BUGÜN 1 MAYIS İŞÇİ BAYRAMI...

Günlerin bugün getirdiği, baskı zulüm ve kandır. / Ancak bu böyle gitmez, sömürü devam etmez, / Yepyeni bir hayat gelir, bizde ve her yerde. / 1 Mayıs, 1 Mayıs işçinin, emekçinin bayramı / Devrimin şanlı yolunda, ilerleyen halkın bayramı.

Yepyeni bir güneş doğar, dağların doruklarından, / Mutlu bir hayat filizlenir, kavganın ufuklarından. / Yurdumun mutlu günleri, mutlak gelen gündedir. / 1 Mayıs, 1 Mayıs işçinin, emekçinin bayramı, / Devrimin şanlı yolunda, ilerleyen halkın bayramı.

Ulusların gürleyen sesi, yeri göğü sarsıyor, / Halkların nasırlı yumruğu, balyoz gibi patlıyor. / Devrimin şanlı dalgası, dünyamızı kaplıyor.

Gün gelir, gün gelir zorbalar kalmaz gider, / Devrimin şanlı yolunda, kül gibi savrulur gider.

xx xx xx

BİZDE 1 MAYIS İŞÇİ MARŞI...

Demokrasinin öyle ya da böyle işlediği bütün ülkelerde, meydanlarda bugün “Uyan artık uykudan uyan / Uyan esirler dünyası / Zulma karşı hıncımız volkan / Bu ölüm dirim kavgası...” diye başlayan “Enternasyonal Marşı” söylenecek... Bir de işçi marşları...

1 Mayıs İşçi Marşı, yani yukarıdaki dizeler bizde 1976’dan beri söyleniyor. 1 Mayıs Marşı'nın hikayesi, 1974’te Bertolt Brecht’in Maksim Gorki’den uyarladığı “Ana” adlı oyunun, Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) tarafından sergilenmesine uzanıyor.

Rutkay Aziz’in sahneye koyduğu oyunda çoğu rahmetli oldu, ruhları şad olsun Erkan Yücel, Savaş Yurttaş, Yaman Okay, Meral Niron, Erol Demiröz gibi oyuncular rol alıyor. Onunda ruhu şad olsun, oyunun müziklerini yapan Sarper Özsan, 1 Mayıs Marşı'nı Rusya’da “Kanlı 1 Mayıs” olarak bilinen 1905 kutlamasının canlandırıldığı sahne için yazıyor.

Kadere bakın...

Tekstte “İşçiler marş söyleyerek girer” cümlesi var ancak marşın ne olduğuna dair bir bilgi yok. Özsan, sözlerini de kendisinin yazdığı bu marşı oyuna dahil ediyor ve 1 Mayıs Marşı ilk kez bu oyunda seslendiriliyor. Yıl 1976... Marş sahneden sokağa taşıyor... İlk kitlesel söylenişi ise ertesi yıl; Türkiye tarihine “Kanlı 1 Mayıs” olarak geçen 1977 1 Mayıs’ın da oluyor.

O gün bugün Taksim anlamsız bir şekilde 1Mayıs’a kapalı...

xx xx xx

1 MAYIS’IN HİKAYESİ

Resmi adı Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü (İkinci Enternasyonal) olan 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı mücadele günüdür... Bizde de Milli Güvenlik Konseyince 12 Eylül Askeri Darbe döneminde resmi tatil olmaktan çıkarılan 1 Mayıs, 2009'da yeniden “Emek ve Dayanışma Günü” olarak tatil ilan edildi...

Dünya da ilk kez 1856'da Avustralya'nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesinden Parlamento Evi'ne kadar bir yürüyüş düzenlediler. 1 Mayıs 1886'da da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bıraktılar. Chicago'da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Luizvil'de (Kentaki) 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi, birlikte yürüdü.

O dönemde Luizvil'deki parklar, siyahlara kapalıydı. İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Ulusal Park'a girdi. Her eyalette siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı gösteriler, gazeteler tarafından, 'Böylece ön yargı duvarı yıkılmış oldu' şeklinde yorumlanmıştı. Bu gösteriler 1 Mayıs'ı izleyen günlerde tüm harareti ile devam etti ve 4 Mayıs'ta kanlı Haymarket Olayı'na yol açtı...

4 Temmuz-21 Temmuz 1889'da toplanan İkinci Enternasyonal'de Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs gününün tüm dünyada “Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak kutlanmasına karar verildi.

Böylece ikinci gösteri 1890 yılında yapılabildi. O gün bugün de yapılıyor... Zamanla 8 saatlik iş günü birçok ülkede resmen kabul edildi. 1 Mayıs böylece bir bayram niteliğini kazandı. Bugüne kadar pek çok kazanım elde edildi, ön yargı yıkıldı, “Taksim ön yargısı” ise devam ediyor...

xx xx xx

KANLI HAYMARKET HİKAYESİ: ŞİKAGO DARAĞACINDA DÖRT DELİKANLI

O 1886 1 Mayıs’ının ardından kitlesel eylemler başlar... O eylemlerden Haymarket mitinginde bir faili meçhul bomba patladı. O 1 Mayıs’ta Şikago'da işçileri örgütleyen dört genç; Albert Persons, Adolph Fischer, George Engel ve August Spies tutuklanıp, cezaevine kondu. Suçları canilikti. Gizli tanıklar, düzmece kanıtlar. İdamla yargılandılar. Mahkemede, pişman olduklarını açıklamaları halinde affedilecekleri söylendi kendilerine. Hiçbiri kabul etmedi. Albert Persons tarihe geçen şu sözleri söyledi mahkeme heyetine;

- “Bütün dünya biliyor suçsuz olduğumu. Eğer asılırsam cani olduğumdan değil, emekçi olduğumdan dolayı asılacağım.

