Miras kalan evin tamamını kullanan bir kardeş, diğer mirasçıların haklarını yok sayamaz. Evden yararlanması engellenen mirasçılar kullanım bedeli isteyebilir, müdahalenin önlenmesi veya ortaklığın giderilmesi için dava açabilir.
Miras kalan taşınmazlar, kardeşler arasında en fazla anlaşmazlık yaşanan konuların başında geliyor. Özellikle mirasçılardan birinin eve yerleşmesi, anahtarı diğer kardeşlere vermemesi veya taşınmazdan tek başına gelir elde etmesi “Eve el koyabilir mi?” sorusunu gündeme getiriyor.
Tek bir kardeş evin sahibi sayılmaz
Miras bırakanın vefatıyla birlikte tereke, kanunda öngörülen esaslara göre mirasçılara geçer. Paylaşım yapılıncaya kadar mirasçılar arasında miras ortaklığı bulunur.
Bu nedenle kardeşlerden biri evde oturuyor olsa bile taşınmazın tamamının sahibi hâline gelmez. Diğer mirasçıların da taşınmaz üzerinde miras paylarından kaynaklanan hakları devam eder.
Evde uzun yıllar oturmak, faturaları ödemek veya taşınmazın bakımını yapmak da tek başına mülkiyet hakkı kazandırmaz.
Diğer kardeşleri eve almaması mümkün mü?
Mirasçılardan biri, geçerli bir kullanım anlaşması veya mahkeme kararı bulunmadıkça diğer mirasçıların taşınmazdan yararlanmasını keyfî biçimde engelleyemez.
Kapının kilidinin değiştirilmesi, anahtar verilmemesi veya diğer mirasçıların eve girmesine izin verilmemesi hâlinde hakları engellenen kardeşler hukuki yollara başvurabilir.
Ancak mirasçının kendi hakkını güç kullanarak elde etmeye çalışması doğru değildir. Kilidin kırılması, evdeki eşyaların çıkarılması veya fiilî müdahalede bulunulması farklı hukuki ve cezai sorunlara yol açabilir.

Evde oturan kardeşten para istenebilir mi?
Taşınmazdan tek başına yararlanan kardeşten belirli koşullarda ecrimisil olarak adlandırılan kullanım tazminatı istenebilir. Bunun için diğer mirasçının taşınmazı kullanmak veya gelirinden yararlanmak istediğini ortaya koyması önem taşır.
Mirasçılar arasındaki ecrimisil davalarında kural olarak, taşınmazı kullanan kişiye diğer mirasçının da evden yararlanmak istediğinin bildirilmesi aranabilir. Uygulamada bu bildirim, ispat kolaylığı sağlaması amacıyla noter ihtarnamesiyle yapılabilir.
Ancak taşınmazın kiraya verilmesi, gelir getirmesi veya kullanımın daha önce açıkça engellenmiş olması gibi bazı durumlarda ayrıca bildirim aranıp aranmayacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Paydaşlar arasındaki ecrimisil uyuşmazlıklarında kullanımın engellendiğinin bildirilmesi genel olarak önem taşır.
Geçmiş yıllar için kullanım bedeli alınabilir mi?
Diğer mirasçılar, koşulların oluşması hâlinde geçmiş döneme ilişkin kullanım tazminatı talep edebilir. Ancak talebin hangi tarihten itibaren kabul edileceği; kullanımın ne zaman başladığına, diğer mirasçıların ne zaman itiraz ettiğine ve taşınmazın niteliğine göre değişebilir.
Evde oturan kardeşe uzun süre açıkça izin verilmişse, izin verilen dönem için kullanım bedeli talebi tartışmalı hâle gelebilir. Bu nedenle evin kullanılmasına rıza gösterilmediğinin yazılı olarak bildirilmesi önemlidir.
Evden çıkarılması istenebilir mi?
Evde oturan kişi aynı zamanda mirasçıysa, sıradan bir kiracı veya hiçbir hakkı bulunmayan işgalci gibi doğrudan tahliye edilmesi her durumda mümkün değildir. Çünkü onun da taşınmaz üzerinde miras hakkı bulunmaktadır.
Buna karşılık diğer mirasçıların kullanımını tamamen engelliyorsa müdahalenin önlenmesi davası gündeme gelebilir. Mahkeme, tapu kaydını, mirasçılık belgesini, tarafların paylarını ve taşınmazın nasıl kullanıldığını değerlendirir.

Evin satılması için dava açılabilir mi?
Kardeşler evin kullanımı veya paylaşılması konusunda anlaşamazsa mirasçılardan biri ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Taşınmazın bölünmesi mümkünse aynen paylaşım, mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi gündeme gelebilir.
Satış kararı verilmesi durumunda ev satılır ve elde edilen bedel, masraflar düşüldükten sonra mirasçıların payları oranında dağıtılır. Evde oturan kardeşin satışa karşı çıkması, tek başına davanın görülmesini engellemez.
Ev başkasına kiralandıysa gelir paylaşılır
Mirasçılardan biri ortak evi diğer kardeşlerin bilgisi dışında kiraya vermiş ve kira gelirinin tamamını kendisi almış olabilir. Bu durumda diğer mirasçılar paylarına düşen kira gelirini talep edebilir.
Kira sözleşmesinin geçerliliği, miras ortaklığının durumu ve işlemi yapan kişinin yetkisi ayrıca değerlendirilir. Mirasçının kira gelirini tek başına alması, diğer mirasçıların gelir üzerindeki haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Masrafları ödeyen kardeş daha fazla pay alır mı?
Emlak vergisi, zorunlu onarım, sigorta ve taşınmazın korunması için yapılan giderleri tek başına karşılayan mirasçı, koşulları varsa diğer mirasçılardan payları oranında ödeme isteyebilir.
Ancak bu masrafların ödenmiş olması miras payını kendiliğinden artırmaz. Evde oturan kardeşin yaptığı giderlerle, diğer mirasçıların isteyebileceği kullanım bedeli ayrı ayrı hesaplanabilir ve yargılama sırasında karşılıklı talepler değerlendirilebilir.
Hangi belgeler saklanmalı?
Taşınmazdan yararlanması engellenen mirasçının tapu kaydı, mirasçılık belgesi, yazışmalar, noter ihtarnamesi ve varsa kira gelirini gösteren belgeleri saklaması gerekir.
Taşınmazın kim tarafından ve hangi tarihten itibaren kullanıldığını bilen tanıkların anlatımları da uyuşmazlıkta önem taşıyabilir. Atılacak hukuki adım; tapunun durumuna, mirasın paylaşılıp paylaşılmadığına ve tarafların önceki anlaşmalarına göre belirlenmelidir.
Mirasla ilgili diğer haberler
Not: Miras uyuşmazlıklarında izlenecek yol; tapu kaydına, mülkiyet türüne, taşınmazın kullanım biçimine ve taraflar arasındaki anlaşmalara göre değişebilir. Hak kaybı yaşanmaması için belgelerin bir hukukçu tarafından incelenmesi önerilir.
Kaynak: Haber Merkezi