Geçenhaftalarda görgü ve görgüsüzlükten; bilgisizliğini, yetersizliğini,beceriksizliğini ve bir şeylerin yokluğunu kendince icat ettiği görgü süsleriile örtmeye çalışanlardan bahsetmiştik.

Heryerin, her ortamın ve her devrin kendine göre görgüsüzleri var demiştik. İştemodern dünyanın bir ürünü aracılığı ile ya da modern yaşam tarzının birhediyesi olarak hayatımıza giren görgüsüzlükler...

Görgüsüzlüğüngörgü ile yer değiştirdiği bir dönemi yaşıyoruz. Birçok görgüsüzlük alameti,görgü ya da görgü süsü olarak kapitalist düzen tarafından hayatımızasokuluverdi.

Bunlarınbaşında çocuklarımızın alet edildiği görgüsüzlükler geliyor. Cinsiyetinöğrenilmesinden başlayarak doğum, ilk konuşma, ilk yürüme, tuvalet eğitimi gibiçocuğun doğal her hâlini bir tören havasında kutlama görgüsüzlüğü. Olağan heraşamayı parti ile kutlama görgüsüzlüğü. Ve bu görgüsüzlükleri şatafatlı sünnetdüğünleri ile taçlandırma görgüsüzlüğü. İşin üzücü yanı ise bunların olmazsaolmaz olarak görülmesi ve bunları yapınca anne-baba sorumluluğunun yerinegetirildiği inancı. Yani modern yaşamın görgü süsleri.

Aslındaçocuk için değil, ebeveyn olarak kendilerini tatmin etmek uğruna yapılan buabartılı törenlerin çocuk psikolojisi üzerindeki tahribatını düşünen kimse yok.Bu organizasyonlarda bize zorla pazarlanan ve görgü süsü olarak mekânıdonattığımız onca lüzumsuz malzemeye verilen paranın hesabını yapan hiç yok.

Evalan ve düğün yapana yardım edilir. Bizim böyle güzel bir dayanışma kültürümüzvar. Ancak bu yardımlaşma kültürü son zamanlarda borç vermeye dönüştü. Düğünlerdetakılan takıların kaydı tutulmaya başlandı. Düğün sonrasında videolarizlenerek, zarflar açılarak kim ne kadar takmış, bunun listesi yapılır oldu. Vekarşılığında da o kadar takı takılır oldu. Bu görgüsüzlüğü o kadar abarttık kidaha önce taktığı takıdan daha azını taktıkları için takıyı iade edenimiz bilevar.

Birbaşka görgüsüzlük de her cuma maruz kaldığımız cuma mesajı saldırısı. Her haftatelefonlarımıza gönderilen bu kopyala-yapıştır mesajlar ve videopaylaşımlarından bıktık. Bunlara cevap vermek zorunda da değiliz. Onun içinbana gönderilmeyen, telefonuma gönderilen hiçbir mesaja cevap vermiyorum. Sizede cevap vermemenizi öneririm. Görgü kurallarına göre; bir mesaj, bize hitabengönderilmiş bir mesaj ise cevap vermemiz gerekir. Aksi halde cevap vermemizgerekmez.

Hayatımızagiren görgüsüzlüklerin biri de varlı vakitsiz çalan cep telefonları. Yıllarönce, seçim arifesinde bir milletvekilinin sivil toplum kuruluşlarınıntemsilcileriyle yaptığı kahvaltıya katılmıştım. Salonda yaklaşık 600 kişivardı. Kahvaltı sırasında ve sonrasında vekil adayı konuşurken süreklitelefonlar çalıyordu. Enteresan bir şekilde çalan bütün telefonların zil sesiaynıydı; malum markanın meşhur zil sesi. Bu marka telefonu kullanmayı bir statügöstergesi olarak gören insanlar, ne yazık ki cep telefonu kullanmayıbilmiyordu. Bu pahalı telefonu satın almışlar ama telefon kullanma görgüsünüsatın alamamışlardı.

Güneşgözlüğü kullanımının da bir görgüsü var. Selamlaşırken, tokalaşırken,konuşurken güneş gözlüğü çıkarılır. Yine kapalı mekanlara girerken güneşgözlüğü çıkarılır. Gözlüğün kullanılmadığı bazı durumlarda başın üst kısmındatutma alışkanlığı olanlar ise makamda, iş görüşmelerinde, önemli/saygınkişilerle görüşürken gözlüğünü başından almalıdır.

Birbaşka görgüsüzlük de sağlıklı beslenme gerekçesiyle ikramların geriçevrilmesiyle ortaya çıktı. Misafire ikramda bulunmak, ev sahibi açısındanönemli bir görgü kuralıdır. Misafirlik görgüsü ise bu ikramı kabul etmeyigerektirir. Sağlıklı beslenme gerekçesiyle bu ikramların geri çevrilmesi iseciddi bir görgüsüzlüktür.

Kültürümüzderandevulu misafirlik gibi bir uygulama yok. Ancak günümüzün yaşam koşulları,çalışan eşlerin hafta içindeki yoğunluğu vb. nedenlerle ziyaret edilmekistenilen haneye bu isteği iletmek ve müsaitlik durumu hakkında bilgi almakgerekebilir. Bu da günümüzün misafirlik görgüsüdür. Görgüsüzlük ise işte bunoktada başlıyor. Ziyaret isteğinizi ilettiğiniz bir kişinin; "Biz uygun birzamanda size dönüş yapalım." dedikten sonra haftalarca geri dönüş yapmaması,modern görgüsüzlüklerden biridir.

Yediği-içtiğiher şeyi paylaşmak, bulunduğu ortama ve karşısındaki kişinin kim olduğunabakmadan ayak ayak üstüne atmak, abartılı makyaj yapmak, abartılı aksesuarkullanmak, kullandığı arabanın ve telefonun markasını, kıyafetlerini, harcadığıparayı mutlaka konuşmalarının arasına sıkıştırıvermek görgüsüzlük listesindeher zaman yer bulan davranışlar...

Bizelazım olan; görgü süsleri değil, davranışlarımızın süsü olan nezaket.

Nezaketlekalın.

09.02.2022