Birden fazla kişiye miras kalan ev, arsa veya tarla üzerinde yapılacak işlemler, aileler arasında en fazla anlaşmazlık yaşanan konular arasında bulunuyor. Özellikle mirasçılardan birinin taşınmazın satılmasını istememesi, diğer mirasçıların haklarını kullanıp kullanamayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Türk Medeni Kanunu’na göre mirasçılardan her biri, kural olarak mirasın paylaşılmasını talep edebiliyor. Bir mirasçının satışa karşı çıkması, diğer mirasçıların paylaşım istemesini tamamen engellemiyor. Ancak taşınmazın tamamının normal yollarla satılabilmesi için bütün hak sahiplerinin onayı gerekiyor.
Bir mirasçı evi tek başına satamaz
Miras kalan taşınmaz henüz paylaştırılmadıysa mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti bulunuyor. Bu durumda mirasçılardan biri, diğerlerinin onayı olmadan evin tamamını satamıyor veya taşınmaz üzerinde tek başına karar veremiyor.
Mirasçılar satış konusunda anlaşırsa tapudaki işlemler birlikte gerçekleştirilebiliyor. Satışa bir kişinin dahi karşı çıkması halinde taşınmazın tamamının doğrudan üçüncü bir kişiye devri mümkün olmuyor.
Bu durum, satış isteyen mirasçının hiçbir hukuki yolunun bulunmadığı anlamına gelmiyor.

Satış istemeyen kardeş süreci durdurabilir mi?
Mirasçılardan biri taşınmazı satmak, diğeri ise kullanmaya devam etmek isteyebilir. Tarafların anlaşamaması halinde mirasçılardan biri ortaklığın giderilmesini talep edebilir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında amaç, mirasçılar arasındaki ortak mülkiyet ilişkisinin sona erdirilmesidir. Taşınmazın niteliği uygunsa aynen bölünmesi değerlendirilebilir. Ev gibi fiziksel olarak bölünmesi mümkün olmayan taşınmazlarda ise satış yoluna gidilebilir.
Dolayısıyla bir kardeşin “Satış istemiyorum” demesi, mahkeme yoluyla yürütülecek paylaşım sürecini tek başına engellemiyor.
Önce arabulucuya başvurulması gerekiyor
Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekiyor. Dava şartı olan bu uygulama 1 Eylül 2023’te yürürlüğe girdi.
Mirasçılar arabuluculuk görüşmelerinde şu seçeneklerden biri üzerinde anlaşabilir:
- Taşınmazın satılması ve bedelin paylaşılması
- Evin mirasçılardan birine bırakılması
- Evi alan mirasçının diğerlerinin payını ödemesi
- Taşınmazın kullanımı veya kira gelirinin paylaşılması
- Bölünmesi mümkünse aynen paylaşılması
Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamazsa mirasçılardan biri sulh hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açabilir.
Mahkeme satış kararı verebilir
Mahkeme öncelikle taşınmazın bölünerek paylaştırılmasının mümkün olup olmadığını değerlendiriyor. Taşınmazın değer kaybına uğramadan bölünmesi mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilebiliyor.
Satıştan elde edilen bedel, tapu ve miras payları dikkate alınarak hak sahipleri arasında dağıtılıyor. Satışın yalnızca mirasçılar arasında yapılabilmesi ise bütün mirasçıların kabulüne bağlı bulunuyor. Oy birliği sağlanamazsa satışın genel katılıma açık şekilde gerçekleştirilmesi gündeme geliyor.

Evde oturan mirasçının durumu ne olur?
Miras kalan evde kardeşlerden birinin yaşıyor olması, tek başına o kişiye taşınmazın tamamı üzerinde mülkiyet hakkı vermiyor. Diğer mirasçılar kendi haklarının korunmasını, paylaşım yapılmasını veya şartları oluşmuşsa kullanım karşılığı ödeme yapılmasını isteyebilir.
Ancak kullanım bedeli talep edilip edilemeyeceği, diğer mirasçıların kullanmasının engellenip engellenmediği ve daha önce bildirim yapılıp yapılmadığı gibi ayrıntılara göre değişebiliyor.
Mirasçı diğer kardeşlerin payını alabilir
Satışa karşı çıkan mirasçı evi korumak istiyorsa diğer mirasçıların paylarını anlaşmayla satın alabilir. Böylece taşınmazın dışarıdan bir kişiye veya mahkeme yoluyla satılması önlenebilir.
Tarafların taşınmazın değeri konusunda anlaşamaması halinde uzman değerlemesi yaptırılması, aile içindeki uyuşmazlığın büyümeden çözülmesine yardımcı olabilir.
Her miras dosyasında vasiyetname, mirasçılık belgesi, tapudaki mülkiyet türü, taşınmazın niteliği ve taraflar arasındaki önceki işlemler sonucu değiştirebilir. Bu nedenle somut uyuşmazlıklarda hukuki destek alınması önem taşıyor.
Kaynak: Haber Merkezi