11 Kasım 1887'de asıldılar. Albert Persons asılmadan bir saat önce çocuklarına şu mektubu yazdı:

Çocuklarım. Bu kelimeleri yazarken adlarınızın üstüne göz yaşlarım damlıyor. Bir daha hiç karşılaşmayacağız. Ah, sevgili çocuklarım, nasıl içten, derinden seviyor sizi babacığınız. Sevdiklerimize yaşamakla gösteririz sevgimizi ve gerektiğinde sevdiklerimiz için ölmekle de gösterebiliriz sevgimizi.

Benim hayatımı ve doğal olmayan haksız ölümümü başkalarından öğreneceksiniz. Babanız, özgürlük ve mutluluk uğruna gönüllü olarak canını vermiş bir kurbandır. Size miras olarak şerefli bir ad ve tamamlanacak bir görev bırakıyorum. Onu koruyun, bu yolda yürüyün. Kendinize karşı doğru olun, o vakit başkalarına karşı sahte olamazsınız. Yaratıcı, uyanık ve neşeli olun.

Anneniz! O kadınların en yücesi, en şereflisidir. Onu sevin, sayın ve öğütlerine uyun. Çocuklarım, değerli varlıklarım; bu mektubu yalnız sizin için değil, daha doğmamış çocukları için ölen bir çok kişinin ölüm yıl dönümlerinde de okumanızı istiyorum.

Yavrularım, elveda.

Bu hikayenin size neyi hatırlattığının farkındayım... O gün dört devrimci işçi liderinin cenazesine yüz binler katıldı. Yani 1 Mayıs emeğin, altın terinin 134 yıllık bir mücadele geleneğidir. Engellenemez...

xx xx xx

AKYOL’DAN YÜRÜYÜŞE GEÇİLİYOR

Muğla Emek ve Demokrasi Güçleri Platformu’nu oluşturan TMMOB, DİSK, KESK ve Türk Tabipleri Birliği’nin temsilcilerinden oluşan tertip komitesi tarafından yapılan duyuruya göre, geçen yıllardan farklı olarak bugün 1 Mayıs Kortej Yürüyüşü saat 11.00 de Akyol Pazarı’ndan başlayacak ve Sosyokültürel Alan’da sona erecek.

Bugün Sosyokültürel Alan’da yapılacak mitinge, tertip komitesinde yer verilmedikleri halde başta Tes-İş ve Belediye-İş olmak üzere TÜRKİŞ’e bağlı sendika şubeleri ile Eğitim İş Sendikası da katılıyor. Datça’nın dışında bütün ilçeler burada toplanıyor.

 xx xx xx

MUSKİ’DE OLUŞAN ZARARI KİM ÖDEYECEK?

Sayıştay, Muğla’da en çok mobingin ve çalışan kıyımının yaşandığı MUSKİ de çok ciddi “zarar oluştuğunu” saptadı.

Osman Gürün’ün 10 yıllık başkanlığında, Baki Ülgen Genel Müdürlüğü’nde Muğla’da çalışanlar için “baskının ve zulmün” simgesi haline gelen MUSKİ’de o baskıya dayanamayıp emekliliğini isteyenlerden Çevre Mühendisi Hakan Şenol bu konuda sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelerde bulundu:

Sayıştay'ın MUSKİ Raporunda, Muğla genelinde birçok Sanayi ve Ticarethane için, İŞLETME ABONELİĞİ yapılması gerekirken, KONUT ABONESİ tarifesi uygulandığı tespit edildi.

Kurumu zarara uğratanlar için işlem yapılmayacak mı?

Yine MUSKİ mağdurlarından Gökhan Kütahya da paylaşımın altına özetle “Başkan bunun hesabını MUSKİ Yönetiminden sormalı. Zararı ilgililerinden tahsil etmeli.” diye yazmış.

Gökhan Kütahya ne yapılması gerektiğini gayet güzel yazmış...

Bakalım ne yapılacak?

xx xx xx

Gülkadın Taş “İster ağa ol, ister paşa, doğmakla ölmek arasında zavallı yolcularız. Onun için dar bakmayın, geniş bakın. Sonuç itibariyle, Saraylı sarayda, Hamal sokakta, Bankacı bankada, Amele inşaatta, Belediye Başkanları koltuklarında, Milletvekilleri Meclis masalarında kalmayacak... Hayat herkese iki bilet; Geliş ve dönüş... Geniş olun, geniş bakın. Aynı Gökyüzünün altında yaşayan ya da yaşadığını sanan herkese her dilde selam arkadaşlar...” demiş.

Selam olsun... Yeni güne, doğan güneşe, umutlara, emeğe, alın teri dökenlere...

Bugün özel bir gün alın terinin gerçek sahiplerinin günü... Haksızlıkların, eşitsizliklerin, adaletsizliklerin ve ezilmenin olmadığı, emeğin sömürülmediği, doğanın ve kadının katledilmediği, çocukların aç uyumadığı, aydınlık, eşit ve güzel bir dünyayı göreceğimiz günlerin geleceği umuduyla, tüm emekçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Bayramı kutlu olsun...

--------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Ne yaparsanız yapın onun sanatçısı olun, sokak süpürgecisi de olsanız, onun Picasso’su olun. --Martin Luther King.