PERFORMANSI GÜZELDİ
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras NOW TV de 16 Ağustos’ta Çalar Saat programında Ezgi Gözeger’in sorularını yanıtlarken beni şaşırttı.16 Temmuz’da “100 Günde Neler Yapılabilir” başlığı ile ilk 100 gününü anlatırken “Çok heyecanlıyım” diyen Ahmet Aras gitmiş başka bir Ahmet Aras gelmişti.
Meslektaşım Fatih Bozoğlu’da aynı saptamayı yapmıştı; Başkan Aras’ın o zaman sıkıntılı bir hali vardı...
Ama o Ahmet Aras, Çalar Saat programında Ezgi Gözeger’in karşısında sular seller gibiydi.
Bir gün önce o programa Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek çıkmıştı. O da güzel şeyler anlattı, ama program çok kısa sürdü... Ahmet Aras konuştukça açıldı, açıldıkça konuştu... Ezgi Gözeger, Ferdi Zeyrek’e müdahale ettiği kadar Ahmet Aras’a müdahale etmedi veya edemedi. Zaten Ahmet Aras da fırsat vermedi, uzun ve doyurucu bir program oldu.
“100 Günde Neler Yapılabilir” başlıklı programdan daha akılda kalıcı bir programa tanık oldum... Ki Ezgi Gözeger ile programı birlikte kapattılar...
xx xx xx
HER GÜN PATLAYAN HATLAR YENİLENİYOR
Ahmet Aras programda su meselesini ele alırken bugüne kadar konuşulanlardan farklı bir söylem ve yaklaşım gösterirken “yeni su kaynakları” yaratmaktan çok “kayıp kaçakların” önlenmesinden söz etti. Neredeyse her gün patlayan DSİ İsale Hattı’nı tamamen yenileyeceklerini ifade etti.
Benzer söylemi AK Parti’nin Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Prof. Dr. Aydın Ayaydın’dan da duymuştuk. O da “Mevcut boruları çelik borularla yenileyeceğim” diyordu. Aklın yolu bir...
Başkan Aras programda Ezgi Gözeger’in ısrarlı soruları karşısında Bodrum’un su sorunu ile ilgili bir anlamda söz de verdi “Bir sonraki yaza kadar büyük ölçüce çözeceğim.” dedi...
Çalar Saat programının sonunda “Muğla'nın Dünü, Bugünü, Yarını” başlığı ile geçekleşen söyleşide Başkan Aras, “Bodrumda da yaptığımız çalışmalar vardı. Toplumsal eşitlikle ilgili. Bunu şimdi Muğla'ya taşıdık. Muğla'da da Avrupa'da yerel yaşamda kadın erkek eşitliği yerel şartını, ‘Şiddet Tutum Belgesini’ imzaladık.” derken, Ezgi Gözeger araya ustalıkla “Hak temelli bakış açısı. Bence de çok kıymetli. Ben bununla ilgili dertli bir kadın olarak size biraz çok teşekkür ediyorum, bu anlaşmaya taraf olduğunuz için.” diye girerek şu soruyu yöneltti:
“Özellikle Bodrum üzerinden ve başka ilçeler üzerinden Muğla da yaşanan bir de su sıkıntısı var. Bir kriz var. O krizi aşmak konusunda hangi aşamadasınız? Siz Bodrum'daki başkanlığınızın son döneminde bununla ilgili aslında ileriye dönük bir takım hazırlıklar yapmıştınız ama yine Bodrum'dan bu yaz haberler geldi susuz kaldık diye.”
xx xx xx
Ezgi Gözeger’in sözlerini “Doğru, doğru...” diye onaylayan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras su meselesinde yetkinin Büyükşehir de olduğunu anımsatarak şöyle anlattı:
“Tabii ben şimdi Bodrum'daki deneyimimle buraya gelince her şey değişti. Artık Bodrum’un sorunlarına daha hakim bir şekilde müdahale edebiliyorum. 4 aydır çok ciddi çalışma yaptık. Bu dönemlerde iklim krizinin etkilerinden dolayı, kuraklıktan dolayı zaten bir su yoksunluğu yaşayacağımızı biliyorduk. Seçimden hemen sonra ilk iş Bodrum’un su arzını yüzde 20 arttırdım. İşte abonelere yaklaşık günde 40 bin metre küp su geliyorsa 50 bin metre küpe çıkarmış olduk. Yeni kuyular açtık. Özellikle Mumcular Bölgemizde yeni kuyularımız oldu. Arıtma tesislerinin kapasitesini geliştirdik.”
