Bugün “ Muğla demokrasisi” için önemli bir gün. Muğla demokrasisi bir bakıma sınav veriyor.

Bu gün Menteşe Kent Konseyi genel kurulu yapılıyor. Saat 14.00 de Konakaltı Kültür Merkezi’nde.

Genel Cerrah Op. Dr. Naki Bulut, Kardiyolog Dr. Vehip Keskin ve şu anda başkan olan Nuran Aldan başkanlıklarında Menteşe Kent Konseyi toplumun her kesiminde, kamuoyunda takdirle izlenmişti. En son Menteşe Evleri semtinde yeşil alanı bir “avm”den kurtararak Türkiye’ye örnek olmuştu.

Gönül isterdi ki Nuran Aldan bu deneyim, bilgi, birikim, erdemlilik, bilgelik gibi özellikler yanında en önemlisi tarafsız değil, bağımsız olma özelliğine sahip olmayı gerektiren, elbette özveri de isteyen bu “işi” bir dönem daha görsün... Galiba olmuyor...

Hani bu meseleyi dert edinirken kendimi “Nuran hanım düşünmüyorsa sana ne” demekten de kendimi alamıyorum!

Elbette bugün oluşacak yeni yönetimde Türkiye’ye örnek olacaktır.

Ama nasıl örnek olacaktır?

Onu da hep birlikte göreceğiz...

xx xx xx

Dün üzüntü veren bir kayıp yaşadık.

Cumhuriyet Halk Partisi Muğla Milletvekillerinden (18. Dönem) Musa Gökbel’i kaybettik.

Musa ağabeyimi, pek çok kişinin Musa ağabeyini kaybettik.

Bugün Konakaltı Kültür Merkezi’ne gidip genel kurula katılabilmiş olsaydım, çıkan ve çıkacak adaylara “Musa Gökbel’i tanıyor musunuz? Tanıyorsanız nasıl tanıyorsunuz?” diye sormak isterdim.

Menteşe Kent Konseyi’nin Musa Gökbel ile ne alakası var?

Hiçbir alakası yok. Alakası olması da gerekmiyor.

Hani CHP’nin konseyi dizayn etmeye, ilçe başkanı yardımcısını Konsey Başkanı yapmak istediği öne sürülüyor ya... o bakımdan... Doğrudan İlçe Başkanı Nail Kızıl neden aday olmamış onu da anlayabilmiş değilim.

Tabii ben çok bilmiyorum, hukuki bir engel vardır belki...

Soruya gelince, adaylığını ilk açıklayan Beyazay Derneği Başkanı Pınar Boyacı yanıt vermeyebilir, çünkü CHP’li değil. Anlarım... Ama CHP’li olduğunu söyleyenler Musa Gökbel’i bari tanısınlar değil mi?

Ki Musa Gökbel yaşamı boyunca “Parti içi tartışmalarda, kavgalarda” hep önde gelenlerden ve ödünsüz “ilkeli” tutum ve davranış sergilemiş olanlardan olmuştur.

Kent Konseylerinde yer almak ta böyle bir “kişilik” gerektiriyor...

xx xx xx

Bugün Menteşe Kent Konseyi genel kurulunda ben değil de Musa ağabey olmuş olsaydı çıkar şöyle derdi:

Çocuklar aferin size... Seçimi kazandınız. Partimizin bayrağını indirtmediniz. Belediye Meclisinde iktidarsınız. Menteşe Kent Konseyi’nde ne işiniz var? Sinin demokrasiye inancınız nerede kaldı.

Hatta hızını alamayıp şöyle de ekleyebilirdi:

Kent Konseyi’nde belediye meclisinden de birkaç kişi yer alacak mı?

xx xx xx

Nasıl bir Kent Konseyi?

Bu sorunun yanıtını kaç gündür önceki dönem Kent Konseyi Başkanı Dr. Vehip Keskin sosyal medyada veriyor. Keşke O’nun gibi Op. Dr. Naki Bulut ve Nuran Aldan’da müdahil ve yol gösterici olmuş olsalardı...

Dr. Vehip Keskin’e şu ana kadar “Bunlar yanlış” diyen, karşı çıkan olmadı!

Hatta yerel yönetimlerden ve CHP çevrelerinden tepki gösteren de çıkmadı.

Bunu nasıl yorumlamalı bilemiyorum.

Dr. Vehip Keskin, benim Pınar Boyacı’nın adaylığı ile ilgili “Menteşe Kent Konseyi’ne Tek Aday Pınar Boyacı” başlığıyla 8 Haziran’da yaptığım paylaşımın altına da şöyle yazmıştı:

Pınar Hanım veya Egemen beyden bağımsız olarak görüşüm aşağıdadır. Siyaset kurumu maalesef bu yapıyı da olumsuz etkiliyor. Şu anda sizin yazınızdan anladığım benim açımdan en istenmeyen tabloya doğru yani kent konseyinde AKP-CHP yarışına dönüşüyor. Bir kez daha SİYASET KURUMU ELİNİ KENT KONSEYİNDEN ÇEK diyorum ve siyasetin ve siyasilerin gölgesinde geçmeyecek bir genel kurul, siyaset ve siyasetçilerden bağımsız bir Kent Konseyi diliyorum. Demokrasinin doğduğu topraklara bu yakışır.

