Yıllardır kamuoyunda hep şu araştırma yapılır. Efendim bu yıl imkânınız olsa hangi şehirleri ziyaret etmek istersiniz? Soruya muhatap olan birçok kişi için Muğla en üst sıralarda yer alır.
İlgili kişilere soruların devamında “Niçin Muğla?” diye sorulduğunda genel olarak eşsiz koyları ve harika doğası dile getirilir. Buraya kadar her şey normaldir. Sonuçta Muğla ili Milas kıyısından Seydikemer’in en ucuna kadar harika bir manzara sunar. Deniz turizmi için birçok koyu vardır. Tarih turizmi için antik dönemden yakın döneme kadar mükemmel eserler vardır. Doğa turizmi için ormanı, kanyonu, şelalesi, yürüyüş rotaları hepsi birer şaheserdir. Kültür turizmi için yöresel yemekleri, festivalleri, kıyafetleri, yaşam biçimleri, Muğla Türk mimarisi ve daha birçok şey zengin bir anlayış sunar.
Şimdiye kadar sorular hep insanlara soruldu. Mikrofonlar hep insanlara uzatıldı. Bir kez de soruyu Muğla’ya sormak gerek. Sonuçta misafir gelen kadar misafir ağırlayan da kıymetli. Muğla ili turistten ne bekliyor?
Çok uzatmayalım, kısa cevaplar verelim.
Öncelikle saygı bekliyor. Kendisini hunharca kullanılıp atılacak bir eşya gibi görmüyor.
Temiz bir gezinti bekliyor. Her seferinde çer çöpe terk edilmiş halinden şikayetçi. Daha duyarlı bir ziyaret bekliyor.
Gelen konuklar yerleşmeye karar verdiğinde gelişi güzel davranmak ve bencil olmak yerine daha doğa dostu davransın diye bekliyor.
Misafirin geldiğinde daha bilinçli gezmesini bekliyor. Cömert şekilde sunduğu güzelliklerin şöyle bir bakıp geçmek, şöyle bir yaşayıp geçmek yerine anlaşılmasını ve anlatılmasını istiyor.
Gelen misafirin olumsuz şeylerle karşılaştığında bunları çözmesini onu da yapamazsa en azından dile getirmesini bekliyor.
Maddeler daha da uzatılabilir. Herkese uzatılan mikrofon Muğla’ya da uzatılsın istedik. Sonuçta onun da beklentileri var. Öncelikli beklentileri bunlar. Daha başka beklentilerini de başka zaman dile getiririz...