İşte burada, Bodrum’un en önemli sorununun patlaklar olduğuna dikkat çeken Başkan Aras şöyle devam etti:
“Bu 2011 yılında yapılan o büyük isale hatlarındaki patlaklar maalesef depolara suyun zamanında ve yeterli gitmesini engelliyor. Yoksa şimdiye kadar bizim verdiğimiz suda pek bir değişiklik yok. Ha kuraklık var mı var, Mumcular Barajı kurudu mu kurudu. Biz zaten onu ikame edecek önlemleri almıştık. Ama bu patlaklarla başa çıkamıyoruz. Onlarla ilgili de gelir gelmez bütün hazırlığımızı yaptık. MUSKİ’ye yaklaşık 1 milyar liralık kaynak aktardım. Yani Muğla Su Kanalizasyon İdaresine aktardığımız 1 milyar kaynakla şimdi turizm sezonu bitsin o patlayan hatların değişimine başlayacağız.”
xx xx xx
AHMET ARAS DA ŞİKAYET YOK ÇÖZÜM VAR
Ahmet Aras’ın programda hiç DSİ filan diye şikayet etmemesi dikkat çekiciydi. Osman Gürün’den kaç sene DSİ ile ilgili şikayet dinledik. Sanırım bir de DSİ’yi mahkemeye verdi. Tamam burada bir sorun var. Hukuk çözer mi bilmiyorum, ama şehrin emininin haksızlığın, hukuksuzluğun varsa giderilmesini istemesi de doğal hakkı. Ancak, Muğla’nın hakkını arıyor, ama çok önemli turizm merkezi Bodrum mahkeme sonucunu beklemez. Sen çözersin sorunu, harcarsın parayı, sonra tahsile gidersin... Hem o isale hattını teslim alanların hiç mi kabahati yok?
Neyse Ahmet Aras ağlamıyor, “çözüm insanı”...
Programda “Sadece Bodrum’da değil, her tarafta sorun var. 40 yıl önce yapılmış şebeke artık yükü taşımıyor. Nüfus o zaman 3 binmiş şimdi 30 bin olmuş.” diyordu. Anlaşılan bütün ilçelerin eskiyen şebekeleri yenileniyor. Manisa’da da yenileniyormuş. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek de bir gün önce “Manisa %98 yeraltından su alıyor. Sularımız çekiliyor. Asbestli borular 30, 40 yıllık. Kayıp kaçağı önlemeliyiz.” diyordu.
Umarım bahaneyle asbestli borulardan varsa Muğla’da kurtulur...
xx xx xx
AVRUPA İMAR VE KALKINMA BANKASI (EBRD) KREDİSİ
Ezgi Gözeger program sırasında Ahmet Aras’tan adeta söz almaya çalışıyordu. Ki “Bir sonraki yaz için bu problem yaşanmayacak diyebilir miyiz?” diye sordu. Doğrusu Başkan Aras da temkinliydi. “Bir sonraki yaza kadar büyük ölçüce çözeceğim. Yatırımlarımı yapacağım.” diyerek şöyle devam etti:
“Yine kayıp kaçak önlenmesi için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın (EBRD) temsilcileri ile toplantı yaptık. Yaklaşık 62 milyon euroluk bir krediyi onlar tamam dediler. Ancak şu anda Cumhurbaşkanlığı Planına alınsın diye Strateji Başkanlığında imza bekleniyor. Onun içinde girişimlerimizi yaptık. Bu bir mega proje değil. Bu insanın yaşam hakkı projesi. Bu bahsettiğim, kayıp kaçak.. Yani unlar yaşam hakkı projesi, o yüzden imzalanmaması bize yapılmış değil, vatandaşa yapılmış bir ayıptır artık. O yüzden ben bunun imzalanacağını düşünüyorum. Bir an önce de o krediyi alıp yaklaşık 62 milyon euro, 2 milyar lira gibi bir rakam.. Bu bizi çok rahatlatacak bir rakam. Anında yatırımı yapacağım.”
