifadelerde bulunmuş:
“Keşke siz de eleştirebilseniz. Mesela Menteşe için 487 milyonluk ödeneği yetersiz bulurken, o makam odası ve diğer tadilat için adı geçen 780 bin liranın Menteşe altyapısı için harcanabileceği eleştirisini siz de getirebilseniz. Tabi böyle bir derdiniz var ise. Makam sonra da yenilenebilir mesela ama şehir altyapısı ne kadar bekler? Bu savunu ve söylem arasında çelişki olduğunu görebilmek mümkün. Neyse ki katılımcıların sorularından basına fırsat gelemediği toplantıda, o sorular için gezdirilen mikrofon bize düşmedi. O mikrofon elimize düşseydi eğer, sizden aynı duyarlılığı MUSKİ’nin uzun süre kullanılabilecek bir logo tasarımı için harcayacağı rakama karşı da aynı hassasiyeti gösterip göstermeyeceğinizle birlikte, böyle bir tasarruf karşısında itibarsızlaştırıldığını iddia edip, sahip çıkılması gerekenin kurum mu, yoksa halkın parası mı olduğunu size sormak isterdim.”
+
Süleyman Akbulut’un sadece bu sözlerine değil, yazısının tamamına katılıyorum.
Malum ‘Basın gücü denetler’... Muğla’da gücü denetleyen bir “yerel basının” olması ne güzel... İnsana yalnız olmadığını görmek mutluluk veriyor...
Nedense “itibar” dendi mi aklıma Sayın Cumhurbaşkanımızın “İtibarda tasarruf olmaz” sözü geliyor. Anlaşılan MUSKİ Genel Müdürü’nün makam odası da başkanlarımızın itibarıymış...! Kabahat bizde bunu makam otomobilleri yenilenirken anlayamamışız!
Oysa MUSKİ’nin “elindeki kısıtlı imkanlarla her yere yetişmeye çalıştığını” Gonca Başkan söylüyor... Demezler mi “Başkalarına yakıştırmadığınız size nasıl yakışıyor?” diye...
Hem bu “logo yenilemesi” işi neden “imkanları kısıtlı” MUSKİ marifetiyle yapılıyor.
Logonun yenilenmesine ne gerek vardı?
O da mı itibar?
Yanıtı yarın ararız...
-------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ: Sen birini kandırdığında, o aptal biri olmuyor! Sen karaktersiz biri oluyorsun.--Anonim