Miras kalan evde kardeşlerden yalnızca birinin oturması, diğer mirasçılara otomatik olarak kira ödeneceği anlamına gelmiyor. Ancak diğer mirasçıların evden yararlanmasının engellenmesi ve kullanım taleplerinin karşılıksız bırakılması halinde kullanım bedeli istenebiliyor.
Birden fazla mirasçıya kalan evin yalnızca bir kardeş tarafından kullanılması, aileler arasında sıkça anlaşmazlığa yol açıyor. Evde oturmayan mirasçılar, kendi payları nedeniyle kira talep edip edemeyeceklerini; evde yaşayan kardeş ise ödeme yapmak zorunda olup olmadığını merak ediyor.
Bu durumda taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmuyorsa talep edilen para hukuken doğrudan “kira” olarak değerlendirilmiyor. Şartları oluştuğunda, taşınmazdan tek başına yararlanan mirasçıdan kullanım karşılığı olarak ecrimisil talep edilebiliyor.
Oturan kardeş otomatik olarak kira ödemez
Miras kalan evde kardeşlerden birinin tek başına yaşaması, diğer mirasçılara kendiliğinden kira borcu doğurmuyor. Çünkü mirasçılar arasında yapılmış bir kira sözleşmesi bulunmadıkça evde yaşayan kardeş kiracı sayılmıyor.
Bununla birlikte, evde oturmayan mirasçıların da taşınmaz üzerinde hakları bulunuyor. Bir mirasçının ortak taşınmazın tamamını kullanması ve diğer hak sahiplerinin yararlanmasına izin vermemesi, kullanım bedeli talebini gündeme getirebiliyor.

Kullanım bedeli hangi durumda istenebilir?
Diğer mirasçıların ecrimisil talep edebilmesi için çoğunlukla evden yararlanmak istediklerini karşı tarafa bildirmeleri gerekiyor. Hukuk uygulamasında bu durum “intifadan men” olarak adlandırılıyor.
Başka bir ifadeyle mirasçı, evde oturan kardeşine taşınmazdan kendisinin de yararlanmak istediğini veya tek başına kullanım karşılığında bedel talep ettiğini açıkça bildirmeli. Buna rağmen evin kullanımına izin verilmezse sonraki dönem için ecrimisil talebi doğabiliyor.
Bildirim noter ihtarnamesiyle yapılabileceği gibi bazı durumlarda dava, icra takibi veya talebi açıkça ortaya koyan başka işlemler de değerlendirmeye alınabiliyor. Uyuşmazlık halinde bildirimin yapılıp yapılmadığını ve hangi tarihte sonuç doğurduğunu mahkeme belirliyor.
Geçmiş yıllar için ödeme alınabilir mi?
Kullanım bedelinin hangi tarihten itibaren istenebileceği her dosyanın koşullarına göre değişiyor. Genel uygulamada diğer mirasçının kullanım talebinin engellendiğinin kanıtlanması önem taşıyor.
Bu nedenle “Kardeşim yıllardır evde oturuyor, geçmişin tamamı için kira alırım” düşüncesi her durumda doğru sonuç vermiyor. Talebin ne zaman iletildiği, taşınmazın nasıl kullanıldığı, mirasçılar arasında önceden bir anlaşma bulunup bulunmadığı ve diğer mirasçıların eve erişiminin engellenip engellenmediği inceleniyor.
Bazı uyuşmazlıklarda kullanım talebinin önceden bildirilmesi şartı aranmayabiliyor. Ancak bu istisnaların somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekiyor.

Evde oturan kardeş masrafları gerekçe gösterebilir mi?
Evde yaşayan mirasçı, emlak vergisi, bakım, onarım veya zorunlu giderleri tek başına karşıladığını ileri sürebilir. Bu giderlerin kullanım bedelinden düşülüp düşülmeyeceği, yapılan harcamanın niteliğine ve belgelendirilmesine göre belirleniyor.
Her harcama diğer mirasçıların borcu sayılmıyor. Taşınmazın korunması için yapılan zorunlu giderlerle, yalnızca evde yaşayan kişinin kişisel tercihine dayanan yenilemeler farklı değerlendirilebiliyor.
Sağ kalan eş evde yaşıyorsa durum değişebilir
Miras kalan evde anne veya babadan sağ kalan eşin oturması halinde yalnızca miras paylarına bakılarak değerlendirme yapılmaması gerekiyor. Türk Medeni Kanunu, belirli şartlarda sağ kalan eşe aile konutu üzerinde mülkiyet, intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteme imkânı veriyor.
Bu nedenle sağ kalan eşin bulunduğu uyuşmazlıklarda mirasçılık belgesi, tapu kaydı, aile konutunun durumu ve mahkeme kararı birlikte incelenmeli.
Anlaşma sağlanamazsa dava açılabilir
Mirasçılar, evin kim tarafından ve hangi şartlarla kullanılacağı konusunda yazılı bir anlaşma yapabilir. Evde oturan kardeş diğer mirasçıların paylarını satın alabilir veya taraflar aylık kullanım bedeli üzerinde uzlaşabilir.
Anlaşma sağlanamazsa kullanım bedeli talebinin yanı sıra ortaklığın giderilmesi süreci de gündeme gelebilir. Ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekiyor.
Taşınmazın paylaşılması mümkün değilse mahkeme satış yoluyla ortaklığın sona erdirilmesine karar verebiliyor. Bir kardeşin satış istememesi, diğer mirasçıların paylaşım talebini tek başına ortadan kaldırmıyor.
Mirasçılardan biri satışa karşı çıkarsa izlenebilecek yolları “Bir kardeş istemese de miras kalan ev satılabilir mi?” başlıklı haberimizde ayrıntılarıyla ele almıştık.

Her dosyada sonuç aynı olmayabilir
Kullanım bedeli taleplerinde tapudaki mülkiyet türü, miras paylaşımının yapılıp yapılmadığı, evde kimin ne zamandan beri yaşadığı ve diğer mirasçıların kullanımının engellenip engellenmediği belirleyici oluyor.
Bu nedenle noter ihtarı gönderilmeden, dava açılmadan veya geçmişe dönük ödeme hesabı yapılmadan önce somut dosyanın bir hukukçu tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.
Kaynak: Haber Merkezi