Dr. Vehip Keskin’in o görüşü de şöyle:

Kent Konseyi mantığı gereği, siyasetten ve siyasetçilerden uzak tutulması gereken, yönetim kademelerinin hiç bir noktasında özellikle yerel veya genel iktidarın parti yöneticilerinden tek bir kişinin dahi olmaması gereken, 'Kentin hak ve hukukunun korunduğu, kentli adına hesap soran ve veren' bir yapıdır, daha doğrusu olmalıdır.

Bu sözün üzerine söyleyebileceği sözü olan bugün çıkar genel kurulda söyler...

Konseyde Veteriner hekimlerinin temsilcisi kim bilmiyorum, ama hatta böyle zor günlerin kurtarıcı isimlerinden Vet. Hekim Necati Demirel bu alandaki birikimiyle kolaylaştırıcılık yapabilir...

xx xx xx

Bugün Menteşe Kent Konseyi gerçekten bir kolaylaştırıcıya muhtaç...

Seversiniz sevmezsiniz, şu anda Muğla’nın Menteşe’si bir kadın belediye başkanı tarafından yönetiliyor. Menteşe, bırakın Muğla’yı ülke genelinde dikkatleri üzerine çekmiş durumda.

Özellikle siyaset yapan kadınlar Gonca Köksal başkandan çok şey bekliyor.

Geçmiş başarıları, onurlu hikayeleriyle hep dikkatleri çekmiş olan Menteşe Kent Konseyi’nin genel kuruluda bu nedenle dikkatleri çekmiş durumda. Bugün gözler Konakaltı Kültür Merkezi’nde...

O nedenle bugün o kolaylaştırıcılığı Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal da yapabilir.

Yapmalı...

Kamuoyunu hüsrana ve dahi umutsuzluğa sevk etmeye kimsenin hakkı yok...

xx xx xx

Dr. Vehip Keskin’in benim paylaşımıma yaptığı yorumda yer alan “Siyaset kurumu maalesef bu yapıyı da olumsuz etkiliyor. Şu anda sizin yazınızdan anladığım benim açımdan en istenmeyen tabloya doğru yani kent konseyinde AKP-CHP yarışına dönüşüyor.” ifadesi nedeniyle mi bilmiyorum, son genel seçimde AK Parti’den Muğla Milletvekili aday adayı olan Beyazay Derneği Muğla Şube Başkanı Pınar Boyacı önceki gün yaptığı açıklamada özetle şu ifadelerde bulundu:

Öncelikle siyasi bir partiye üye olmamdan dolayı bahse konu seçimin CHP ve AKP adayları arasında geçecek bir seçimmiş gibi algılanması son derece anlamsız ve yanlıştır. Zira;

Adaylık açıklamamdan da kolaylıkla anlaşılacağı üzere görevim süresince herhangi bir siyasi partide görev almayacağımı özellikle belirtmiş bulunmaktayım. Bununla birlikte oy kullanma hakkına sahip her vatandaşın bir siyasi düşüncesi vardır. Önceki dönemlerde başkanlık görevi yapmış olan değerli arkadaşlarımızın da bir siyasi düşüncesi vardı, bu dönemde benimle birlikte aday olacak diğer arkadaşlarımın da  siyasi bir görüşü olacaktır. Benim veya benim gibi aday olacak olan arkadaşlarımın siyasi bir görüşü olması yanlış değildir. Bence yanlış olan siyasi bir partinin herhangi bir organında görev almaktır. Aynı şekilde adayların birinci dereceden bir yakınının belediye meclis üyesi olması, eşinin belediye çalışanı olması da yanlıştır. Zira bu durumlar tarafsız görev yapılması ilkesine gölge düşürür. Ben Muğla‘nın bir evladı ve de bölgemizin sorunlarını çok iyi bilen birisi olarak bu tür yanlışlıkların içerisinde olmayacağıma dair sizlere bir kez daha söz veriyorum. Kent Konseyi  Başkanlık Seçimi siyasi arenaya döndürüldü söylemi benim için kesinlikle doğru değildir ve seçim sonuçları açıklayıncaya kadar da bu kararlılığım sürecektir.

xx xx xx

Pınar Boyacı açıklamasında haksız sayılmaz. Çünkü kendisi AK Parti tarafından aday gösterilmiş ve desteklenmekte olan bir isim değil... Ancak mesele bu kadar basit de değil. CHP İlçe Başkan Yardımcısı Egemen Balaban’ın adaylığı da söz konusu. Eğer aday olursa veya gösterilirse O da çıkar CHP’deki görevinden ayrılır... Ancak böyle bir durumda genel kurul yarışı bir CHP’li ve AK Partilinin yarışı olmaktan çıkar mı?

Yanıtınız ne olursa olsun, bu genel kurula “siyaset gölgesi” düşürülmüştür.

Keşke olmasaydı.

Belki herkesin aklı başın a gelir, akıllar hırsların önüne geçer de korkulan olmaz, Menteşe Kent Konseyi örnek olmaya devam eder.

Gonca Köksal da “Muğla demokrasisini” esenliğe çıkarmış olur...

xx xx xx

Bu arada sevgili Musa ağabeyin cenazesi yarın Bodrum Belediyesi önündeki Adliye Cami’nde İkindi Namazı’na müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Bitez Mezarlığı’nda toprağa verilecektir.

Nurlarda yatsın...

-------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Bu dünyada bir diğerinin yükünü hafifleten hiç kimse yararsız değildir.--Charles Dickens