Ben neye yanıyorum biliyor musunuz? Daha başta isale hattının yenilenmemesi sonucu patlayan borulardan saatlerce ve tonlarca “ki Bodrum’a aylarca yetecek” suyun boşa akmış olmasına yanıyorum...Ya patlamalarda zarar gören otomobiller ve sellenme sonucu esnafın yaşadığı mağduriyet... Neyse gelecek yaz bitiyor...
Umarım Cumhurbaşkanlığı da anlamsız bir “Osman Gürün inadı ve basiretsizliği” sergilemez... Bu konuda AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete ve Büyükşehir Başkan adayları Prof. Dr. Aydın Ayaydın’a da görev ve sorumluluk düşüyor... Umarım bunda onlarında tuzu olur... Muğla hepimizin...
xx xx xx
MUĞLA DENİZ SUYU İÇMEYE HAZIR OLSUN...
Evet Muğla deniz suyu içmeye hazır olsun. Bu ifade benim, ama bunu bana söyleten Ahmet Aras’ın Çalar Saat’te Ezgi Gözeger’e anlattıkları... Başkan Aras, söz konusu kredinin yaşamsal önemini anlatırken “Suyla ilgili konu bu, ama denizden arıtmayı da devreye sokuyoruz. O da çok önemli. Artık günümüzde normal yüzey suları, yeraltı suları da çok azalmış durumda. O yüzden denizden arıtmayı da Turgutreis tarafından Bodrum'dan başlayarak daha sonra Milas'a kayıp, daha sonra Datça'ya veya Marmaris'e nerede ihtiyaç duyuluyorsa orada deniz suyundan yararlanacağız” deyince Ezgi Gözeger, “İçilebilir seviyeye geliyor mu?” diye sordu. Başkan Aras “Tabii içilebiliyor.” deyince Gözeger sorusunu “Ama bu yüksek teknoloji gerektiriyor değil mi? Yanlış bilmiyorsam.” diye tekrarladı. “Gelişti teknoloji. Herkes artık denizden arıtıyor.” diye karşılık veren Başkan Aras şöyle anlattı:
“Mesela Körfez ülkeleri, Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Marsilya, İtalya'nın belli bölgelerinde... Artık su krizi her yerde hissediliyor. Hele son dönemde, bakın sadece son 80 yılda bizim Seydikemer, Fethiye, yani Güney Muğla bölgemizde sıcaklık 2 derece artmış durumda. 2050’ye kadar da bunun 3 dereceye kadar çıkacağı öngörülüyor. Zaten biliyorsunuz mevcut sular buharlaşıyor, sürekli yeraltı suları eksiliyor, nüfus artıyor, kontrolsüz göç alıyoruz. (Güney Muğla’yı kastederek) Herkes o tarafta yaşamak istiyor. Ben Bodrum da bunun sıkıntısını çektim. 200 bin resmi nüfusa karşılık, kışın 500 bin kişi, yazın 1.5 milyon kişi yaşıyor. Buna su mu yeter, buna ne yetebilir? Genel Bütçe’den gelen pay da yetmiyor. Zaten gelirlerimiz de belli. Yatırım yapmamız zor. Tabii böyle deyip oturacak da değiliz. Sosyal demokrat belediyeciliğimizin, sosyal belediyecilik anlayışımız gereği, elbette yaratmak Allah’a mahsus, kaynak üretmeye çalışacağız.”
----------------------------
GÜNÜN SÖZÜ; Sinsi tuzaklarına erdemsizliğin / Erdem düşmek üzereyse eğer / Neresi olmalı bulunduğun yer?--Ataol Behramoğlu